Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı (CMK m. 308)

Makaleler/Ceza Hukuku/Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı (CMK m. 308)
•Yazar: Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı: Kimler İstemde Bulunabilir? (CMK m. 308)

Av. Coşkun GENÇ · LimanLegal Hukuk Bürosu · 25 Ekim 2026 · Okuma süresi: yaklaşık 15 dakika

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, Yargıtay ceza dairesinin kararındaki hukuka aykırılığın Ceza Genel Kurulunda yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur; istemde sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar, katılan, katılma isteği karara bağlanmamış olanlar ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler bulunabilir. Bu liste, 7589 sayılı Kanun'un 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 17. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesine eklenen dördüncü fıkrada yazılıdır. Aynı Kanun aleyhe itiraz süresini bir aydan üç aya çıkarmış ve itiraz edilebilecek kararları yeniden tanımlamıştır. Kartal / İstanbul'da ceza yargılaması alanında çalışan LimanLegal Hukuk Bürosu olarak bu yazıda yeni metni, geçiş hükmünü, istem dilekçesinin içeriğini ve Ceza Genel Kurulu kararlarını açıklıyoruz.

Kısa cevaplar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı

  • İtiraz yetkisi kimde? Yalnız Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısında. Taraflar itiraz edemez; Başsavcılıktan itiraz etmesini isteyebilir (m. 308/1).
  • Kimler istemde bulunabilir? Sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar, katılan, katılma isteği karara bağlanmamış olanlar ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler (m. 308/4).
  • Hangi kararlara itiraz edilir? Yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında Yargıtay ceza dairelerinin tüm kararlarına (m. 308/1).
  • Süre ne kadar? Dosyanın Başsavcıya teslim edildiği tarihten itibaren üç ay. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
  • Önceki süre neydi? İlamın Başsavcıya verildiği tarihten itibaren bir ay. Bu süre, 1 Haziran 2024'te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'dan önce otuz gündü.
  • Yeni süre hangi dosyalarda geçerli? 31 Temmuz 2026'dan sonra Başsavcılığa teslim edilen dosyalarda; daha önce teslim edilenlerde önceki hükümler uygulanır.
  • İtirazı kim inceler? Önce kararına itiraz edilen daire; daire kararını düzeltmezse Ceza Genel Kurulu (m. 308/2-3).
  • İstem reddedilirse? 308. madde, Başsavcılığın itiraz etmeme yönündeki değerlendirmesine karşı bir başvuru yolu düzenlememiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı nedir?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, Yargıtay ceza dairesinin verdiği bir kararın hukuka aykırı olduğu düşüncesiyle Başsavcının Ceza Genel Kuruluna başvurmasıdır. Kanun bu yolu, olağanüstü kanun yollarının düzenlendiği kısımda (Altıncı Kitap, Üçüncü Kısım), 308. maddede ve "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi" başlığı altında düzenlemiştir. Adı itiraz olsa da hâkimlik kararlarına karşı gidilen olağan itirazla aynı kurum değildir; konusu yalnızca Yargıtay ceza dairesi kararıdır, başvurabilecek makam da tektir.

Uygulamadaki işlevi şudur: temyiz incelemesi sonunda daire, Başsavcılığın tebliğnamedeki görüşünden farklı bir sonuca varabilir ya da kararında dosyanın sonucunu değiştirecek bir hata bulunabilir. Bu durumda dairenin kararı, Yargıtayın ceza alanındaki en geniş kurulunun önüne götürülebilir. Ceza Genel Kurulu, kanun yollarının sınıflandırmasını şöyle özetlemiştir:

"Buna göre itiraz, istinaf ve temyiz olağan; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, kanun yararına bozma (yazılı emir) ve yargılamanın yenilenmesi ise olağanüstü kanun yollarını oluşturmaktadır."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 23.11.2021, E. 2019/568, K. 2021/583

Bu yazı, olağan kanun yolları olan istinaf ve temyiz incelemesi bittikten sonraki aşamayı konu almaktadır.

CMK m. 308'in güncel metni nedir?

Madde dört fıkradır: birinci fıkra yetkiyi, konuyu ve süreyi; ikinci ve üçüncü fıkralar inceleme usulünü; dördüncü fıkra istemde bulunabilecek kişileri düzenler. Birinci fıkra 7589 sayılı Kanun'la değiştirilmiş, dördüncü fıkra aynı Kanun'la eklenmiştir. İkinci ve üçüncü fıkralar 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'la maddeye eklenmiş olup değişmemiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 308 – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi

(1) (Değişik:16/7/2026-7589/17 md.) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

(2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

(3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

(4) (Ek:16/7/2026-7589/17 md.) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.

7589 sayılı Kanun'un diğer maddeleri için 12. Yargı Paketi: 7589 Sayılı Kanun Madde Madde Ne Getirdi? başlıklı yazımız incelenebilir.

7589 sayılı Kanun m. 308'de neyi değiştirdi?

Kanun üç noktada değişiklik yapmıştır: itiraza konu kararların tanımı, sürenin uzunluğu ve başlangıcı, istemde bulunabilecek kişilerin kanunda sayılması. Birinci fıkranın 2005'ten 2024'e kadar yürürlükte kalan ilk metni, Ceza Genel Kurulu kararlarında şu şekilde aktarılmaktadır:

“Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.”m. 308/1'in ilk metni — aktaran: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 07.05.2019, E. 2017/4, K. 2019/383

Bu metindeki "otuz gün" ibaresi, 1 Haziran 2024'te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle "bir ay" olarak değiştirilmiştir. Dolayısıyla 7589 sayılı Kanun'un değiştirdiği metin, ilamın Başsavcıya verildiği tarihten itibaren bir aylık süreyi öngören metindir. Ceza Genel Kurulu bu gelişimi 2026 tarihli bir kararında ayrıca özetlemiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 09.09.2026, E. 2026/147, K. 2026/462).

CMK m. 308: önceki metin ile 7589 sayılı Kanun sonrası metnin karşılaştırması
KonuÖnceki metinGüncel metin (31/7/2026 sonrası)
İtiraza konu karar"Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı"Yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç tüm kararlar
SüreBir ay (1 Haziran 2024'e kadar otuz gün)Üç ay
Sürenin başlangıcıİlamın Başsavcıya verildiği tarihDosyanın Başsavcıya teslim edildiği tarih
Sanık lehine itirazSüre aranmazSüre aranmaz
Kimin girişimiyleRe'sen veya istem üzerineRe'sen veya istem üzerine
İstemde bulunabileceklerAktarılan birinci fıkrada sayılmamıştırDördüncü fıkrada tek tek sayılmıştır
İnceleme usulüÖnce daire, sonra Ceza Genel KuruluDeğişmedi

Sürenin bir aydan üç aya çıkması yalnızca sanık aleyhine itirazı ilgilendirir; lehe itiraz her iki metinde de süreye bağlı değildir. Sürenin başlangıcındaki ibare değişikliği de önemlidir: yeni metin "ilam" yerine "dosya"nın teslimini esas almıştır. İstemde bulunacaklar için bunun pratik anlamı, dosyanın Başsavcılığa hangi tarihte teslim edildiğinin belirlenmesi gerektiğidir.

Kimler itiraz isteminde bulunabilir? (m. 308/4)

İstemde bulunabilecekler Kanun'da beş grup hâlinde sayılmıştır: sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar, katılan, katılma isteği karara bağlanmamış olanlar ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar. Fıkra "İstem, … tarafından yapılır" biçiminde kaleme alındığından, sayılanların dışında kalan kişilerin istemi bu fıkraya dayanamaz. Başsavcının re'sen itiraz yetkisi ise birinci fıkrada ayrıca korunmuştur.

CMK m. 308/4'e göre istemde bulunabilecekler
KişiDayanak ibareDikkat edilecek nokta
Sanık"sanık"İstem lehe ise süre aranmaz
Müdafi"sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar" (m. 261)Sanığın açık arzusuna aykırı olmamalıdır
Sanığın yasal temsilcisi ve eşi"sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar" (m. 262)Sıfatı gösteren belge eklenmelidir
Katılan ve vekili"katılan"İstem çoğunlukla aleyhedir; üç aylık süre belirleyicidir
Katılma isteği karara bağlanmamış olan"katılma isteği karara bağlanmamış"Katılma isteminin tarihi dosyadan gösterilmelidir
Suçtan zarar gören"katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş"Zararın suçtan doğrudan doğduğu açıklanmalıdır

"Sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar" ibaresi, Kanun'un kanun yollarına ilişkin genel hükümlerindeki iki maddeyle birlikte okunmalıdır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 261 ve m. 262

Madde 261 – Avukatın başvurma hakkı

(1) Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir.

Madde 262 – Yasal temsilcinin ve eşin başvurma hakkı

(1) Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilirler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerlidir.

Mağdur tarafındaki üç grup ise 260. maddenin birinci fıkrasındaki sayımla örtüşür. Bir fark vardır: 260. madde "katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş" olanlardan söz ederken, 308/4 "reddedilmiş" sözcüğüne yer vermemiştir. Katılma isteği reddedilen kişinin istemi bu nedenle, "katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş" olma ölçütü üzerinden gerekçelendirilmelidir. Bu konuda yeni metne ilişkin yerleşmiş bir içtihat henüz yoktur.

Hangi kararlara karşı itiraz edilebilir?

CMK m. 308/1'e göre yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki Yargıtay ceza dairesi kararlarına Başsavcı itiraz edebilir.
Tablo: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazına konu olabilecek ve olamayacak kararlar (Kaynak: CMK m. 308/1; Yargıtay CGK, 22.03.2022, E. 2022/90, K. 2022/190).

Güncel metne göre itiraz, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki tüm kararlarına karşı yapılabilir. İtirazın konusu her durumda bir Yargıtay ceza dairesi kararıdır; ilk derece mahkemesinin veya bölge adliye mahkemesinin kararı doğrudan bu yola konu olmaz.

Önceki metin döneminde Ceza Genel Kurulu, yetkinin kapsamını kendi kararlarıyla daraltmıştı. Kurul bu sınırlamaları şöyle sıralamıştır:

"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kapsamı günümüze kadar çeşitli Ceza Genel Kurulu kararlarına konu olmuş, bu bağlamda; "eleştiriye ilişkin düşüncelerin reddine dair daire kararlarının itiraz olunabilecek nitelikte kararlardan olmadıkları" , "kabule göre yapılan bozmalara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yoluna başvuramayacağı" , “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle sonuca etkili olmayacak türden hukuka aykırılıkların bu yasa yoluna konu olamayacağı” “Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen sanığının tutukluluk hâlinin devamına ilişkin kararlara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurma yetkisinin bulunmadığı” , “görev konusunun Yargıtayca inceleme konusu dahi yapılamayacağı bir durumda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kesin nitelikteki merci tayini kararını hükümsüz kılacak bir sonuç doğmasına neden olacak şekilde itiraz yasa yoluna başvurma olanağının bulunmadığı” kabul edilmek suretiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin belirli yönlerden sınırlandırılması gerektiğine karar verilmiştir."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.03.2022, E. 2022/90, K. 2022/190 (Kurulun parantez içindeki karar atıfları alıntıdan çıkarılmıştır.)

Yeni metin bu tablonun bir kısmını kanun hükmüne dönüştürmüştür: yargı yeri belirlenmesi (merci tayini) ve görevsizlik kararları artık açıkça kapsam dışıdır. Buna karşılık "tüm kararlarına" ibaresi, içtihatla kapsam dışında tutulan diğer karar türleri bakımından yeni bir tartışma başlatmaya elverişlidir. Bu kararlar 7589 sayılı Kanun'dan önce verilmiştir; Kurulun yeni ibareyi nasıl yorumlayacağı henüz belli değildir. İstem hazırlanırken iki ölçüt bugün de güvenle esas alınabilir: ileri sürülen hukuka aykırılık sonuca etkili olmalı ve dairenin kararında yer almalıdır.

Ceza Genel Kurulu kararına karşı itiraz yoktur. Aynı kararda Kurul, itiraz veya direnme üzerine kendi verdiği kararlara karşı Başsavcının yeniden itiraz edebileceğine dair kanuni bir düzenleme bulunmadığını, 308. maddenin kapsamının kıyas yoluyla genişletilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.03.2022, E. 2022/90, K. 2022/190).

İtiraz süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?

Sanık aleyhine itirazda süre, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına teslim edildiği tarihten itibaren üç aydır; sanık lehine itirazda süre aranmaz. Süre Başsavcı için işler. İstemde bulunan kişi için Kanun'da ayrı bir süre yazılı değildir; ancak aleyhe bir itiraz isteniyorsa, Başsavcılığın dosyayı inceleyip itiraznameyi hazırlayabilmesi için istemin üç ay dolmadan ve makul bir zaman bırakılarak verilmesi gerekir.

Sürenin niteliği konusunda Ceza Genel Kurulu'nun önceki otuz günlük ve bir aylık sürelere ilişkin kararları yol göstericidir. Kurul, sürenin kaçırılmasının sonucunu açıkça ortaya koymuştur:

"Kanun'un öngördüğü 30 günlük süre, hak düşürücü nitelikte olduğundan süresinden sonra yapılan itirazın reddine karar vermek gerekecektir."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.06.2024, E. 2021/272, K. 2024/204
"Buna göre, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde belirlenen aykırılıklarla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanınan ve olağanüstü bir kanun yolu olan itiraz 30 günlük bir süre ile sınırlandırılmış olup, bu süre Özel Daire kararının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Süre geçtikten sonra sanık aleyhine itiraz yoluna gidilemeyecektir."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.12.2013, E. 2013/210, K. 2013/588

Bu kararlar otuz günlük süre döneminde verilmiştir. Kurul, bir aylık süre döneminde de aynı görüşü sürdürmüş ve sürenin, daire ilamının UYAP üzerinden Başsavcılığa ulaştığı ve fiziki dosyadaki barkodların okutulduğu tarihte başladığını kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 16.09.2026, E. 2026/276, K. 2026/479). Yeni metinde ise süre üç aydır ve başlangıcı dosyanın teslimidir. Sürenin aleyhe itirazı sınırlayan, lehe itirazı sınırlamayan yapısı ise aynen korunmuştur.

Geçiş hükmü: yeni süre hangi dosyalarda uygulanır?

Üç aylık süre ve birinci fıkradaki diğer değişiklikler, yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra Başsavcılığa teslim edilen dosyalarda uygulanır. Bu tarihten önce teslim edilmiş dosyalarda önceki hükümler, dolayısıyla ilamın Başsavcıya verildiği tarihten itibaren bir aylık süre geçerlidir. 7589 sayılı Kanun'la getirilen geçiş hükmünün ilgili fıkrası şöyledir:

7589 sayılı Kanun Geçici Madde 1/(8)

(8) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce teslim edilmiş olan dosyalar hakkında önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

Hüküm yalnızca birinci fıkradaki değişikliğe bağlanmıştır. İstemde bulunabilecekleri sayan dördüncü fıkra için ayrı bir geçiş kuralı bu fıkrada yer almaz. Ölçüt, daire kararının tarihi değil, dosyanın Başsavcılığa teslim tarihidir: karar Temmuz 2026'dan önce verilmiş olsa bile dosya 31 Temmuz 2026'dan sonra teslim edilmişse üç aylık süre uygulanır.

Lehe ve aleyhe itiraz nasıl ayrılır, aleyhe itirazın sınırları nelerdir?

Sanık lehine itirazda süre aranmaz; sanık aleyhine itiraz, dosyanın Başsavcıya tesliminden itibaren üç ay içinde yapılır (CMK m. 308/1).
Tablo: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının sanık lehine ve aleyhine itirazı (Kaynak: CMK m. 308/1; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları).

İtirazın lehe mi aleyhe mi olduğu, itiraz kabul edildiğinde sanığın durumunun daire kararına göre iyileşip iyileşmeyeceğine bakılarak belirlenir; aleyhe itiraz süreye bağlıdır, lehe itiraz değildir. Ayrım her zaman açık değildir. Ceza Genel Kurulu bir dosyada, dairenin mahkûmiyet hükmünü yok hükmünde sayarak dosyayı incelemeksizin iade etmesini sanığın lehine, bu kararın kaldırılıp hükmün onanmasını isteyen itirazı ise sanığın aleyhine kabul etmiş ve otuz günlük süreden sonra yapılan itirazı incelememiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15.05.2018, E. 2016/1322, K. 2018/220).

Kurul ayrıca, sanık lehine yapılmış bir itiraz üzerine sanık aleyhine sonuç doğmasının kabul edilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.10.2009, E. 2009/191, K. 2009/240). Bu, süresiz olan lehe itirazın dolaylı biçimde aleyhe sonuca dönüştürülmesini engeller.

Aleyhe itirazı isteyen katılan veya suçtan zarar gören bakımından üç sınır birlikte gözetilmelidir: Ceza Genel Kurulu otuz günlük ve bir aylık süreleri hak düşürücü saymıştır, üç aylık sürenin de aynı şekilde değerlendirilmesi beklenir; ileri sürülen aykırılık sonuca etkili olmalıdır; aynı daire kararı için bu yol tekrar tekrar işletilemez. Kurul son noktayı şöyle ifade etmiştir:

"İtiraz edilemez bir karar veya sanık aleyhine süresi içerisinde yapılmamış bir itiraz mevzu bahisse, Ceza Genel Kurulu, itirazı usulden reddedecektir; aksi hâlde maddi incelemeye geçerek, itirazı yerinde bulmazsa bu sefer esastan reddedecektir. Ret kararı sonrası, aynı ceza dairesi kararı için tekrar olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulamaz."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.03.2022, E. 2022/90, K. 2022/190

İtiraz nasıl incelenir? (m. 308/2-3)

İtiraz üzerine dosya önce kararına itiraz edilen daireye gider; daire itirazı yerinde görürse kendi kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir. Kanun daireye belirli bir süre vermemiş, "mümkün olan en kısa sürede" incelemesini istemiştir. Aşamalar sırasıyla şöyledir:

  1. Daire kararı verilir ve dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilir.
  2. Başsavcılık dosyayı re'sen veya istem üzerine inceler; itiraz etmeye karar verirse itiraznameyi düzenler.
  3. Dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
  4. Daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir.
  5. Daire itirazı yerinde görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir; Kurul itirazı karara bağlar.

Yetkinin kime ait olduğu ve nasıl kullanılacağı konusunda Kurulun iki tespiti, istem dilekçesinin nasıl yazılması gerektiğini de gösterir:

"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, Yargıtay Ceza Daireleri kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olup bu yetki sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Yargıtay Cumhuriyet Savcıları, Yargıtay Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına bu yetkiyi kullanır."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 23.11.2021, E. 2019/568, K. 2021/583
"Bu yetki kullanılırken ceza dairesi kararındaki ciddi boyutlara ulaşan ve sonuca etkili olan tüm hukuka aykırılıklar, yapılacak ayrıntılı ve titiz inceleme sonucu tespit edilerek tek seferde görüş açıklanmalı, hangi sanığa ve hükme karşı itiraz edildiği hususu gerekçeleriyle birlikte şüpheye yer bırakmayacak şekilde itiraznamede yer verilmelidir."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.03.2022, E. 2022/90, K. 2022/190

İkinci alıntıdaki "tek seferde" vurgusu, istemde bulunan için de bağlayıcı bir pratik sonuç doğurur: ileri sürülecek bütün hukuka aykırılıklar ilk dilekçede ve eksiksiz yazılmalıdır.

İstem dilekçesi kime verilir, Başsavcılık istemi reddederse ne olur?

Başsavcının itirazında istem Başsavcılığa verilir, itiraz önce kararı veren daireye gider; daire düzeltmezse Ceza Genel Kurulu karar verir.
Şema: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına istemden Ceza Genel Kurulu kararına kadar süreç (Kaynak: CMK m. 308).

İstem, itiraz yetkisinin sahibi olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yöneltilir ve Başsavcılık istemle bağlı değildir. Kanun, Başsavcının itiraz "edebileceğini" söyler; istem üzerine itiraz etmek bir zorunluluk değil, değerlendirmeye bağlı bir yetkidir. 308. madde istem dilekçesinin şeklini, verileceği yeri ve içeriğini ayrıca düzenlememiştir. Bu nedenle dilekçenin yazılı, gerekçeli ve dosyayı tek başına tanıtacak açıklıkta olması gerekir. Ceza Genel Kurulu da bu yola başvurulmasında menfaati bulunanların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabileceğini, ancak Başsavcının taleple bağlı olmaksızın başvurup başvurmamakta serbest olduğunu belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.10.2013, E. 2013/318, K. 2013/395). Uygulamadan bir örnekte hükümlü müdafii, 03.11.2015 tarihli düzeltilerek onama kararına karşı 07.07.2017 tarihli dilekçesiyle Başsavcılıktan m. 308 uyarınca işlem yapılmasını istemiş; Başsavcılık sanık lehine itiraz etmiş, daire de itirazı kabul etmiştir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 09.10.2017, E. 2017/14023, K. 2017/12352).

Madde, Başsavcılığın itiraz etmeme yönündeki değerlendirmesine karşı bir başvuru yolu da öngörmemiştir. İstemin kabul edilmemesi hâlinde daire kararı olduğu gibi kalır. Yeni olay veya delil varsa yargılamanın yenilenmesi gibi başka yollar ayrıca değerlendirilir; bunların koşulları ve süreleri bu yazının konusu dışındadır.

İyi kurulmuş bir istem dilekçesi, temyiz dilekçesinin tekrarı değildir. Başsavcılığın dikkatini çekecek olan, dairenin kararındaki belirli bir hukuka aykırılıktır: dairenin yerleşik Ceza Genel Kurulu içtihadından ayrılması, başka bir dairenin aynı konudaki uygulamasıyla çelişmesi, temyiz dilekçesinde ileri sürülen ve sonuca etkili bir nedenin kararda karşılanmaması ya da uygulanan kanun hükmünde açık hata bulunması gibi.

BAM Cumhuriyet başsavcılığının itirazı (m. 308/A) ile farkı nedir?

308/A maddesi aynı mantığı bölge adliye mahkemesi düzeyine taşır: konu bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarıdır, itiraz yetkisi bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığındadır ve son sözü ceza daireleri başkanlar kurulu söyler. İstinaf incelemesinden geçen ama temyiz yolu kapalı olan dosyalarda başvurulabilecek yol budur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 308/A – Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi (dipnot işaretleri çıkarılmıştır)

(Ek: 20/7/2017-7035/23 md.)

(1) (Değişik cümle: 28/3/2023-7445/22 md.) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (Ek cümleler: 28/3/2023-7445/22 md.) Sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu olup, bu itiraz sanık veya müdafiine daire tarafından tebliğ olunur. Tebligat, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur. İlgililer, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. (Değişik cümleler: 17/10/2019-7188/30 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. (Ek cümleler: 17/10/2019-7188/30 md.) Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Başkanlar kurulunun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.

CMK m. 308 ile m. 308/A karşılaştırması
Ölçütm. 308m. 308/A
İtiraz eden makamYargıtay Cumhuriyet BaşsavcısıBölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı
KonuYargıtay ceza dairesi kararları (yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik hariç)Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararları
Aleyhe itiraz süresiÜç ayBir ay
Sürenin başlangıcıDosyanın Başsavcıya teslimiKararın başsavcılığa verilmesi
Lehe itirazda süreAranmazAranmaz
Aleyhe itirazın ek koşuluMadde metninde ayrıca yazılı değilKararı etkileyecek nitelikte esaslı hata zorunlu
Sanığa tebliğ ve cevapMadde metninde düzenlenmemişAleyhe itiraz tebliğ edilir; iki hafta içinde yazılı cevap
İstemde bulunabileceklerDördüncü fıkrada sayılmışMadde metninde sayılmamış
Son inceleme merciiCeza Genel KuruluCeza daireleri başkanlar kurulu

Kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesinden farkı nedir?

Üç yol da olağanüstüdür: Başsavcının itirazı Yargıtay ceza dairesinin temyiz veya kanun yararına bozma incelemesi sonunda verdiği karara, kanun yararına bozma ise istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karara yöneliktir. Yargılamanın yenilenmesi ise bir hukuki hataya değil, kanunda sayılan belirli nedenlere dayanır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309/(1)–(3) (dipnot işaretleri çıkarılmıştır)

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

(...)

Üç olağanüstü kanun yolunun karşılaştırması
ÖlçütBaşsavcının itirazı (m. 308)Kanun yararına bozma (m. 309)Yargılamanın yenilenmesi (m. 311)
KonuYargıtay ceza dairesi kararıİstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar veya hükümKesinleşen bir hükümle sonuçlanmış dava
Harekete geçirenYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı (re'sen veya istem üzerine)Adalet Bakanlığı; m. 310'daki hâlde Başsavcı re'senKanunda sayılan nedenlerin varlığı
DayanakDaire kararındaki hukuka aykırılıkKarar veya hükümdeki hukuka aykırılıkSahte belge, yeni olay veya delil gibi lehe m. 311'de, aleyhe m. 314'te sayılan nedenler
İnceleyenÖnce daire, sonra Ceza Genel KuruluYargıtayın ilgili ceza dairesiBu yazının kapsamı dışında

Pratik sonuç şudur: dosya temyizden geçmişse kanun yararına bozma yolu kapalıdır ve hukuki hata için başvurulabilecek yol Başsavcının itirazıdır. Dosya istinaf veya temyiz edilmeden kesinleşmişse durum tersinedir. Ancak kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay ceza dairesinin verdiği karar da bir daire kararıdır: Ceza Genel Kurulu, temyiz veya kanun yararına bozma incelemesi sonucunda verilen daire kararlarının Başsavcının itirazına konu olabileceğini kabul etmektedir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 06.12.2022, E. 2022/489, K. 2022/769). Kurulun 20.10.2009 tarihli kararı da kanun yararına bozma üzerine verilen bir daire kararına karşı yapılan itirazla ilgilidir (E. 2009/191, K. 2009/240).

İtiraz veya istem infazı durdurur mu?

308. maddede, itiraz isteminin veya itirazın infazı kendiliğinden durduracağına dair bir hüküm yoktur. İnfazın durması, itirazın kabul edilmesinin sonucudur. Ceza Genel Kurulu, Başsavcılığın itirazını kabul edip yerel mahkeme hükmünü bozduğu bir kararında bu sonucu şöyle kurmuştur:

"(...) Özel Dairenin onama kararı kaldırılıp Yerel Mahkeme hükmünün bozulmuş olması nedeniyle, sanık hakkındaki cezanın infazına başlanmış ise infazın durdurulmasına, sanığın bu suçtan cezaevine alınmış olması ihtimali bulunduğundan, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal serbest bırakılması için yazı yazılmasına karar verilmelidir."Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 02.06.2020, E. 2019/113, K. 2020/246

Aynı kararın karşı oy gerekçesinde, 308. maddede onama kararına karşı itiraz yoluna başvurulması hâlinde hükmün kesinleşmeyeceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, onanan hükmün kesinleşmiş ve infaz aşamasında olduğu belirtilmiştir. Çoğunluk da yerel mahkeme hükmünün Özel Dairece onanmakla kesinleşmiş sayıldığını kabul etmiştir.

Bu nedenle onama kararından sonra istem dilekçesi verilmiş olması, hükümlünün cezasının infazını tek başına engellemez. İnfazın durması, itirazın kabulüne bağlı bir sonuç olarak ortaya çıkar. Örneğin bir dosyada daire, hükümlü müdafiinin istemi üzerine yapılan Başsavcılık itirazını yerinde görerek kendi verdiği düzeltilerek onama kararını kaldırmış, ilk derece mahkemesi kararının infazının durdurulmasına ve sanığın başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse tahliyesine karar vermiştir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 09.10.2017, E. 2017/14023, K. 2017/12352). Lehe istemde infazın durdurulması talebinin dilekçede ayrıca ve gerekçesiyle yazılması bu nedenle yerindedir; talebin kabulü Başsavcılığın ve dairenin değerlendirmesine bağlıdır.

Kontrol listesi: itiraz istemi dilekçesi

  1. Kararın türünü doğrulayın. İtiraza konu karar bir Yargıtay ceza dairesi kararı mı; yargı yeri belirlenmesi veya görevsizlik kararı değil mi?
  2. Sıfatınızı belirleyin. m. 308/4'teki gruplardan hangisindesiniz? Vekâletname, yasal temsil veya evlilik belgesi, katılma kararı ya da katılma dilekçesinin tarihini ekleyin.
  3. İstemin yönünü tespit edin. İstem kabul edilirse sanığın durumu daire kararına göre ağırlaşıyorsa aleyhedir ve süreye bağlıdır.
  4. Teslim tarihini öğrenin. Dosya Başsavcılığa 31 Temmuz 2026'dan önce mi sonra mı teslim edildi? Önce ise ilamın verildiği tarihten itibaren bir ay, sonra ise dosyanın teslim tarihinden itibaren üç ay uygulanır.
  5. Dilekçeyi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazın. Daire adını, esas ve karar numarasını, karar tarihini ve ilk derece ile istinaf bilgilerini başlıkta gösterin.
  6. Hukuka aykırılığı tek tek ve somut yazın. Dairenin kararındaki hangi kabulün hangi kanun hükmüne veya Ceza Genel Kurulu kararına aykırı olduğunu gösterin.
  7. Sonuca etkiyi açıklayın. Aykırılık giderildiğinde hükmün nasıl değişeceğini yazın; sonuca etkisi olmayan hatalar bu yola konu olmaz.
  8. Bütün nedenleri ilk dilekçede toplayın. Aynı daire kararı için bu yol bir kez işletilir; sonradan ek neden bildirmeye güvenmeyin.
  9. Dayanak belgeleri ekleyin. Daire kararı, tebliğname, temyiz dilekçesi ve dayanılan emsal kararların künyeleri.
  10. Lehe istemde infaz talebini ayrıca yazın. Hükümlü cezaevindeyse infazın durdurulması talebini gerekçesiyle belirtin ve dilekçenin verildiği tarihi belgeleyin.

LimanLegal Hukuk Bürosu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz isteminde hukuki destek

LimanLegal Hukuk Bürosu, Av. Coşkun GENÇ (İstanbul Barosu, Sicil No: 71680) yönetiminde, Kartal Cevizli'deki bürosundan ceza dosyalarında müdafilik ve vekillik hizmeti vermektedir. Bu yazının konusuna ilişkin çalışma başlıkları şunlardır:

  • Yargıtay ceza dairesi kararının itiraza elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi
  • Sanık müdafii olarak lehe itiraz istemi dilekçesinin hazırlanması
  • Katılan veya suçtan zarar gören vekili olarak süreye bağlı aleyhe itiraz istemi
  • Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına m. 308/A kapsamında istem
  • İstinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması
  • Kesinleşen hükümler bakımından diğer olağanüstü kanun yollarının değerlendirilmesi

Adres: Hukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No:66/A, D:15, 34865 Kartal/İstanbul · Telefon: +90 540 097 1035 · İletişim sayfası.

Yazar Hakkında

Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu'na kayıtlı (Sicil No: 71680) avukattır ve LimanLegal Hukuk Bürosu'nun sorumlu avukatıdır. Ceza muhakemesi, bilişim suçları, ekonomik suçlar ile gümrük ve ticaret hukuku alanlarında çalışmakta; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.

Yargıtay ceza dairesinin kararına karşı itiraz istemini mi değerlendiriyorsunuz?

Bu yolda ilk bakılacak şey takvimdir: dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği gün, istemin lehe mi aleyhe mi olduğu ve geçiş hükmünün hangi süreyi uygulattığı.

LimanLegal Hukuk Bürosu, daire kararını, tebliğnameyi ve temyiz dilekçenizi birlikte inceleyerek istemin dayanaklarını değerlendirir.

Hemen İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı nedir?

Yargıtay ceza dairesinin verdiği bir karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna başvurmasıdır. CMK m. 308'de düzenlenen bu yol olağanüstü kanun yollarındandır. Başsavcı re'sen veya ilgililerin istemi üzerine harekete geçebilir. Dosya önce kararına itiraz edilen daireye gider; daire kararını düzeltmezse itirazı Ceza Genel Kurulu inceler ve karara bağlar.

Sanık Yargıtay kararına doğrudan itiraz edebilir mi?

Hayır. CMK m. 308'e göre itiraz yetkisi yalnızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Sanık, müdafii ve diğer ilgililer Ceza Genel Kuruluna doğrudan başvuramaz; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından itiraz yoluna gitmesini isteyebilir. Başsavcılık istemi değerlendirir ve itiraz edip etmemeye kendisi karar verir. İstem, itirazın kendisi değil, Başsavcılığı harekete geçirmeye yönelik bir taleptir.

İtiraz isteminde kimler bulunabilir?

CMK m. 308/4'e göre istem; sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar, katılan, katılma isteği karara bağlanmamış olanlar ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır. Bu fıkra 7589 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle eklenmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kimsenin istemi olmadan re'sen itiraz etme yetkisi ise birinci fıkrada ayrıca düzenlenmiştir.

Sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar kimlerdir?

CMK m. 261'e göre avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir. CMK m. 262'ye göre de şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, sanığa açık olan kanun yollarına kendiliklerinden başvurabilir. Dolayısıyla müdafi, yasal temsilci ve eş, m. 308/4 kapsamında sanık adına itiraz isteminde bulunabilecek kişilerdir.

Katılan veya mağdur, sanığın aleyhine itiraz isteyebilir mi?

Evet. Katılan, katılma isteği karara bağlanmamış olan ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan kişiler m. 308/4'te istemde bulunabilecekler arasında sayılmıştır. Ancak sanığın aleyhine itiraz süreye bağlıdır: Başsavcı, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde itiraz edebilir. İstemin, Başsavcılığa inceleme zamanı bırakacak şekilde erken verilmesi gerekir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi ne kadardır?

7589 sayılı Kanun'la değişik CMK m. 308/1'e göre süre, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına teslim edildiği tarihten itibaren üç aydır. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Ceza Genel Kurulu kararlarında aktarılan önceki metinde süre, ilamın Başsavcıya verildiği tarihten itibaren bir aydı; 1 Haziran 2024'ten önce ise otuz gündü. Kurul bu sürenin hak düşürücü olduğunu ve süresinden sonra yapılan aleyhe itirazın reddedileceğini kabul etmiştir.

Sanık lehine itiraz isteminde süre var mı?

CMK m. 308/1'in son cümlesine göre sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Bu kural 7589 sayılı Kanun'dan önce de aynıydı ve korunmuştur. Bununla birlikte hükümlü cezaevindeyse ya da infaz başlamak üzereyse gecikmenin fiilî sonuçları ağır olabilir. Ayrıca aynı daire kararı için bu yol bir kez işletilebildiğinden, istemin bütün nedenleri içerecek şekilde hazırlanması gerekir.

Üç aylık yeni süre eski dosyalarda da uygulanır mı?

Geçiş hükmüne göre m. 308/1'de yapılan değişiklik, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır; daha önce teslim edilmiş dosyalarda önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. 7589 sayılı Kanun'un m. 308'i değiştiren 17. maddesi ile geçici 1. maddesi 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir. Ölçüt daire kararının tarihi değil, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihtir.

Hangi Yargıtay kararlarına karşı itiraz edilemez?

CMK m. 308/1 yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararlarını açıkça kapsam dışında tutmuştur. Ceza Genel Kurulu ayrıca kendi kararlarına karşı bu yola gidilemeyeceğini, maddenin kıyas yoluyla genişletilemeyeceğini kabul etmiştir. Kurulun önceki metin döneminde sonuca etkili olmayan hukuka aykırılıkları ve bazı ara kararları kapsam dışında sayan içtihadının yeni metinde nasıl uygulanacağı henüz belli değildir.

İstem dilekçesi nereye verilir?

İtiraz yetkisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına ait olduğundan istem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yöneltilir. CMK m. 308 dilekçenin şeklini ve içeriğini ayrıca düzenlememiştir. Dilekçede daire adı, esas ve karar numarası, karar tarihi, istemde bulunanın sıfatı, ileri sürülen hukuka aykırılıklar ve bunların sonuca etkisi açıkça yazılmalı; daire kararı, tebliğname ve temyiz dilekçesi eklenmelidir.

Başsavcılık itiraz istemini kabul etmek zorunda mı?

Hayır. Kanun, Başsavcının itiraz edebileceğini söyler; istem üzerine itiraz etmek bir zorunluluk olarak düzenlenmemiştir. Başsavcılık daire kararını ve istemde ileri sürülen nedenleri değerlendirerek itiraz edip etmemeye karar verir. CMK m. 308, itiraz etmeme yönündeki değerlendirmeye karşı bir başvuru yolu öngörmemiştir. İstem kabul edilmezse daire kararı olduğu gibi kalır.

İtirazı önce kim inceler?

CMK m. 308/2-3'e göre itiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. Daire mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler; yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Bu iki fıkra 2012 yılında 6352 sayılı Kanun'la maddeye eklenmiştir ve 7589 sayılı Kanun'la değiştirilmemiştir.

Ceza Genel Kurulu itirazı reddederse yeniden itiraz edilebilir mi?

Ceza Genel Kurulu 22.03.2022 tarihli, E. 2022/90, K. 2022/190 sayılı kararında, ret kararından sonra aynı ceza dairesi kararı için tekrar olağanüstü itiraz yoluna başvurulamayacağını belirtmiştir. Kurul, itiraz yetkisinin aynı daire kararı için bir kez kullanılabileceğini ve kendi kararlarına karşı itiraz edilebileceğine dair kanuni bir düzenleme bulunmadığını da kabul etmiştir.

İtiraz istemi vermek cezanın infazını durdurur mu?

CMK m. 308'de istemin veya itirazın infazı kendiliğinden durduracağına dair bir hüküm yoktur. Ceza Genel Kurulu 02.06.2020 tarihli, E. 2019/113, K. 2020/246 sayılı kararında, itirazı kabul edip hükmü bozduktan sonra infazına başlanmış cezanın infazının durdurulmasına karar vermiştir; onanan hüküm kesinleşmiştir; itiraz bunu kendiliğinden değiştirmez. Uygulamada infazın durdurulması, itirazı kabul eden dairenin veya Ceza Genel Kurulunun kararıyla gündeme gelmektedir.

Lehe itiraz üzerine sanığın aleyhine karar çıkabilir mi?

Ceza Genel Kurulu 20.10.2009 tarihli, E. 2009/191, K. 2009/240 sayılı kararında, Kurulun itiraz sebebiyle bağlı olmadığını, ancak sanık lehine yapılmış bir itiraz üzerine sanık aleyhine sonuç doğmasının kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Bu yaklaşım, süreye bağlı olmayan lehe itirazın, süresi geçmiş bir aleyhe itirazın yerine kullanılmasını engeller.

İstinaf mahkemesinin kesin kararına karşı da böyle bir yol var mı?

Evet. CMK m. 308/A'ya göre bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re'sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Daire kararını düzeltmezse itirazı ceza daireleri başkanlar kurulu inceler; kurulun kararı kesindir.

Başsavcının itirazı ile kanun yararına bozma arasındaki fark nedir?

Kanun yararına bozma, CMK m. 309'a göre istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümler içindir ve Adalet Bakanlığının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı bildirimiyle işler. Başsavcının m. 308'deki itirazı ise Yargıtay ceza dairesinin temyiz veya kanun yararına bozma incelemesi sonunda verdiği karara yöneliktir; daire kararını düzeltmezse itiraz Ceza Genel Kurulunda sonuçlanır. Dosyanın temyizden geçip geçmediği hangi yolun açık olduğunu belirler.

İstanbul'da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz istemi için hangi avukata başvurabilirim?

İstem dilekçesi için ceza muhakemesi ve kanun yolları alanında çalışan, baroya kayıtlı bir avukatla görüşülmelidir. Örnek olarak LimanLegal Hukuk Bürosu, Av. Coşkun GENÇ (İstanbul Barosu, Sicil No: 71680) yönetiminde Kartal Cevizli'deki bürosundan ceza dosyalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır. Görüşmeye Yargıtay daire kararı, tebliğname ve temyiz dilekçesiyle gidilmesi, sürenin ve istemin yönünün belirlenmesini kolaylaştırır.

Başsavcılık yaptığı itirazı geri alabilir mi?

Evet. Ceza Genel Kurulu, itiraz yetkisi yalnızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına ait olduğu için Başsavcının, itiraz sanık lehine veya aleyhine olsun, herhangi bir tarafın onayına gerek olmaksızın itirazından vazgeçebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.10.2013, E. 2013/318, K. 2013/395). Kurul, Cumhuriyet savcısının sanık lehine başvurusundan sanığın rızası olmadan vazgeçilemeyeceğine ilişkin olağan kanun yolu kuralının bu yola uygulanamayacağını belirtmiştir. Kurul karar verinceye kadar yapılan geri almada dosya incelenmeksizin Başsavcılığa iade edilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15.02.2024, E. 2024/64, K. 2024/75).

Daire itirazı kısmen kabul ederse ne olur?

Ceza Genel Kurulu 22.03.2022 tarihli kararında, öğretiye de dayanarak, kararına itiraz edilen dairenin itirazı kısmen kabul edebileceğini aktarmıştır. Bu durumda Başsavcı ile dairenin uzlaşamadığı noktalar hakkında karar verilmesi için dosya Ceza Genel Kuruluna gelir. Aynı kararda, dairenin itiraz üzerine verdiği karara yeniden itiraz edilebileceği ve bu ikinci itirazda dosyanın doğrudan Ceza Genel Kuruluna gideceği belirtilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.03.2022, E. 2022/90, K. 2022/190).

Önemli: Bu yazı 25 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metinler esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. m. 308'deki değişiklik 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girdiğinden, yeni m. 308/1 ve m. 308/4'e ilişkin Ceza Genel Kurulu içtihadı henüz oluşmamıştır; yazıda aktarılan kararlar önceki metin döneminde verilmiştir ve otuz günlük ve bir aylık sürelere ilişkin tespitler yeni üç aylık süreye doğrudan aktarılırken dikkatli olunmalıdır. Somut dosyanız için bir avukattan destek almanız önerilir.


Kaynaklar ve dayanaklar
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 260, 261, 262, 308, 308/A, 309, 310, 311 (mevzuat.gov.tr)
— 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun m. 17 ve geçiş hükmü (RG: 31/7/2026-33326)
— 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun m. 99
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.06.2024, E. 2021/272, K. 2024/204
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.03.2022, E. 2022/90, K. 2022/190
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 23.11.2021, E. 2019/568, K. 2021/583
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 02.06.2020, E. 2019/113, K. 2020/246
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 07.05.2019, E. 2017/4, K. 2019/383
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15.05.2018, E. 2016/1322, K. 2018/220
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.12.2013, E. 2013/210, K. 2013/588
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.10.2009, E. 2009/191, K. 2009/240
— Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 09.10.2017, E. 2017/14023, K. 2017/12352

Bu yazı Av. Coşkun GENÇ tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Tüm Ceza Hukuku makaleleri →