Anayasa Mahkemesinin 5/3/2026 tarihli ve 2023/59815 başvuru numaralı kararı, 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Karara konu olayda, 2019-2020 eğitim öğretim yılında bir polis meslek yüksekokuluna aday öğrenci olarak geçici kaydı yapılan başvurucu hakkında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında dolandırıcılık suçlarından devam eden bir ceza kovuşturması bulunduğu tespit edildi. Okul yönetimi, Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliği'nde aranan şartın sağlanmadığı gerekçesiyle Polis Meslek Yüksekokulları Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 12. maddesine dayanarak 16/7/2020 tarihinde öğrencinin okulla ilişiğini kesti. Bu işleme karşı açılan iptal davası Ankara 16. İdare Mahkemesince 29/4/2021 tarihinde reddedildi; istinaf başvurusu da 30/9/2021 tarihinde esastan reddedildi ve Danıştay Sekizinci Dairesi kararı 27/4/2023 tarihinde onadı. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, beş üyenin karşıoyuyla Anayasa'nın 42. maddesindeki eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, yeniden yargılama yapılmasına ve başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ile 1.480,40 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 41.480,40 TL yargılama gideri ödenmesine hükmetti.
Hakkında devam eden bir soruşturma veya kovuşturma bulunduğu gerekçesiyle polis meslek yüksekokulundan ilişiği kesilen öğrenciler, bu kararın gerekçesi bakımından doğrudan ilgilidir. Benzer işlemlere karşı idari yargıda dava açmış ya da bireysel başvuruda bulunmuş kişiler ile bu işlemleri tesis eden Polis Akademisi ve İçişleri Bakanlığı birimlerinin de kararın gerekçesini dikkate alması beklenebilir.
Kararın dayanağı, eğitim ve öğrenim hakkını düzenleyen Anayasa'nın 42. maddesi ile temel hakların yalnızca kanunla sınırlanabileceğini öngören Anayasa'nın 13. maddesidir. Mahkeme önce, polis meslek yüksekokullarında verilen ön lisans düzeyindeki eğitimin mesleki bir amaç taşısa da yükseköğretim kapsamında kaldığını belirtti. Bu nedenle ilişik kesme, yani öğrencinin okulla bağının idari bir kararla sona erdirilmesi, eğitim hakkına müdahale olarak kabul edildi.
Müdahalenin kanuni dayanağı, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun 15. maddesinin altıncı fıkrası ile 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendiydi. Bu hükümler, öğrencilerde aranacak şartları yönetmeliğe bırakıyor, ancak yönetmeliğin uyması gereken temel ilkeleri ve sınırları göstermiyordu. Mahkeme, bu nedenle hükümlerin belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini, yani kişinin hangi durumun hangi hukuki sonucu doğuracağını önceden bilebilmesi şartını karşılamadığına karar verdi. Kararda belirtildiğine göre aynı hükümler daha önce norm denetiminde, yani kanunun Anayasa'ya uygunluğunun soyut olarak incelendiği davalarda, 23/7/2024 tarihli E.2023/25, K.2024/139 ve 15/1/2026 tarihli E.2025/194, K.2026/15 sayılı kararlarla iptal edilmişti.
Mahkeme, ihlalin doğrudan kanundan kaynaklandığını, ancak ilgili kanun hükümlerinin bireysel başvurudan sonra iptal edilmiş olduğunu tespit etti. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesi uyarınca kararın bir örneği, yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 16. İdare Mahkemesine gönderildi. Bu mahkemenin, ihlal kararındaki ilkelere ve gerekçelere uygun yeni bir karar vermesi gerekiyor. Kararın, aynı yönetmelik hükmüne dayanılarak ilişiği kesilen başka öğrenciler bakımından da yol gösterici olacağı değerlendirilebilir.
Karara beş üye katılmadı; karşıoy gerekçesinde, 4652 sayılı Kanun'un 10. maddesinin öğrenci kabulüne ilişkin temel esasları belirlediği ve yönetmeliğin bu çerçevede kaldığı ileri sürüldü. Çoğunluk gerekçesi kanunilik ölçütüne dayandığından, devam eden bir kovuşturmanın tek başına ilişik kesme sebebi olup olamayacağı ölçülülük yönünden ele alınmadı. İptal edilen hükümlerin yerine kanun düzeyinde hangi ölçütlerin getirileceği, sonraki ilişik kesme işlemlerinin değerlendirilmesinde belirleyici olabilir.
Bir polis meslek yüksekokuluna aday öğrenci olarak geçici kaydı yapılan başvurucu hakkında, güvenlik soruşturmasında dolandırıcılık suçlarından devam eden bir ceza kovuşturması bulunduğu tespit edildi. Okul yönetimi, giriş şartlarının taşınmadığı gerekçesiyle 16/7/2020 tarihinde başvurucunun okulla ilişiğini kesti. Başvurucunun açtığı iptal davası reddedildi, istinaf ve temyiz aşamalarında da sonuç değişmedi.
Mahkeme, ön lisans düzeyindeki polis eğitiminin yükseköğretim kapsamında olduğunu ve ilişik kesmenin eğitim hakkına müdahale oluşturduğunu kabul etti. Müdahalenin dayanağı olan 4652 sayılı Kanun hükümleri, öğrencilerde aranacak şartları hiçbir çerçeve çizmeden yönetmeliğe bıraktığı için belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini karşılamıyordu. Mahkeme, aynı hükümleri daha önce iptal eden norm denetimi kararlarındaki tespitlerin bu olay için de geçerli olduğunu belirtti.
Genel Kurul, başvuruyu oybirliğiyle kabul edilebilir buldu ve beş üyenin karşıoyuyla eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın bir örneği yeniden yargılama için Ankara 16. İdare Mahkemesine, bir örneği de Adalet Bakanlığına gönderildi. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ile 41.480,40 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedildi, diğer tazminat talepleri reddedildi.
- Tazminat ve yargılama gideri, kararın tebliğinden sonra Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurulmasından itibaren dört ay içinde ödenir; ödemede gecikme olursa bu sürenin sonundan ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanır.
- Karar, ihlali kovuşturmanın varlığına değil kanuni dayanağın belirsizliğine bağladığından, devam eden bir kovuşturmanın hiçbir durumda ilişik kesmeye gerekçe olamayacağı sonucunu çıkarmak için erkendir.
- Benzer bir işleme muhatap olan kişilerin, kendi dosyalarında hangi kanun yollarının hâlâ açık olduğunu ve sürelerin işleyip işlemediğini ayrıca değerlendirmesi gerekir.
Hakkımda kovuşturma devam ediyor diye polis meslek yüksekokulundan ilişiğim kesilebilir mi?
Anayasa Mahkemesi bu kararda, böyle bir ilişik kesmenin dayandığı kanun hükümlerinin belirli ve öngörülebilir olmadığını, bu nedenle eğitim hakkının ihlal edildiğini tespit etti. Söz konusu kanun hükümleri norm denetiminde de iptal edildi. Ancak Mahkeme, kovuşturmanın varlığının hiçbir koşulda ilişik kesmeye gerekçe olamayacağını söylemedi; değerlendirme kanuni dayanaktaki eksikliğe dayanıyor. Bu nedenle somut durumun güncel mevzuata göre ayrıca incelenmesi gerekir.
Polis meslek yüksekokulunda aldığım eğitim de eğitim hakkı kapsamında mı?
Evet, Anayasa Mahkemesi bu soruyu açıkça olumlu yanıtladı. Mahkeme, bu okullarda ön lisans düzeyinde verilen eğitimin, polis memuru yetiştirme amacı taşısa da yükseköğretim niteliğinde olduğunu kabul etti. Bu nedenle okulla ilişiğin kesilmesi, Anayasa'nın 42. maddesindeki eğitim hakkına müdahale sayıldı.
İhlal kararından sonra okula geri dönebilir miyim?
Karar, okula dönüşü doğrudan emreden bir hüküm içermiyor. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 16. İdare Mahkemesine gönderdi. İdare mahkemesi, ihlal kararındaki ilkelere uygun biçimde yeni bir karar verecek. Bunun yanında başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.
ChatGPT
Gemini
Claude
Grok
Perplexity