Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri ve Cezadan Mahsup Hesabı (CMK m. 109/3-j)
Av. Coşkun GENÇ · LimanLegal Hukuk Bürosu · 28 Ekim 2026 · Okuma süresi: yaklaşık 19 dakika
Konutu terk etmeme (ev hapsi) tedbiri altında geçen her iki gün, sonradan verilen hapis cezasından bir gün olarak düşülür. Bu oran, 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin altıncı fıkrasına eklediği cümleye dayanır. Tedbir, tutuklama sebepleri bulunan şüpheli veya sanığın cezaevine konulmak yerine konutunda tutulmasıdır ve çoğunlukla elektronik kelepçe ile izlenir. Anayasa Mahkemesi bu tedbiri seyahat özgürlüğünün değil kişi hürriyetinin sınırlaması olarak kabul etmektedir. Kartal / İstanbul'da ceza yargılaması alanında çalışan LimanLegal Hukuk Bürosu olarak bu yazıda tedbirin şartlarını, izin ve ihlal rejimini, Türk Ceza Kanunu m. 63 ile birlikte mahsup hesabını ve beraat hâlinde tazminat imkânını kanun metni, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.
Kısa cevaplar: ev hapsi ve mahsup
- Dayanağı nedir? CMK m. 109/3-j: "Konutunu terk etmemek." Bent, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'la eklendi.
- Cezadan düşülür mü? Evet. Ev hapsinde geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün sayılır (CMK m. 109/6, son cümle).
- Diğer adli kontrol türleri düşülür mü? Hayır. Kural, adli kontrolde geçen sürenin mahsup edilmemesidir; istisnalar yalnızca (e) ve (j) bentleridir.
- Tutukluluk ve gözaltı nasıl sayılır? TCK m. 63 uyarınca gün gün, tam olarak; ev hapsi ise yarı oranda hesaba katılır.
- Adli para cezasında ne olur? TCK m. 63'e göre mahsupta bir gün beş yüz Türk lirası sayılır.
- Mahsubu kim yapar? Hükümde gösterilmemişse infaz aşamasında gözetilebilir; hesap tereddüdünde infaz hâkimliğine başvurulur (5275 sayılı Kanun m. 98/1-b).
- Ev hapsi özgürlükten yoksunluk mu? Anayasa Mahkemesi'ne göre evet; tedbir Anayasa m. 19'daki kişi hürriyetine müdahale niteliğindedir.
- Beraat edersem tazminat alır mıyım? 1/6/2024'ten sonra kesinleşen kararlarda CMK m. 141/1-l uyarınca isteyebilirsiniz.
Konutu terk etmeme (ev hapsi) tedbiri nedir?
Konutu terk etmeme, adli kontrol yükümlülüklerinden biridir ve şüpheli veya sanığın yargı merciinin belirlediği konutta, mazereti veya izni olmadan dışarı çıkmaksızın yaşamasını zorunlu kılar. Uygulamada "ev hapsi" diye anılsa da kanundaki adı budur; ceza değil, yargılama süresince uygulanan bir koruma tedbiridir. Kişi hakkında henüz bir mahkûmiyet yoktur.
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m. 56/1-ç tedbiri, belirlenen konutun mazereti olmaksızın veya izin almaksızın terk edilmemesi olarak tanımlar; mazeret ve izin kavramları ihlal tartışmasının da çerçevesini çizer.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 109 – Adlî kontrol (ilgili fıkralar; dipnot işaretleri çıkarılmıştır)
(...)
(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
(...)
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
(...)
j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek.
(...)
(6) Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/15 md.) Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.
(...)
Ev hapsi hangi şartlarla ve kimlere uygulanır?
Ev hapsine karar verilebilmesi için CMK m. 100'deki tutuklama sebeplerinin bulunması gerekir; tedbir, tutuklamanın yerine geçen bir alternatiftir. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde davaya bakan mahkeme karar verir (m. 110/1 ve 110/3). Kanun dört ayrı grubu açıkça sayar:
- Tutuklama sebepleri bulunan ve tutuklanması yerine adli kontrol yeterli görülen şüpheli veya sanık (m. 109/1).
- Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerdeki şüpheli veya sanık (m. 109/2).
- Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettiremeyeceği 5275 sayılı Kanun m. 16/3 uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli (m. 109/4).
- Kanundaki azami tutukluluk süresi dolduğu için salıverilen kişi (m. 109/7).
Anayasa Mahkemesi, Genel Kurul kararıyla tedbirin niteliğini belirlemiştir. Mahkemeye göre ölçüt sınırlamanın türü değil, derecesi ve yoğunluğudur; tedbir, kişinin fiziksel özgürlük alanını konutun içiyle sınırladığı, gün boyu kesintisiz sürdüğü ve uyulmadığında tutuklamaya yol açabildiği için kişi hürriyetine müdahaledir:
"Anılan tedbirin bu niteliği, uygulanış şekli ve özellikleri itibarıyla hareket serbestisi üzerindeki sınırlayıcı etkisinin derece ve yoğunluk olarak seyahat özgürlüğüne göre oldukça ileri bir boyutta olduğu, dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahale teşkil ettiği sonucuna varmak gerekir."Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul), Esra Özkan Özakça, B. No: 2017/32052, 8/10/2020, § 76
Bu kararda ihlal sonucuna oy çokluğuyla varılmıştır; ancak karşı oy yazısı da tedbirin kişi hürriyetine müdahale teşkil ettiği yönündeki çoğunluk görüşüne katıldığını açıkça belirtmiştir. Ayrılık, somut olayda kuvvetli suç şüphesinin bulunup bulunmadığına ilişkindir. Sonuç olarak ev hapsi kararı da tutuklama gibi kanuni dayanak, kuvvetli suç şüphesi, meşru amaç ve ölçülülük yönünden denetlenir:
"Konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin ölçülü olduğunun söylenebilmesi için tutuklamaya alternatif olan, temel hak ve özgürlükler üzerinde daha hafif müdahale teşkil eden diğer adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmaması gerekir."Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul), Esra Özkan Özakça, B. No: 2017/32052, 8/10/2020, § 83
İmza veya yurt dışı çıkış yasağı gibi daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kaldığı kararda gösterilmemişse ölçülülük tartışmaya açıktır; adli kontrol kararlarına itiraz edilebilir (CMK m. 111/2).
Elektronik izleme (kelepçe) nasıl uygulanır ve dayanağı nedir?
Ev hapsi çoğunlukla elektronik cihazla izlenir; bunun kanuni dayanağı CMK değil, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m. 15/A ve bu Kanun'a dayanan Yönetmelik'tir. CMK'da elektronik izlemeye ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi de, adli kontrolün infazında elektronik kelepçe uygulamasının kanuni dayanağının 5402 sayılı Kanun m. 15/A ile Yönetmelik m. 57/5 olduğunu tespit eden önceki kararına atıf yapmıştır (Pelin Akbaş Yeşil, B. No: 2021/3178, 10/1/2024, § 16).
5402 sayılı Kanun m. 15/A/1'e göre şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi elektronik cihazların kullanılması suretiyle de yerine getirilebilir; izleme, kişinin rızasıyla kendisine ait cihazla da yapılabilir. Esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir (m. 15/A/2).
Yönetmelik m. 57/5, konutu terk etmeme dâhil bazı adli kontrol tedbirlerinin elektronik cihazlarla izlenebileceğini öngörür. M. 103/3-a'ya göre bu izleme, kişinin yaşadığı konutun çevresi sistem haritasında kısıtlı alan hâline getirilerek, kararda belirtilen zaman diliminde yükümlünün konutta bulunup bulunmadığının takibiyle yapılır.
İzleme, rıza alınarak yükümlünün kendi cihazıyla da yapılabilir (Yönetmelik m. 103/1). İhlal tespiti çoğu zaman bu sistemin kayıtlarına dayandığından cihaz arızası, sinyal kaybı veya konutun haritada hatalı işaretlenmesi, ihlal iddiasına karşı ilk incelenecek noktalardır.
Ev hapsi, 5275 sayılı Kanun m. 110'daki özel infaz usulüyle cezanın konutta çektirilmesiyle karıştırılmamalıdır. İkincisi kesinleşmiş cezanın infazıdır; CMK m. 109/6'daki iki gün bir gün kuralı ona uygulanmaz ve bu usulle geçirilen süre infaz aşamasında tam olarak mahsup edilir (5275 sayılı Kanun m. 110/7).
Çalışma, okul ve tedavi için konuttan çıkılabilir mi?
Çıkılabilir; ancak kural olarak önceden yargı merciinden izin alınması gerekir. CMK m. 110/2, hâkime yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırma, değiştirme ya da şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutma yetkisi verir. Hastane, sınav, cenaze veya zorunlu iş gibi öngörülebilen durumlarda bu fıkraya dayanarak geçici muafiyet istenmelidir.
Yönetmelik m. 43/7'ye göre adli kontrol altındaki şüpheli veya sanıkların izin talepleri, Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla ilgili yargı merciine iletilir; yani izin kararını denetimli serbestlik müdürlüğü değil, tedbiri veren hâkim veya mahkeme verir.
Anayasa Mahkemesi, tedbirin ölçülülüğünü değerlendirirken izin imkânını da hesaba katmaktadır:
"Zira konutta kesintisiz olarak bulunmak zorunlu olsa da kişilerin konutta yaşayan ya da konuta gelen diğer kişilerle sosyal hayatını devam ettirmesinde veya her türlü bireysel ya da kitlesel iletişim araçlarını kullanmasında bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca tedavi olma vb. kimi durumlarda kişilerin izinli sayılarak konutunu terk etmesine izin verilebilmektedir."Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm), Pelin Akbaş Yeşil, B. No: 2021/3178, 10/1/2024, § 24
Düzenli çalışma veya okula devam ihtiyacı varsa, tek tek izin istemek yerine tedbirin içeriğinin değiştirilmesi talep edilebilir. Yönetmelik m. 103/3-d, eğitim veya bir iş sözleşmesine dayanarak çalışma gibi yükümlünün belirli zamanlarda belirli bölgelerde bulunmasının zorunlu olduğu hâllerde, bu bölgelerin sistem haritasında işaretlenerek izlemenin sürdürülebileceğini öngörür. Mahsup oranının saatle sınırlı kısmi rejimlerde nasıl uygulanacağı kanunda düzenlenmemiştir; bu nedenle tedbir değiştirilirken kararın hâlâ "konutunu terk etmemek" bendine dayandığı açıkça yazdırılmalıdır.
Ev hapsi ihlal edilirse ne olur? (CMK m. 112)
Ev hapsini isteyerek ihlal eden kişi hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir; ancak tutuklama zorunlu değildir. Kanun "verebilir" der ve ihlalin "isteyerek" yapılmasını arar.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 112 – Tedbirlere uymama
(1) Adlî kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/16 md.) Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de tutuklama kararı verebilir.
(2) (Ek: 24/11/2016-6763/24 md.) Birinci fıkra hükmü, azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali hâlinde de uygulanabilir. Ancak, bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz.
İhlal bildirimi idari bir süreçle başlar. Yönetmelik m. 57/2'ye göre tebligata rağmen mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak tedbirin gereklerini yerine getirmeyen veya tedbiri ihlal eden şüpheli veya sanık hakkında, uyarılmaksızın dosya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla ilgili yargı merciine gönderilir; karar gelene kadar tedbirin infazına devam edilir. Uyarı aşaması olmadığından, zorunlu bir çıkış yapılmışsa mazeretin belgeleriyle birlikte vakit kaybetmeden hem denetimli serbestlik müdürlüğüne hem de dosyanın bulunduğu mahkemeye bildirilmesi gerekir.
İhlal üzerine tutuklanan kişinin ev hapsinde geçirdiği süre kaybolmaz; o dönem iki gün bir gün, sonraki tutukluluk ise tam olarak hesaba katılır.
Ev hapsi ne kadar sürebilir? Periyodik inceleme ve azami süre

Ev hapsi süresiz değildir: devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenir (m. 110/4) ve adli kontrolün toplam süresi m. 110/A ile sınırlandırılmıştır. Azami süre bütün adli kontrol yükümlülükleri için ortaktır; kanun, konutu terk etmeme için ayrı ve daha kısa bir üst sınır öngörmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 110/A – Adli kontrol altında geçecek süre
(Ek:8/7/2021-7331/17 md.)
(1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir.
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, adli kontrol süresi en çok üç yıldır. Bu süre, zorunlu hâllerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez.
(3) Bu maddede öngörülen adli kontrol süreleri, çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.
Dört aylık incelemelerin yapılıp yapılmadığı ve uzatma kararlarının gerekçeli olup olmadığı özellikle denetlenmelidir. Sürenin başlangıcı, kanun yolu aşamasındaki durum ve uzatmanın hesabı için Azami Adli Kontrol Süresi Ne Kadar? ve birden fazla suç isnadı bulunan dosyalar için Aynı Dosyada Birden Fazla Suç İsnadı Hâlinde Adli Kontrol Süresinin Hesabı başlıklı yazılarımıza bakılabilir.
Ev hapsinde geçen süre cezadan düşülür mü? (TCK m. 63 ve CMK m. 109/6)

Düşülür; ancak tam olarak değil, yarı oranda. Genel kural TCK m. 63'tedir: hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir. CMK m. 109/6 ise adli kontrolü bu genel kuralın dışında tutar, (e) ve (j) bentlerini istisna eder ve ev hapsi için ayrı bir oran koyar: her iki gün bir gün.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 63 – Mahsup (dipnot işareti çıkarılmıştır)
(1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün beşyüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.
TCK m. 63'te ev hapsine özgü bir oran yoktur; oran yalnızca CMK m. 109/6'da yer alır. İki hükmün değişiklik geçmişi aşağıdadır:
| Tarih | Değiştiren kanun | Değişiklik |
|---|---|---|
| 2/7/2012 (RG 5/7/2012) | 6352 sayılı Kanun m. 98 | CMK m. 109/3'e (j) "Konutunu terk etmemek", (k) ve (l) bentleri eklendi |
| 8/7/2021 (RG 14/7/2021) | 7331 sayılı Kanun m. 15 | CMK m. 109/6'daki "(e) bendinde" ibaresi "(e) ve (j) bentlerinde" olarak değiştirildi ve iki gün bir gün cümlesi eklendi |
| 2/3/2024 (RG 12/3/2024) | 7499 sayılı Kanun m. 37 | TCK m. 63'te adli para cezası mahsubundaki "yüz" ibaresi "beşyüz" olarak değiştirildi |
| 2/3/2024 (RG 12/3/2024) | 7499 sayılı Kanun m. 12 | CMK m. 141/1'e ev hapsi ve tedavi tedbirinden sonra beraat edenler için (l) bendi eklendi |
7331 sayılı Kanun'dan önce bazı mahkemeler, m. 109/6'nın o tarihteki metnine dayanarak ev hapsinde geçen sürenin mahsubunu reddediyordu. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, bu yönde bir ret kararına karşı yapılan başvuruyu, kanun değişikliğinden sonra mahsubun infaz hâkimliğinden yeniden istenebileceği gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur. Başvuruya konu tedbir 2015–2018 arasında uygulanmıştı:
"Buna göre başvurucu, anılan düzenlemeler uyarınca konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinde geçen sürenin mahkûmiyet hükmündeki hapis cezası süresinden mahsubunu yeniden isteyebilecektir. Dolayısıyla başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolunun devreye girdiği anlaşılmaktadır."Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul), Bahadır Öztürk, B. No: 2019/5896, 21/10/2021, § 41 (RG: 16/12/2021-31691)
Karar oybirliğiyle verilmiştir. Mahkeme aynı yaklaşımı, mahsup talebinin reddi ve bu karara itirazın reddi kararlarının 2020'de verildiği bir başka başvuruda da sürdürmüştür (Kerim Tosun, B. No: 2020/10211, 3/2/2022, §§ 25-27). Ev hapsi 7331 sayılı Kanun'dan önce uygulanmış ve mahsubu reddedilmiş hükümlü, infaz hâkimliğine başvurarak mahsubu yeniden isteyebilir.
Mahsup nasıl hesaplanır? Örnek senaryolar
Hesap üç adımdan oluşur: gözaltı ve tutuklulukta geçen günler tam olarak, ev hapsinde geçen günler ikiye bölünerek toplanır; bulunan toplam, hükmolunan hapis cezasından düşülür. Adli para cezasında ise her mahsup günü beş yüz Türk lirası olarak indirilir. İmza, yurt dışı çıkış yasağı, belirli bölgeyi terk etmeme gibi diğer adli kontrol yükümlülüklerinde geçen süre hesaba hiç girmez.
| Senaryo | Özgürlüğü sınırlayan süreler | Hesap | Mahsup edilecek süre |
|---|---|---|---|
| 1. Yalnız ev hapsi | 90 gün konutu terk etmeme | 90 ÷ 2 | 45 gün |
| 2. Gözaltı ve ev hapsi | 2 gün gözaltı + 120 gün ev hapsi | 2 + (120 ÷ 2) | 62 gün |
| 3. Gözaltı, tutukluluk ve ev hapsi | 3 gün gözaltı + 60 gün tutukluluk + 180 gün ev hapsi | 3 + 60 + (180 ÷ 2) | 153 gün |
| 4. İhlal sonrası yeniden tutuklama | 100 gün ev hapsi + ihlal üzerine 30 gün tutukluluk | (100 ÷ 2) + 30 | 80 gün |
| 5. Tek sayılı ev hapsi günü | 45 gün ev hapsi | 45 ÷ 2 | 22,5 gün; küsuratın nasıl ele alınacağı kanunda düzenlenmemiştir |
| 6. Ev hapsi ve imza yükümlülüğü | 60 gün ev hapsi + 200 gün imza | (60 ÷ 2) + 0 | 30 gün; imza süresi mahsup edilmez |
| 7. Adli para cezası | 100 gün ev hapsi | (100 ÷ 2) × 500 TL | 25.000 TL indirim (TCK m. 63, ikinci cümle ile birlikte) |
Tablodaki günler takvim günüdür ve örnek amaçlıdır; koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri müddetnamede ayrıca hesaplanır. Yedinci satırdaki hesap, CMK m. 109/6 ile TCK m. 63'ün ikinci cümlesinin birlikte uygulanmasıdır; bu konuda yerleşik bir Yargıtay içtihadı tespit edilememiştir ve infaz hâkimliğinin değerlendirmesi belirleyici olacaktır.
Hesabı kendiniz yapın. Ev hapsinin başlangıç ve bitiş tarihlerini, denetimli serbestlik müdürlüğünün kayıtlarından ve adli kontrol kararlarından teyit edin. Tedbirin fiilen başladığı tarih, kelepçenin takıldığı gün ile kararın tarihi arasında fark olabilir; bu fark müddetnamede doğru yansıtılmalıdır.
Gözaltı, tutukluluk ve ev hapsi birlikteyse hangi günler sayılır?
Her özgürlük sınırlaması kendi oranıyla ve yalnızca bir kez sayılır. TCK m. 63, gözaltı ve tutukluluğu tam olarak hesaba katar; CMK m. 109/6 ise ev hapsinin yalnızca yarısını sayar. Aynı takvim gününe denk gelen iki ayrı sınırlama iki kez mahsup edilemez. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, mahsubun zaman şartı gerçekleşmediği hâlde mahsup yapılan bir dosyada kararı kanun yararına bozmuş; ayrıca farklı dosyalardaki gözaltıların aynı güne denk geldiğini ve bu günün üç kez sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 16.02.2015, E. 2014/22581, K. 2015/2620).
Ev hapsi çoğu zaman tahliyeyle aynı gün başlar. Kanunda kısmi günler için özel bir kural bulunmadığından, bu günün müddetnamede iki kez sayılıp sayılmadığı kontrol edilmeli; tereddütte infaz hâkimliğine başvurulmalıdır.
Başka bir dosyada uygulanan ev hapsinin mahsubu da mümkündür; ancak bir zaman şartı vardır. TCK m. 63'teki "bütün haller" ifadesi, yalnız tutukluluğu değil, şartları varsa şahsi hürriyeti sınırlayan bütün hâlleri kapsar. Yargıtay, başka bir hükümlülük nedeniyle tutuklu kalınan süreye ilişkin bir olayda, başka dosyadaki sürenin mahsubu için aranan şartı şöyle ifade etmiştir; kanaatimizce aynı şart ev hapsi bakımından da geçerlidir:
"Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir."Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 28.11.2025, E. 2025/7600, K. 2025/8364
Aynı kararda Dairece yerinde görülen kanun yararına bozma isteminde, özgürlüğün sınırlandığı dosyanın beraatle mi yoksa mahkûmiyetle mi sonuçlandığının mahsup bakımından önem taşımadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla beraatle biten bir dosyada ev hapsinde kalan kişi, zaman şartı gerçekleşmişse bu sürenin yarısını başka bir dosyadaki cezasından düşürtmeyi isteyebilir. Mahsup ile tazminat arasındaki ilişki de gözden kaçmamalıdır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, koruma tedbiri nedeniyle açılan bir tazminat davasında, infaz edilen sürenin davacının başka bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmamasını eksik inceleme sayarak hükmü bozmuştur (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 17.09.2018, E. 2018/3977, K. 2018/8290).
Mahsup nerede ve nasıl istenir?

Mahsup hükümde gösterilmese bile hak kaybolmaz; infaz aşamasında gözetilir. Yargıtay, mahkûmiyet hükmünde mahsuba yer verilmemesini tek başına bozma sebebi saymamaktadır:
"Sanığın gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süreler TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür."Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 15.02.2022, E. 2021/10124, K. 2022/539
Bununla birlikte ev hapsinin tarihleri ve süresi kararda yer almalıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi yakın tarihli bir kararında şu eksikliği, diğer bozma sebepleriyle birlikte kanuna aykırı bulmuştur:
"Sanığın gözaltında kaldığı, ayrıca hakkında konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığı anlaşılmakla buna ilişkin tarih ve sürelerin gerekçeli karar başlığına yazılmaması"Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 07.05.2026, E. 2023/24215, K. 2026/9833
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 02.12.2024 tarihli, E. 2023/8104, K. 2024/7991 sayılı kararında, ev hapsinde geçen sürenin mahsubunu temyiz sebebi olarak ileri süren sanığın itirazını, adli kontrolde geçen sürenin mahsubuna ilişkin TCK m. 63'te yasal bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görmemiştir; gerekçede CMK m. 109/6'ya değinilmemiştir. Bu nedenle mahsubu, infaz aşamasında ve CMK m. 109/6'nın son cümlesine açıkça dayanarak istemek daha güvenlidir.
İnfaz aşamasındaki başvuru yolları şunlardır:
| Durum | Başvuru yeri | Dayanak |
|---|---|---|
| Hüküm kesinleşti, müddetnamede ev hapsi süresi hiç düşülmemiş | İnfaz hâkimliği | 5275 sayılı Kanun m. 98/1-b; 4675 sayılı Kanun m. 4/6 |
| Ev hapsi düşülmüş, ancak gün sayısı veya oran hatalı | İnfaz hâkimliği (çektirilecek cezanın hesabında duraksama) | 5275 sayılı Kanun m. 98/1-b |
| Hükmün yorumunda duraksama var | Hükmü veren mahkeme | 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a |
| İnfaz hâkimliği talebi reddetti | Yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz | 4675 sayılı Kanun m. 6 (Anayasa Mahkemesi'nin Bahadır Öztürk kararında aktarıldığı şekliyle) |
| İtiraz da reddedildi ve karar kesinleşti | Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma talebi; kişi hürriyeti yönünden bireysel başvuru | CMK m. 309; 6216 sayılı Kanun m. 45 |
5275 sayılı Kanun m. 98/2 uyarınca bu başvurular cezanın infazını kendiliğinden ertelemez; mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Beraat hâlinde ev hapsi için tazminat istenebilir mi? (CMK m. 141/1-l)
İstenebilir. Ev hapsi uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, 7499 sayılı Kanun'la eklenen (l) bendi uyarınca maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141/1-l ve geçici m. 6/3
m. 141/(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
(...)
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
Geçici m. 6/(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 141 inci maddede yapılan düzenlemeler, 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır.
Kararı veren merci, (l) bendindeki hâllerde ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir (m. 141/2). İstem süresi ve başvuru mercii bakımından CMK m. 142 hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır. Ev hapsi kararına karşı kişi hürriyeti yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru için Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: Ceza Dosyası Rehberi başlıklı yazımıza bakılabilir.
Şüpheli, sanık ve müdafi için kontrol listesi
- Kararın hangi bende dayandığını okuyun. Mahsup yalnızca (j) bendi, yani "konutunu terk etmemek" için geçerlidir. Gece saatlerine sınırlı veya bölge yasağı biçimindeki kararların dayanağı açıkça yazılmalıdır.
- Ölçülülüğe itiraz edin. İmza veya yurt dışı çıkış yasağı gibi daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kaldığı gösterilmemişse CMK m. 111 uyarınca itiraz edin.
- Başlangıç tarihini belgeleyin. Kararın tarihi, tebliğ tarihi ve kelepçenin takıldığı gün farklı olabilir; denetimli serbestlik müdürlüğünden kayıt isteyin.
- İzni önceden alın. Hastane, sınav, iş ve cenaze gibi zorunlu çıkışlar için m. 110/2 uyarınca yargı merciinden geçici muafiyet isteyin.
- Zorunlu çıkışı hemen bildirin. Yönetmelik uyarınca uyarı aşaması yoktur; mazeret belgelerini gecikmeden müdürlüğe ve mahkemeye sunun.
- Dört aylık incelemeyi takip edin. M. 110/4'teki inceleme yapılmamışsa veya gerekçesizse kaldırma talebinde bulunun.
- Azami süreyi hesaplayın. M. 110/A'daki sürenin dolup dolmadığını uzatma kararlarıyla birlikte kontrol edin.
- Karar başlığını kontrol edin. Gerekçeli kararda gözaltı, tutukluluk ve ev hapsi tarihlerinin yazılı olup olmadığına bakın; eksikse kanun yolunda ileri sürün.
- Müddetnameyi denetleyin. Ev hapsi günlerinin yarısının düşülüp düşülmediğini, aynı günün iki kez sayılıp sayılmadığını kontrol edin; hata varsa infaz hâkimliğine başvurun.
- Beraatte tazminat hakkını not edin. 1/6/2024'ten sonra kesinleşen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararında CMK m. 141/1-l süresini kaçırmayın.
LimanLegal Hukuk Bürosu: ev hapsi, itiraz ve mahsup başvurularında hukuki destek
LimanLegal Hukuk Bürosu, Av. Coşkun GENÇ (İstanbul Barosu, Sicil No: 71680) yönetiminde, Kartal Cevizli'deki bürosundan İstanbul Anadolu Adliyesi başta olmak üzere İstanbul genelinde ceza dosyalarında müdafilik ve vekillik hizmeti vermektedir. Konutu terk etmeme tedbirine ilişkin çalışma konuları şunlardır:
- Sulh ceza hâkimliği ve mahkeme kararlarına karşı ev hapsi itirazı (CMK m. 111)
- Tedbirin kaldırılması, hafifletilmesi veya imza yükümlülüğüne çevrilmesi talepleri
- Çalışma, eğitim ve tedavi için geçici muafiyet ve izin dilekçeleri (CMK m. 110/2)
- İhlal bildirimleri üzerine mazeret beyanı ve m. 112 kapsamındaki tutuklama kararlarına itiraz
- Müddetname kontrolü ve infaz hâkimliğinde mahsup başvurusu
- Beraat sonrasında CMK m. 141/1-l kapsamında tazminat istemi
Adres: Hukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No:66/A, D:15, 34865 Kartal/İstanbul · Telefon: +90 540 097 1035 · İletişim sayfası.
Yazar Hakkında
Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu'na kayıtlı (Sicil No: 71680) avukattır ve LimanLegal Hukuk Bürosu'nun sorumlu avukatıdır. Ceza muhakemesi, bilişim suçları, ekonomik suçlar ile gümrük ve ticaret hukuku alanlarında çalışmakta; soruşturma, kovuşturma, infaz ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Ev hapsi kararı veya mahsup hesabıyla ilgili bir sorununuz mu var?
Ev hapsinde her gün önemlidir: kararın gerekçesi itirazı, başlangıç ve bitiş tarihleri mahsubu, dosyanın sonucu ise tazminatı belirler.
LimanLegal Hukuk Bürosu, ev hapsi kararına itiraz, izin ve ihlal süreçleri ile müddetnamedeki mahsup hesabını tarih ve belgeler üzerinden birlikte değerlendirir.
Hemen İletişime GeçinSıkça Sorulan Sorular (SSS)
Ev hapsi nedir, hangi maddede düzenlenir?
Ev hapsi, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 109/3-j'de düzenlenen konutunu terk etmeme yükümlülüğünün uygulamadaki adıdır. Tutuklama sebepleri bulunan şüpheli veya sanık, cezaevine konulmak yerine yargı merciinin belirlediği konutta, mazereti veya izni olmadan dışarı çıkmamak kaydıyla tutulur. Bu bir ceza değil, yargılama süresince uygulanan bir adli kontrol tedbiridir ve çoğunlukla elektronik kelepçe ile izlenir.
Ev hapsinde geçen süre cezadan düşülür mü?
Evet. CMK m. 109/6'nın 7331 sayılı Kanun'la eklenen son cümlesine göre konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır. Örneğin 120 gün ev hapsinde kalan kişinin hapis cezasından 60 gün düşülür. Gözaltı ve tutuklulukta geçen günler ise TCK m. 63 uyarınca tam olarak sayılır.
Ev hapsi mahsup hesabı nasıl yapılır?
Önce gözaltı ve tutuklulukta geçen günler tam olarak toplanır. Ardından ev hapsinde geçen gün sayısı ikiye bölünerek bu toplama eklenir. Bulunan sonuç hükmolunan hapis cezasından düşülür. Örneğin 3 gün gözaltı, 60 gün tutukluluk ve 180 gün ev hapsi bulunan kişide 153 gün mahsup edilir. İmza ve yurt dışı yasağı gibi diğer yükümlülükler hesaba girmez.
İmza yükümlülüğü veya yurt dışı çıkış yasağı cezadan düşülür mü?
Hayır. CMK m. 109/6'nın birinci cümlesine göre adli kontrol altında geçen süre şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu kuralın istisnaları yalnızca tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğüdür. İmza, yurt dışına çıkamama, belirli bölgeyi terk etmeme ve diğer yükümlülüklerde geçen süre mahsup edilmez.
7331 sayılı Kanun'dan önceki ev hapsi süreleri de düşülür mü?
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 2015 ile 2018 arasında ev hapsinde kalan ve mahsup talebi reddedilen bir hükümlünün başvurusunda, 7331 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonrasında mahsubun infaz hâkimliğinden yeniden istenebileceğini, bunun etkili bir yol olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle değişiklikten önce uygulanmış ev hapsi için de infaz hâkimliğine başvurulması mümkündür.
Ev hapsi adli para cezasından da düşülür mü?
TCK m. 63'e göre adli para cezasına hükmedilmesi durumunda mahsupta bir gün beş yüz Türk lirası sayılır. CMK m. 109/6 ile birlikte uygulandığında 100 gün ev hapsi 50 mahsup gününe, bu da 25.000 TL indirime karşılık gelir. Bu birlikte uygulamaya ilişkin yerleşik bir Yargıtay içtihadı tespit edilemediğinden infaz hâkimliğinin değerlendirmesi belirleyicidir.
Mahkeme hükümde mahsuba yer vermezse ne olur?
Hak kaybolmaz. Yargıtay, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin hükümde mahsup edilmemesini, infaz aşamasında gözetilebileceği gerekçesiyle bozma sebebi saymamaktadır. Ancak ev hapsinin tarih ve süreleri gerekçeli karar başlığında gösterilmelidir; Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu eksikliği kanuna aykırı bulmuştur. Müddetnamede hata varsa infaz hâkimliğine başvurulur.
Mahsup için nereye başvurulur?
Çektirilecek cezanın hesabında duraksama varsa 5275 sayılı Kanun m. 98/1-b uyarınca infaz hâkimliğine başvurulur. Hükmün yorumunda duraksama varsa başvuru yeri hükmü veren mahkemedir. İnfaz hâkimliğinin kararına karşı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu başvurular infazı kendiliğinden durdurmaz; merci ayrıca erteleme veya durdurma kararı verebilir.
Başka bir dosyadaki ev hapsi bu cezadan düşülebilir mi?
Koşulları varsa düşülebilir. Yargıtay'a göre başka bir dosyada şahsi hürriyeti sınırlayan sürenin mahsubu için, mahsup istenen mahkûmiyete ait suçun, özgürlüğün sınırlandığı dosyada verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olması gerekir. Özgürlüğün sınırlandığı dosyanın beraat veya mahkûmiyetle sonuçlanması bu bakımdan önem taşımaz. Aynı gün iki kez mahsup edilemez.
Ev hapsindeyken hastaneye veya işe gidebilir miyim?
Kural olarak önceden yargı merciinden izin almanız gerekir. CMK m. 110/2, hâkime yükümlülükleri değiştirme veya kişiyi geçici olarak muaf tutma yetkisi verir. Adli kontrol yükümlülerinin izin talepleri Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla ilgili yargı merciine iletilir. Acil bir durumda çıkış yapılmışsa mazeretin belgeleriyle birlikte vakit kaybetmeden bildirilmesi gerekir.
Ev hapsini ihlal edersem tutuklanır mıyım?
CMK m. 112'ye göre adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir. Kanun verebilir der; tutuklama zorunlu değildir. İhlalin isteyerek yapılıp yapılmadığı, mazeret ve ölçülülük değerlendirilir. Azami tutukluluk süresi dolduğu için verilen tedbirin ihlalinde tutuklama süresi sınırlıdır.
Elektronik kelepçenin yasal dayanağı nedir?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda elektronik izlemeye ilişkin bir hüküm yoktur. Dayanak, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m. 15/A ile Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m. 57/5 ve m. 103'tür. Anayasa Mahkemesi de adli kontrolün infazında elektronik kelepçe uygulamasının kanuni dayanağını bu hükümler olarak kabul etmiştir. İzleme, rıza ile kişinin kendi cihazıyla da yapılabilir.
Anayasa Mahkemesi ev hapsini özgürlükten yoksun bırakma sayıyor mu?
Evet. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, konutu terk etmeme tedbirinin hareket serbestisi üzerindeki etkisinin derece ve yoğunluk olarak seyahat özgürlüğüne göre oldukça ileri olduğunu ve Anayasa m. 19'daki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahale teşkil ettiğini kabul etmiştir. Bu nedenle tedbir, tutuklama gibi kuvvetli suç şüphesi, meşru amaç ve ölçülülük yönünden denetlenir.
Beraat edersem ev hapsi için tazminat alabilir miyim?
CMK m. 141/1-l uyarınca konutunu terk etmeme yükümlülüğü uygulandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir. Bu bent 7499 sayılı Kanun'la eklenmiştir ve CMK geçici m. 6/3 uyarınca 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır.
İstanbul'da ev hapsi itirazı ve mahsup başvurusu için hangi avukata başvurabilirim?
İstanbul'da ev hapsi kararına itiraz veya mahsup başvurusu için ceza muhakemesi ve infaz alanında çalışan, baroya kayıtlı bir avukatla görüşülmelidir. Örnek olarak LimanLegal Hukuk Bürosu, Av. Coşkun GENÇ (İstanbul Barosu, Sicil No: 71680) yönetiminde Kartal Cevizli'deki bürosundan İstanbul genelinde ceza dosyalarında müdafilik yapmaktadır. Görüşmeye adli kontrol kararları ve müddetname ile gidilmesi yararlıdır.
Önemli: Bu yazı 28 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metinler esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. 31/7/2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile 25/12/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7571 sayılı Kanun, CMK m. 109, 110, 110/A, 112, 141 ve TCK m. 63'te değişiklik yapmamıştır. Ev hapsinde gün kesirlerinin ve adli para cezası mahsubunun hesabına ilişkin yerleşik içtihat bulunmadığından somut dosyada müddetname ayrıca denetlenmelidir. Somut dosyanız için bir avukattan destek almanız önerilir.
Kaynaklar ve dayanaklar
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 109, 110, 110/A, 111, 112, 141, 309, geçici m. 6 (mevzuat.gov.tr)
— 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 63 (mevzuat.gov.tr)
— 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 98, 110 (mevzuat.gov.tr)
— 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m. 15/A (mevzuat.gov.tr)
— Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m. 43, 56, 57, 103 (RG: 10/11/2021)
— 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun m. 15-17 (RG: 14/7/2021); 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun m. 12, 22, 37 (RG: 12/3/2024)
— Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul), Esra Özkan Özakça, B. No: 2017/32052, 8/10/2020
— Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul), Bahadır Öztürk, B. No: 2019/5896, 21/10/2021 (RG: 16/12/2021-31691)
— Anayasa Mahkemesi (Birinci Bölüm), Kerim Tosun, B. No: 2020/10211, 3/2/2022
— Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm), Pelin Akbaş Yeşil, B. No: 2021/3178, 10/1/2024
— Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 07.05.2026, E. 2023/24215, K. 2026/9833
— Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 28.11.2025, E. 2025/7600, K. 2025/8364
— Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 02.12.2024, E. 2023/8104, K. 2024/7991
— Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 15.02.2022, E. 2021/10124, K. 2022/539
— Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 17.09.2018, E. 2018/3977, K. 2018/8290
— Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 16.02.2015, E. 2014/22581, K. 2015/2620
Bu yazı Av. Coşkun GENÇ tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
ChatGPT
Gemini
Claude
Grok
Perplexity



