Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m. 315)
Kira bedelinin ödenmemesi, tahliye davalarının en yaygın sebebidir; buna karşılık en çok usulden reddedilen tahliye sebebi de yine budur. Nedeni tek başına gecikmenin tahliye hakkı vermemesidir: TBK m. 315, kiraya verene tahliye hakkını ancak muaccel bir borç, yazılı bir ihtar, en az otuz günlük bir süre ve bu sürenin sonuçsuz kalması hâlinde sözleşmenin feshedileceğinin açıkça bildirilmesi zincirinin eksiksiz kurulması hâlinde tanır. Bu zincirin herhangi bir halkası kopuk olduğunda ihtarname hukuki sonuç doğurmaz ve dava esasa girilmeden reddedilir — üstelik ihtardaki eksiklik sonradan giderilemez. Bu rehberde, İstanbul'da kira ve gayrimenkul hukuku alanında çalışan LimanLegal Hukuk Bürosu olarak temerrüt nedeniyle tahliyeyi kanun metinleri ve güncel Yargıtay içtihadı ışığında ele alıyoruz.
Kısa cevaplar
- Bir gün gecikme tahliye sebebi midir? Hayır. Tahliye hakkı, ihtarda verilen sürenin sonuçsuz dolmasıyla doğar.
- Süre ne kadar? Konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün (hasılat) kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde en az on gün. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar.
- İhtarda ne yazmalı? Talep edilen kira bedeli ve varsa yan giderler, hangi aylara ait olduğu, ödeme için verilen süre ve bu sürede ödenmezse sözleşmenin feshedilerek tahliye davası açılacağı. Bu son unsurun eksikliği ihtarı geçersiz kılar.
- Yalnız muaccel borç için ihtar çekilebilir. Henüz doğmamış veya vadesi gelmemiş kira için temerrüt ihtarı sonuç doğurmaz. TBK m. 314 uyarınca kira bedeli, aksine sözleşme ve yerel âdet yoksa her ayın sonunda muaccel olur.
- Süre içinde ödeme yapılırsa temerrüt olgusu ortadan kalkar ve dava reddedilir. Süre dolduktan sonra yapılan ödeme ise davanın kabulüne engel değildir.
- İki yol vardır: (i) Sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası (arabuluculuk dava şartı uygulanır) veya (ii) İİK m. 269 vd. uyarınca ilamsız icra yoluyla tahliye (Örnek 13 ödeme emri; arabuluculuk şartı uygulanmaz, uyuşmazlık icra mahkemesinde görülür).
- İcra yolunda süre: Borçlu itiraz etmez ve ihtar müddeti içinde kira borcunu ödemezse, ihtar müddetinin bitimini takip eden altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye istenmelidir (İİK m. 269/a).
- Birden fazla kiraya veren varsa ihtarnamenin tümü tarafından düzenlenmesi ve davanın birlikte açılması zorunludur; bu eksiklik sonradan giderilemez.
- Aile konutu bildirimi varsa fesih bildirimi ve ödeme süresi kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirilmelidir (TBK m. 349/3).
- Tek taraflı fesih beyanı tahliye sağlamaz. Şartlar oluşsa dahi mahkeme kararıyla tahliye ilamı alınmadıkça akdin sona erdiğinden söz edilemez.
Kanuni Çerçeve
3. Kiracının temerrüdü — TBK m. 315
Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.
Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
1. Genel olarak — TBK m. 313
Kiracı, kira bedelini ödemekle yükümlüdür.
2. İfa zamanı — TBK m. 314
Kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.
a. Şekil — TBK m. 348
Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Temerrüt Nedeniyle Tahliyenin Şartları

Yargıtay'ın yerleşik formülü, TBK m. 315'in şartlarını dört başlıkta toplar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu çerçeveyi güncel bir kararında şöyle özetlemiştir:
"Kira sözleşmesinin sona erme sebeplerinden biri de; kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda sözleşmenin feshinin biçim ve koşulları 6098 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, kiraya veren tarafından yazılı olarak verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre; konut ve çatılı iş yeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. […] Akdin feshi için tek başına bu koşulların bulunması yetmez. Ayrıca, bu konuda tahliye talebinin ilama bağlanması gerekir. Temerrüt nedeniyle tahliye davası açma koşullarının bulunması durumunda bile, Mahkeme kararı ile tahliye ilamı alınmadığı sürece akdin sona erdiğinden söz edilemez." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 25.09.2024 tarihli, E. 2023/4183, K. 2024/2553 sayılı karar
| Şart | İçeriği | Eksikliğin sonucu |
|---|---|---|
| 1. Muacceliyet | İhtara konu kira bedeli veya yan gider, ihtar tarihinde istenebilir (muaccel) olmalıdır. TBK m. 314 uyarınca aksine sözleşme ve yerel âdet yoksa her ayın sonunda muaccel olur; uygulamada sözleşmeler çoğunlukla ayın belirli bir gününü kararlaştırır. | Muaccel olmayan alacak için gönderilen ihtar temerrüt doğurmaz; dava reddedilir. |
| 2. Yazılı ihtar | Fesih bildirimi ve süre verme yazılı olmalıdır (TBK m. 348). Noter zorunlu değildir; ancak keşide ve tebliğ tarihinin ispatı için tercih edilir. | Sözlü bildirim geçersizdir; dava reddedilir. |
| 3. Yasal süre | Konut ve çatılı işyerinde en az 30 gün; ürün kirasında en az 60 gün; diğer kira ilişkilerinde en az 10 gün. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. | Eksik süre verilen ihtar hukuki sonuç doğurmaz. |
| 4. Fesih ve tahliye uyarısı | İhtarda, verilen sürede ödenmemesi hâlinde sözleşmenin feshedileceği ve tahliye davası açılacağı açıkça belirtilmelidir. | Yalnızca "fesih" denip tahliye davası açılacağı bildirilmezse ihtar tahliye bakımından sonuç doğurmaz. |
Dördüncü şart uygulamada en sık atlanan şarttır
Uygulamada hazırlanan ihtarnamelerin önemli bir kısmı "…ödenmediği takdirde sözleşme feshedilecektir" ifadesiyle yetinir. Yargıtay, bu ifadenin tahliye bakımından yeterli olmadığını açıkça belirtmiştir:
"[…] gün içinde ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği bildirildiği halde davalı aleyhinde tahliye davası açılacağı hususu belirtilmemiştir. Kiraya veren tarafından keşide edilecek temerrüt ihtarnamesinde kira bedelinin otuz gün içinde ödenmesi gerektiği, bu süre içinde ödenmediği takdirde akdin feshiyle tahliye davası açılacağı hususunun ihtaren bildirilmesi zorunlu olup, bu haliyle davaya dayanak ihtarname tahliyeye yönelik hukuki sonuç doğurmayacağından, tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı […]" — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.05.2018 tarihli, E. 2018/3224, K. 2018/5540 sayılı karar
İhtarnamenin asgari içeriği: (i) kira sözleşmesinin tarihi ve tarafları, (ii) ödenmeyen kira bedelleri ve varsa yan giderlerin ay ay dökümü ve tutarı, (iii) ödemenin yapılacağı hesap/adres, (iv) "işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenmesi", (v) "aksi takdirde kira sözleşmesinin feshedilerek tahliye davası açılacağı ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin tarafınıza yükletileceği ihtar olunur". Bu beş unsurdan biri eksikse ihtar, tahliye bakımından işlevsizdir.
Süre Nasıl Hesaplanır?
TBK m. 315/2'nin son cümlesi açıktır: süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Buradaki belirleyici an ihtarnamenin keşide tarihi değil, tebliğ tarihidir. Uygulamada en sık yapılan hesap hatası budur: noterden 1 Mart'ta keşide edilip 12 Mart'ta tebliğ edilen bir ihtarnamede otuz günlük süre 13 Mart'ta işlemeye başlar ve 11 Nisan'da dolar. Dava, ancak bu tarihten sonra açılabilir.
| Kira türü | Asgari süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Konut ve çatılı işyeri kirası | 30 gün | TBK m. 315/2 |
| Ürün (hasılat) kirası | 60 gün | TBK m. 362/2 |
| Diğer kira ilişkileri (adî kira) | 10 gün | TBK m. 315/2 |
Kira türünün doğru belirlenmesi hayati önemdedir. Yargıtay, tarım arazisi niteliğindeki bir taşınmaz için otuz günlük süre verilen bir olayda ihtarnameyi geçersiz saymıştır:
"Davaya konu yerin tarım arazisi nitelikli olduğu, tarımsal ürün yetiştirilmek üzere kiralandığı, bitki satışı ve yetiştirmesi için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesindeki belirtme ve kiralananda yapılan işin niteliği itibariyle kiralananın TBK.nun 357.maddesinde düzenlenen ürün kirası hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle olayda uygulanması gereken TBK.nun 362/2.maddesi uyarınca, temerrüt ihtarnamesinde 60 günlük ödeme süresinin verilmesi gerekir. İhtarnamede 30 günlük ödeme süresi verilmiş olması nedeniyle yasaya uygun düzenlenmeyen ihtarname hukuki sonuç doğurmaz." — Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 04.06.2015 tarihli, E. 2015/4367, K. 2015/5459 sayılı karar
Kanunda öngörülenden uzun süre verilmesi sakınca doğurmaz; kısa süre verilmesi ise ihtarı tamamen işlevsiz kılar. Bu nedenle tereddüt hâlinde daha uzun sürenin verilmesi güvenli yoldur.
Süre İçinde ve Süre Dolduktan Sonra Ödeme
Temerrüt nedeniyle tahliyenin mantığı, kiracıya son bir düzeltme imkânı tanımaktır. Bu nedenle:
- Süre içinde tam ödeme yapılırsa temerrüt olgusu ortadan kalkar ve tahliye davası reddedilir. Kısmi ödeme temerrüdü ortadan kaldırmaz; ihtara konu borcun tamamının ödenmesi gerekir.
- Süre dolduktan sonra yapılan ödeme tahliye hakkını ortadan kaldırmaz. Yargıtay, ödeme emriyle verilen sürenin dolmasından sonra icra dosyasına yapılan ödemeyi değerlendirdiği bir kararda, "Yasal otuz günlük ödeme süresi içinde borcun ödenmemesi karşısında temerrüt şartlarının oluşması nedeniyle temerrüt nedeniyle tahliye davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir" demiştir (Yargıtay 6. HD, 16.03.2016, E. 2015/4311, K. 2016/2084).
Ödemenin usulü ve ispatı
Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardandır. Yargıtay'ın yerleşik ifadesiyle "kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu husus da göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir". Uygulamada belirleyici olan çoğunlukla bu son cümledir: taraflar arasında yıllardır belirli bir banka hesabına ödeme yapılıyorsa, bu teamül geçerli ödeme yeri sayılır.
Kiracı için kritik uyarı: Ödeme yapılırken açıklama alanına hangi aya ait olduğu mutlaka yazılmalıdır. Açıklamasız ödemeler, kiraya veren tarafından en eski borca mahsup edildiğinde, güncel ayın ödenmediği sonucu doğabilir. Ayrıca yanlış kişiye — örneğin eski malike veya paydaşlardan yalnızca birine — yapılan ödeme borçtan kurtarmaz. Yargıtay, davacıya değil dava dışı bir kişiye yapılan ödemenin kiracıyı "kira borcundan kurtarmayacağı"nı belirtmiştir (T.C. Yargıtay 3. HD, 10.03.2026, E. 2025/5395, K. 2026/1304).
Yan Giderler: Neler Temerrüde Esas Olur?
TBK m. 315, kira bedelinin yanında yan gider ödeme borcunun ifa edilmemesini de temerrüt sebebi sayar. Ancak her masraf yan gider değildir. Yan giderler, kiralananın kullanımıyla doğrudan bağlantılı ve sözleşme ya da kanun gereği kiracıya ait olan giderlerdir: aidat, ısınma, su, elektrik gibi kalemler tipik örneklerdir. Buna karşılık kiralananın kullanımıyla ilgisi bulunmayan kalemler temerrüde esas alınamaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bir olayda "ağaçlandırma bedeli yan giderlerden olmadığından temerrüt olgusuna esas teşkil etmeyeceği"ni belirtmiştir (T.C. Yargıtay 3. HD, 27.11.2024, E. 2024/323, K. 2024/3923).
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: ihtarname, yan gider olmayan kalemleri de kapsayacak biçimde tek bir toplam üzerinden düzenlenirse, kiracı bu kalemi ödemeyerek borcun kalanını ödediğinde temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle ihtarnamede kira bedeli ile yan giderler ayrı ayrı ve dökümlü gösterilmelidir.
İki Yol: Dava mı, İlamsız İcra mı?

Kira bedelini ödemeyen kiracının tahliyesi için iki ayrı yol vardır ve bunların usul rejimleri tamamen farklıdır.
Adi kira ve hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti — İİK m. 269
Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.
Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.
İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz.
İtiraz etmemenin sonuçları — İİK m. 269/a
Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.
Kira akdi dışındaki itirazlar ve tahliye — İİK m. 269/c
Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur.
[…]
İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren ongün geçmesi lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden faydalanabilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ilamsız icra yoluyla temerrüde dayalı tahliyenin ön şartlarını beş maddede toplamıştır:
"Temerrüt nedeniyle tahliyenin ön şartları; 1-kira alacağı olacak, 2-takip talebiyle birlikte açıkça tahliye de istenecek, 3-borçlu/kiracıya haciz ve tahliye istemli Örnek 13 ödeme emri tebliğ edilecek, 4-Çatılı iş yeri ve binalar için 30 gün veya hasılat kiralarında 60 gün vs. borçluya ödeme emri tebliğinden itibaren ödeme müddeti verilecek, 5-yasal ödeme müddeti içerisinde takip konusu kiracı borcu ödenmezse 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve temerrüte dayalı tahliye talep edilecek. Görüldüğü gibi temerrüt nedeniyle açılacak TAHLİYE davalarında yukarıda sayılan beş ön şart gerçekleşmeden davanın görülmesi mümkün olamayacaktır." — Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 06.10.2025 tarihli, E. 2025/6560, K. 2025/5901 sayılı karar (karşı oy gerekçesi)
| Karşılaştırma | Sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası | İlamsız icra yoluyla tahliye (İİK m. 269 vd.) |
|---|---|---|
| Başlangıç işlemi | Yazılı temerrüt ihtarnamesi (noter) | Takip talebi + haciz ve tahliye istemli Örnek 13 ödeme emri (ihtar yerine geçer) |
| Arabuluculuk dava şartı | Uygulanır (HUAK m. 18/B-1-a) | Uygulanmaz — madde metninde açıkça istisna edilmiştir |
| Uyuşmazlığı çözecek merci | Sulh hukuk mahkemesi (HMK m. 4/1-a) | İcra mahkemesi |
| Kiracının itiraz süresi | Cevap süresi (HMK) | 7 gün (İİK m. 269/2) |
| Ödeme süresi | İhtarda verilen en az 30 gün | Ödeme emrinde verilen en az 30 gün |
| Tahliye talebi için süre | İhtar süresinin dolmasından sonra; ayrı bir süre sınırı yok | İhtar müddetinin bitimini takip eden 6 ay (İİK m. 269/a) |
| İtirazın ispatı | Genel ispat kuralları (HMK) | Sınırlı belgelerle: noter onaylı belge, ikrar veya resmî makbuz (İİK m. 269/c) |
| Kararın infazı | Kesinleşme aranmaz; genel hükümler | Kesinleşme beklenmez; tefhim/tebliğden itibaren 10 gün geçmesi gerekir |
| Kira alacağı da tahsil edilir mi? | Ayrı talep olarak eklenebilir | Evet, takip zaten alacak takibidir |
Hangi yol seçilmeli? İcra yolu, hem alacağı hem tahliyeyi tek işlemde takip etmesi, arabuluculuk şartından muaf olması ve kiracının itirazını yalnızca sınırlı belgelerle ispat edebilmesi nedeniyle çoğu dosyada daha hızlıdır. Buna karşılık kiracı kira akdine ve imzasına açık ve kesin biçimde itiraz ederse, alacaklının elinde noterde düzenlenmiş ya da imzası onaylanmış bir sözleşme yoksa itirazın kaldırılması istenemez ve genel mahkemede dava açmak gerekir. Adi yazılı (elden doldurulmuş matbu) kira sözleşmeleriyle çalışılan dosyalarda bu risk yüksektir. İİK m. 269/b son fıkra bir güvence getirir: alacaklı umumi hükümler dairesinde dava açmaya mecbur kalırsa, ihtarlı ödeme emri ihtar yerine geçer; yani otuz günlük süre yeniden işletilmek zorunda kalınmaz.
Kim Dava Açabilir? Taraf Teşkili
Temerrüt nedeniyle tahliye davası kural olarak kiraya veren tarafından açılır. Kiraya veren birden fazlaysa aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır:
"Kira sözleşmesinde birden fazla kiraya veren olması halinde temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için; temerrüt ihtarnamesinin, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan tüm kiraya verenler tarafından düzenlenmesi ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde ise, taraflar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan, bir kısım mirasçıların tek başına takip yapma ve dava açma hakları bulunmamaktadır. Dava sırasında diğer mirasçıların muvafakatının sağlanması, mevcut ihtarnameye hukuksal geçerlilik kazandırmayacağından, söz konusu eksiklik sonradan giderilemez." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.11.2024 tarihli, E. 2023/4070, K. 2024/3545 sayılı karar
Yerleşik uygulamanın üç kuralı şudur:
- Kiraya veren olmayan malik ya da yeni malik doğrudan temerrüt ihtarı gönderemez. Önce kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi, bu ihbarın sonuçsuz kalması hâlinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirerek dava açması gerekir.
- Paylı mülkiyette pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir.
- Elbirliği mülkiyetinde tüm ortakların katılımı zorunludur.
Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulur (aynı yönde T.C. Yargıtay 3. HD, 22.02.2018, E. 2017/8709, K. 2018/1492; T.C. Yargıtay 8. HD, 21.02.2018, E. 2017/4244, K. 2018/2579).
Kiracı tarafında: bölünmezlik ve aile konutu
Kiracı birden fazlaysa tahliye edimi bölünemeyeceğinden aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır; ihtar tümüne gönderilmeli ve dava tümüne karşı açılmalıdır. Aynı sonuç, aile konutu bildirimi yapan eş bakımından da geçerlidir. TBK m. 349/3 uyarınca kiracı olmayan eş kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanmışsa, kiraya veren fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 20.10.2025 tarihli uyuşmazlığın giderilmesi kararında da, bildirimden itibaren "kiracılık sıfatının bölünmezliği ilkesi gereği kiracılar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan kiraya veren […] taleplerini her iki eşe birlikte öne sürmek zorundadır" denilmiştir (E. 2025/3374, K. 2025/4997).
Tek Taraflı Fesih Beyanı Tahliye Sağlamaz
Temerrüt şartları eksiksiz gerçekleşse dahi, kiraya verenin tek taraflı bir yazıyla "sözleşme feshedilmiştir" demesi tahliye sonucunu doğurmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu ilkeyi hem 2024 hem 2025 tarihli kararlarında yinelemiştir:
"Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, sözleşmenin feshi için gösterilen kira paralarının ödenmemesi nedeninin, yasada düzenlenmiş ihtar prosedürlerinin yerine getirilmesi halinde ancak temerrüt nedeniyle akdin feshi ve kiralananın tahliyesi davasının açılmasını gerektirdiği, gerek henüz sözleşmelerin süresinin sona ermemesi gerekse 6098 sayılı Kanun'a göre davacı kiracının tahliyesini gerektirecek yöntemin izlenmemesi nedeniyle davalı idare tarafından tek taraflı olarak yapılan feshin hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.02.2024 tarihli, E. 2023/2774, K. 2024/742 sayılı karar
Bu ilkenin pratik sonuçları önemlidir: tek taraflı fesihle kilit değiştirmek, elektriği/suyu kestirmek veya kiracının eşyalarını çıkarmak hukuka aykırıdır; kiracı bu durumda kira ilişkisine vaki müdahalenin önlenmesi davası açabilir ve tazminat isteyebilir. Ayrıca kiraya verenin geçersiz fesihle irat kaydettiği teminatı iadeye mahkûm edildiği örnekler de vardır (Yargıtay 3. HD, 25.09.2024, E. 2023/4183, K. 2024/2553).
Arabuluculuk: Hangi Yolda Şart, Hangisinde Değil?
6325 sayılı Kanun'un 1 Eylül 2023'te yürürlüğe giren 18/B maddesinin (a) bendi, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına almış; ancak ilamsız icra yoluyla tahliyeyi açıkça kapsam dışında bırakmıştır:
Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk — HUAK m. 18/B (Ek: 28/3/2023-7445/37 md.)
(1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:
a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
Buna göre:
- Sulh hukuk mahkemesinde açılacak temerrüt nedeniyle tahliye davasında arabuluculuk dava şartıdır. Başvuru, ihtarda verilen sürenin dolmasından sonra — yani dava açma hakkının doğduğu andan sonra — yapılmalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2025 tarihli uyuşmazlığın giderilmesi kararı, dava şartı arabuluculuğa başvurabilmek için "öncelikle uyuşmazlığın doğması" gerektiğini ilke olarak ortaya koymuştur (E. 2025/1495, K. 2025/3048).
- İİK m. 269 vd. uyarınca başlatılan ilamsız icra takibinde arabuluculuk şartı aranmaz.
- İcra takibine yapılan itirazın iptali için mahkemede açılacak davada ise arabuluculuk şartı yeniden devreye girer; bu dava kira ilişkisinden kaynaklandığından 18/B kapsamındadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, genel hükümlere göre açılan bir itirazın iptali ve tahliye davasında, arabuluculuk ön şartı sağlanmadığından davanın usulden reddi gerektiğini belirtmiştir (14.05.2025, E. 2024/3408, K. 2025/2823).
Uygulama Rehberi: Adım Adım Kontrol Listesi

- Kira türünü belirleyin. Konut/çatılı işyeri mi, adî kira mı, ürün kirası mı? Süre bu tespite göre 30, 10 veya 60 gündür.
- Muaccel borcu hesaplayın. Sözleşmedeki ödeme günü esas alınır; sözleşmede hüküm yoksa TBK m. 314 uyarınca ayın sonu. Muaccel olmayan aylar ihtara konu edilmemelidir.
- Kira ve yan giderleri ayrıştırın. Yan gider niteliğinde olmayan kalemler ihtardan çıkarılmalı; kalanlar ay ay dökümlü gösterilmelidir.
- Taraf yapısını netleştirin. Kiraya verenler kimler? Paylı mülkiyette pay/paydaş çoğunluğu, elbirliğinde tüm ortaklar. Kiracılar kimler? Aile konutu bildirimi var mı?
- Kiraya veren değilseniz iki aşamayı uygulayın. Önce kira paralarının size ödenmesi ihbarı; sonuçsuz kalırsa yasal içerikli ihtarname.
- İhtarnameyi eksiksiz düzenleyin. Tutar dökümü + en az 30 gün + "ödenmezse sözleşme feshedilerek tahliye davası açılacaktır" ibaresi.
- Tebliğ tarihini takip edin. Süre, tebliğ tarihini izleyen günden başlar. Tebliğ parçası dosyanın en kritik belgesidir.
- Süre içinde yapılan ödemeleri denetleyin. Tam ödeme temerrüdü ortadan kaldırır; kısmi ödeme kaldırmaz.
- Yolu seçin. İlamsız icra (arabuluculuksuz, icra mahkemesi, 6 aylık süre) mi, sulh hukuk davası (arabuluculuklu) mu?
- İcra yolunu seçtiyseniz Örnek 13 ödeme emri kullanın. Takip talebinde açıkça tahliye de istenmelidir; yalnızca alacak talep edilen takip tahliye sağlamaz.
- Altı aylık süreyi kaçırmayın. İtiraz edilmemişse ihtar müddetinin bitimini takip eden altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye istenmelidir (İİK m. 269/a).
- Dava yolunu seçtiyseniz arabuluculuğa süre dolduktan sonra başvurun. Başvuru tüm kiraya verenleri, tüm kiracıları ve tüm talepleri kapsamalıdır.
- Son tutanağı dilekçeye ekleyin. Aslı veya arabulucu onaylı örneği; eksikse bir haftalık kesin süre verilir.
- Görevli mahkemeyi doğrulayın. Dava yolunda sulh hukuk mahkemesi; icra yolunda icra mahkemesi.
- Tek taraflı fesihle hareket etmeyin. Kilit değiştirme, elektrik/su kesme gibi fiilî yollar hem tahliye sağlamaz hem de tazminat sorumluluğu doğurur.
Delil Kontrolü
| Delil | Açıklama |
|---|---|
| Kira sözleşmesi | Kira ilişkisinin varlığını, yürürlük tarihini, süresini ve kira bedelini ispat eder. Sözleşmenin taşınmaz kirasına ilişkin olmadığı anlaşılırsa TBK m. 315 uygulanmaz ve dava reddedilir. İcra yolunda sözleşmenin noterde düzenlenmiş veya imzası onaylanmış olması, imza inkârı hâlinde belirleyicidir. |
| Yazılı ihtar ve tebliğ belgeleri | Konut ve çatılı işyeri kirasında yazılı ihtarla sözleşmenin feshedilmesi davanın ön şartıdır. Tebliğ tarihi, otuz günlük sürenin başlangıcını belirler. |
| Ödeme belgeleri | Banka hesap hareketleri, dekontlar, makbuzlar. Ödeme savunmasında ispat yükü kiracıdadır; icra yolunda bu ispat yalnızca İİK m. 269/c'deki sınırlı belgelerle yapılabilir. |
| Arabuluculuk son tutanağı | Dava yolunda zorunlu. Başvuru tarihi, ihtar süresinin dolmasından sonra olmalıdır. |
| Tapu kaydı ve mirasçılık belgesi | Aktif husumeti, mülkiyet biçimini ve pay durumunu gösterir. |
| Tanık | Sözleşmenin varlığı, yürürlük tarihi, süresi ve yıllık kira bedeli HMK m. 200'deki parasal sınırın altında kaldığı takdirde tanıkla ispat edilebilir. |
| Bilirkişi incelemesi | Temerrüt olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, ödemelerin hangi aylara mahsup edileceği ve bakiye borç hesabı bakımından başvurulur. |
Kira Alacağı ve Tahliye Uyuşmazlıklarında Hukuki Destek — LimanLegal Hukuk Bürosu
Temerrüt dosyalarında sonucu belirleyen, çoğu zaman borcun miktarı değil; ihtarnamenin içeriği, muhatapları, verilen sürenin doğruluğu ve seçilen yolun (icra mi, dava mı) dosyanın belge yapısına uygunluğudur. İhtardaki bir eksiklik sonradan giderilemez ve süreç sıfırdan başlar.
İstanbul Kartal'da bulunan LimanLegal Hukuk Bürosu, temerrüt nedeniyle tahliye, kira alacağının tahsili, itirazın kaldırılması ve itirazın iptali süreçlerinde; ihtarnamenin hazırlanmasından tahliyenin fiilen gerçekleştirilmesine kadar hem kiraya verenlere hem de kiracılara hukuki destek sunmaktadır.
Hemen İletişime GeçinSıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kiracı kirayı bir ay geç ödedi; hemen tahliye davası açabilir miyim?
Hayır. TBK m. 315 uyarınca kiraya verenin önce kiracıya yazılı olarak bir süre vermesi ve bu sürede de ödenmemesi hâlinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmesi gerekir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işler. Tahliye hakkı, ancak bu sürenin sonuçsuz dolmasıyla doğar. Gecikmenin kendisi tek başına tahliye sebebi değildir.
Temerrüt ihtarnamesinde neler yazmalıyım?
İhtarnamede kira sözleşmesinin tarihi ve tarafları, ödenmeyen kira bedelleri ile varsa yan giderlerin ay ay dökümü ve tutarı, ödemenin yapılacağı yer veya hesap, ödeme için verilen en az otuz günlük süre ve bu sürede ödenmemesi hâlinde sözleşmenin feshedilerek tahliye davası açılacağı açıkça belirtilmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.05.2018 tarihli, E. 2018/3224, K. 2018/5540 sayılı kararında, yalnızca sözleşmenin feshedileceğinin bildirilip tahliye davası açılacağı hususuna yer verilmeyen ihtarnamenin tahliyeye yönelik hukuki sonuç doğurmayacağı belirtilmiştir.
Otuz günlük süre ne zaman başlar?
TBK m. 315/2'nin son cümlesi uyarınca süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Belirleyici olan ihtarnamenin noterden keşide edildiği tarih değil, kiracıya tebliğ edildiği tarihtir. Örneğin 12 Mart'ta tebliğ edilen bir ihtarnamede süre 13 Mart'ta başlar ve 11 Nisan'da dolar; dava ancak bu tarihten sonra açılabilir.
İhtarnamede otuz günden az süre verirsem ne olur?
İhtarname hukuki sonuç doğurmaz ve tahliye davası reddedilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04.06.2015 tarihli, E. 2015/4367, K. 2015/5459 sayılı kararında da, ürün kirasına tabi bir taşınmaz için 60 gün yerine 30 günlük süre verilmesi nedeniyle "yasaya uygun düzenlenmeyen ihtarname hukuki sonuç doğurmaz" denilmiştir. Kanunda öngörülenden uzun süre verilmesi sakınca doğurmaz; bu nedenle tereddüt hâlinde daha uzun süre verilmesi güvenlidir.
Kiracı otuz günlük süre içinde öderse dava ne olur?
İhtara konu borcun tamamı süre içinde ödenirse temerrüt olgusu ortadan kalkar ve tahliye davası reddedilir. Kısmi ödeme temerrüdü ortadan kaldırmaz. Buna karşılık ödeme süre dolduktan sonra yapılırsa tahliye hakkı ortadan kalkmaz; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2016 tarihli, E. 2015/4311, K. 2016/2084 sayılı kararında, yasal otuz günlük ödeme süresi içinde borcun ödenmemesi karşısında temerrüt şartlarının oluştuğu ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Aidat, elektrik ve su borcu için de temerrüt ihtarı çekebilir miyim?
TBK m. 315, kira bedelinin yanında yan gider ödeme borcunun ifa edilmemesini de temerrüt sebebi sayar. Aidat, ısınma, su ve elektrik gibi kiralananın kullanımıyla doğrudan bağlantılı ve sözleşme ya da kanun gereği kiracıya ait olan kalemler yan giderdir. Buna karşılık kiralananın kullanımıyla ilgisi bulunmayan kalemler temerrüde esas alınamaz; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 27.11.2024 tarihli, E. 2024/323, K. 2024/3923 sayılı kararında ağaçlandırma bedelinin yan giderlerden olmadığı ve temerrüt olgusuna esas teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.
Temerrüt nedeniyle tahliye davasında görevli mahkeme hangisidir?
Sulh hukuk mahkemesinde dava açılacaksa HMK m. 4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemesi görevlidir; dava konusunun değer veya tutarına bakılmaz. Buna karşılık İİK m. 269 vd. uyarınca ilamsız icra yolu seçilmişse, itirazın kaldırılması ve tahliye talepleri icra mahkemesinde incelenir. Bu ayrım HMK m. 4/1-a'nın metninde de açıkça yer alır.
İcra yoluyla tahliyede hangi ödeme emri kullanılır?
Haciz ve tahliye istemli Örnek 13 ödeme emri kullanılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2025 tarihli, E. 2025/6560, K. 2025/5901 sayılı kararındaki karşı oy gerekçesinde temerrüt nedeniyle tahliyenin ön şartları şöyle sıralanmıştır: kira alacağı olması, takip talebiyle birlikte açıkça tahliyenin de istenmesi, borçluya haciz ve tahliye istemli Örnek 13 ödeme emrinin tebliği, çatılı işyeri ve binalar için 30 gün (hasılat kiralarında 60 gün) ödeme müddeti verilmesi ve yasal süre içinde ödeme yapılmazsa altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ile tahliyenin talep edilmesi.
İcra takibinde kiracı itiraz etmezse ne olur?
İİK m. 269/a uyarınca borçlu itiraz etmez ve ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse, ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir. Bu altı aylık süre kaçırılırsa tahliye talep edilemez ve süreç yeniden başlatılmak zorunda kalınır.
Kiracı ödeme emrine itiraz ederse ne yapmalıyım?
İtiraz takibi durdurur. Kiracı kira akdini veya sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmişse, alacaklı ancak noterlikçe re'sen düzenlenmiş veya imzası tasdik edilmiş bir sözleşmeye dayanıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi isteyebilir (İİK m. 269/b). Kiracı akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini ileri sürmüşse, bu iddiasını İİK m. 269/c'de sayılan sınırlı belgelerle ispat etmek zorundadır. İtirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılması istenmezse, alacaklı aynı alacak için bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz.
İcra takibi yolunda arabulucuya başvurmam gerekir mi?
Hayır. HUAK m. 18/B-1-a, kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanun'a göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri açıkça dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında bırakmıştır. Ancak takibe yapılan itirazın iptali için sulh hukuk mahkemesinde dava açılacaksa, bu dava kira ilişkisinden kaynaklandığından arabuluculuk dava şartı uygulanır.
Tahliye davası açmadan önce arabulucuya ne zaman başvurmalıyım?
İhtarda verilen otuz günlük sürenin sonuçsuz dolmasından sonra, yani dava açma hakkının doğduğu andan sonra. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2025 tarihli, E. 2025/1495, K. 2025/3048 sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurabilmek için öncelikle uyuşmazlığın doğması gerektiği ve dava açma süresi başlamadan önce yapılacak başvuruyla dava şartının yerine getirilmiş olmayacağı belirtilmiştir. HUAK m. 18/A-15 uyarınca başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre işlemez.
Kiraya verenler birden fazlaysa ihtarnameyi tek başıma gönderebilir miyim?
Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2024 tarihli, E. 2023/4070, K. 2024/3545 sayılı kararına göre, kira sözleşmesinde birden fazla kiraya veren olması hâlinde temerrüt ihtarnamesinin aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan tüm kiraya verenler tarafından düzenlenmesi ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Elbirliği hâlinde mülkiyette bir kısım mirasçının tek başına takip yapma ve dava açma hakkı yoktur; dava sırasında diğer mirasçıların muvafakatinin sağlanması mevcut ihtarnameye geçerlilik kazandırmaz ve eksiklik sonradan giderilemez.
Taşınmazı yeni satın aldım; doğrudan temerrüt ihtarı gönderebilir miyim?
Hayır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre kiraya veren durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önce kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi, bu ihbarın sonuçsuz kalması hâlinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Bu iki aşamanın atlanması ihtarın hukuki sonuç doğurmaması sonucunu verir.
Kiralanan aile konutu ise temerrüt ihtarını kime göndermeliyim?
Kiracı olmayan eş, TMK m. 194/4 uyarınca kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelmişse, TBK m. 349/3 gereği kiraya veren fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 20.10.2025 tarihli, E. 2025/3374, K. 2025/4997 sayılı kararında da, bildirimden itibaren kiracılık sıfatının bölünmezliği ilkesi gereği kiraya verenin taleplerini her iki eşe birlikte öne sürmek zorunda olduğu belirtilmiştir.
Kiracıya "sözleşmeniz feshedilmiştir" yazısı gönderip kilidi değiştirebilir miyim?
Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.02.2024 tarihli, E. 2023/2774, K. 2024/742 ve 25.09.2024 tarihli, E. 2023/4183, K. 2024/2553 sayılı kararlarında, kanuni yollara başvurulmadan tek taraflı olarak yapılan feshin hukuki sonuç doğurmayacağı ve temerrüt nedeniyle tahliye davası açma koşulları bulunsa dahi mahkeme kararı ile tahliye ilamı alınmadıkça akdin sona erdiğinden söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Fiilî yollara başvurulması hâlinde kiracı, kira ilişkisine vaki müdahalenin önlenmesi davası açabilir ve tazminat isteyebilir.
Kirayı hangi hesaba yatırmalıyım? Bankaya yatırmak yeterli mi?
Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardandır; kural olarak kiraya verene elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak üzere konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Sözleşmede özel bir ödeme koşulu kararlaştırılmışsa ona uyulur. Bunun yanında Yargıtay, taraflar arasında teamül hâline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemeyi de geçerli saymaktadır. Uygulamada yıllardır aynı banka hesabına yapılan ödemeler bu kapsamdadır; ancak açıklama alanına hangi aya ait olduğunun yazılması ispat bakımından önemlidir.
Ödemeyi yanlış kişiye yaptım; borçtan kurtulur muyum?
Kural olarak hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2026 tarihli, E. 2025/5395, K. 2026/1304 sayılı kararında, davalının dava dışı bir kişiye ödeme yapmış olmasının onu kira borcundan kurtarmayacağı belirtilmiştir. Malik değişikliği, paydaşlık veya vekâlet ilişkisi konusunda tereddüt varsa ödeme yapılmadan önce durumun yazılı olarak açıklığa kavuşturulması, gerekirse tevdi mahalli tayini yoluna başvurulması gerekir.
Temerrüt nedeniyle tahliye davasında dava açma süresi var mı?
TBK m. 315'te tahliye davası için bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; belirleyici olan, ihtarda verilen sürenin sonuçsuz dolmasıdır. Buna karşılık ilamsız icra yolu seçilmişse İİK m. 269/a uyarınca ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye istenmelidir; ayrıca itiraz üzerine itirazın kaldırılması, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde talep edilmelidir (İİK m. 269/3).
Tahliye ile birlikte birikmiş kira alacağımı da isteyebilir miyim?
Evet. HMK m. 4/1-a, kira ilişkisinden doğan alacak davalarını da sulh hukuk mahkemesinin görevine bıraktığından tahliye ve kira alacağı talepleri aynı dilekçede ileri sürülebilir. Ancak bunlar bağımsız iki asli taleptir: her biri için ayrı harç yatırılmalı, talep sonucu ayrı ayrı kurulmalı ve arabuluculuk başvurusunda her iki uyuşmazlık da ayrı ayrı gösterilmelidir. İlamsız icra yolunda ise takip zaten alacak takibi olduğundan alacak ve tahliye birlikte yürür.
Önemli: Bu yazıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Temerrüt dosyalarında en kritik eşiklerin ihtarname keşide edilmeden önce kurulduğunu, ihtardaki eksikliklerin sonradan giderilemediğini ve yanlış yol seçiminin aylarca süren bir kaybı doğurabileceğini hatırlatırız. Somut durumunuza özgü değerlendirme için bir avukattan destek almanızı öneririz.
Kaynaklar ve dayanaklar
— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 313, 314, 315, 348, 349, 354, 362 (mevzuat.gov.tr)
— 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 269, 269/a, 269/b, 269/c, 269/d (mevzuat.gov.tr)
— 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4, 59, 60, 200 (mevzuat.gov.tr)
— 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A, 18/B (mevzuat.gov.tr)
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194 (mevzuat.gov.tr)
— Yargıtay 3. HD, 10.03.2026, E. 2025/5395, K. 2026/1304
— Yargıtay 3. HD, 20.10.2025, E. 2025/3374, K. 2025/4997 (uyuşmazlığın giderilmesi)
— Yargıtay 12. HD, 06.10.2025, E. 2025/6560, K. 2025/5901
— Yargıtay 3. HD, 26.05.2025, E. 2025/1495, K. 2025/3048 (uyuşmazlığın giderilmesi)
— Yargıtay 3. HD, 14.05.2025, E. 2024/3408, K. 2025/2823
— Yargıtay 3. HD, 27.11.2024, E. 2024/323, K. 2024/3923
— Yargıtay 3. HD, 06.11.2024, E. 2023/4070, K. 2024/3545
— Yargıtay 3. HD, 25.09.2024, E. 2023/4183, K. 2024/2553
— Yargıtay 3. HD, 21.02.2024, E. 2023/2774, K. 2024/742
— Yargıtay 3. HD, 21.05.2018, E. 2018/3224, K. 2018/5540
— Yargıtay 3. HD, 22.02.2018, E. 2017/8709, K. 2018/1492
— Yargıtay 8. HD, 21.02.2018, E. 2017/4244, K. 2018/2579
— Yargıtay 6. HD, 16.03.2016, E. 2015/4311, K. 2016/2084
— Yargıtay 6. HD, 04.06.2015, E. 2015/4367, K. 2015/5459
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
ChatGPT
Gemini
Claude
Grok
Perplexity

