6 Kasım 2026 gündeminden

Ağır ceza mahkemesinden açıkça istenmeyen ifade tutanağı için yapılan bireysel başvuru kabul edilemez bulundu

Hukuk Gündemi/Ağır ceza mahkemesinden açıkça istenmeyen ifade tutanağı için yapılan bireysel başvuru kabul edilemez bulundu
Ceza HukukuAYM kararı
Yayın tarihi: •Hazırlayan: Av. Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 11/6/2026 Tarihli ve 2019/18263 Başvuru Numaralı Kararı, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Resmî Gazete'nin 6 Kasım 2026 tarihli ve 33422 sayılı nüshası, Yargı Bölümü, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/11/20261106-7.pdf.
Ne oldu

Anayasa Mahkemesinin 11/6/2026 tarihli ve 2019/18263 başvuru numaralı kararı, 6 Kasım 2026 tarihli ve 33422 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilen başvurucu hakkındaki hüküm 9 Nisan 2019'da kesinleşmişti. Başvurucu, gözaltındayken 10 Ağustos 2016'da kolluk tarafından alınan ifadesinin tutanağını Mart 2019'da ilçe emniyet müdürlüğünden, Nisan 2019'da da Cumhuriyet başsavcılığından istedi ve başsavcılıktan yanıt alamayınca 27 Mayıs 2019'da bireysel başvuruda bulundu. Daha sonra ağır ceza mahkemesinden dört dilekçeyle dosyadaki tüm evrakı istedi; evrak avukatına teslim edildi, ancak başvurucu ifade tutanağının bunlar arasında olmadığını ileri sürdü.

Kimi etkiler

Ceza dosyasındaki belgelere, özellikle soruşturma evresinde alınan ifade tutanaklarına erişmek isteyen şüpheliler, sanıklar ve hükümlüler bu karardan etkilenir. Anayasa Mahkemesine veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru hazırlayan kişiler ve vekilleri de bu kapsamdadır.

Hukuki mahiyeti

Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası, bireysel başvurudan önce olağan kanun yollarının tüketilmesini şart koşar. Başvuru yollarının tüketilmesi, ihlal iddiasının Anayasa Mahkemesine gelmeden önce çözüm sunabilecek idari ve yargısal mercilere iletilmesi anlamına gelir. Mahkeme bu şartı, bireysel başvurunun ikincil niteliğine dayandırdı. İkincil nitelik, ihlali öncelikle olağan mercilerin gidermesi gerektiği ilkesidir.

Mahkeme, bu kuralın kesin ve şekilci biçimde uygulanmayacağını, başvurucunun kişisel koşullarının gerçekçi biçimde değerlendirileceğini hatırlattı. Bununla birlikte talebin konusu ve içeriği, çözüm sunabilecek mercie açıkça bildirilmelidir. Mahkemeye göre kovuşturma iddianamenin kabulüyle başladığında, soruşturma belgeleri de dâhil olmak üzere tüm evrak kovuşturmayı yürüten mahkemeden istenebilir. Başvurucu bu mahkemeden yalnızca genel olarak tüm evrakı istemişti ve eksik tutanak için ayrı ve açık bir talepte bulunduğunu gösterememişti.

Başvuru kabul edilemez bulunduğundan, yani esasına girilmeden reddedildiğinden, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile diğer haklar yönünden ihlal incelemesi yapılmadı. Karar, dosyada belirli bir belgenin eksik olduğunu fark eden kişinin genel evrak talebiyle yetinmemesi gerektiği yönünde değerlendirilebilir. Bu kişinin eksik belgeyi adıyla ve tarihiyle belirterek yetkili mahkemeden ayrıca istemesi beklenebilir.

Karar, belgenin ayrı ve açık bir talebe rağmen verilmemesi durumunda nasıl bir değerlendirme yapılacağı konusunda bir tespit içermemektedir. Bu nedenle esasa ilişkin sorunun ileride başka bir başvuruda ele alınması mümkündür.

Olay

Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Başvurucu, gözaltındayken alınan ifadesinin tutanağını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurusunda kullanmak için önce kolluktan, ardından başsavcılıktan istedi. Yanıt alamayınca bireysel başvuruda bulundu. Daha sonra ağır ceza mahkemesinden genel olarak tüm evrakı istedi ve teslim edilen belgeler arasında tutanağın olmadığını ileri sürdü.

Gerekçe

Mahkeme, kovuşturmayı yürüten ağır ceza mahkemesinin soruşturma belgeleri dâhil tüm evrak için çözüm sunabilecek merci olduğunu belirtti. Başvurucu bu mahkemeden yalnızca genel bir evrak talebinde bulunmuş, eksik olduğunu söylediği ifade tutanağı için ayrı ve açık bir istemde bulunmamıştı. Bu nedenle iddianın ilgili merci önünde açıkça ileri sürülmediği ve başvurucunun gerekli özeni göstermediği sonucuna varıldı.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvurucunun adli yardım talebini kabul etti. Başvuruyu, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu. Başvurucuyu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca yargılama giderlerinden tamamen muaf tuttu. Karar oybirliğiyle verildi.

Dikkat edilmesi gerekenler
  • Bu karara göre ceza dosyasından eksik bir belgeye ihtiyaç duyan kişinin, bireysel başvurudan önce bu belgeyi kovuşturmayı yürüten mahkemeden ayrı ve açık bir dilekçeyle istemesi gerekir; belgenin türü ve tarihiyle belirtilmesi uygulamada yararlı olabilir.
  • Mahkemece gönderilen veya avukata teslim edilen evrakın eksiksiz olup olmadığının kontrol edilmesi ve eksikliğin aynı mahkemeye açıkça bildirilmesi önemlidir.
  • Talebe yanıt verilmemesi üzerine çözüm sunabilecek merci denenmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurulması, başvurunun kabul edilemez bulunması riskini doğurur.
Sık sorulanlar

Mahkemeden dosyadaki tüm evrakı istedim ama bir belge eksik çıktı, doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Bu karara göre önce eksik belgeyi mahkemeden ayrıca ve açıkça istemeniz gerekir. Anayasa Mahkemesi, genel bir evrak talebini eksik belgeye ilişkin şikâyet için yeterli görmedi. Eksik belgeyi adıyla ve tarihiyle belirten ayrı bir dilekçe vermeden yapılan başvuru kabul edilemez bulunabilir.

Soruşturmada alınan ifade tutanağımı hangi makamdan istemeliyim?

Karara göre kovuşturma başlamışsa tutanak kovuşturmayı yürüten mahkemeden istenebilir ve bu mahkeme talebe çözüm sunmaya elverişli mercidir. Anayasa Mahkemesine göre kovuşturma iddianamenin kabulüyle başlar ve bu aşamada mahkeme tüm bilgi ve belgelere erişme yetkisine sahiptir. Bu olayda kolluğa ve başsavcılığa yapılan talepler, mahkemeden ayrıca istenmeyen tutanak için yeterli görülmedi.

Başvurum kabul edilemez bulunursa yargılama giderlerini ödemek zorunda kalır mıyım?

Adli yardım talebiniz kabul edilmişse yargılama giderlerinden muaf tutulabilirsiniz. Adli yardım, ödeme gücünden yoksun kişinin giderleri karşılamadan hak arayabilmesi için tanınan bir imkândır. Bu kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun adli yardım talebini kabul etti. Başvurucu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca yargılama giderlerinden tamamen muaf tutuldu.

Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu, LimanLegal Hukuk Bürosu. Bu sayfadaki bilgiler resmî mevzuata, Resmî Gazete'ye, yüksek mahkeme kararlarına, kurul bültenlerine ve kurum açıklamalarına dayanmaktadır. Basın kaynaklarına yalnızca resmî açıklamaların erişilebilir kaydı olarak atıf yapılmıştır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. İçeriklere dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek sonuçlardan LimanLegal Hukuk Bürosu sorumlu değildir. Somut olayınıza ilişkin profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Etiketler:TMK 734. maddeÖn alım hakkıAnayasa MahkemesiCMK 91. maddeGözaltı süresiYargılamanın yenilenmesiÜst hakkıRekabet Kurulu