İfadeye Çağrılanlar İçin Rehber: Gözaltı Süreleri, Susma Hakkı ve Müdafi Yardımı
Av. Coşkun GENÇ · LimanLegal Hukuk Bürosu · 27 Ekim 2026 · Okuma süresi: yaklaşık 17 dakika
Kısa cevap: Karakoldan veya savcılıktan ifadeye çağrılan kişi, şüpheli sıfatıyla çağrılmışsa susma, avukat (müdafi) seçme ve lehine delil toplanmasını isteme haklarına sahiptir; gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Müdafi yokken kollukta verilen ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu rehber, Kartal / İstanbul'da soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafilik yapan LimanLegal Hukuk Bürosu tarafından, ifadeye çağrılan ya da yakını gözaltına alınan kişilerin en sık sorduğu sorular üzerinden hazırlanmıştır: gitmek zorunlu mu, tanık ile şüpheli arasındaki fark nedir, susmak aleyhe olur mu, gözaltı ne kadar sürer, itiraz nasıl yapılır.
Kısa cevaplar
- İfadeye gitmek zorunlu mu? Şüpheli davetiyeye uymazsa zorla getirilmesine karar verilebilir (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 145, m. 146).
- Susabilir miyim? Evet. Yüklenen suç hakkında açıklama yapmamak kanuni haktır (m. 147/1-e); yalnız kimlik sorularına doğru cevap vermek zorunludur.
- Avukat hakkım var mı? Soruşturmanın her aşamasında; ifade alınırken en çok üç avukat hazır bulunabilir (m. 149).
- Avukatım yoksa? İsterseniz baro bir müdafi görevlendirir; çocuk ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaz (m. 150).
- Avukatsız kolluk ifadesi delil olur mu? Hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m. 148/4).
- Gözaltı ne kadar sürer? Yakalama anından itibaren 24 saat; toplu suçlarda savcı yazılı emirle üç gün uzatabilir (m. 91).
- Gözaltına itiraz edilebilir mi? Evet; kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir (m. 91/5).
- Tanık olarak çağrıldım, her şeyi anlatmak zorunda mıyım? Kendinizi veya yakınlarınızı suçlayabilecek sorulara cevap vermeyebilirsiniz (m. 48).
İfadeye çağrıldım; gitmek zorunda mıyım?
Evet, şüpheli olarak usulüne uygun çağrılan kişi gitmezse zorla getirilmesine karar verilebilir. İfade veya sorgu için çağrı davetiye ile yapılır ve davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir. Çağrıya uymamanın sonucu, bir sonraki aşamada kolluk eşliğinde getirilmektir; bu nedenle davetiyeyi görmezden gelmek, ifade vermekten kurtulmayı sağlamaz, yalnızca süreci sizin denetiminizden çıkarır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 145 – İfade veya sorgu için çağrı
(1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146 – Zorla getirme (ilgili fıkralar)
(1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
(...)
(4) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır.
(...)
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebilir.
Zorla getirme kararı tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi için de verilebilir (m. 146/7). Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya kendisine çağrı yapılamayan şüpheli hakkında ise Cumhuriyet savcısının istemiyle sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir (m. 98/1). Yakalama emri, zorla getirmeden daha ağır bir sonuçtur: kişi nerede bulunursa yakalanır. İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılmasını Cumhuriyet savcısı emredebilir; bu imkân her yakalama emri için yalnız bir kez kullanılabilir (m. 94/3).
Gitmeden önce yapılacak en yararlı iş, davetiyedeki dosya numarasını ve çağıran birimi not etmek, bir avukatla görüşerek dosyanın konusu hakkında bilgi edinmektir. Avukatın ifadeye birlikte gelmesi, hakların kâğıt üzerinde kalmamasını sağlar.
Şüpheli olarak mı, tanık olarak mı çağrıldım; fark nedir?

Fark büyüktür: şüpheli susma ve müdafi haklarına sahiptir, tanık ise kural olarak gerçeği söylemekle yükümlüdür. Kanun şüpheliyi, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi olarak tanımlar (CMK m. 2/1-a). Tanık ise olay hakkında bildiklerini anlatmak için dinlenen üçüncü kişidir; yasal bir sebep olmadan tanıklıktan çekinen kişi hakkında, hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir (m. 60/1).
| Konu | Şüpheli | Tanık |
|---|---|---|
| Susma | Yüklenen suç hakkında açıklama yapmamak kanuni haktır (m. 147/1-e) | Kural olarak beyanda bulunmakla yükümlüdür; kendini veya yakınlarını suçlayabilecek sorulara cevap vermeyebilir (m. 48) |
| Avukat | Müdafi seçebilir; şartları varsa baro görevlendirir (m. 147/1-c, m. 150) | Kanunda müdafi güvencesi şüpheli ve sanık için düzenlenmiştir |
| Yemin | Yemin ettirilmez | Kanundaki istisnalar dışında yemin ettirilir |
| Gerçeğe aykırı beyan | Savunma kapsamında değerlendirilir | Yalan tanıklık suçu gündeme gelebilir (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 272) |
| Çekinme | Tamamen susabilir | Yakınlık ve meslek sebebiyle tanıklıktan çekinebilir (m. 45, m. 46) |
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 45 ve m. 48 – Tanıklıktan çekinme
Madde 45 – Tanıklıktan çekinme
(1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:
a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı.
b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi.
c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu.
d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları.
e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.
(...)
(3) Tanıklıktan çekinebilecek olan kimselere, dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebilecekleri bildirilir. Bu kimseler, dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilirler.
Madde 48 – Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme
(1) Tanık, kendisini veya 45 inci maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir. Tanığa cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilir.
Tanıkların çağrılmasına ilişkin m. 43 hükümleri, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanabilir (m. 43/5). Uygulamada sık görülen sorun şudur: kişi tanık olarak çağrılır, ancak sorular onun kendi eylemine yönelir. Anayasa Mahkemesi, tanık sıfatıyla dinlenmek istenen ve beyanının kendi aleyhine kullanılabileceğini ileri süren bir kişinin disiplin hapsine tabi tutulmasını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali saymıştır:
"Dolayısıyla tanık da olsa bir kişi Anayasa’nın 38. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, vereceği beyanın hakkında suç isnadında bulunabilmesine yahut var olan isnatlara yeni isnatlar eklenmesine neden olabileceği veya var olan isnatların ispat edilmesinde kullanılabileceği hâllerde beyanda bulunmaya zorlanmamalıdır."Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, Yakup Güneş Başvurusu, B. No: 2019/15907, 19.03.2024 (oybirliği; RG 10.07.2024-32598)
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 22.12.2022 tarihli kararında, öğretiye atıfla, şüphe belirli bir kişi üzerinde somutlaştıktan sonra o kişiye soru sorulmasının artık ifade alma olduğunu ve ifade alma usulüne tabi bulunduğunu; isnat bildirilmeden ve haklar hatırlatılmadan yapılan ön görüşme ya da dostane sohbet gibi yöntemlerle alınan beyanların ifade alma ve delil olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Tanık sıfatıyla dinlenirken kendinize yönelik bir şüphenin oluştuğunu fark ederseniz, bunu tutanağa geçirtmek ve şüpheli haklarının hatırlatılmasını istemek gerekir.
İfade alınırken hangi haklarım var?
Şüpheli olarak ifadesi alınan kişiye yüklenen suç anlatılır; müdafi seçme, susma ve lehine delil toplanmasını isteme hakları bildirilir. Bu güvencelerin tamamı CMK m. 147'de sayılmıştır ve kolluk, Cumhuriyet savcısı ve hâkim için aynıdır. Kanun, ifade alma (kolluk veya savcı tarafından) ile sorguyu (hâkim veya mahkeme tarafından) ayrı tanımlar (m. 2/1-g, h), ancak her ikisinde de aşağıdaki kurallara uyulur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147 – İfade ve sorgunun tarzı
(1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
Bu listede gözden kaçan iki hak sonuç üzerinde belirleyici olabilir. Birincisi (b) bendidir: suçlamanın ne olduğunu öğrenmeden yapılan açıklama, çoğu zaman yanlış noktaya odaklanır. İkincisi (f) bendidir: kamera kaydı, HTS kaydı, banka dökümü, tanık gibi lehe delillerin toplanması ifade sırasında istenebilir ve bu istem tutanağa yazdırılmalıdır. Kolluk aynı olay için ikinci kez ifade alamaz; şüphelinin yeniden ifadesine ihtiyaç duyulursa bunu ancak Cumhuriyet savcısı yapabilir (m. 148/5).
Susma hakkını kullanırsam aleyhime olur mu?
Susma hakkı anayasal bir güvencedir ve bu hakkı kullanan kişi, sustuğu için cezalandırılamaz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin beşinci fıkrasına göre hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. CMK m. 147/1-e de ifadenin başında şüpheliye bu hakkın bildirilmesini zorunlu kılar.
Susma hakkı tümüyle veya kısmen kullanılabilir: bazı sorulara cevap verip bazılarını cevapsız bırakmak, ifadeyi savcılığa veya hâkime bırakmak, ya da yalnızca dosyayı inceledikten sonra beyanda bulunacağını söylemek mümkündür. Tek sınır kimlik sorularıdır; şüpheli kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüdür (m. 147/1-a).
Anayasa Mahkemesi, müdafi yardımının kendini suçlamama ve susma haklarıyla bağlantısını, avukata erişim olmaksızın elde edilen ikrarın kullanılması üzerinden şöyle açıklamıştır:
"Bir ceza davasında kendi aleyhine tanıklık etmeme ve delil vermeye zorlanmama hakkı, suç isnadını zorla veya baskıyla sanığın isteğine aykırı olarak elde edilen delillere başvurmadan kanıtlamaya çalışmayı gerektirir. Avukata erişimi sağlanmayan sanığın kolluktaki ikrarının mahkûmiyet kararında kullanılması durumunda savunma hakkına telafi edilmez biçimde zarar verilmiş olacaktır."Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, Ali Oğuz Başvurusu, B. No: 2014/15506, 12.06.2018
Aynı kararda Mahkeme, müdafi yardımından yararlanma hakkının ilke olarak şüphelinin kolluk tarafından ilk kez sorgulanmasından itibaren sağlanması gerektiğini vurgulamıştır. Kararın ihlal hükmü oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oydaki iki üye genel ilkelere değil, bu ilkelerin somut dosyaya uygulanmasına katılmamıştır. Olay, gözaltında avukata erişimin mevzuatla engellendiği 1998 yılına ilişkindir.
Susmak ile yalan söylemek aynı şey değildir. Susma hakkını kullanmak savunmanın bir yöntemidir. Buna karşılık dosyadaki somut delillerle çelişen bir anlatım, ileride güvenilirliğinizi zayıflatabilir. Hangi yolun seçileceğine, dosyadaki deliller bilinmeden karar vermek risklidir.
Avukatsız verdiğim kolluk ifadesi mahkemede kullanılabilir mi?
Müdafi hazır bulunmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu kural, ifade alma ve sorguda yasak usulleri düzenleyen CMK m. 148'in dördüncü fıkrasındadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 148 – İfade alma ve sorguda yasak usuller
(1) Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Kuralın kapsamı Yargıtay Ceza Genel Kurulunca açıkça çizilmiştir. Savcılıkta yapılan doğrulama yeterli değildir; doğrulamanın hâkim veya mahkeme önünde yapılması gerekir:
"Bu bağlamda, şüpheli veya sanığın kolluk ifadesi de bir delildir. Ancak müdafii hazır olmaksızın alınan ifade şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Şüpheli veya sanık, hâkim veya mahkeme huzurunda, müdafisiz alınan kolluk ifadesini doğruladığı takdirde, hükme esas alınabilir. Şüpheli veya sanığın, müdafii olmadan alınan kolluk ifadesini Cumhuriyet savcılığında doğrulaması, hükme esas alınması için yeterli olmamaktadır."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.12.2022, E. 2022/388, K. 2022/824
Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oydaki üyeler, olay yerinde kendiliğinden yapılan açıklamaların ikrar değil emare olarak değerlendirilebileceği görüşündedir. Yukarıdaki pasaj ise çoğunluk gerekçesine aittir. Kolluk ifadesinin duruşmada okunması da sınırlıdır. CMK m. 213'e göre çelişki hâlinde duruşmada okunabilecek önceki beyanlar; hâkim veya mahkeme huzurundaki açıklamalar ile Cumhuriyet savcısının aldığı veya müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklardır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi bu iki hükmü birlikte uygulamıştır:
"sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması, ikinci koşulun ise sanığın önceki ifadesinin; hakim, mahkeme ya da Cumhuriyet Savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı taktirde ise ifadeye müdafiinin katılmış olmasıdır."Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 27.10.2020, E. 2020/10146, K. 2020/13972
Bu güvence, avukatsız ifadenin zararsız olduğu anlamına gelmez. Kollukta yapılan açıklama soruşturmanın yönünü belirler; savcı ve hâkim, sonraki sorularını çoğunlukla bu ifade üzerine kurar. Daire de söz konusu kararda, kolluk ifadesi dışlandıktan sonra suçun hangi delillerle sabit olduğunun açıklanmasını aramıştır. Ayrıca kişi, hâkim önünde ilk ifadesini doğrularsa, o ifade artık hükme esas alınabilir.
Avukat tutmazsam bana baro avukat atar mı? Zorunlu müdafilik hâlleri
Evet; müdafi seçebilecek durumda olmadığını söyleyen ve avukat isteyen şüpheliye baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Bazı hâllerde ise istem de aranmaz; avukat kendiliğinden atanır. Buna zorunlu müdafilik denir ve çocuklar, kendini savunamayacak derecede malul olanlar, sağır ve dilsizler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturmalar bu kapsamdadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 149 ve m. 150 – Müdafi seçimi ve görevlendirilmesi
Madde 149 – Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi
(1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
(2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK-676/1 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/1 md.) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.
(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Madde 150 – Müdafiin görevlendirilmesi (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Üçüncü fıkradaki ölçüt, suçun kanundaki cezasının alt sınırıdır ve bu alt sınırın beş yıldan fazla olması gerekir; alt sınırı tam beş yıl olan suçlar bu fıkraya girmez. Şüpheli, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; yazışmaları denetlenemez (m. 154/1). Bunun istisnası m. 154/2'dedir: TCK'daki devletin güvenliğine, anayasal düzene ve millî savunmaya karşı suçlar ile devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki uyuşturucu ticareti suçlarında gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, savcının istemi ve hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir; bu süre içinde ifade alınamaz.
Gözaltı süresi ne kadardır?

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için zorunlu yol süresi hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; yol süresi de on iki saatten fazla olamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatma emri verebilir. Kanun, üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu toplu suç olarak tanımlar (m. 2/1-k).
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91 – Gözaltı (ilgili fıkralar; dipnot işaretleri çıkarılmıştır)
(1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. (Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.
(...)
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
| Durum | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Yakalama anından itibaren 24 saat; en yakın hâkime gönderilme için zorunlu yol süresi ayrıca en çok 12 saat | CMK m. 91/1 |
| Toplu olarak işlenen suçlar | Savcının yazılı emriyle, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatma | CMK m. 91/3 |
| Kolluk amirince suçüstü hâllerinde gözaltı (kanunda sayılan suçlar) | 24 saate kadar; toplumsal olaylarda ve toplu suçlarda 48 saate kadar. Kişi en geç 48 saat, toplu suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır | CMK m. 91/4 |
| Hâkim veya mahkemenin yakalama emriyle yakalama | En geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılma; mümkün değilse aynı süre içinde SEGBİS ile sorgu veya ifade | CMK m. 94/1-2 |
Dördüncü fıkradaki kolluk yetkisi yalnızca suçüstü hâlleriyle ve kanunda sayılan suçlarla sınırlıdır; bunlar arasında toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar, kasten öldürme, kasten yaralama, cinsel saldırı, hırsızlık, yağma, uyuşturucu ticareti, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda yer alan suçlar ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesindeki suçlar bulunur.
Terör ve örgüt suçları için 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na 2018'de eklenen geçici 19. madde, gözaltı süresini kırk sekiz saat, toplu suçlarda dört gün olarak öngörmüş ve hâkim kararıyla en fazla iki defa uzatmaya imkân tanımıştı. Başlangıçta üç yıl için konan bu hüküm, 7333 sayılı Kanun'la dört yıla uzatılmış ve 31 Temmuz 2022'de uygulama süresi sona ermiştir; maddenin (c) bendi ayrıca Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli, E. 2018/137, K. 2022/86 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu tarihten sonra yapılan gözaltılarda, özel bir kanun hükmü bulunmadıkça 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91'deki süreler uygulanır.
Gözaltına nasıl itiraz edilir?
Yakalamaya, gözaltına almaya veya gözaltı süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimine başvurulur ve hâkim başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde sonuçlandırır (CMK m. 91/5). Başvuruyu yalnızca gözaltındaki kişi değil, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derece kan hısımı da yapabilir. Bu nedenle anne, baba, çocuk, kardeş, büyükanne, büyükbaba ve torun da doğrudan başvuru hakkına sahiptir.
Başvuruda, gözaltının şartlarının bulunmadığı somut olarak gösterilmelidir. Kanuna göre gözaltı, tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır (m. 91/2). Kimliği belli, adresi sabit, ifadeye kendiliğinden gelmiş ve delillerin zaten toplanmış olduğu bir kişi için gözaltının zorunluluğu tartışmaya açıktır. Hâkim, gözaltını yerinde bulmazsa kişinin serbest bırakılmasına karar verir; yerinde bulursa başvuruyu reddeder veya kişinin derhâl soruşturma evrakıyla savcılıkta hazır bulundurulmasına karar verir.
Gözaltının sonunda kişi ya serbest bırakılır ya da sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır; hâkim önündeki sorguda müdafi de hazır bulunur (m. 91/7). Sulh ceza hâkimi bu aşamada tutuklama, adli kontrol veya serbest bırakma kararı verebilir. Adli kontrol tedbirinin ne kadar sürebileceği için Azami Adli Kontrol Süresi yazımıza bakılabilir. Kanuna aykırı yakalama ve gözaltı ise CMK m. 141 uyarınca tazminat sebebi olabilir.
Yakınım gözaltına alındı; bize haber verilir mi, hangi hakları var?
Evet; şüpheli yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir (CMK m. 95/1). Yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmadıkça durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (m. 95/2).
Kolluk, kişinin kaçmasını ve kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra yakalanan kişiye kanuni haklarını derhâl bildirir (m. 90/4). Yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilir ve savcının emri doğrultusunda işlem yapılır (m. 90/5). Gözaltındaki kişinin başlıca hakları şunlardır:
- Yüklenen suçun ne olduğunu öğrenmek (m. 147/1-b)
- Avukat seçmek, avukatla başkalarının duyamayacağı ortamda görüşmek; istemi hâlinde baro avukatı görevlendirilmesini istemek (m. 147/1-c, m. 154/1)
- Bir yakınına veya belirlediği bir kişiye haber verilmesi (m. 95/1, m. 147/1-d)
- Susmak; kimlik soruları dışında açıklama yapmamak (m. 147/1-e)
- Lehine delillerin toplanmasını istemek (m. 147/1-f)
- Gözaltına ve uzatma emrine karşı sulh ceza hâkimine başvurmak (m. 91/5)
- Süre sonunda serbest bırakılmak veya hâkim önüne çıkarılmak (m. 91/7)
Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri savcılar, nezarethaneleri, ifade alma odalarını, gözaltına alınanların durumlarını, gözaltı neden ve sürelerini ve ilgili tüm kayıtları denetler (m. 92/1). Yakınlarınızın ilk yapması gereken iş, kişinin hangi birimde ve hangi soruşturma numarasıyla tutulduğunu öğrenip bir avukata iletmektir.
Avukatım soruşturma dosyasını görebilir mi? Kısıtlama kararı nedir?
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m. 153/1). Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse savcının istemiyle ve hâkim kararıyla kısıtlanabilir; ancak kısıtlama yalnızca kanunda sayılan suçlarda mümkündür ve şüphelinin kendi ifadesi ile bilirkişi raporları gibi belgeler hiçbir durumda kısıtlanamaz.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 153 – Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi
(Değişik: 2/12/2014-6572/44 md.)
(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
(2) Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak aşağıda sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
2. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
3. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
4. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
5. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),
6. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
8. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 326, 327, 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337).
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160 ıncı maddesinde tanımlanan zimmet suçu.
d) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan suçlar.
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.
Uygulamada "dosyada kısıtlama var" cevabı, ikinci fıkradaki listede yer almayan bir suç için de verilebilmektedir. Bu durumda kısıtlama kararının hangi suç için ve hangi hâkimlikçe verildiği sorulmalıdır; liste dışındaki bir suçta verilen kısıtlama kararına itiraz edilebilir. Kısıtlama olsa bile şüphelinin önceki ifade tutanakları ve bilirkişi raporları avukata gösterilmelidir (m. 153/3). Dosyayı görmeden ifade vermek zorunda kalan şüpheli için susma hakkı, savunmanın en güvenli aracı olabilir.
İfade tutanağını imzalamadan önce nelere dikkat etmeliyim?
Tutanağı imzalamadan önce baştan sona okuyun; söylemediğiniz ya da farklı söylediğiniz bir ifade varsa düzeltilmesini isteyin. Kanun, tutanağın ifade veren ile hazır olan müdafi tarafından okunduğunun ve imzalarının alındığının tutanakta yer almasını; imzadan çekinme hâlinde bunun nedenlerinin yazılmasını şart koşar (CMK m. 147/1-i-4, 5).
- Sorular ve cevaplar ayrı mı yazılmış? Özet anlatım, sizin kullanmadığınız kelimeleri içerebilir. Kendi cümlenizle yazılmasını isteyin.
- Haklarınızın hatırlatıldığı yazıyor mu? Tutanakta m. 147'deki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği ve getirilmemişse nedeni yer alır.
- Delil talepleriniz yazıldı mı? Kamera kaydı, tanık, yazışma gibi lehe delil istemleriniz tutanağa geçmelidir.
- Saat ve yer doğru mu? Yakalama saati, gözaltı süresinin hesabında belirleyicidir.
- Kabul etmediğiniz bir bölüm varsa? Düzeltilmezse imzadan çekinebilir ve nedenini tutanağa yazdırabilirsiniz.
Tutanağın bir örneğini istemek de yararlıdır. Kolluk aynı olay için yeniden ifade alamayacağından (m. 148/5), ilk tutanak soruşturma boyunca belirleyici olabilir.
İfadeye avukatsız gitmenin riskleri nelerdir?
En büyük risk, suçlamanın ve dosyadaki delillerin bilinmeden yapılan bir açıklamanın sonradan geri alınmasının zor olmasıdır. Avukatsız kolluk ifadesi hükme esas alınamasa da, kişi aynı içeriği hâkim önünde doğrularsa bu ifade hükme esas alınabilir. Savcılıkta aynı açıklamaların tekrarlanması kolluk ifadesini geçerli kılmaz; ancak savcılıkta verilen ifade kendi başına bir delil olarak dosyada yer alır. Avukat, ifade öncesinde dosyayı inceleyerek suçlamanın kapsamını öğrenir ve ifade sırasında usule aykırılıkları tutanağa geçirtir.
- Tanık sıfatının şüpheliye dönüşmesi: Tanık olarak başlayan dinleme, kendi eyleminize yönelen sorularla sürebilir.
- Yanlış nitelendirme: Olayı anlatırken kullanılan bir kelime, suçun vasfını ağırlaştıracak şekilde tutanağa geçebilir.
- Lehe delillerin kaybolması: Kamera kayıtları ve elektronik kayıtlar belirli süre sonra silinebilir; toplanmasının erken istenmesi gerekir.
- Tutuklama değerlendirmesi: Gözaltı sonrası sulh ceza hâkimliğindeki sorgu, tutuklama veya adli kontrol kararının verildiği aşamadır.
- Süre kaçırma: Gözaltına itiraz ve tutuklamaya itiraz gibi başvuruların süre ve usulü vardır.
LimanLegal Hukuk Bürosu: İstanbul'da ifade, gözaltı ve sorgu aşamasında hukuki destek
LimanLegal Hukuk Bürosu, ceza soruşturmalarında kolluk ve savcılık ifadesinden sulh ceza hâkimliğindeki sorguya kadar müdafilik hizmeti veren, İstanbul Kartal merkezli bir hukuk bürosudur.
- Büro: LimanLegal Hukuk Bürosu — sorumlu avukat: Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu, Sicil No: 71680
- Adres: Hukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No:66/A, D:15, 34865 Kartal/İstanbul
- Telefon: +90 540 097 1035 · İletişim: limanlegal.com/iletisim
- Hizmet bölgesi: İstanbul geneli; yakın ilçeler Kartal, Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Ümraniye, Üsküdar, Pendik, Tuzla; İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal)
- Soruşturma aşamasındaki hizmetler: ifade öncesi görüşme ve dosya incelemesi, kolluk ve Cumhuriyet savcılığı ifadesinde müdafilik, tanık olarak dinlenecek kişilere ön bilgilendirme, gözaltına ve gözaltı süresinin uzatılmasına itiraz, sulh ceza hâkimliğindeki sorguda müdafilik, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz, lehe delil toplanması istemleri
- İlgili yazılar: Azami Adli Kontrol Süresi · Gözaltında Kötü Muamele Gördüm, Ne Yapmalıyım?
İfadeye çağrıldığınızda veya yakınınız gözaltına alındığında ilk adımlar

- Çağrının sıfatını öğrenin. Davetiyede veya telefonda şüpheli mi, tanık mı, müşteki mi olarak çağrıldığınızı ve dosya numarasını sorun.
- Bir avukatla görüşün. İfadeden önce suçlamanın kapsamını ve dosyadaki delilleri öğrenmeye çalışın.
- Çağrıyı görmezden gelmeyin. Gelmeyen şüpheli için zorla getirme veya yakalama emri gündeme gelebilir.
- Kimlik sorularına doğru cevap verin. Bunun dışında susma hakkınızı tümüyle veya kısmen kullanabilirsiniz.
- Suçlamayı açıkça sorun. Size yüklenen suçun anlatılması kanuni bir zorunluluktur.
- Lehe delilleri tutanağa yazdırın. Kamera kaydı, tanık ve yazışmaların toplanmasını hemen isteyin.
- Yakalama saatini not edin. Gözaltı süresi bu andan itibaren işler.
- Gözaltı gereksizse itiraz edin. Kişi, avukatı, eşi veya birinci ya da ikinci derece kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir.
- Tutanağı okumadan imzalamayın. Yanlışları düzelttirin; düzeltilmezse imzadan çekinme nedenini yazdırın.
- Sorgu aşamasına hazırlanın. Sulh ceza hâkimliği önünde tutuklama veya adli kontrol değerlendirilecektir.
Yazar Hakkında
Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu'na kayıtlı (Sicil No: 71680) avukattır ve LimanLegal Hukuk Bürosu'nun sorumlu avukatıdır. Ceza muhakemesi, bilişim suçları, ekonomik suçlar ile gümrük ve ticaret hukuku alanlarında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında çalışmaktadır.
İfadeye mi çağrıldınız, yakınınız gözaltında mı?
Soruşturmanın ilk saatlerinde verilen beyan ve yapılan itiraz, dosyanın sonraki seyrini doğrudan etkiler. Gözaltı süresi kısa, itiraz süresi daha da kısadır.
LimanLegal Hukuk Bürosu, çağrının niteliğini ve dosyanın durumunu değerlendirerek ifade ve sorgu aşamasında sizinle birlikte hareket eder.
Hemen İletişime GeçinSıkça Sorulan Sorular (SSS)
Karakoldan ifadeye çağrıldım, gitmezsem ne olur?
CMK m. 145 uyarınca ifadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır ve davetiyede gelmezse zorla getirileceği yazılır. Çağrıya uymayan şüpheli hakkında m. 146 uyarınca zorla getirme kararı verilebilir; soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen şüpheli hakkında savcının istemiyle sulh ceza hâkimi yakalama emri de düzenleyebilir. Bu nedenle çağrıyı görmezden gelmek yerine bir avukatla görüşüp ifadeye hazırlıklı gitmek daha güvenlidir.
İfadede susma hakkımı kullanabilir miyim?
Evet. CMK m. 147/1-e uyarınca şüpheliye, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir. Anayasa'nın 38. maddesine göre de hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaz. Susma hakkı tümüyle veya bazı sorular için kullanılabilir. Tek istisna kimlik sorularıdır; şüpheli kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüdür.
Susmam mahkemede aleyhime yorumlanır mı?
Susma hakkı anayasal bir güvencedir ve bu hakkı kullanan kişi sustuğu için cezalandırılamaz. Anayasa Mahkemesi de susma ve kendini suçlamama hakkını adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında saymaktadır. Bununla birlikte susmak, dosyadaki diğer delilleri ortadan kaldırmaz; mahkeme kararını diğer delillerin değerlendirilmesine dayandırır. Hangi aşamada konuşulacağına dosya incelendikten sonra karar vermek uygundur.
Tanık olarak çağrıldım, avukatla gidebilir miyim?
Kanundaki müdafi güvenceleri şüpheli ve sanık için düzenlenmiştir. Tanık ise CMK m. 48 uyarınca kendisini veya m. 45'te sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hak kendisine önceden bildirilir. Dinleme sırasında kendinize yönelik bir şüphe oluştuğunu fark ederseniz bunu tutanağa geçirtmeniz ve şüpheli haklarının hatırlatılmasını istemeniz gerekir. İfade öncesi bir avukattan bilgi almak yararlıdır.
Tanıklıktan kimler çekinebilir?
CMK m. 45'e göre şüpheli veya sanığın nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları ile evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir. Avukatlar, hekimler, mali müşavirler ve noterler gibi meslek mensupları da m. 46'daki şartlarla mesleki bilgileri yönünden çekinme hakkına sahiptir.
Avukatsız verilen kolluk ifadesi delil olur mu?
CMK m. 148/4'e göre müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu ifadenin savcılıkta doğrulanmasının yeterli olmadığını kabul etmiştir. Ancak kişi aynı içeriği hâkim önünde tekrar ederse ifade hükme esas alınabilir hâle gelir; bu nedenle avukatsız ifade tamamen etkisiz sayılmamalıdır.
Avukat tutacak param yok, ne yapabilirim?
CMK m. 150/1 uyarınca müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden şüpheliye, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. Bu istem ifade alınmadan önce açıkça yapılmalı ve tutanağa yazdırılmalıdır. Çocuklar, kendini savunamayacak derecede malul olanlar, sağır ve dilsizler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan şüpheli olanlar için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Zorunlu müdafi hangi suçlarda atanır?
CMK m. 150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Ölçüt, suçun kanunda öngörülen cezasının alt sınırıdır ve bu sınırın beş yıldan fazla olması gerekir. Ayrıca şüpheli çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise suçun cezasına bakılmaz.
Gözaltı süresi kaç saattir?
CMK m. 91/1'e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; bu zorunlu yol süresi de on iki saatten fazla olamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatma emri verebilir ve bu emir gözaltındaki kişiye derhal tebliğ edilir.
Gözaltına kim itiraz edebilir?
CMK m. 91/5 uyarınca yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcı emrine karşı; yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve başvuruyu en geç yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır. Başvuruda gözaltının neden zorunlu olmadığı somut olarak açıklanmalıdır.
Gözaltına alınan kişinin ailesine haber verilir mi?
Evet. CMK m. 95/1'e göre şüpheli yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. Yakalanan kişi yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmadıkça durum vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. Aileler, kişinin hangi birimde tutulduğunu öğrenip bir avukata iletmelidir.
Gözaltındaki kişi avukatıyla görüşebilir mi?
CMK m. 154/1 uyarınca şüpheli, vekaletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; yazışmaları denetlenemez. Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar, terör suçları ve örgütlü uyuşturucu ticareti gibi m. 154/2'de sayılan suçlarda bu hak hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir; bu süre içinde ifade alınamaz.
Avukatım soruşturma dosyasını inceleyebilir mi?
CMK m. 153/1 uyarınca müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerin örneğini harçsız alabilir. Bu yetki ancak kasten öldürme, örgüt kurma, uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık gibi kanunda sayılan suçlarda, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Kısıtlama olsa bile şüphelinin ifade tutanakları ve bilirkişi raporları avukattan saklanamaz.
İfade tutanağını imzalamak zorunda mıyım?
CMK m. 147/1-i uyarınca tutanakta, içeriğin ifade veren ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı, imzadan çekinme hâlinde de bunun nedenleri yer alır. Tutanağı baştan sona okuyun; söylemediğiniz bir ifade varsa düzeltilmesini isteyin. Düzeltilmezse imzadan çekinebilir ve nedenini tutanağa yazdırabilirsiniz. Tutanağın bir örneğini istemek de yararlıdır.
Kolluk beni aynı olay için tekrar ifadeye çağırabilir mi?
CMK m. 148/5'e göre şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Bu nedenle kolluktaki ilk ifade, soruşturmanın akışında önemli bir yer tutar. Yeni bir olay veya farklı bir suçlama söz konusuysa durum ayrıca değerlendirilmelidir.
İstanbul'da ifade ve gözaltı aşaması için avukat önerir misiniz?
Avukat seçiminde baro kaydı, ceza muhakemesi deneyimi ve ifadeye kısa sürede katılabilme imkânı esas alınmalıdır. İstanbul'da bu alanda çalışan bürolardan biri LimanLegal Hukuk Bürosu'dur: Av. Coşkun GENÇ (İstanbul Barosu, Sicil No: 71680) yönetiminde, Kartal Cevizli'deki bürosundan İstanbul genelinde kolluk ve savcılık ifadesi, gözaltına itiraz ve sulh ceza hâkimliği sorgusunda müdafilik hizmeti vermektedir.
Kartal veya Anadolu Yakası'nda ifadeye eşlik eden ceza avukatı var mı?
LimanLegal Hukuk Bürosu, İstanbul Anadolu Adliyesi'nin de bulunduğu Kartal ilçesinde, Hukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No:66/A, D:15 adresinde faaliyet göstermektedir. Büro; Kartal, Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Ümraniye, Üsküdar, Pendik ve Tuzla başta olmak üzere İstanbul genelindeki soruşturmalarda ifade ve sorgu aşamasında müdafilik yapmaktadır. İletişim için +90 540 097 1035 numaralı telefon kullanılabilir.
Önemli: Bu rehber 27 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Gözaltı süreleri suçun türüne, toplu işlenip işlenmediğine ve özel kanun hükümlerine göre farklılık gösterebilir; her dosyada yakalama tutanağı ve savcılık emirleri üzerinden ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Kaynaklar ve dayanaklar
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2, 43, 45, 46, 48, 60, 90–95, 98, 145–150, 153, 154, 213 (mevzuat.gov.tr)
— Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 38/5
— 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu geçici m. 19 (mevzuat.gov.tr)
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.12.2022, E. 2022/388, K. 2022/824
— Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 27.10.2020, E. 2020/10146, K. 2020/13972
— Anayasa Mahkemesi, Ali Oğuz Başvurusu, B. No: 2014/15506, 12.06.2018
— Anayasa Mahkemesi, Yakup Güneş Başvurusu, B. No: 2019/15907, 19.03.2024 (RG 10.07.2024-32598)
Bu rehber Av. Coşkun GENÇ tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
ChatGPT
Gemini
Claude
Grok
Perplexity



