Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: Ceza Dosyası Rehberi

Makaleler/Ceza Hukuku/Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: Ceza Dosyası Rehberi
•Yazar: Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Ceza Dosyalarında Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Rehberi: Süre, Tüketme Şartı ve Form

Av. Coşkun GENÇ · LimanLegal Hukuk Bürosu · 28 Ekim 2026 · Okuma süresi: yaklaşık 18 dakika

Ceza dosyasında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, kanunda öngörülen başvuru yolları (çoğunlukla istinaf ve temyiz, tutuklulukta itiraz) tüketildikten sonra, nihai kararın tebliğ edildiği ya da kesin olarak öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde, Mahkemenin başvuru formu kullanılarak yapılır. Başvuru harca tabidir ve süre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz istemi gibi olağanüstü yollara gidildi diye kendiliğinden uzamaz. Yargılamanın uzunluğu ve sona ermiş tutukluluk gibi şikâyetlerde ise önce Tazminat Komisyonu veya CMK m. 141 tazminat yolu kullanılmalıdır. Bu rehber, Kartal / İstanbul'da ceza dosyalarında müdafilik ve vekillik yapan LimanLegal Hukuk Bürosu tarafından; mahkûmiyeti kesinleşen, uzun süre tutuklu kalan ya da yargılaması yıllardır süren kişilerin sorduğu sorular üzerinden hazırlanmıştır.

Kısa cevaplar

  • Başvuru süresi ne kadar? Başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün (6216 sayılı Kanun m. 47/5).
  • Süre ne zaman başlar? Nihai kararın tebliğinden; tebliğ zorunluluğu yoksa kararın içeriğinin kesin olarak öğrenildiği tarihten.
  • Süre kaçarsa? Haklı mazeret varsa, mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün içinde ve belgeleriyle başvurulabilir.
  • Başsavcılığa itiraz istemi süreyi durdurur mu? Hayır; Anayasa Mahkemesi bu istemin başvuru süresine etkisi olmadığını kabul eder.
  • Tutukluyken başvurulabilir mi? Evet; tutukluluğun devamı kararına itiraz reddedildikten sonra, tutukluluk sürerken başvurulabilir.
  • Yargılama çok uzun sürdü, nereye başvurulur? Makul süre şikâyetinde önce Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu yolu tüketilmelidir.
  • Form zorunlu mu? Evet; başvuru, İçtüzük ekindeki ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan form kullanılarak yapılır.
  • İhlal kararı çıkarsa ne olur? İhlal mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir (m. 50/2).

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir, ceza dosyasında ne işe yarar?

Bireysel başvuru, Anayasa'da güvence altına alınmış ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında bulunan bir temel hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan başvurudur. Ceza dosyalarında en sık ileri sürülen haklar kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı (Anayasa m. 19) ile adil yargılanma hakkıdır (Anayasa m. 36); ifade özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve mülkiyet hakkı da ceza soruşturmalarında sıkça gündeme gelir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 148 – Görev ve yetkileri (bireysel başvuruya ilişkin fıkralar)

(...)

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

(...)

Anayasa'nın bu hükmü, bireysel başvurunun dördüncü bir derece olmadığını açıkça söyler: delillerin yeniden takdiri, suç vasfının değiştirilmesi ya da cezanın miktarı gibi istinaf ve temyizde ileri sürülmesi gereken konular Anayasa Mahkemesinde incelenmez. 6216 sayılı Kanun m. 49/6 da bir mahkeme kararına karşı yapılan başvurularda incelemenin, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesiyle sınırlı olduğunu tekrarlar. Başarılı bir başvuru bu nedenle "karar yanlış" iddiası üzerine değil, belirli bir hakkın belirli bir usul işlemiyle ihlal edildiği iddiası üzerine kurulur.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 45 – Bireysel başvuru hakkı

(1) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

(2) İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.

(3) Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.

Ceza dosyasında kimler bireysel başvuru yapabilir?

Bireysel başvuruyu, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişi yapabilir. Ceza dosyasında bu kişi çoğunlukla şüpheli, sanık veya hükümlüdür; etkili soruşturma yapılmadığı iddiasında ise suçtan zarar gören de başvurucu olabilir.

6216 sayılı Kanun m. 46 – Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar

(1) Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.

(2) Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir.

(3) Yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar bireysel başvuru yapamaz.

Şirketler yalnız tüzel kişiliğe ait hakları için başvurabilir; bir şirket yöneticisinin tutukluluğu şirketin değil yöneticinin başvuru konusudur. Başvuru bizzat, kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla yapılabilir; avukatla yapılan başvurularda vekâletnamenin sunulması gerekir (m. 47/4; İçtüzük m. 61).

Başvurudan önce hangi yollar tüketilmelidir?

Ceza dosyasında şikâyete göre Anayasa Mahkemesine başvurudan önce tüketilmesi gereken yollar
Tablo: başvurudan önce tüketilecek yollar (Kaynak: 6216 sayılı Kanun m. 45/2, 47/5; CMK m. 141; 6384 sayılı Kanun m. 5/A).

İhlal iddiasına konu işlem için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal yolların tamamı tüketilmelidir (m. 45/2). Ceza dosyasında bu, hükme karşı istinaf ve temyiz yollarının sonuna kadar kullanılması; tutuklama ve adli kontrol gibi koruma tedbirlerinde ise itiraz yoluna gidilmesi demektir. Kesin nitelikteki bir karar söz konusuysa başvurulacak olağan yol kalmadığından süre, o kararın öğrenilmesiyle başlar.

Tüketme şartı yalnız başvuru dilekçelerini vermek değildir. Hak ihlali iddiasının özünün, süresinde ve usulüne uygun olarak derece mahkemelerinin önüne de getirilmiş olması beklenir. Örneğin hukuka aykırı delil iddiası istinaf ve temyiz dilekçesinde hiç ileri sürülmemişse, aynı iddianın ilk kez Anayasa Mahkemesinde dile getirilmesi tüketme şartı yönünden sorun yaratabilir. Bu yüzden bireysel başvuru ihtimali olan dosyalarda kanun yolu dilekçeleri, ileride kullanılacak hak ihlali iddialarını açıkça ve anayasal dayanağıyla birlikte içerecek şekilde yazılmalıdır.

Ceza dosyasında tipik şikâyetler ve tüketilmesi gereken yol
ŞikâyetÖnce tüketilecek yolDayanak
Mahkûmiyet hükmüyle ilgili adil yargılanma iddialarıİstinaf ve (açıksa) temyizCMK m. 272 vd., m. 286 vd.; 6216 m. 45/2
Devam eden tutukluluk, tutukluluğun devamı kararlarıTutukluluğa ilişkin karara itirazCMK m. 104/2, m. 267 vd.
Tutukluluk sona erdikten sonra uzun tutukluluk iddiasıCMK m. 141 kapsamındaki tazminat yoluCMK m. 141–142; AYM içtihadı
Yargılamanın makul sürede bitmemesiAdalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna müracaat6384 sayılı Kanun m. 2/3-a, m. 5/A
Kesin nitelikteki bir kararOlağan yol yoksa doğrudan başvuru; süre öğrenmeyle başlar6216 m. 47/5

Olağanüstü kanun yolları ise kural olarak tüketilmesi gereken yollar arasında sayılmaz. Bunun süre hesabına etkisi aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Otuz günlük başvuru süresi ne zaman başlar?

Kesinleşen ceza kararından sonra Anayasa Mahkemesine başvuru adımları
Adım adım: kesinleşen ceza kararından sonra (Kaynak: 6216 sayılı Kanun m. 47; İçtüzük m. 59–66, 73).

Süre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işler ve otuz gündür. Anayasa Mahkemesi "tüketildiği tarih" ifadesini, nihai kararın başvurucuya tebliğ edildiği ya da tebliğ zorunluluğu yoksa kararın içeriğinin kesin olarak öğrenilebildiği tarih olarak yorumlar.

6216 sayılı Kanun m. 47 – Bireysel başvuru usulü (ilgili fıkralar)

(...)

(2) Bireysel başvurular harca tabidir.

(...)

(5) Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler. Mahkeme, öncelikle başvurucunun mazeretinin geçerli görülüp görülmediğini inceleyerek talebi kabul veya reddeder.

(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.

Ceza dosyalarında asıl sorun, Yargıtay'ın onama kararının sanığa her zaman tebliğ edilmemesidir. Anayasa Mahkemesi bu durumda süreyi kararın öğrenildiği tarihten başlatır:

"Her ne kadar Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin birinci fıkrasında bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin olarak "başvuru yollarının tüketildiği" tarihten söz edilmekte ise de bu ibarenin nihai kararın başvurucuya tebliğ edildiği ya da tebliğ zorunluluğu bulunmayan yargılamalar bakımından kararın başvurucunun erişimine açıldığı ve kararın içeriğini kesin olarak öğrenebildiği tarih olarak anlaşılmalıdır."Anayasa Mahkemesi, B. No: 2013/9585, 09.03.2016

Öğrenme tarihi, dosyadaki bir işlemden de çıkarılabilir. Sanık veya müdafi, onama kararından sonra herhangi bir merciye o karara dayanan bir dilekçe vermişse, Mahkeme kararın en geç o tarihte öğrenildiğini kabul edebilir. Bu nedenle onama kararının UYAP'ta görüldüğü gün, kesinleşme şerhinin tebliğ tarihi ve kararın gerekçesiyle birlikte ilk kez okunduğu tarih ayrı ayrı not edilmeli; en erken tarih esas alınarak plan yapılmalıdır.

Mazeret süresi istisnadır. İçtüzük m. 64/2 haklı mazereti "mücbir sebep veya ağır hastalık gibi" örneklerle tarif eder; mazeretin belgelenmesi ve mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde başvurulması gerekir. Sürenin son günlerinde bilgi toplamaya başlamak mazeret sayılmaz.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz istemi veya kanun yararına bozma talebi süreyi uzatır mı?

Hayır. Ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son yol temyizdir; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (CMK m. 308) ve kanun yararına bozma (CMK m. 309) olağanüstü yollardır ve ilgilinin bu makamlara yaptığı istem yalnızca onların takdirini harekete geçirir. Anayasa Mahkemesi bu istemlerin otuz günlük süreyi durdurmadığını açıkça belirtir:

"Ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son başvuru yolu temyiz olup temyiz incelemesinden geçen kararlara karşı itiraz, 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi gereğince Yargıtay Cumhuriyet başsavcısına tanınmıştır. Dolayısıyla başvurucunun itiraz yoluna gidilmesi istemi, sadece anılan mercinin takdirini harekete geçirmeye yöneliktir. Bu kapsamda yapılan taleplerin bireysel başvuru süresi üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır."Anayasa Mahkemesi, B. No: 2022/31114, 10.12.2024

Aynı kararda Mahkeme, onama kararının tebliğ tarihi dosyadan anlaşılamadığı için başvurucunun en geç Başsavcılığa itiraz istemini sunduğu gün kararı öğrendiğini kabul etmiş; o tarihten itibaren otuz gün geçtikten sonra yapılan başvuruyu süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Uygulamadaki ders şudur: Başsavcılığa itiraz istemi verilecekse, bireysel başvuru da aynı takvim içinde, istemin sonucunu beklemeden hazırlanmalıdır. İki yol birbirine engel değildir.

16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (RG 31/7/2026) CMK m. 308'in birinci fıkrası değiştirilmiş ve dördüncü fıkra eklenmiştir: Başsavcının itiraz süresi, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay olarak düzenlenmiş ve istemde bulunabilecek kişiler kanunda sayılmıştır. Başsavcılığın değerlendirmesi otuz günlük bireysel başvuru süresinden çok daha uzun sürebileceğinden, istemin sonucunu beklemeden süresinde bireysel başvuru yapılması daha da önem kazanmıştır. Bu değişiklik, istemin bireysel başvuru süresine etkisi konusunda yukarıdaki içtihadı değiştiren bir hüküm içermez. Başsavcı itirazının ayrıntıları için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı (CMK m. 308) başlıklı yazımıza bakılabilir.

Tutukluyken Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Evet. Tutukluluğun hukuka aykırı olduğu ya da makul süreyi aştığı iddiasıyla, tutukluluğun devamına ilişkin karara yapılan itirazın reddedilmesinden sonra ve tutukluluk sürerken başvuru yapılabilir. Süre, itirazın reddine ilişkin kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gündür.

""Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma" durumunda tutukluluk süresinin kanuni süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılacak bireysel başvurunun, ilk derece yargılaması devam ederken tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları tüketildikten sonra veya serbest bırakılmadan itibaren başvuru süresi içinde yapılması gerekir."Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/2069, 09.06.2016

Mahkeme aynı kararda kuralın aşırı şekilci uygulanmaması gerektiğini, daha önce defalarca itiraz edilip sonuç alınamamışsa son tutukluluk kararına itiraz edilmemesinin tek başına başvuruyu kabul edilemez kılmayacağını da belirtmiştir. Ancak bu esneklik süre şartını ortadan kaldırmaz: aynı başvuru, dayanılan son karardan itibaren otuz gün geçtikten sonra yapıldığı için süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Tutukluluk sona erdikten sonra tablo değişir. Kişi tahliye edilmiş ya da ilk derece mahkemesince mahkûm edilmişse (mahkûmiyet tarihi itibarıyla suç isnadına bağlı tutukluluk sona erer), Anayasa Mahkemesinin vereceği bir karar artık serbest kalmayı sağlamayacağından önce tazminat yolunun kullanılması beklenir:

"Başvurucu hâlihazırda tahliye olmuş ya da hükümlü hâle gelmiş ise tutukluluğun makul süreyi veya kanunda öngörülen azami süreyi aşması dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilecek bir ihlal kararı başvurucunun serbest kalması sonucunu doğurmayacaktır. Bu durumda yalnızca kişinin tutulmasıyla ilgili hak ihlalinin tespiti ve gerekiyorsa belli bir miktar tazminata hükmedilmesiyle yetinilecektir."Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/3473, 25.01.2018

Mahkeme bu kararda, CMK m. 141'de öngörülen tazminat davasının tüketilmesi gereken etkili bir yol olduğu sonucuna varmış ve bu yol tüketilmeden yapılan başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Tazminat istemi, kural olarak karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır (CMK m. 142/1). 7499 sayılı Kanun'la CMK m. 142/2'ye eklenen cümlelerle m. 141/1'in (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemler bakımından 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır; makul sürede hâkim önüne çıkarılmama ve hüküm verilmemeye ilişkin (d) bendi bu sayım içinde yer almaz.

Adli kontrol tedbirleri için de benzer bir değerlendirme yapılır: tedbir sürerken itiraz yolunun tüketilmesi, süresi ve ölçülülüğü tartışılırken kanundaki azami sürelerin dikkate alınması gerekir. Azami süre hesabı için Azami Adli Kontrol Süresi yazımız yol gösterir.

Yargılamam yıllardır sürüyor: önce Tazminat Komisyonuna mı başvurmalıyım?

Evet. 7499 sayılı Kanun'la 6384 sayılı Kanun'un 2. maddesine eklenen üçüncü fıkra uyarınca, ceza soruşturma ve kovuşturmalarının makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat istemleri Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yapılır. Müracaat, soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde ya da en geç bunların kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır (6384 sayılı Kanun m. 5/A-1). Anayasa Mahkemesi bu yolu, bireysel başvurudan önce tüketilmesi gereken etkili bir yol olarak görmektedir (aşağıdaki karar bir iş davasına ilişkin başvuruda verilmiştir):

"Sonuç olarak 12/3/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la 6384 sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesi ve ayrıca anılan Kanun'un geçici 3. maddesinde yapılan değişiklik gereği, 12/3/2024 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak ilk bakışta ulaşılabilir ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı değerlendirildiğinden başvuru yollarının tüketilmediği kanaatine varılmıştır."Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/39635, 19.03.2024

Komisyon kararlarına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (6384 sayılı Kanun m. 7/4). Komisyona müracaat Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla ve elektronik ortamda da yapılabilir; müracaat kâğıtları damga vergisinden, işlemler harçlardan müstesnadır (m. 5/4–6). Komisyon ve ardından gelen yargısal yol tüketildikten sonra, giderimin yeterli olmadığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvuru yolu açıktır.

Dikkat: Makul süre şikâyeti ile aynı dosyadaki diğer şikâyetlerin takvimi farklıdır. Örneğin mahkûmiyet hükmüne yönelik adil yargılanma iddiaları için otuz günlük bireysel başvuru süresi işlerken, yargılamanın uzunluğu için bir aylık Komisyon süresi ayrıca işler. İki başvurunun aynı hafta içinde hazırlanması gerekebilir.

Anayasa Mahkemesi ceza dosyasında neyi inceler, neyi incelemez?

Anayasa Mahkemesinin ceza dosyasında inceleyebileceği ve inceleyemeyeceği şikâyetler
Karşılaştırma: Anayasa Mahkemesi neyi inceler? (Kaynak: Anayasa m. 148/4; 6216 sayılı Kanun m. 49/6).

Mahkeme, temel hak ihlali iddiasını inceler; derece mahkemelerinin delil değerlendirmesini ve hukuk kurallarını yorumlamasını kural olarak denetlemez. Bunun istisnası, kararın bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bir hakkı ihlal etmesidir. Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır; oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere gider ve kabul edilemezlik kararları kesindir (m. 48/3–4). Mahkeme ayrıca, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi bakımından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir (m. 48/2).

Ceza dosyalarında başvuru konusu olabilecek ve olamayacak şikâyetlere örnekler
KonuBireysel başvuruda incelenebilir mi?Açıklama
Tutuklamanın kuvvetli suç şüphesine dayanmaması, gerekçesizlikEvetKişi hürriyeti ve güvenliği hakkı (Anayasa m. 19)
Müdafi yardımından yararlandırılmama, tanığa soru sorma imkânı verilmemesiEvetAdil yargılanma hakkının usule ilişkin güvenceleri (Anayasa m. 36)
Esaslı savunmanın gerekçede hiç karşılanmamasıEvetGerekçeli karar hakkı
Delillerin yanlış değerlendirildiği, cezanın fazla olduğu iddiasıKural olarak hayırKanun yolunda gözetilmesi gereken husus (Anayasa m. 148/4)
Yargılamanın uzun sürmesiÖnce Tazminat Komisyonu6384 sayılı Kanun m. 2/3-a, m. 5/A

Başvuru formu nasıl doldurulur, hangi belgeler eklenir?

Başvuru, İçtüzük ekinde örneği bulunan ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak resmî dilde yapılır (Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m. 59/1). Form, Mahkemeye şahsen verilebileceği gibi diğer mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla da sunulabilir; usulünce hazırlanan form harç tahsil makbuzuyla teslim edildiğinde alındı belgesi verilir ve bu tarih başvuru tarihi sayılır (İçtüzük m. 63/1–2). 1 Ekim 2025'ten itibaren avukatlar başvuruyu güvenli elektronik imzayla UYAP Avukat Portalı üzerinden de yapabilmektedir. Tutuklu veya hükümlü başvurucular bakımından da formun bir mahkeme aracılığıyla sunulması mümkündür; teslim tarihini gösteren alındı belgesi mutlaka saklanmalıdır.

Formda olayların tarih sırasına göre özeti, hangi hakkın hangi nedenle ihlal edildiği, her hak için ayrı açıklama, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar ve tüketme ya da öğrenme tarihi yer almalıdır (İçtüzük m. 59/2). Form ekler hariç on sayfayı geçerse ayrıca olayların özetinin eklenmesi gerekir; ekler tarih sırasına göre numaralandırılıp dizi pusulasına bağlanır (İçtüzük m. 60/2–3).

Ceza dosyasında forma eklenmesi gereken başlıca belgeler (İçtüzük m. 59/3)
BelgeCeza dosyasındaki karşılığı
Temsile yetkili olunduğuna dair belgeAvukatla yapılan başvuruda vekâletname
Harcın ödendiğine dair belgeHarç tahsil makbuzu (adli yardım istenmiyorsa)
Nihai karar ya da işlemi öğrenme tarihini gösteren belgeTebliğ mazbatası, e-tebligat kaydı veya UYAP erişim tarihini gösteren çıktı
İhlal iddialarını temellendiren belgelerin onaylı örnekleriİlk derece, istinaf ve Yargıtay kararları; ilgili duruşma tutanakları; tutukluluk kararları ve itiraz kararları
Olağan ve olağanüstü kanun yolu başvuru dilekçelerinin onaylı örnekleriİstinaf, temyiz, itiraz dilekçeleri; varsa Başsavcılığa itiraz istemi
Tazminat talebi varsa zarar belgeleriGelir kaybı, tutuklulukta geçen süreye ilişkin belgeler
Süre kaçmışsa mazereti ispatlayan belgelerSağlık kurulu raporu, mücbir sebebi gösteren resmî belge
Adli yardım talebi varsa mali durum belgeleriGelir durumunu gösteren belgeler

Bireysel başvurular harca tabidir (m. 47/2). Güncel tutar her yıl değişebildiği için başvuru günü Mahkemenin internet sitesinden kontrol edilmelidir. Formda veya eklerinde eksiklik tespit edilirse Bireysel Başvuru Bürosu on beş günü geçmemek üzere kesin süre verir; süresinde yapılmayan, şekil şartlarına uymayan ya da eksikliği tamamlanmayan başvurular reddedilir ve bu karara tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir (İçtüzük m. 66).

Bireysel başvuru cezanın infazını durdurur mu? Tedbir istenebilir mi?

Kanunda, bireysel başvurunun kendiliğinden infazı durduracağına dair bir hüküm yoktur. Geçici koruma ancak tedbir kararıyla sağlanabilir ve tedbir, başvurucunun temel haklarına, özellikle yaşamına ya da maddi veya manevi varlığına yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması hâline bağlanmıştır (İçtüzük m. 73/1). Tedbir talebi ve gerekçesi formda ayrıca belirtilir (İçtüzük m. 59/2-l).

6216 sayılı Kanun m. 49 – Esas hakkındaki inceleme (ilgili fıkra)

(...)

(5) Bölümler, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tedbire karar verilmesi hâlinde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

(...)

İçtüzük m. 73, 5/8/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenmiştir: tedbir ihtiyacı anlaşılırsa Komisyon kabul edilebilirlik incelemesini derhâl yapıp dosyayı Bölüme gönderir; tedbir kararı Bölüm Başkanının uygun görmesiyle elektronik toplantıyla da verilebilir. Tedbir istisnai bir yoldur; talep, m. 73'teki ciddi tehlike koşulunun somut olarak nasıl gerçekleştiği gösterilerek gerekçelendirilmelidir.

Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verirse ceza davasında ne olur?

İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

6216 sayılı Kanun m. 50 – Kararlar (ilgili fıkralar)

(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.

(...)

Anayasa Mahkemesi, dosyanın gönderildiği mahkemenin görevini kararlarında şöyle tarif eder:

"Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir."Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/39635, 19.03.2024

Bu yeniden yargılama, CMK m. 311 vd.'deki yargılamanın yenilenmesinden farklıdır. CMK m. 311/1-f, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş ihlal kararını (ya da dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararını) hükümlü lehine yenileme nedeni sayar ve bu durumda yenilemenin AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebileceğini öngörür; maddede Anayasa Mahkemesi kararından söz edilmez. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında yeniden yargılamanın dayanağı doğrudan 6216 sayılı Kanun m. 50/2'dir ve İçtüzük m. 79/1-a uyarınca ilgili mahkeme, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapar ve mümkünse dosya üzerinden ivedilikle karar verir.

Başvuru hakkının kötüye kullanılmasının da bir yaptırımı vardır. Başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucu aleyhine, yargılama giderleri dışında ayrıca disiplin para cezasına hükmedilebilir.

6216 sayılı Kanun m. 51 – Başvuru hakkının kötüye kullanılması

(1) Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ne zaman başvurulabilir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) gitmeden önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yoludur; AİHM, Hasan Uzun/Türkiye (B. No: 10755/13, 30/4/2013) kabul edilemezlik kararında bu yönde sonuca varmıştır. Bu nedenle ceza dosyalarında doğru sıra; istinaf ve temyiz (veya tutuklulukta itiraz), gerekiyorsa Tazminat Komisyonu ya da CMK m. 141 tazminat yolu, ardından Anayasa Mahkemesi ve son olarak AİHM'dir.

AİHM'e başvuru süresi Sözleşme'nin 35. maddesinde düzenlenmiştir ve 15 No.lu Protokol'le altı aydan dört aya indirilmiştir; 1 Şubat 2022'den itibaren kesinleşen kararlar bakımından süre dört aydır. Süre, kural olarak iç hukuktaki nihai karardan itibaren işlediği için, Anayasa Mahkemesinin kabul edilemezlik veya ihlal kararının tebliğ edildiği gün AİHM takvimi de ayrıca hesaplanmalıdır. AİHM'in ihlal kararı kesinleşirse hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi bir yıl içinde istenebilir (CMK m. 311/1-f).

Bireysel başvuru için avukat seçerken nelere bakılmalı?

Bireysel başvuru formu, kanun yolu dilekçesinden farklı bir dille yazılır: her şikâyetin hangi anayasal hakka dayandığı, hangi tarihte hangi işlemle ihlal edildiği ve derece mahkemelerinde nasıl ileri sürüldüğü ayrı ayrı gösterilir. Avukat seçerken şu ölçütlere bakılabilir:

  • Avukatın baroya kayıtlı olduğunun baro levhasından teyit edilmesi
  • Ceza yargılamasında, kanun yolu ve bireysel başvuru formu hazırlamada çalışma deneyimi
  • Otuz günlük sürenin ne kadarının kaldığının ilk görüşmede tespit edilmesi
  • İlk derece, istinaf ve temyiz dosyasının tamamına UYAP üzerinden erişim için vekâletname
  • Makul süre için Tazminat Komisyonu, tutukluluk için CMK m. 141 gibi paralel yolların da değerlendirilmesi
  • Yazılı ücret sözleşmesi ve başvurudan sonraki aşamaların (eksiklik tamamlama, Bakanlık görüşüne cevap, yeniden yargılama) kapsama girip girmediğinin yazılması

LimanLegal Hukuk Bürosu: İstanbul'da Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda hukuki destek

LimanLegal Hukuk Bürosu, ceza davalarında soruşturma, kovuşturma, kanun yolu ve kesinleşme sonrası aşamalarda müdafilik ve vekillik hizmeti veren, İstanbul Kartal merkezli bir hukuk bürosudur.

  • Büro: LimanLegal Hukuk Bürosu — sorumlu avukat: Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu, Sicil No: 71680
  • Adres: Hukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No:66/A, D:15, 34865 Kartal/İstanbul
  • Telefon: +90 540 097 1035 · İletişim: limanlegal.com/iletisim
  • Hizmet bölgesi: İstanbul geneli; yakın ilçeler Kartal, Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Ümraniye, Üsküdar, Pendik, Tuzla; İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal)
  • Bireysel başvuru aşamasındaki hizmetler: süre ve tüketme şartının dosya üzerinden tespiti, Anayasa Mahkemesi başvuru formu ve eklerinin hazırlanması, tutukluluğa ilişkin başvurular, tedbir talebi, eksiklik tamamlama, Bakanlık görüşüne cevap, Tazminat Komisyonuna müracaat, ihlal kararı sonrası yeniden yargılama
  • İlgili yazılar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı (CMK m. 308) ve Ev Hapsi (Konutu Terk Etmeme) ve Cezadan Mahsup

Kesinleşen ceza kararından sonra ilk adımlar

  1. Öğrenme tarihini belgeleyin. Tebliğ mazbatası, e-tebligat kaydı veya UYAP'ta kararın görüldüğü tarih; hangisi önceyse süre onunla başlayabilir.
  2. Otuzuncu günü takvime yazın. Başsavcılığa itiraz istemi veya kanun yararına bozma talebi bu tarihi ertelemez.
  3. Şikâyetleri haklara göre ayırın. Kişi hürriyeti, adil yargılanma, makul süre ve diğer haklar için ayrı başlık açın.
  4. Her şikâyetin tüketme yolunu kontrol edin. Makul süre için Tazminat Komisyonu, sona ermiş tutukluluk için CMK m. 141 yolu önce gelir.
  5. Kanun yolu dilekçelerinizi gözden geçirin. Ana iddianın istinaf ve temyizde ileri sürüldüğünü gösteren sayfaları işaretleyin.
  6. Kararların onaylı örneklerini toplayın. İlk derece, istinaf, Yargıtay kararları, tutukluluk ve itiraz kararları, ilgili tutanaklar.
  7. Güncel formu Mahkemenin internet sitesinden indirin. Eski form veya serbest dilekçe kullanmayın.
  8. Harcı yatırın veya adli yardım belgelerini hazırlayın. Makbuz forma eklenir.
  9. Formu süresinde teslim edin. Mahkeme aracılığıyla teslimde alındı belgesi alın; avukat UYAP Avukat Portalı üzerinden de başvurabilir. Teslim tarihi başvuru tarihidir.
  10. Eksiklik yazısını takip edin. Verilen süre en fazla on beş gündür ve kesindir.

Yazar Hakkında

Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu'na kayıtlı (Sicil No: 71680) avukattır ve LimanLegal Hukuk Bürosu'nun sorumlu avukatıdır. Ceza muhakemesi, bilişim suçları, ekonomik suçlar ile gümrük ve ticaret hukuku alanlarında; soruşturma, kovuşturma, kanun yolu ve bireysel başvuru aşamalarında çalışmaktadır.

Kararınız kesinleşti mi, tutukluluğa itirazınız mı reddedildi?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi otuz gündür ve olağanüstü yollara gidilmesi bu süreyi durdurmaz. Hangi şikâyetin hangi yoldan ve hangi takvimle ileri sürüleceği, başvurunun incelenip incelenmeyeceğini belirler.

LimanLegal Hukuk Bürosu, kararlarınızı ve tebliğ tarihlerinizi inceleyerek bireysel başvuru, Tazminat Komisyonu ve tazminat yollarının takvimini sizinle birlikte çıkarır.

Hemen İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi kaç gündür?

Bireysel başvuru süresi otuz gündür. 6216 sayılı Kanun m. 47/5 uyarınca süre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işler. Anayasa Mahkemesi bu tarihi nihai kararın tebliğ edildiği ya da tebliğ zorunluluğu yoksa kararın içeriğinin kesin olarak öğrenilebildiği tarih olarak yorumlar. Haklı mazeret varsa mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün içinde belgeleriyle başvurulabilir.

Yargıtay onama kararı bana tebliğ edilmedi, süre ne zaman başlar?

Onama kararı tebliğ edilmemişse süre, kararın içeriğinin kesin olarak öğrenildiği tarihten başlar. Anayasa Mahkemesi öğrenme tarihini dosyadaki işlemlerden de çıkarabilir; örneğin onama kararından sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz istemiyle başvurulmuşsa kararın en geç o gün öğrenildiğini kabul edebilir. Bu nedenle UYAP'ta kararın görüldüğü ilk tarih not edilmeli ve süre ona göre hesaplanmalıdır.

Başsavcılığa itiraz istemi bireysel başvuru süresini durdurur mu?

Hayır. Anayasa Mahkemesine göre ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son yol temyizdir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından CMK m. 308 uyarınca itiraz yoluna gidilmesini istemek yalnızca bu makamın takdirini harekete geçirir ve bireysel başvuru süresine bir etkisi yoktur. Başsavcılığa istem verilecekse bireysel başvuru da aynı otuz günlük süre içinde, istemin sonucu beklenmeden yapılmalıdır.

Kanun yararına bozma talebi bekleniyorsa bireysel başvuru ertelenebilir mi?

Kanun yararına bozma, CMK m. 309 uyarınca Adalet Bakanlığının istemiyle işleyen olağanüstü bir yoldur ve ilgilinin talebi Bakanlığın takdirini harekete geçirir. Bu talebin otuz günlük bireysel başvuru süresini durdurduğuna ilişkin bir kural bulunmamaktadır. Güvenli yol, kanun yararına bozma talebinin sonucunu beklemeden bireysel başvuruyu süresinde yapmaktır; iki yol birbirini engellemez.

Tutukluyken Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Evet. Tutukluluğun hukuka aykırı olduğu veya makul süreyi aştığı iddiasıyla, tutukluluğun devamı kararına yapılan itiraz reddedildikten sonra ve tutukluluk sürerken başvuru yapılabilir. Süre, itirazın reddine ilişkin kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gündür. Anayasa Mahkemesi, daha önce defalarca itiraz edilip sonuç alınamamışsa son karara itiraz edilmemesini tek başına ret sebebi saymaz; ancak süre şartı yine aranır.

Tahliye edildim, uzun tutukluluk için doğrudan Anayasa Mahkemesine gidebilir miyim?

Kural olarak hayır. Tahliye ya da ilk derece mahkûmiyet kararıyla tutukluluk sona erdikten sonra Anayasa Mahkemesinin vereceği karar serbest kalmayı sağlamayacağından, önce CMK m. 141 kapsamındaki tazminat yolunun tüketilmesi beklenir. Tazminat istemi, karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır.

Ceza yargılamam çok uzun sürdü, nereye başvurmalıyım?

Makul sürede yargılanmama iddiasında önce Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurulur. 6384 sayılı Kanun m. 5/A uyarınca müracaat, yargılama sürerken ya da en geç kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır. Anayasa Mahkemesi, bu yol tüketilmeden yapılan makul süre başvurularını başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmaktadır.

Anayasa Mahkemesi delilleri yeniden değerlendirir mi?

Hayır. Anayasa m. 148 uyarınca bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. Delillerin takdiri, suç vasfı ve cezanın miktarı kural olarak derece mahkemelerine aittir. Mahkeme, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik bulunan istisnai durumlar dışında, yalnız savunma hakkı, müdafi yardımı, gerekçeli karar gibi temel hak güvencelerinin ihlal edilip edilmediğini inceler.

Bireysel başvuru serbest dilekçeyle yapılabilir mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m. 59 uyarınca başvurular, İçtüzük ekinde örneği bulunan ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak resmî dilde yapılır. Form ekler hariç on sayfayı geçerse ayrıca olayların özeti eklenmelidir. Formda olaylar tarih sırasıyla, ihlal iddiaları ise her hak için ayrı ayrı ve gerekçeleriyle anlatılmalıdır.

Bireysel başvuru formuna hangi belgeler eklenir?

Avukatla yapılan başvuruda vekâletname, harç makbuzu, nihai kararı öğrenme tarihini gösteren belge, ihlal iddialarını temellendiren belgelerin onaylı örnekleri ve olağan ile olağanüstü kanun yolu dilekçelerinin onaylı örnekleri eklenir. Tazminat isteniyorsa zarar belgeleri, süre kaçmışsa mazeret belgeleri, adli yardım isteniyorsa mali durum belgeleri de sunulur. Ekler tarih sırasına göre numaralandırılır.

Bireysel başvuru harca tabi mi?

Evet. 6216 sayılı Kanun m. 47/2 uyarınca bireysel başvurular harca tabidir ve harcın ödendiğine dair belgenin forma eklenmesi gerekir. Yargılama giderlerini karşılayacak durumda olmayan başvurucu adli yardım talep edebilir; bu durumda mali durumu gösteren belgeler forma eklenir. Harç tutarı dönemsel olarak değişebildiğinden başvuru günü Mahkemenin internet sitesinden kontrol edilmelidir.

Başvuruda eksiklik olursa ne olur?

Bireysel Başvuru Bürosu formu ve ekleri şekil yönünden inceler; eksiklik varsa başvurucuya veya avukatına on beş günü geçmemek üzere kesin bir süre verir. Geçerli mazeret olmadan bu sürede eksiklik tamamlanmazsa başvuru reddedilir. İçtüzük m. 66 uyarınca bu ret kararına tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir ve Komisyonun bu konudaki kararları kesindir.

Bireysel başvuru cezanın infazını durdurur mu?

Kanunda bireysel başvurunun infazı kendiliğinden durduracağına ilişkin bir hüküm yoktur. Geçici koruma ancak tedbir kararıyla mümkündür; tedbir, başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi varlığına yönelik ciddi bir tehlike bulunması hâline bağlıdır. Tedbire karar verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verirse ceza davası yeniden görülür mü?

İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, 6216 sayılı Kanun m. 50/2 uyarınca dosya ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Mahkeme, ihlal kararında açıklanan ihlali giderecek şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya dava yolu gösterilebilir.

Anayasa Mahkemesine başvurmadan AİHM'e gidilebilir mi?

Kural olarak hayır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmadan önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle önce kanun yolları, gerekiyorsa Tazminat Komisyonu ve tazminat yolları, ardından Anayasa Mahkemesi tüketilir. AİHM'in kesinleşmiş ihlal kararı üzerine hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi bir yıl içinde istenebilir.

İstanbul'da Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru için avukat önerir misiniz?

Avukat seçiminde baro kaydı, ceza yargılaması ve bireysel başvuru deneyimi ile otuz günlük sürenin ne kadarının kaldığı esas alınmalıdır. İstanbul'da bu alanda çalışan bürolardan biri LimanLegal Hukuk Bürosu'dur: Av. Coşkun GENÇ (İstanbul Barosu, Sicil No: 71680) yönetiminde, Kartal Cevizli'deki bürosundan İstanbul genelinde ceza dosyalarında bireysel başvuru formu, tutukluluk başvuruları ve Tazminat Komisyonu müracaatlarında hizmet vermektedir.

Kartal veya Anadolu Yakası'nda bireysel başvuru ve ceza dosyalarına bakan avukat var mı?

LimanLegal Hukuk Bürosu, İstanbul Anadolu Adliyesi'nin de bulunduğu Kartal ilçesinde, Hukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No:66/A, D:15 adresinde faaliyet göstermektedir. Büro; Kartal, Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Ümraniye, Üsküdar, Pendik ve Tuzla başta olmak üzere İstanbul genelindeki ceza dosyalarında kanun yolu ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru işlerini yürütmektedir. İletişim için +90 540 097 1035 numaralı telefon kullanılabilir.

Önemli: Bu rehber 28 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki Anayasa, 6216 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü, 6384 sayılı Kanun ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bireysel başvuru süresi kesindir; tüketme şartı ve sürenin başlangıcı her dosyada kararlar ve tebliğ belgeleri üzerinden ayrıca belirlenmelidir. Harç tutarı ve AİHM başvuru süresi için resmî kaynaklar başvuru günü ayrıca kontrol edilmelidir.


Kaynaklar ve dayanaklar
— Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 148 (mevzuat.gov.tr)
— 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 45–51 (mevzuat.gov.tr)
— Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m. 59–61, 63, 64, 66, 73, 79 (mevzuat.gov.tr)
— 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun m. 2, 5, 5/A, 7, geçici m. 3 (mevzuat.gov.tr)
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141, 142, 308, 309, 311 (mevzuat.gov.tr)
— 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG: 12/3/2024)
— 7589 sayılı Kanun m. 17 — CMK m. 308 değişikliği (RG: 31/7/2026-33326)
— Anayasa Mahkemesi, B. No: 2013/9585, 09.03.2016
— Anayasa Mahkemesi, B. No: 2022/31114, 10.12.2024
— Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/2069, 09.06.2016
— Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/3473, 25.01.2018
— Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/39635, 19.03.2024

Bu rehber Av. Coşkun GENÇ tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Tüm Ceza Hukuku makaleleri →