Akde Aykırılık Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m. 316)

Makaleler/Kira Hukuku/Akde Aykırılık Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m. 316)
•Yazar: Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Akde Aykırılık Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m. 316)

"Kiracı sözleşmeye uymuyor, tahliye edebilir miyim?" sorusunun cevabı, uygulamada sanıldığından çok daha dardır. TBK m. 316 her sözleşme ihlaline değil, yalnızca kiralananın özenle kullanılması ve komşulara saygı gösterilmesi yükümlülüğüne aykırı davranışlara tahliye sonucu bağlar; Yargıtay bunu daha da daraltarak aykırılığın "önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili" olmasını arar. Buna ek olarak konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre verilerek aykırılığın giderilmesinin, aksi hâlde sözleşmenin feshedileceğinin yazılı olarak bildirilmesi ve bu süre içinde aykırılığın giderilmemiş olması zorunludur. Uygulamada tahliye davalarının önemli bir kısmı, tam da bu süre şartı nedeniyle reddedilir. Bu rehberde, İstanbul'da kira ve gayrimenkul hukuku alanında çalışan LimanLegal Hukuk Bürosu olarak akde aykırılık nedeniyle tahliyeyi kanun metinleri ve 2025–2026 tarihli güncel Yargıtay kararları ışığında ele alıyoruz.

Kısa cevaplar

  • Her sözleşme ihlali tahliye sebebi midir? Hayır. Aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Örneğin depozitonun ödenmemesi, doğrudan kullanımla ilgili olmadığından akde aykırılık nedeniyle tahliye sonucu doğurmaz.
  • Süre ne kadar? Konut ve çatılı işyeri kirasında en az otuz gün. Diğer kira ilişkilerinde kiraya veren, önceden ihtarda bulunmaksızın yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
  • İhtarda ne yazmalı? Aykırılığın somut olarak tanımlanması, giderilmesi için en az otuz günlük süre ve bu sürede giderilmezse sözleşmenin feshedileceği uyarısı. Süre verilmeyen ya da kısa süre verilen ihtar hukuki sonuç doğurmaz.
  • Süre verilmesi gerekmeyen hâller: Kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya davranışın kiraya veren ya da komşular bakımından çekilmez olması. Bu üç hâlde yazılı bildirimle sözleşme hemen feshedilebilir (TBK m. 316/3).
  • Alt kira: Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralananı başkasına kiralayamaz ve kullanım hakkını devredemez (TBK m. 322/2). İzinsiz alt kira tipik bir akde aykırılıktır.
  • Aile bireylerine kullandırma alt kira değildir. Kiracının kiralananı bakmakla yükümlü olduğu yakın aile üyeleriyle birlikte kullanması alt kira yasağına girmez.
  • Uzun süre ses çıkarmamak icazettir. Kiraya veren aykırılığı öğrendikten sonra uzun süre sessiz kalırsa, sonradan bu sebebe dayanması TMK m. 2'deki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkeleriyle bağdaşmayabilir.
  • Ancak süreklilik gösteren aykırılıkta durum farklıdır. Yargıtay, kiraya verenin benimsediği kabul edilen mevcut duruma ek olarak sonradan oluşturulan yeni aykırılıkların yeniden tahliye sebebi olabileceğini kabul etmektedir.
  • Süre dolduktan sonra giderme: Yasal otuz günlük süre geçirildikten ve dava açıldıktan sonra aykırılığın giderilmiş olması sonuca etkili değildir.
  • İhtarın muhatabı: Kiracıdır. Alt kiracıya ya da fuzuli şagile gönderilen ihtar, kiracıya karşı tahliye sonucu doğurmaz.

Kanuni Çerçeve

II. Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu — TBK m. 316

Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür.

Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

II. Alt kira ve kullanım hakkının devri — TBK m. 322

Kiracı, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak koşuluyla, kiralananı tamamen veya kısmen başkasına kiraya verebileceği gibi, kullanım hakkını da başkasına devredebilir.

Kiracı, konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça, kiralananı başkasına kiralayamayacağı gibi, kullanım hakkını da devredemez.

Alt kiracı, kiralananı kiracıya tanınandan başka biçimde kullandığı takdirde kiracı, kiraya verene karşı sorumlu olur. Bu durumda kiraya veren, kiracısına karşı sahip olduğu hakları alt kiracıya veya kullanım hakkını devralana karşı da kullanabilir.

2. Kiracı tarafından (yenilik ve değişiklikler) — TBK m. 321

Kiracı, kiraya verenin yazılı rızasıyla kiralananda yenilik ve değişiklikler yapabilir.

Yenilik ve değişikliklere rıza gösteren kiraya veren, yazılı olarak kararlaştırılmış olmadıkça, kiralananın eski durumuyla geri verilmesini isteyemez.

Kiracı, aksine yazılı bir anlaşma yoksa, kiraya verenin rızasıyla yaptığı yenilik ve değişiklikler sebebiyle kiralananda ortaya çıkan değer artışının karşılığını isteyemez.

Tahliyenin Dört Şartı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, TBK m. 316'nın uygulama çerçevesini güncel kararlarında şöyle formüle etmektedir:

"6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 316. maddesi uyarınca; kiracı, kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Bu itibarla kiralananın aynına veya kiraya verenin hukukuna zarar verme olgusu akde aykırılık sayılır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise; kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 03.02.2026 tarihli, E. 2025/2739, K. 2026/448 sayılı karar
Şart İçeriği Eksikliğin sonucu
1. Nitelikli akde aykırılık Aykırı davranış önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olmalıdır. Kullanımla ilgisi olmayan ihlaller (örn. depozito ödememe) tahliye sonucu doğurmaz.
2. Yazılı ihtar Aykırılık somut biçimde tanımlanmalı ve giderilmesi istenmelidir. Sözlü uyarı ya da tek taraflı tutanak yeterli değildir.
3. En az otuz gün süre Konut ve çatılı işyeri kirasında kanunun aradığı asgari süredir. Süre verilmeyen ya da 7/10/15 gün gibi kısa süre verilen ihtar hukuki sonuç doğurmaz.
4. Fesih uyarısı ve sürede giderilmemiş olması "Aksi takdirde sözleşme feshedilecektir" uyarısı bulunmalı ve süre sonunda aykırılık sürmelidir. Süre içinde giderilirse dava reddedilir; uyarı yoksa ihtar geçersizdir.

Birinci şart: "önemli ve doğrudan kullanımla ilgili" olma

Yargıtay, TBK m. 316'nın uygulama alanını daraltan bu ölçütü açıkça ifade eder: "Akde aykırılık nedenine dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilebilmesi için akde aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir" (T.C. Yargıtay 3. HD, 16.01.2018, E. 2017/8658, K. 2018/173).

Bu ölçütün pratik sonucu şudur: sözleşmedeki her yükümlülüğün ihlali tahliye sebebi değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin onadığı bir ilk derece gerekçesinde, "davalı kiracının sözleşmeyle üstlendiği depozito bedelini ödememiş olmasının, doğrudan kiralananın kullanımı ile ilgili olmadığından akde aykırılık nedeniyle tahliye sonucu doğurmayacağı" belirtilmiştir (T.C. Yargıtay 3. HD, 18.06.2025, E. 2024/4329, K. 2025/3400). Aynı mantıkla stopaj beyannamesinin verilmemesi, işyeri açma ruhsatının alınmaması ya da sigorta poliçesinin yenilenmemesi gibi ihlaller, sözleşmeye aykırılık oluştursa dahi kural olarak tahliye sebebi sayılmaz; bunlar ancak alacak veya tazminat talebine konu olur.

Üçüncü şart: otuz gün kuralı ve en sık yapılan hata

Akde aykırılık ihtarında hiç süre verilmeyen veya 15, 10, 7, 5 gün gibi 30 günden kısa süre verilen davalar Yargıtay kararlarıyla reddedilmiştir (TBK m. 316/2).
Tablo: Akde aykırılık ihtarında eksik süre verilmesi nedeniyle verilen ret kararları (Kaynak: TBK m. 316/2 ve tabloda anılan Yargıtay kararları).

Uygulamada tahliye davalarının en yaygın ret sebebi, ihtarnamede otuz günden kısa süre verilmesi ya da hiç süre verilmemesidir. Yargıtay bu konuda istisnasız davranmaktadır. En güncel örneklerden biri, 2026 tarihli bir onama kararıdır:

"Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı tarafından davalı kiracıya gönderilen ihtarnamede akde aykırılıkların giderilmesi bildirilmiş ise de, akde aykırılığın giderilmesi için 6098 sayılı Kanunun 316. maddesinde en az otuz gün olarak belirtilen sürenin verilmediği, keza bahsi geçen aykırılığın kiralanana ağır zarar verme veya kiraya veren bakımından çekilmez hal bulunma şartını kapsamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 03.03.2026 tarihli, E. 2025/3640, K. 2026/1142 sayılı karar

Bu karara konu olayda kiracı, sözleşmede kararlaştırılan metrekare başına 750 kg'lık yük sınırını forklift kullanımıyla sürekli aşmıştı; aykırılık tutanaklar ve bilirkişi raporuyla sabit görülmüştü. Buna rağmen otuz günlük sürenin verilmemiş olması davanın reddi için yeterli sayılmıştır. Aynı yönde eski tarihli fakat yerleşik nitelikteki örnekler de çoktur: 15 gün verilmesi (T.C. Yargıtay 3. HD, 16.01.2018, E. 2017/8658, K. 2018/173; 13.03.2018, E. 2017/9224, K. 2018/2344), 10 gün verilmesi (T.C. Yargıtay 6. HD, 15.10.2014, E. 2014/9238, K. 2014/11117), 7 gün verilmesi (Yargıtay 3. HD, 23.11.2017, E. 2017/6314, K. 2017/16452) ve 5 gün verilmesi (T.C. Yargıtay 6. HD, 27.03.2014, E. 2014/2019, K. 2014/3890) hâllerinde davalar reddedilmiştir.

"Otuz gün içinde feshedeceğim" ile "otuz gün süre veriyorum" aynı şey değildir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ihtarnamede aykırılıkların giderilmesi istenmiş ancak süre verilmeyip yalnızca "sözleşmenin otuz gün içinde feshedileceğinden" söz edilmiş bir olayda davayı reddetmiştir: "kiraya veren tarafından kiracıya akde aykırılık teşkil eden hususların giderilmesi için 30 günlük eski hale getirme süresi verilmesi ve verilen bu süre içinde akde aykırılıkların giderilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edilmesi gerekmektedir" (T.C. Yargıtay 6. HD, 31.10.2013, E. 2013/12258, K. 2013/14633). İhtarname, kiracıya düzeltme için otuz günlük bir pencere açmalıdır.

İhtarın muhatabı: kiracı

İhtarname, kira sözleşmesinin kiracı tarafına gönderilmelidir. Alt kiracıya, fiilen kullanan üçüncü kişiye ya da fuzuli şagile gönderilen ihtar, kiracı bakımından tahliye sonucu doğurmaz. Yargıtay bir olayda, "davacının ise söz konusu ihtarnameyi kiracı … yerine fuzuli şagil olduğu iddia edilen …'e hitaben düzenlediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilebilmesi için yasal şartların tamamlandığı kabul edilemez" demiştir (T.C. Yargıtay 3. HD, 06.12.2017, E. 2017/6934, K. 2017/17121). Kiracının birden fazla olduğu ya da aile konutu bildirimi bulunduğu hâllerde ihtarın tüm kiracılara yöneltilmesi gerekir.

Süre Vermeyi Gerektirmeyen Hâller: TBK m. 316/3

Kanun, üç istisnai durumda otuz günlük süre verme zorunluluğunu kaldırır ve kiraya verene yazılı bildirimle derhâl fesih imkânı tanır:

  1. Kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi. Kiriş veya kolon kesilmesi, taşıyıcı duvarın yıkılması, yangın çıkarılması, bahçedeki ağaçların kesilmesi gibi eylemler tipik örneklerdir. Buradaki iki unsur birlikte aranır: zarar ağır olmalı ve kasten verilmiş olmalıdır.
  2. Kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması. Aykırılığın niteliği gereği geri dönülemez olduğu ya da kiracının davranışlarından düzeltmeyeceğinin açıkça anlaşıldığı hâller.
  3. Davranışın çekilmez olması. Aykırı davranışın kiraya veren, aynı taşınmazda oturan kişiler ya da komşular bakımından katlanılamaz hâle gelmesi. Sürekli ve yoğun gürültü, kokuya neden olma, komşulara hakaret/küfür, sarkıntılık ya da suç teşkil eden fiillerde bulunma bu kapsamda değerlendirilir.

Derhâl fesih iddiası risklidir. Yukarıdaki üç hâlden birine dayanıldığında ispat yükü tamamen kiraya verendedir ve mahkemeler bu istisnaları dar yorumlar. 03.03.2026 tarihli karara konu olayda, sözleşmedeki yük sınırının aşılması ve iş sağlığı ile güvenliğinin tehlikeye girdiği iddiası "pek fena kullanım" olarak kabul edilmemiş, ihtarda otuz günlük süre verilmediği için dava reddedilmiştir. Bu nedenle istisna hâline dayanılacak olsa dahi, ihtarnamede tedbiren otuz günlük süre verilmesi uygulamadaki en güvenli yoldur: iddia kabul edilirse fesih derhâl geçerli olur, kabul edilmezse süre şartı zaten yerine getirilmiş olur.

Uygulamada Akde Aykırılık Sayılan Hâller

Akde aykırılık sayılan hâller: kullanım şekline aykırılık, izinsiz alt kira, izinsiz tadilat, kiralanana zarar ve komşulara saygı borcunun ihlali (TBK m. 316).
Tablo: Uygulamada akde aykırılık sayılan hâller ve dayanakları (Kaynak: TBK m. 316, 321, 322).
Aykırılık türü Örnekler Dayanak
Sözleşmede kararlaştırılan kullanım şekline aykırılık Konut olarak kiralanan yerin işyeri olarak kullanılması; hazır giyim mağazası olarak kiralanan yerin depo olarak kullanılması; sözleşmede yasak olduğu belirtilmesine rağmen evcil hayvan beslenmesi TBK m. 316/1
İzinsiz alt kira / kullandırma Kiraya verenin yazılı rızası olmadan kiralananın üçüncü kişiye kiralanması veya kullandırılması; kiralananın başka bir şirketin merkez ya da şube adresi olarak gösterilmesi TBK m. 322/2; m. 316
İzinsiz tadilat ve değişiklik Kiraya verenin yazılı rızası olmadan kiralananda yenilik ve değişiklik yapılması TBK m. 321/1
Kiralanana zarar verme Kiriş/kolon kesilmesi, duvar yıkılması, bahçedeki ağaçların kesilmesi, yangın çıkarılması TBK m. 316/1, /3
Kiraya verenin menfaatlerine aykırılık Kiralananda bozuk gıda satılması gibi, kiralananın ve binanın itibarını sonraki kira ilişkilerini etkileyecek biçimde zedeleyen kullanımlar TBK m. 316/1
Kiraya verene karşı suç işleme Kiraya verene yönelik hakaret, tehdit, kasten yaralama gibi fiiller; taraflar arasında ceza davalarının bulunması TBK m. 316/1, /3
Komşulara saygı yükümlülüğünün ihlali Gürültüye neden olma, kokuya neden olma, kiralananda bulunanlara ya da komşulara hakaret/küfür edilmesi, sarkıntılık ya da diğer suç teşkil eden fiillerde bulunulması TBK m. 316/1, /3

Alt kira ve kullanım hakkının devri: en yaygın uyuşmazlık

Konut ve çatılı işyeri kiralarında alt kira, kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır (TBK m. 322/2). Ticari kiralarda bu, çoğu zaman şirket yapılarıyla iç içe geçer. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracı şirketin ortaklarıyla aynı ortaklık yapısına sahip bir başka şirketin ticaret sicilinde adresini kiralanan olarak göstermesini akde aykırılık saymış ve tahliye kararını onamıştır:

"[…] kiraya verenin açık yazılı onayı olmadan kiralananın alt kiraya verilmesi veya başkalarına kullandırılmasının sözleşme ve Kanunla yasaklandığı, davalının tacir olup, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu, ticaret sicil gazetesine bildirilen tebligat adreslerinin, şirketler için resmi olarak görünen adreste faaliyet gösterdiği yönünde karine oluşturacağı; dava dışı şirketin adresinin kiralanan olarak gösterilmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, düzenlenen ihtarname ile davalıya tanınan yasal 30 gün süre içerisinde aykırılığın giderilmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 18.06.2025 tarihli, E. 2024/4329, K. 2025/3400 sayılı karar

Aynı kararda onanan ilk derece gerekçesi, uygulamada çok işe yarayan bir tespit daha içerir: sözleşmede "mevcut ortakların yönetim hakkına sahip olduğu veya %51'den fazla hissesine sahip oldukları şirketlerle yapılan hukuki ilişkilerin" istisna sayıldığı yolundaki kayıt, yalnızca kiracı şirketin ortaklık yapısındaki değişikliklere ilişkindir; ortakları veya yöneticileri kiracı şirketle aynı olsa dahi tamamen başka bir üçüncü şirkete kiralananın kullandırılmasına izin verildiği anlamına gelmez. Ayrıca yasal otuz günlük süre geçirildikten ve dava açıldıktan sonra aykırılığın giderilmiş olması sonuca etkili görülmemiştir.

Süreklilik gösteren aykırılıklar: "zımnen kabul" savunmasının sınırı

Kiracıların en sık ileri sürdüğü savunma, kiraya verenin durumu uzun süredir bildiği ve sessiz kalarak kabul ettiğidir. Bu savunma kural olarak yerindedir; ancak Yargıtay, süreklilik gösteren ve yenilenen aykırılıklar bakımından önemli bir sınır çizmiştir:

"[…] Derece Mahkemelerince; davacı tarafından 2016 yılında davalıya gönderilen ihtarlar ve yine taraflar arasında devam eden davalar nedeni ile davacının bahsi geçen mevcut aykırılıklardan haberdar olduğu, bu nedenle değişiklikleri zımnen kabul etmiş sayılması gerektiğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiş ise de; kira ilişkisinin devamı süresince, kiraya verenin uygun görüşü alınmadan kurulan her alt kiracılık ilişkisinin ve kiralananın kullanımına ilişkin kiraya verenin rızasına aykırı olarak yapılan her değişikliğin, akde aykırı bir kullanım olduğunun kabulü gerekir. Bu kullanımın kiralanana zarar verip vermemesi de önemli değildir. Bu itibarla, kiraya veren davacı tarafından benimsendiği kabul edilen mevcut alt kiracılık ilişkileri ile kiralananın kullanım durumu sonrasında, davaya konu […] ihtarnamenin düzenlendiği tarih itibariyle, kiralananda meydana getirilen yeni kullanım durumları ile yeni kurulan kiracılık ilişkileri olup olmadığı ve bu kapsamda yeniden akde aykırılığın oluşup oluşmadığı hususunun saptanması gerektiği kuşkusuzdur." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 03.02.2026 tarihli, E. 2025/2739, K. 2026/448 sayılı karar

Bu karar, kiraya veren için stratejik bir yol açar: geçmişte icazet verilmiş sayılan durumlar tahliye sebebi olmasa da, ihtarname tarihinden geriye doğru yeni kurulan ilişki ve yeni yapılan değişiklikler bağımsız birer akde aykırılık oluşturur. Bu nedenle ihtarnamede aykırılığın yalnızca genel olarak değil, hangi tarihten sonra hangi yeni durumun ortaya çıktığı belirtilerek somutlaştırılması gerekir.

Buna karşılık: dürüstlük kuralı ve icazet

Madalyonun diğer yüzünde, uzun süre ses çıkarmamanın icazet sayıldığı hâller vardır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının evlenerek konuttan ayrılması ve kiralananda babası ile ağabeyinin oturmaya devam etmesi hâlinde Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz istemini reddederken şu değerlendirmeyi yapmıştır:

"Özellikle konut kiralarında kiracının kiralananı bakmakla yükümlü olduğu yakın aile üyeleriyle birlikte kullanımı TBK m.322 de düzenlenen alt kira yasağına girmeyeceği gibi sözleşmeye aykırı kullanımda teşkil etmez. Kiralananda kiracının evlenmeyle ayrılması sonrasında yakın aile bireylerinin kira karşılığı yaklaşık dört yıldır oturmaya devam ettikleri halde kiraya verenin bu duruma uzun bir süre ses çıkarmaması, kiraya verenin bu kullanıma icazet verdiği anlamına gelir. Kiralananda kiracı ile birlikte otururken kiracının evlenmeyle kiralanandan ayrılması sonrasında kiracının bakmakla yükümlü olduğu yakın aile bireylerine kullandırılmasına uzun bir süre ses çıkarılmaması nedeniyle bu kullanımın sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği iddiası ile fesih ve tahliye davası açılması TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkeleriyle bağdaşmaz." — Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 13.01.2026 tarihli, E. 2025/5269, K. 2026/59 sayılı karar

Karardan üç ilke çıkar:

  • Yakın aile üyeleriyle birlikte kullanım alt kira değildir. Konut kiralarında kiracının bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kiralananda bulunması, TBK m. 322'deki alt kira yasağına girmez.
  • Uzun süreli sessizlik icazettir. Kiraya verenin durumu bilerek yıllarca ses çıkarmaması, kullanıma rıza gösterdiği anlamına gelir.
  • Fesih hakkının kullanımı da TMK m. 2 denetimine tabidir. Kiraya verenin akde aykırılık sebebiyle fesih hakkını kullanması, hakkın kötüye kullanılmaması ilkesine aykırılık teşkil etmemelidir.

Dava Açma Süresi ve Yargılama

TBK m. 316, akde aykırılık nedeniyle açılacak tahliye davası için belirli bir hak düşürücü süre öngörmemiştir. Dava açma hakkı, ihtarda verilen sürenin sonuçsuz dolmasıyla doğar. Buna karşılık iki sınırlama vardır:

  • Erken dava açılamaz. İhtarda verilen süre dolmadan açılan dava reddedilir.
  • Aşırı gecikme hakkın kötüye kullanılması sayılabilir. Kiraya veren akde aykırılıktan haberdar olduktan sonra uzunca bir süre geçirip dava açarsa, TMK m. 2 çerçevesinde icazet verdiği kabul edilerek dava reddedilebilir.

Dava, HMK m. 4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemesinde açılır ve 1 Eylül 2023'ten itibaren dava şartı arabuluculuğa tabidir (HUAK m. 18/B-1-a). Arabuluculuk başvurusu, ihtarda verilen sürenin dolmasından  -yani dava açma hakkının doğduğu andan- sonra yapılmalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2025 tarihli uyuşmazlığın giderilmesi kararı, dava şartı arabuluculuğa başvurabilmek için "öncelikle uyuşmazlığın doğması" gerektiğini ilke olarak ortaya koymuştur (E. 2025/1495, K. 2025/3048).

Tacirler arasındaki kira uyuşmazlığında hangi arabuluculuk? Uygulamada tarafların tacir olması hâlinde TTK m. 5/A uyarınca ticari uyuşmazlıklara özgü arabuluculuk şartının aranıp aranmayacağı tartışılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira bedelinin tespiti talebinin TTK m. 5/A'daki "bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat" davası niteliğinde bulunmadığını belirtmiştir (22.10.2025, E. 2025/2978, K. 2025/5081). Tahliye talebi de bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olmadığından TTK m. 5/A kapsamında değildir; ancak 1 Eylül 2023'ten itibaren HUAK m. 18/B-1-a uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak dava şartı arabuluculuğa tabidir.

Uygulama Rehberi: Adım Adım Kontrol Listesi

Akde aykırılık nedeniyle tahliye için adımlar: aykırılığı nitelendirmek, delillendirmek, en az 30 gün düzeltme süresi ve fesih uyarısı içeren ihtar göndermek.
Kontrol listesi: Akde aykırılık nedeniyle tahliyede ihtar ve dava hazırlığı (Kaynak: TBK m. 316).
  1. Aykırılığı nitelendirin. İhlal, doğrudan kiralananın kullanımıyla ilgili mi? Değilse (depozito, stopaj, ruhsat vb.) akde aykırılık nedeniyle tahliye yolu kapalıdır; alacak veya tazminat yolu değerlendirilmelidir.
  2. Sözleşmedeki kullanım amacını ve yasakları çıkarın. "Yalnızca konut olarak kullanılacaktır", "alt kiraya verilemez", "tadilat yapılamaz", "evcil hayvan beslenemez" gibi kayıtlar ihtarnamenin dayanağını oluşturur.
  3. Aykırılığı delillendirin. Tespit davası (HMK m. 400 vd.), keşif, bilirkişi raporu, ticaret sicil kayıtları, fotoğraf ve tanık. Tek taraflı tutanaklar tek başına yeterli görülmemektedir.
  4. Aykırılığın ne zaman öğrenildiğini belirleyin. Uzun süre ses çıkarılmamışsa icazet savunmasıyla karşılaşılır; bu hâlde ihtarname tarihinden geriye doğru yeni oluşan aykırılıklara odaklanılmalıdır.
  5. İhtarnameyi somutlaştırın. "Sözleşmeye aykırı davranıyorsunuz" ifadesi yeterli değildir; hangi maddeye, hangi fiille, hangi tarihten itibaren aykırı davranıldığı yazılmalıdır.
  6. En az otuz günlük düzeltme süresi verin. "Otuz gün içinde feshedeceğim" değil; "işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde aykırılığın giderilmesi" ibaresi kullanılmalıdır.
  7. Fesih uyarısını ekleyin. "Aksi takdirde kira sözleşmesi feshedilerek tahliye davası açılacaktır".
  8. İhtarı doğru muhataba gönderin. Kiracıya; birden fazla kiracı varsa tümüne; aile konutu bildirimi varsa her iki eşe ayrı ayrı.
  9. Tebliğ tarihini takip edin. Otuz günlük süre tebliğ tarihinden itibaren işler; tebliğ parçası dosyanın kritik belgesidir.
  10. Süre sonunda durumu yeniden tespit ettirin. Aykırılığın devam ettiğinin süre bitiminde belgelenmesi, davanın en güçlü delilidir.
  11. Derhâl fesih hâline dayanacaksanız yine de süre verin. Kasten ağır zarar, sürenin yararsızlığı veya çekilmezlik iddiası kabul edilmezse, ihtarda verilmiş otuz günlük süre davayı kurtarır.
  12. Arabuluculuğa süre dolduktan sonra başvurun. Başvuru tüm kiraya verenleri, tüm kiracıları ve tüm talepleri kapsamalıdır.
  13. Son tutanağı dilekçeye ekleyin. Aslı veya arabulucu onaylı örneği; eksikse bir haftalık kesin süre verilir.
  14. Davayı sulh hukuk mahkemesinde açın. HMK m. 4/1-a; dava değerine bakılmaz.
  15. Talep sonucunu doğru kurun. "Kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesi"; varsa zarar tazmini ayrı bir talep olarak eklenmeli ve harcı ayrıca yatırılmalıdır.

Delil Kontrolü

Delil Açıklama
Kira sözleşmesi Kira ilişkisinin varlığını, kullanım amacını ve sözleşmedeki yasakları ispat eder. Sözleşmenin konut ve çatılı işyeri kirası olmadığı anlaşılırsa TBK m. 316/2'nin ikinci cümlesi devreye girer ve ihtar aranmaksızın derhâl fesih mümkün olur.
Yazılı ihtar ve tebliğ belgeleri Konut ve çatılı işyeri kirasında en az otuz günlük süre verilerek gönderilen yazılı ihtar davanın ön şartıdır. Tebliğ tarihi sürenin başlangıcını belirler.
Delil tespiti ve bilirkişi raporu Aykırılığın varlığı, niteliği ve süre sonunda devam edip etmediği bakımından belirleyicidir. Özellikle izinsiz tadilat, yapısal zarar ve yük sınırı gibi teknik konularda zorunludur.
Keşif Kiralananın fiilî kullanım biçimi, alt kiracının varlığı ve tadilatın kapsamı bakımından başvurulur.
Ticaret sicil kayıtları Kiralananın başka bir şirketin merkez/şube adresi olarak gösterilmesi hâlinde belirleyici delildir; sicilde görünen adres, o adreste faaliyet gösterildiği yönünde karine oluşturur.
Tanık Akde aykırı kullanımın varlığı ve kiraya veren tarafından müvafakat edilip edilmediği tanıkla ispat edilebilir. Sözleşmenin varlığı ve şartları ise HMK m. 200'deki parasal sınırın altında kaldığı takdirde tanıkla ispat edilebilir.
Kolluk araştırma tutanağı Kiralananda kimlerin oturduğu ve ne kadar süredir kullanıldığı bakımından kullanılır; icazet ve dürüstlük kuralı tartışmasında etkilidir.
Ceza soruşturma/dava dosyaları Kiraya verene karşı suç işlenmesi ya da komşulara yönelik fiiller bakımından delil oluşturur.

Akde Aykırılık ve Tahliye Uyuşmazlıklarında Hukuki Destek — LimanLegal Hukuk Bürosu

Akde aykırılık dosyalarında sonucu belirleyen, çoğu zaman kiracının gerçekten sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı değil; ihtarnamede verilen sürenin doğruluğu, aykırılığın somut olarak tanımlanıp tanımlanmadığı ve aykırılığın "doğrudan kullanımla ilgili" ölçütünü karşılayıp karşılamadığıdır. Otuz günlük sürenin verilmemesi, tek başına davanın reddi için yeterlidir.

İstanbul Kartal'da bulunan LimanLegal Hukuk Bürosu, akde aykırılık nedeniyle tahliye, alt kira uyuşmazlıkları, izinsiz tadilat ve kiralanana verilen zararın tazmini süreçlerinde; delil tespitinden ihtarnamenin hazırlanmasına ve dava aşamasından tahliyenin icrasına kadar hem kiraya verenlere hem de kiracılara hukuki destek sunmaktadır.

Hemen İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kiracının sözleşmeye aykırı her davranışı tahliye sebebi midir?

Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2018 tarihli, E. 2017/8658, K. 2018/173 sayılı kararında belirtildiği üzere, akde aykırılık nedenine dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilebilmesi için akde aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Kullanımla doğrudan ilgisi olmayan ihlaller (örneğin depozitonun ödenmemesi) tahliye sonucu doğurmaz; bunlar ancak alacak veya tazminat talebine konu olabilir.

Akde aykırılık ihtarnamesinde kaç gün süre vermeliyim?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m. 316/2 uyarınca en az otuz gün. Diğer kira ilişkilerinde kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Otuz günden kısa süre verilen ihtarname hukuki sonuç doğurmaz ve dava reddedilir; kanunda öngörülenden uzun süre verilmesi ise sakınca doğurmaz.

İhtarnamede "otuz gün içinde sözleşmeyi feshedeceğim" yazmak yeterli mi?

Hayır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 31.10.2013 tarihli, E. 2013/12258, K. 2013/14633 sayılı kararında, aykırılıkların giderilmesi istenmiş ancak süre verilmeyip yalnızca sözleşmenin otuz gün içinde feshedileceğinden söz edilen ihtarname yeterli görülmemiştir. Kararda, kiraya veren tarafından kiracıya akde aykırılık teşkil eden hususların giderilmesi için otuz günlük eski hâle getirme süresi verilmesi ve verilen bu süre içinde aykırılıkların giderilmemesi hâlinde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Otuz günlük süre verilmezse ne olur?

Dava reddedilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 03.03.2026 tarihli, E. 2025/3640, K. 2026/1142 sayılı kararında, sözleşmede kararlaştırılan yük sınırının aşıldığı tutanaklar ve bilirkişi raporuyla sabit olmasına rağmen, akde aykırılığın giderilmesi için TBK m. 316'da en az otuz gün olarak belirtilen sürenin verilmediği ve aykırılığın kiralanana ağır zarar verme veya çekilmez hâl bulunma şartını kapsamadığı gerekçesiyle ret kararı onanmıştır.

Süre vermeden hemen fesih yapabileceğim hâller var mı?

Evet, üç hâlde. TBK m. 316/3 uyarınca konut ve çatılı işyeri kirasında (i) kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, (ii) kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya (iii) kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren ya da aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Bu istisnalar dar yorumlandığından, iddia edilse dahi ihtarnamede tedbiren otuz günlük süre verilmesi güvenli yoldur.

Kiracı süre içinde aykırılığı giderirse dava ne olur?

Dava reddedilir; tahliye şartları oluşmamış sayılır. Buna karşılık yasal otuz günlük süre geçirildikten ve dava açıldıktan sonra aykırılığın giderilmiş olması sonuca etkili değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2025 tarihli, E. 2024/4329, K. 2025/3400 sayılı kararında onanan ilk derece gerekçesinde bu husus açıkça belirtilmiştir.

Kiracı kiralananı üçüncü kişiye kullandırıyor; tahliye edebilir miyim?

TBK m. 322/2 uyarınca kiracı, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralananı başkasına kiralayamayacağı gibi kullanım hakkını da devredemez. Bu yasağa aykırılık tipik bir akde aykırılıktır. Ancak tahliye için yine de en az otuz günlük süre veren yazılı bir ihtar gönderilmesi ve bu sürede aykırılığın giderilmemiş olması gerekir.

Kiracı kiralananda ailesiyle oturuyor; bu alt kira sayılır mı?

Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 13.01.2026 tarihli, E. 2025/5269, K. 2026/59 sayılı kararında, özellikle konut kiralarında kiracının kiralananı bakmakla yükümlü olduğu yakın aile üyeleriyle birlikte kullanımının TBK m. 322'de düzenlenen alt kira yasağına girmeyeceği ve sözleşmeye aykırı kullanım teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. Aynı kararda, kiracının evlenerek ayrılmasından sonra yakın aile bireylerinin oturmaya devam etmesine kiraya verenin uzun süre ses çıkarmamasının icazet anlamına geldiği ve bu duruma dayanılarak dava açılmasının TMK m. 2'deki dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı vurgulanmıştır.

Kiracı şirket, kiralananı ortaklık yapısı aynı olan başka bir şirkete kullandırıyor; bu akde aykırılık mı?

Evet. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2025 tarihli, E. 2024/4329, K. 2025/3400 sayılı kararında, kiraya verenin açık yazılı onayı olmadan kiralananın alt kiraya verilmesi veya başkalarına kullandırılmasının sözleşme ve Kanunla yasaklandığı, ticaret sicil gazetesine bildirilen adresin o adreste faaliyet gösterildiği yönünde karine oluşturduğu ve dava dışı şirketin adresinin kiralanan olarak gösterilmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği belirtilerek tahliye kararı onanmıştır. Sözleşmedeki "ortakların %51'den fazla hissesine sahip olduğu şirketler" istisnasının yalnızca kiracı şirketin ortaklık yapısındaki değişikliklere ilişkin olduğu vurgulanmıştır.

Kiraya veren aykırılığı yıllardır biliyordu; şimdi tahliye isteyebilir mi?

Kural olarak hayır; uzun süreli sessizlik icazet sayılır ve TMK m. 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması oluşturabilir. Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 03.02.2026 tarihli, E. 2025/2739, K. 2026/448 sayılı kararında önemli bir sınır çizilmiştir: kira ilişkisinin devamı süresince kiraya verenin uygun görüşü alınmadan kurulan her yeni alt kiracılık ilişkisi ve kiraya verenin rızasına aykırı yapılan her yeni değişiklik, bağımsız bir akde aykırı kullanım oluşturur. Bu nedenle ihtarname tarihi itibarıyla yeni oluşan durumların ayrıca saptanması gerekir.

İhtarnameyi alt kiracıya gönderebilir miyim?

Hayır. İhtarname kira sözleşmesinin kiracı tarafına gönderilmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06.12.2017 tarihli, E. 2017/6934, K. 2017/17121 sayılı kararında, ihtarnamenin kiracı yerine fuzuli şagil olduğu iddia edilen kişiye hitaben düzenlendiği bir olayda, akde aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için yasal şartların tamamlandığının kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.

Kiracı izinsiz tadilat yaptı; tahliye sebebi olur mu?

TBK m. 321/1 uyarınca kiracı, kiralananda yenilik ve değişiklikleri ancak kiraya verenin yazılı rızasıyla yapabilir. İzinsiz tadilat, kiralananın aynına zarar verdiği veya kullanım biçimini değiştirdiği ölçüde akde aykırılık oluşturur ve otuz günlük süre veren ihtar sonrası tahliye sebebi olabilir. Tadilat kiriş/kolon kesilmesi gibi taşıyıcı sisteme müdahale içeriyorsa, bu durum TBK m. 316/3 kapsamında "kasten ağır zarar" olarak da değerlendirilebilir.

Konut olarak kiraladığım yeri kiracı işyeri yapmış; ne yapabilirim?

Sözleşmede kararlaştırılan kullanım şekline aykırılık, TBK m. 316/1'deki "sözleşmeye uygun olarak özenle kullanma" borcunun ihlalidir ve tipik bir tahliye sebebidir. Ancak yine en az otuz günlük süre veren yazılı ihtar gönderilmeli, sürede aykırılık giderilmemiş olmalıdır. Ayrıca kullanım biçimindeki değişikliğin kiraya veren tarafından uzun süredir bilinip bilinmediği, icazet savunması bakımından değerlendirilecektir.

Komşulara rahatsızlık veren kiracı tahliye edilebilir mi?

Evet. TBK m. 316/1, kiracıyı kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlü kılar. Gürültüye neden olma, kokuya neden olma, kiralananda bulunanlara ya da komşulara hakaret ve küfür edilmesi, sarkıntılık ya da suç teşkil eden diğer fiillerde bulunulması bu yükümlülüğün ihlali sayılır. Davranış çekilmez hâle gelmişse TBK m. 316/3 uyarınca süre vermeksizin yazılı bildirimle derhâl fesih mümkündür; ancak bu istisna dar yorumlandığından ihtarda tedbiren otuz gün verilmesi güvenlidir.

Akde aykırılık nedeniyle tahliye davasında dava açma süresi var mı?

TBK m. 316'da belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; dava açma hakkı ihtarda verilen sürenin sonuçsuz dolmasıyla doğar. İhtarda verilen süre dolmadan açılan dava reddedilir. Buna karşılık kiraya veren akde aykırılıktan haberdar olduktan sonra uzunca bir süre geçirip dava açarsa, TMK m. 2 çerçevesinde icazet verdiği kabul edilerek dava reddedilebilir.

Akde aykırılık davasında görevli mahkeme hangisidir?

HMK m. 4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemesi görevlidir; dava konusunun değer veya tutarına bakılmaz. Görev dava şartıdır ve mahkemece resen gözetilir.

Akde aykırılık davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 6325 sayılı Kanun'un 1 Eylül 2023'te yürürlüğe giren 18/B maddesinin (a) bendi uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Başvuru, ihtarda verilen otuz günlük sürenin dolmasından sonra yapılmalıdır; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2025 tarihli, E. 2025/1495, K. 2025/3048 sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı, dava şartı arabuluculuğa başvurabilmek için önce uyuşmazlığın doğması gerektiğini ortaya koymuştur.

Taraflar tacir ise ticari uyuşmazlıklara özgü arabuluculuk mu uygulanır?

Tahliye talebi, TTK m. 5/A'daki "bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat" davası niteliğinde olmadığından TTK m. 5/A kapsamında değildir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2025 tarihli, E. 2025/2978, K. 2025/5081 sayılı kararında kira bedelinin tespiti talebi bakımından bu değerlendirme yapılmıştır. Buna karşılık 1 Eylül 2023'ten itibaren HUAK m. 18/B-1-a uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak dava şartı arabuluculuk uygulanır.

Akde aykırılığı nasıl ispatlarım?

Tek taraflı düzenlenen tutanaklar tek başına yeterli görülmemektedir. Güçlü delil yapısı için dava açılmadan önce HMK m. 400 vd. uyarınca delil tespiti yaptırılması, keşif ve bilirkişi incelemesi talep edilmesi, ticaret sicil kayıtlarının celbi, fotoğraf ve tanık delillerinin hazırlanması önerilir. Süre bitiminde aykırılığın devam ettiğinin ayrıca belgelenmesi, davanın en güçlü delilidir.

Tahliye ile birlikte kiralanana verilen zararı da isteyebilir miyim?

Evet. Tahliye talebiyle birlikte kiralanana verilen zararın tazmini de aynı dilekçede ileri sürülebilir; HMK m. 4/1-a kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları sulh hukuk mahkemesinin görevine bırakmıştır. Ancak bunlar bağımsız iki asli taleptir: her biri için ayrı harç yatırılmalı, talep sonucu ayrı ayrı kurulmalı ve arabuluculuk başvurusunda her iki uyuşmazlık da gösterilmelidir. Zararın miktarı için bilirkişi incelemesi gerekecektir.

Önemli: Bu yazıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Akde aykırılık dosyalarında davanın kaderi çoğu zaman ihtarnamenin yazıldığı gün belirlenir; otuz günlük sürenin verilmemesi ya da aykırılığın somut biçimde tanımlanmaması sonradan giderilemez. Somut durumunuza özgü değerlendirme için bir avukattan destek almanızı öneririz.


Kaynaklar ve dayanaklar
— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 316, 321, 322, 348, 349, 354 (mevzuat.gov.tr)
— 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4, 59, 60, 200, 400 vd. (mevzuat.gov.tr)
— 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A, 18/B (mevzuat.gov.tr)
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 (mevzuat.gov.tr)
— Yargıtay 3. HD, 03.03.2026, E. 2025/3640, K. 2026/1142
— Yargıtay 3. HD, 03.02.2026, E. 2025/2739, K. 2026/448
— Yargıtay 3. HD, 13.01.2026, E. 2025/5269, K. 2026/59 (kanun yararına temyiz)
— Yargıtay 3. HD, 22.10.2025, E. 2025/2978, K. 2025/5081
— Yargıtay 3. HD, 18.06.2025, E. 2024/4329, K. 2025/3400
— Yargıtay 3. HD, 26.05.2025, E. 2025/1495, K. 2025/3048 (uyuşmazlığın giderilmesi)
— Yargıtay 3. HD, 13.03.2018, E. 2017/9224, K. 2018/2344
— Yargıtay 3. HD, 16.01.2018, E. 2017/8658, K. 2018/173
— Yargıtay 3. HD, 06.12.2017, E. 2017/6934, K. 2017/17121
— Yargıtay 3. HD, 23.11.2017, E. 2017/6314, K. 2017/16452
— Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09.11.2021, E. 2017/1535, K. 2021/1369
— Yargıtay 6. HD, 15.10.2014, E. 2014/9238, K. 2014/11117
— Yargıtay 6. HD, 09.04.2014, E. 2014/3714, K. 2014/4681
— Yargıtay 6. HD, 27.03.2014, E. 2014/2019, K. 2014/3890
— Yargıtay 6. HD, 25.11.2013, E. 2013/12662, K. 2013/15833
— Yargıtay 6. HD, 31.10.2013, E. 2013/12258, K. 2013/14633

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Tüm Kira Hukuku makaleleri →