CMK 134 Kapsamında Elektronik Delillerde İmaj ve Hash Değeri ve Dijital Materyallerin Rızaya Dayalı Tesliminin Hukuka Uygunluğu
Elektronik deliller hangi şartlarda hukuka uygun kabul edilir? Kısa cevap: Bir dijital cihazdaki verinin ceza yargılamasında kullanılabilmesi için hâkim kararı (gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı ve 24 saat içinde hâkim onayı), mahalde imaj (adli kopya) alınması, hash değerinin oluşturulup tutanağa bağlanması ve imajdan bir kopyanın şüpheliye veya müdafiine verilmesi gerekir. Bu güvencelerden biri eksikse, elde edilen veri kural olarak hukuka aykırı delil niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Bu rehberde, İstanbul'da bilişim suçları ve siber suçlar hukuku alanında çalışan LimanLegal Hukuk Bürosu olarak CMK 134 rejimini, imaj ve hash kavramlarını, rızaya dayalı teslimin hukuki değerini ve 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) sonrası tabloyu güncel Yargıtay kararları ışığında açıklıyoruz.
Bilişim suçlarının artmasıyla birlikte ceza yargılamalarında dijital deliller, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında merkezi bir rol üstlenmiştir. Ancak dijital delillerin teknik yapısı, klasik delillerden farklı olarak son derece kırılgan, değiştirilebilir ve müdahaleye açık bir niteliğe sahiptir. Bu durum, dijital delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesini yalnızca teknik bir mesele olmaktan çıkarmış; doğrudan adil yargılanma hakkı, özel hayatın gizliliği ve silahların eşitliği ilkeleriyle bağlantılı hale getirmiştir. İşte bu nedenle Türk Ceza Muhakemesi Hukuku'nda dijital deliller, CMK 134 ile özel ve istisnai bir koruma rejimine tabi tutulmuştur.
CMK Madde 134 – Kanun Metni
Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma – CMK m. 134
(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.
Dijital delil nedir ve neden klasik delillerden farklıdır?
Dijital delil; bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, harici veya dahili hard diskler, CD, DVD, USB bellekler ve benzeri dijital ortamlarda bulunan her türlü veriyi ifade eder. Bu veriler yalnızca aktif halde bulunan dosyalarla sınırlı değildir; silinmiş veriler, artık alanlar ve sistem kayıtları da dijital delil kapsamındadır. Dijital delilleri klasik delillerden ayıran en temel özellik, tek bir tıklamayla dahi değiştirilebilir veya geri döndürülemez şekilde silinebilir olmalarıdır. Ayrıca dijital delillere yapılan bir müdahalenin, çoğu zaman kim tarafından, ne zaman ve nasıl yapıldığının tespit edilmesi de mümkün olmayabilir.
Bu nedenle dijital deliller, ceza muhakemesinde en fazla suistimale açık delil türü olarak kabul edilmektedir. Yargıtay'ın da açıkça ifade ettiği üzere, bu tür delillerin güvenilirliği ancak sıkı usul kurallarına uyulmasıyla sağlanabilir.
CMK 134 nedir ve neyi düzenler?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemlerini düzenlemektedir. Bu madde, CMK'nın 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel arama ve el koyma hükümlerinin özel bir görünümüdür. Ancak bu "özel görünüm", sıradan bir teknik ayrıntı değil; bilakis özel hayatın gizliliğine çok daha yoğun müdahale içeren istisnai bir koruma tedbiridir.
CMK 134'ün bu şekilde ayrıntılı düzenlenmiş olmasının temel nedeni, dijital cihazların yalnızca suç delillerini değil, kişinin tüm özel hayatını, kişisel verilerini, ticari sırlarını ve mahrem alanını barındırmasıdır. Bu nedenle kanun koyucu, dijital delillere yönelik müdahaleyi son çare (ultima ratio) olarak kabul etmiş ve genel arama hükümlerinden çok daha sıkı koşullara bağlamıştır.
İmaj (adli kopya) alma işlemi nedir?
İmaj alma işlemi, dijital bir medyanın bire bir aynasının alınmasıdır. Bu işlem sırasında yalnızca görünen dosyalar değil; silinmiş dosyalar, artık alanlar ve sistem dosyaları da dahil olmak üzere tüm veri yapısı eksiksiz şekilde kopyalanır. Teknik olarak imaj alma, dijital medyada bulunan tüm 0 ve 1'lerin, herhangi bir eksiklik veya değişiklik olmaksızın başka bir ortama aktarılmasıdır.
CMK 134 uyarınca asıl olan, arama mahallinde imaj alınmasıdır. Orijinal dijital medyaya mümkün olduğunca dokunulmaması, incelemenin imaj üzerinden yapılması ve böylece verilerin bütünlüğünün korunması hedeflenmiştir. Bu yaklaşım, hem delilin güvenilirliğini sağlamakta hem de şüphelinin özel hayatına yönelik müdahaleyi sınırlandırmaktadır.
Hash değeri nedir ve neden zorunludur?
Hash fonksiyonu, kriptografik bir fonksiyon olarak, herhangi bir uzunluktaki veriyi sabit uzunlukta bir özet değere dönüştürür. Bir başka ifadeyle, keyfi boyuttaki veriyi sabit boyuttaki veriye eşleyen matematiksel bir algoritmadır. Hash değeri, dijital verilerin bir bütün halinde kalıp kalmadığını ve sonradan değiştirilip değiştirilmediğini tespit etmeye yarar.
Bilgisayar medyasında bulunan tüm 0 ve 1'lerin belirli bir algoritma ile işlenmesi sonucunda elde edilen hash değeri; MD5 için 32 karakter, SHA-1 için 40 karakter uzunluğundadır. Dijital medyada yapılan en ufak bir değişiklik, hash değerinin tamamen farklı bir hale gelmesine neden olur. Bu nedenle hash değeri, dijital delillerin adeta parmak izi niteliğindedir.
CMK 134 kapsamında imaj alma işlemi sırasında hash değeri alınması, tutanağa bağlanması ve taraflara bildirilmesi zorunludur. Hash değeri alınmadan yapılan bir imaj işlemi, delilin bütünlüğü konusunda ciddi şüphe doğurur.
| Kavram | Ne işe yarar? | Eksikliğinin sonucu |
|---|---|---|
| İmaj (adli kopya) | Dijital medyanın silinmiş veriler ve artık alanlar dahil bire bir aynasını alır; inceleme orijinal cihaz yerine kopya üzerinden yapılır. | Orijinal medya üzerinde inceleme yapılması, verilerin değişme riskini doğurur; delilin hukuka uygunluğu tartışmalı hale gelir. |
| Hash değeri | Verinin matematiksel özetini üretir; imajın sonradan değiştirilip değiştirilmediğini kanıtlar (dijital parmak izi). | İmajın bütünlüğü denetlenemez; manipülasyon iddiaları çürütülemez hale gelir. |
| Şüpheliye kopya verilmesi (CMK 134/4) | Savunmanın delili bağımsız olarak inceleyebilmesini ve silahların eşitliğini sağlar. | Savunma delili denetleyemez; kural olarak hukuka aykırılık iddiasının en güçlü dayanağıdır. |
CMK 134'e göre imaj ve hash işlemleri nasıl yapılmalıdır?
CMK 134'e göre imaj alma işlemi sırasında, dijital medyanın bire bir kopyası alınmalı, bu işlem sırasında hash değeri oluşturulmalı ve tüm süreç ayrıntılı şekilde tutanağa geçirilmelidir. İşlemlerin şüpheli veya müdafiinin huzurunda yapılması, ayrıca imajdan bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi gerekir. Bu düzenlemenin amacı, savunma makamının delili denetleyebilmesini ve olası manipülasyon iddialarının önüne geçilmesini sağlamaktır.
İmaj alınmadan, hash değeri oluşturulmadan ve şüpheliye kopya verilmeden yapılan el koyma işlemleri, hukuka aykırı delil niteliğindedir ve hükme esas alınamaz.
Dijital delil kontrol listesi — dosyanızda bunları arayın

- Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması koşulu gerekçelendirilmiş mi?
- Hâkim kararı var mı? Savcı kararıyla işlem yapılmışsa 24 saat içinde hâkim onayına sunulmuş mu, hâkim 24 saat içinde karar vermiş mi?
- Arama mahallinde imaj (yedekleme) alınmış mı? Alınmamışsa gerekçesi somut olarak tutanağa yazılmış mı?
- Hash değeri üretilip tutanağa geçirilmiş mi? İmaj ile inceleme raporundaki hash değerleri birbiriyle uyuşuyor mu?
- Yedekten bir kopya şüpheliye veya müdafiine verilmiş ve bu husus tutanağa geçirilip imza altına alınmış mı? (CMK 134/4)
- Cihaza el konulmuşsa, seri numaraları tutanağa yazılarak mühürleme yapılmış mı; mühür açma sırasında şüpheli/müdafi hazır bulundurulmuş veya hâkim huzurunda mı açılmış?
- Şifre çözümü ve kopyalama tamamlandıktan sonra cihazlar gecikme olmaksızın iade edilmiş mi? (CMK 134/2)
Yargıtay elektronik delillerin aranması ve el konulması konusunda nasıl bir yaklaşım benimsemektedir?
Yargıtay, dijital delillerin elde edilmesi konusunda son derece katı ve istikrarlı bir içtihat geliştirmiştir. Özellikle Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararları, CMK 134'ün uygulama sınırlarını açıkça ortaya koymaktadır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2015/2056 E. – 2017/5023 K. ve 21.09.2017 tarihli ilamında elektronik delillerin suistimale açık niteliğine dikkat çekerek şu tespiti yapmıştır:
"CMK'nın 134. maddesinde düzenlenen ve özel hayatın gizliliğine daha fazla müdahale içermesi nedeniyle kanun koyucu tarafından genel arama ve elkoymadan daha sıkı koşullara tabi tutulan bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama ve elkoymanın bu özelliği gözardı edilmek suretiyle, aramayı gerçekleştiren kişilerce elkoyma işlemine geçildiği sırada sistemdeki verilerin yedeklemesi (imaj-adli kopya) yapılmadan ve yedekten bir kopya alınıp şüpheli veya vekiline verilmeden, ya da yukarıda yazılı nedenlerden dolayı mahalde yedekleme ve yedekten kopya verme olanağının bulunmadığının objektif olarak kabulünde zorunluluk bulunan hallerde, aramayı yapan kolluk birimince dijital delillere müdahaleyi önleyecek şekilde, seri numaraları tutanağa yazılmak suretiyle usulüne uygun olarak zapt edilip mühürlenmeden, şüpheli veya müdafiinin istemesi halinde nezaret etme ve denetleme imkanı sağlanarak inceleme mahalline kadar eşlik etmesi sağlanmadan ve bu yerde şüpheli veya müdafiinin hazır bulunmasına imkan verildikten sonra mümkün olan en kısa süre içinde mühür açılıp, dijital medyanın derhal imajının alınarak ilgilisine de imajlardan bir kopya ve orijinal medya teslim edilmeden, yine sanık veya müdafiinin mühür açma işlemi sırasında hazır bulunmasının mümkün olmadığı hallerde, mühür açma işleminin arama ve el koyma kararını veren hakimin huzurunda açılarak imaj alma işleminin bu sırada yapılması yoluna gidilmeden inceleme yapılması halinde arama ve elkoyma işleminin kanuna ve hukuka uygunluğundan bahsetmek mümkün olmadığı gibi bu yolla elde edilen delillerin de hukuka uygunluğu tartışılır hale gelecek ve yargılama makamınca hükme esas alınması mümkün olamayacaktır. Bu bakımdan bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma yapılabilmesine dair CMK'nın 134. maddesi uyarınca açık bir ibare bulunmadığı halde, sanıkların ev veya iş yerlerinde yapılan aramalarda hard disk, bilgisayar kasası, CD ve DVD gibi dijital medyalara, arama mahallinde imaj alınmadan, ilgilisine bir kopyası verilmeden ve kanuna uygun gerekçesi de tutanağa yazılmadan el konulması ve bu şekilde elde edilen delillerin sanık bakımından hükme esas alınmasının CMK'nın 134 maddesine aykırı olduğu" — Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21.09.2017 tarihli, E. 2015/2056, K. 2017/5023 sayılı karar
Kararda görüleceği üzere, imaj alınmadan, hash değeri oluşturulmadan ve kopya verilmeden yapılan el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Belirtilmesi gereken hususlardan biri de mahalde yedekleme işleminin mümkün olup olmadığı her bir somut olay nezdinde ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir. Yani, uygulamada genellikle mahal yerinde yedeklemenin (imaj işleminin) fiziki ve teknik sebeplerle mümkün olmadığı tutanağa geçirilse de kolluğun bu yöndeki yaklaşımının hukuken hiçbir geçerliliği yoktur.
Şifresi olmayan bir hard diskin mahalde imajının alınmaması
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2020/6565 Esas 2021/2658 Karar ve 22/02/2021 tarihli ilamında da
"CMK 134. maddesi 2. fıkrası uyarınca; ''bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere el konulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir, 3. fıkrasında; ''bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır,'' 5. fıkrasında bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır'' hükümleri düzenlenmiştir. Sanığın aşamalardaki savunmalarında ve dilekçelerinde el konulan hard disklerin hiçbirisinde şifre olmadığını, yedekleme işlemi yapılabileceğini ve ayrıca istendiğinde kendisinin yorum yapanların IP şifrelerini verebileceğini belirtmesi de dikkate alındığında;
Hatay 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 11.12.2012 tarih ve 2012/1288D.İş sayılı ve Hatay 3.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2012 tarih ve 2012/1243 D.İş sayılı kararlarında CMK 134. maddesine aykırı olarak ''hard disklere el konulması ve inceleme yapılması'' kararları verildiği anlaşılmaktadır…
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA…" — Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 22.02.2021 tarihli, E. 2020/6565, K. 2021/2658 sayılı ilam
değerlendirmesi yapılarak şifresi dahi olmayan bir hard-disk'in mahalde imajının alınmamasını CMK madde 134'e aykırı bulmuştur.
Elektronik cihazların rızaya dayalı olarak teslimi delili hukuka uygun hale getirir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koymayı özel ve istisnai bir koruma tedbiri olarak düzenlemiştir. Bu düzenleme, yalnızca şüphelinin rızasına değil; hâkim kararına, imaj alma zorunluluğuna, hash değerinin oluşturulmasına ve savunma haklarının korunmasına dayanmaktadır.
Bu nedenle şüphelinin veya sanığın dijital cihazını "rızasıyla teslim etmiş olması", CMK 134'te öngörülen usul güvencelerini ortadan kaldırmaz. Aksi kabul, kanun koyucunun dijital deliller için getirdiği özel koruma rejimini işlevsiz hale getirir.
Yargıtay da vermiş olduğu bir kararda kişinin rızasıyla dijital cihazını teslim etmiş olmasının CMK madde 134'te sayılan prosedürlere uyulmayacağı anlamına gelmemekte olduğunu vurgulamıştır.
Yargıtay 16. CD, 2019/2637 E. – 2019/5904 K. ve 10.10.2019 tarihli ilamında aynen
"Somut olayda şüphe üzerine durdurulan sanığın rızası ile teslim ettiği iddia olunan dijital meteryaller ile ilgili olarak CMK'nın 134.maddesinde yazılı şekilde hakimlik kararı alınmaksızın ve mahallinde imaj alınmadan, ilgilisine de bir kopyası verilmeden el konulması nedeniyle; CMK'nın 134. maddesi hükmüne ve hukuka uygun yöntemlerle elde edildiklerinin kabulünün mümkün bulunmadığı dolayısıyla delil olarak kabul edilemeyeceği ve mahkumiyet hükmüne de esas alınamayacağı nazara alındığında; somut dosyada sanık hakkında mahkumiyetine yeterli başkaca da delil olmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA" — Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 10.10.2019 tarihli, E. 2019/2637, K. 2019/5904 sayılı karar
karar verilmiştir.
Cep telefonu incelemesinde rıza yeterli midir?
Yargıtay bir başka kararında ise aynen
"Sanık müdafiince sanığın telefonunda Cumhuriyet savcısının talimatı ile yapılan inceleme sonucunda elde edilen delilin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi kapsamında şüphelinin cep telefonu incelenip, telefondan ele geçirilen bilgilerin kayıt altına alınabilmesi için hakim kararı veya belirlenen sürelerde hakim onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin bulunması gerektiği, sanığın rızası bulunsa dahi kolluk görevlileri tarafından şüphelilerin telefonlarının incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınamayacağı ve bu kurallara uyulmadan elde edilen delillerin hukuka aykırı bir biçimde ele geçirildiğinin kabulü gerekmektedir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2024/1821 Esas 2024/4126 Karar, 14/05/2024)" — Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.05.2024 tarihli, E. 2024/1821, K. 2024/4126 sayılı karar
değerlendirmesini yaparak dijital materyallerinin rıza ile teslim edilmesinin bir öneminin olmadığının altını çizmiştir.
Bu kararla Yargıtay, rızanın CMK 134'ün zorunlu usul kurallarını ortadan kaldırmayacağını açıkça ortaya koymuştur.
Her usul eksikliği delili otomatik olarak hukuka aykırı hale getirir mi?

Bu noktada önemli bir ayrımın altını çizmek gerekir. Yargıtay, CMK 134'ün çekirdek güvencelerini (hâkim kararı, mahalde imaj alınması, kopya verilmesi) ihlal eden işlemleri hukuka aykırı sayarken; sonradan tamamlanabilir nitelikteki şeklî eksiklikleri aynı sonuca bağlamamaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 19.02.2026 tarihli güncel kararında, imajın usulüne uygun olarak iki nüsha hazırlandığı ancak sanıklardan birine teslime ilişkin tutanağın dosyada bulunmadığı bir olayda şu değerlendirme yapılmıştır:
"Sanıklar hakkında arama ve el koyma kararı sonrası ele geçirilen dijital materyallerin 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi kapsamında inceleme izni verildiği, ele geçirilen dijitallerin incelenmek üzere alınan imajlarının, soruşturma dosyasına ait imaj ve şüpheli veya vekiline ait imaj şeklinde iki nüsha hazırlandığı ve sanık ... ...'e dijital materyallerinin teslimi esnasında 1'er adet asıl kopya içeren harici harddiskin teslim edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'a dijital materyallerin ve şüpheli veya vekiline ait olduğu belirtilerek hazırlanan imajların teslim edildiğine dair dosya kapsamında bir tutanağın olmadığı, ancak soruşturma kapsamında ilgili belgelerin iki nüsha olarak hazırlandığının açık olduğu, teslime ilişkin hususun Mahkemesi tarafından her aşamada tamamlanabileceği, kaldı ki sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında dijital materyallerden ele geçirilen ve hükme esas alınan yazışma içeriklerinin kendisine ait olmadığı yönünde de bir itirazının olmadığı hususu da gözetilerek salt bu usulü ve tamamlanması mümkün eksikliğin delilleri hukuka aykırı hale getirmeyeceği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine de iştirak edilmemiştir." — Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 19.02.2026 tarihli, E. 2025/1033, K. 2026/2446 sayılı karar
Bu karar, savunma açısından iki sonucu birlikte doğurmaktadır: Bir yandan imaj hiç alınmamışsa veya kopya hiç üretilmemişse hukuka aykırılık iddiası güçlüdür; diğer yandan yalnızca teslim tutanağının dosyada bulunmaması gibi tamamlanabilir eksikliklerde, itirazın içeriğe yönelik somut bir manipülasyon iddiasıyla birlikte ve zamanında ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle dijital delillere ilişkin itirazlar, dosyanın ilk aşamasından itibaren teknik olarak temellendirilmelidir.
Hukuka aykırı elde edilen dijital deliller hükme esas alınabilir mi?
Ceza muhakemesinde temel ilke, delillerin kanuna uygun şekilde elde edilmesidir. CMK 206 ve 217 uyarınca, hukuka aykırı deliller reddedilir ve hükme esas alınamaz. Dijital deliller bakımından CMK 134'e aykırı şekilde elde edilen verilerin, maddi gerçeğe ulaşma gerekçesiyle dahi olsa kullanılmasına izin verilmez.
Bu durum, özellikle bilişim suçları yargılamalarında beraat veya bozma sonucunu doğurabilecek niteliktedir.
12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) dijital delilleri nasıl etkiledi?
Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (12. Yargı Paketi), 16/7/2026 tarihinde kabul edilmiş ve 31/7/2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 7589 sayılı Kanun olarak yürürlüğe girmiştir.
En önemli tespit: 7589 sayılı Kanun, CMK'nın 134. maddesinde herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Maddenin yürürlükteki metnindeki son değişiklik, hâlâ 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen hâkim onayı cümleleridir. Bir başka deyişle imaj alma, hash değeri oluşturma ve şüpheliye kopya verme zorunlulukları aynen yürürlüktedir; bu konudaki Yargıtay içtihadı da güncelliğini korumaktadır.
Bununla birlikte 7589 sayılı Kanun, bilişim suçu dosyalarını dolaylı olarak yakından ilgilendiren bazı değişiklikler getirmiştir:
| Düzenleme | Getirilen değişiklik | Savunma açısından anlamı |
|---|---|---|
| CMK m. 134 | Değişiklik yok. | İmaj, hash ve kopya verme güvenceleri aynen devam ediyor; mevcut içtihat geçerliliğini koruyor. |
| CMK m. 231 (HAGB) 7589 s.K. m.15 |
HAGB kurumu yeniden düzenlendi. Artık HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabiliyor; bölge adliye mahkemesi kararı usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden inceliyor. Denetim süresi beş yıl. Denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırılık hâlinde mahkeme, cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da erteleme/seçenek yaptırıma çevirmeye karar vererek yeni bir hüküm kurabiliyor. | Bilişim suçlarında HAGB kararı verilen dosyalarda artık esasa girilen bir denetim imkânı var; HAGB kararına razı olmak yerine istinaf yoluyla beraat aranabilir. |
| CMK m. 308 7589 s.K. m.17 |
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz süresi, dosyanın teslim tarihinden itibaren üç ay olarak belirlendi; sanığın lehine itirazda süre aranmıyor. | Dijital delilin hukuka aykırılığı temyizde kabul görmezse, sanık lehine olağanüstü itiraz yolu için süre sınırı bulunmuyor. |
| CMK m. 80 7589 s.K. m.14 |
Moleküler genetik inceleme sonuçlarının kaydı, kullanımı ve imhası ayrıntılı düzenlendi; Cumhuriyet savcısının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru imkânı getirildi. | Dijital delilin yanında biyolojik/genetik veri de bulunan dosyalarda ayrı bir denetim yolu doğdu. |
| TCK m. 158/4 7589 s.K. m.13 |
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, sadece kendisine veya başkasına ait ödeme aracını ya da hesap bilgilerini vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde ceza yarı oranında indiriliyor. | Halk arasında "hesap kiralama" veya "IBAN dolandırıcılığı" denilen dosyalarda pasif konumdaki failler bakımından somut bir indirim imkânı doğdu. |
TCK 158/4 – Kanun Metni
Nitelikli dolandırıcılık – TCK m. 158/4
(4) (Ek:16/7/2026-7589/13 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
7589 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarıyla bu hükmün geçmişe etkili uygulanması da düzenlenmiştir: Kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir; infaz aşamasındaki hükümlülerde ise mağdurun zararının mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderilmesi hâlinde TCK 168/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilir.
Bilişim suçları alanında uzman avukat neden hayati öneme sahiptir?
Bilişim suçları, teknik ve hukuki bilginin iç içe geçtiği bir alandır. İmaj, hash, log, IP, baz istasyonu gibi teknik kavramlar, yalnızca yüzeysel hukuk bilgisiyle değerlendirilemez. Bilişim suçları alanında uzman avukat, CMK 134 uygulamalarını, Yargıtay içtihatlarını ve teknik süreçleri birlikte analiz edebilen uzmandır.
Usule aykırı alınmış bir imaj veya eksik bir hash işlemi, ancak bu alanda uzman bir avukat tarafından zamanında tespit edilebilir. Aksi halde hukuka aykırı delillerle mahkûmiyet riski doğabilir.
Sonuç: Dijital delillerde usul, esastan önce gelir
Dijital deliller, ceza yargılamasında güçlü olabilir; ancak bu güç, usule uygunlukla anlam kazanır. CMK 134, bir formalite değil; bireyin özel hayatını, savunma hakkını ve adil yargılanma güvencelerini koruyan temel bir güvence normudur.
İmaj alınmadan, hash değeri oluşturulmadan ve savunma makamına kopya verilmeden elde edilen dijital deliller, hukuken geçersizdir ve hükme esas alınamaz. 12. Yargı Paketi bu güvencelere dokunmamış, aksine mevcut rejimi aynen korumuştur. Bu nedenle bilişim suçlarıyla ilgili her dosyada, sürecin başından itibaren bilişim suçları alanında uzman bir avukat ile hareket edilmesi, geri dönülmesi mümkün olmayan hak kayıplarının önüne geçecektir.
İstanbul'da Bilişim Suçu Avukatı Desteği — LimanLegal Hukuk Bürosu
Dijital delillerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi; imaj ve hash tutanaklarının, arama ve el koyma kararlarının, bilirkişi raporlarının ve HTS/IP kayıtlarının teknik olarak incelenmesini gerektiren, uzmanlık isteyen bir alandır. İster şüpheli/sanık ister mağdur konumunda olun, sürecin en başından itibaren siber suçlar hukuku alanında deneyimli bir bilişim suçu avukatı ile çalışmak hak kaybını önler.
İstanbul Kartal'da bulunan LimanLegal Hukuk Bürosu, bilişim suçları ve ceza hukuku alanında güvenilir, hızlı ve çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.
Hemen İletişime GeçinSıkça Sorulan Sorular (SSS)
CMK 134 nedir?
CMK 134, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemlerini düzenleyen özel bir koruma tedbiridir. Cep telefonu, tablet, hard disk, USB bellek gibi tüm dijital materyaller bu madde kapsamındadır. Genel arama ve el koyma hükümlerine göre çok daha sıkı koşullara tabidir: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması ve hâkim kararı gerekir.
Dijital delillerde imaj (adli kopya) alınması zorunlu mudur?
Evet. CMK 134/3 uyarınca el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. Asıl olan, arama mahallinde imaj alınmasıdır. Mahalde imaj alınamıyorsa bunun somut ve objektif gerekçesi tutanağa yazılmalıdır; "teknik imkânsızlık" şeklindeki matbu ifadelerin hukuken geçerliliği yoktur.
Hash değeri nedir, alınmazsa ne olur?
Hash değeri, dijital verinin matematiksel özetidir; MD5 için 32, SHA-1 için 40 karakter uzunluğundadır. Veride en ufak bir değişiklik hash değerini tamamen değiştirir. Bu nedenle hash, dijital delilin parmak izi sayılır. Hash değeri alınmadan ve tutanağa bağlanmadan yapılan imaj işlemi, delilin bütünlüğü konusunda ciddi şüphe doğurur ve delilin güvenilirliğini tartışmalı hale getirir.
Telefonumu polise rızamla verdim; elde edilen deliller hukuka uygun mudur?
Hayır, rıza tek başına yeterli değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 10.10.2019 tarihli, E. 2019/2637, K. 2019/5904 sayılı kararında, rızayla teslim edildiği iddia olunan dijital materyallere hâkim kararı alınmaksızın ve mahallinde imaj alınmadan el konulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 14.05.2024 tarihli, E. 2024/1821, K. 2024/4126 sayılı kararında da sanığın rızası bulunsa dahi kolluk görevlilerince telefon içeriğinin kayıt altına alınamayacağı vurgulanmıştır.
Cep telefonu incelemesi için hâkim kararı şart mıdır?
Kural olarak evet. CMK 134 kapsamında cep telefonunun incelenip içeriğinin kayıt altına alınabilmesi için hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir. Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Süre dolar veya hâkim aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
İmajdan bir kopyanın şüpheliye verilmemesi delili geçersiz kılar mı?
CMK 134/4 uyarınca yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilmesi ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınması zorunludur. İmaj hiç alınmamış veya kopya hiç üretilmemişse hukuka aykırılık iddiası güçlüdür. Buna karşılık Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 19.02.2026 tarihli, E. 2025/1033, K. 2026/2446 sayılı kararında, imajın iki nüsha hazırlandığı ancak teslim tutanağının dosyada bulunmadığı olayda, bu tamamlanabilir eksikliğin tek başına delilleri hukuka aykırı hale getirmeyeceği kabul edilmiştir.
Hukuka aykırı elde edilen dijital delil mahkûmiyete esas alınabilir mi?
Hayır. CMK 206 ve 217 uyarınca hukuka aykırı deliller reddedilir ve hükme esas alınamaz. CMK 134'e aykırı şekilde elde edilen dijital veriler, maddi gerçeğe ulaşma gerekçesiyle dahi kullanılamaz. Dosyada başka yeterli delil yoksa bu durum beraat veya bozma sonucunu doğurabilir.
El konulan bilgisayar veya telefon ne zaman iade edilir?
CMK 134/2 uyarınca şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması hâlinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. Kopyalama ve çözüm işlemi tamamlandığı hâlde cihazın iade edilmemesi hukuka aykırıdır ve iade talebinde bulunulabilir.
12. Yargı Paketi CMK 134'ü değiştirdi mi?
Hayır. 16/7/2026 kabul tarihli ve 31/7/2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi), CMK'nın 134. maddesinde hiçbir değişiklik yapmamıştır. Maddenin yürürlükteki metnindeki son değişiklik 2018 tarihli 7145 sayılı Kanun'a aittir. Dolayısıyla imaj, hash ve şüpheliye kopya verme zorunlulukları aynen devam etmektedir. 7589 sayılı Kanun, CMK'nın 80, 231, 247 ve 308. maddeleri ile TCK'nın 158. maddesinde değişiklik yapmıştır.
12. Yargı Paketi ile HAGB konusunda ne değişti?
7589 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle CMK 231 yeniden düzenlenmiştir. En önemli yenilik, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı artık istinaf yoluna başvurulabilmesi ve kararın usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenmesidir. Denetim süresi beş yıldır. Ayrıca işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda HAGB uygulanamaz.
IBAN veya hesap kullandırma dosyalarında 12. Yargı Paketi bir indirim getirdi mi?
Evet. 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle TCK 158'e eklenen dördüncü fıkra uyarınca, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin yalnızca banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Kanun'un geçici 1. maddesiyle bu hükmün derdest ve infaz aşamasındaki dosyalara uygulanması da düzenlenmiştir.
Bilişim suçu avukatı dijital delil dosyasında ne yapar?
Bilişim suçu avukatı; arama ve el koyma kararlarının hukuka uygunluğunu, mahalde imaj alınıp alınmadığını, hash değerlerinin tutanaklarla ve bilirkişi raporlarıyla uyumunu, CMK 134/4 kapsamında kopya verilip verilmediğini ve cihazların süresinde iade edilip edilmediğini denetler. Tespit edilen usulsüzlükleri zamanında ve teknik olarak temellendirilmiş biçimde ileri sürer. İstanbul'da bilişim suçları ve siber suçlar hukuku alanında destek için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
ChatGPT
Gemini
Claude
Grok
Perplexity



