6 Ekim 2026 gündeminden

Anayasa Mahkemesi mahpuslara ait doküman ve yayınların alıkonulmasında pilot karar usulünü uyguladı

Hukuk Gündemi/Anayasa Mahkemesi mahpuslara ait doküman ve yayınların alıkonulmasında pilot karar usulünü uyguladı
Yayın tarihi: •Hazırlayan: Av. Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 19/2/2026 tarihli ve 2019/789 başvuru numaralı kararı, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 6 Ekim 2026 tarihli ve 33392 sayılı Resmî Gazete, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261006-7.pdf; Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğinin 6.10.2026 tarihli ve BB 7/26 sayılı Çeşitli Dokümanların Ceza İnfaz Kurumlarınca Alıkonulması Nedeniyle Yapılan Başvurulara İlişkin Karar (Pilot Karar) başlıklı basın duyurusu, https://www.anayasa.gov.tr/tr/haberler/bireysel-basvuru-basin-duyurulari/cesitli-dokumanlarin-ceza-infaz-kurumlarinca-alikonulmasi-nedeniyle-yapilan-basvurulara-iliskin-karar-pilot-karar.
Ne oldu

Farklı ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olarak bulunan yedi başvurucunun kitap, gazete, dergi, ajanda ve 121 sayfalık bir öykü çalışması gibi materyalleri, kurum idarelerince sakıncalı bulunarak kendilerine verilmedi ve alıkonuldu. Başvurucuların infaz hâkimliklerine yaptıkları şikâyetler reddedildi, bu kararlara karşı itirazlar da ağır ceza mahkemelerince kabul edilmedi. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, birleştirilen başvuruları 19/2/2026 tarihinde inceledi ve Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi; karar 6 Ekim 2026 tarihli ve 33392 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Mahkeme pilot karar usulünü uyguladı, durumu Türkiye Büyük Millet Meclisine ve Adalet Bakanlığına bildirdi, benzer başvuruların incelenmesini bir yıl erteledi ve başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Kimi etkiler

Kitap, dergi, gazete veya kendi yazdığı dokümanlar ceza infaz kurumunca emanete alınan hükümlü ve tutuklular doğrudan etkilenir. Aynı konuda Anayasa Mahkemesinde bekleyen başvurusu olan mahpuslar ile ceza infaz kurumu idareleri ve bu kararları denetleyen infaz hâkimlikleri de kararın sonuçlarından etkilenecektir.

Hukuki mahiyeti

Kararın dayanağı, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü güvence altına alan Anayasa'nın 26. maddesi ile temel hakların ancak kanunla sınırlanabileceğini öngören Anayasa'nın 13. maddesidir. Mahkemenin incelediği hükümler, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un oda ve eklentilerde bulundurulabilecek kişisel eşyaları düzenleyen 35. maddesi ile süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkını düzenleyen 62. maddesidir. Süreli yayın, gazete ve dergi gibi belirli aralıklarla çıkan yayınları, süresiz yayın ise kitap gibi belirli aralıklarla çıkmayan yayınları ifade eder.

Mahkeme, mahpusların kendilerine ait dokümanlar bakımından 62. maddenin esasen dışarıdan gönderilen yayınlara ilişkin olduğunu, 35. maddede ise doküman bulundurma yasağı ya da ele geçirilen dokümanlar için izlenecek bir yöntem bulunmadığını tespit etti. Dışarıdan gelen yayınlar bakımından ise 62. madde uygun bulunmayan yayının mahpusa verilmemesini öngörse de bu yayının nasıl saklanacağını veya hangi usule tabi olacağını göstermemektedir. Mahkeme, idarelerin emanete alma, arşive kaldırma, muhafaza altına alma gibi birbirinden farklı kararlar verdiğine dikkat çekerek "Hükümlüye verilmez" ibaresinin idareye el koyma yetkisi tanıdığının söylenemeyeceğini belirtti. Mahkeme ayrıca yayınların denetiminde daha önce tespit ettiği yapısal sorunun, yani benzer ihlallerin tekrarlanmasına yol açan uygulama kaynaklı denetim eksikliğinin, hâlâ sürdüğünü belirtti.

Mahkeme, el koyma yetkisine ilişkin açık bir yasal hüküm bulunmadığından yeniden yargılama yoluyla ihlalin giderilemeyeceğini ve yasal düzenleme eksikliğinin giderilmesi gerektiğini belirtti. Yapılacak düzenleme el koyma yetkisi tanıyacaksa Anayasa'nın el koyma için öngördüğü güvencelere uyulması zorunlu görülmüştür. Pilot karar usulü, yani yapısal bir sorundan doğan benzer başvuruların tek tek karara bağlanması yerine sorunun ilgili mercilerce çözülmesini amaçlayan yöntem uygulandığından, aynı konudaki başvuruların incelenmesi kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren bir yıl ertelendi. Mahkeme, ihlal tespitinin emanete alınmış yayın ve dokümanların kendiliğinden ilgililere iadesini gerektirmediğini de açıkça belirtti.

Yasama organının bu süre içinde düzenleme yapıp yapmayacağı ve bu düzenlemenin geçmişteki alıkoyma kararlarını nasıl ele alacağı henüz belli değildir. Mahkeme, önceki kararların yeni düzenlemeye göre gözden geçirilmesi için mahpuslara belli bir süre içinde ceza infaz kurumu idaresine başvuru imkânı tanınabileceğini veya derdest, yani hâlen Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan başvurular için düzenlemeye geçici bir hüküm eklenebileceğini belirtti. Mahkemenin pilot karar usulüne ilişkin açıklamasına göre, öngörülen süre içinde sorun ilgili mercilerce çözülmezse benzer başvuruların topluca karara bağlanması mümkün olacaktır.

Olay

Farklı ceza infaz kurumlarında bulunan yedi hükümlü ve tutuklunun nakil sırasında getirdiği, aramada ele geçen, fotokopi için idareye verdiği veya posta ya da kargoyla kendisine gönderilen kitap, gazete, dergi ve yazılı dokümanlar kendilerine verilmedi. Kurum idareleri bu materyalleri terör örgütü propagandası, müstehcenlik, kurum güvenliği veya sakıncalı içerik gerekçesiyle alıkoydu; materyaller emanete alındı ya da arşive kaldırıldı. İnfaz hâkimlikleri şikâyetleri, ağır ceza mahkemeleri de itirazları reddetti.

Gerekçe

Mahkeme, daha önce bazı kararlarında bu tür alıkoymaların yasal dayanağı bulunduğunu kabul etmişti; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye hakkındaki kararlarını dikkate alarak bu içtihadını gözden geçirdi. 5275 sayılı Kanun'un 35. ve 62. maddeleri ile bunlara dayanan ikincil düzenlemelerin mahpuslara ait dokümanlara veya verilmeyen yayınlara el konulmasını öngörmediği sonucuna vardı. Mahkeme ayrıca yayınların teslimine ilişkin denetimde yapısal sorunun sürdüğünü tespit etti.

Sonuç

Mahkeme, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ve pilot karar usulünün uygulanmasına oybirliğiyle karar verdi. Durum Türkiye Büyük Millet Meclisine ve Adalet Bakanlığına bildirildi, benzer başvuruların incelenmesi bir yıl ertelendi. Başvuruculara 1.000 TL ile 30.000 TL arasında değişen tutarlarda manevi tazminat ödenmesine hükmedildi, maddi tazminat talepleri reddedildi.

Tarihler
  • — Kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih
  • Benzer başvuruların incelenmesinin ertelenmesi: kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren bir yıl
Dikkat edilmesi gerekenler
  • Aynı konudaki başvuruların incelenmesi kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren bir yıl süreyle ertelendi ve ertelenen başvuruların numaraları Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde ilan edilecektir.
  • İhlal kararı, emanete alınmış yayın ve dokümanların başka bir işleme gerek kalmadan mahpusa iade edilmesi sonucunu doğurmaz.
  • Yeni bir yasal düzenleme yapılırsa önceki kararların gözden geçirilmesi için süreli bir başvuru imkânı tanınabileceğinden, düzenlemedeki sürelerin yakından izlenmesi gerekir.
Sık sorulanlar

Cezaevinde kitabım emanete alındı, bu karar üzerine kitabım bana hemen iade edilir mi?

Hayır, karar kendiliğinden iade sonucunu doğurmaz. Mahkeme, ihlal tespitinin emanete alınmış yayın ve dokümanların doğrudan ilgilisine verilmesini gerektirmediğini açıkça belirtmiştir. Konunun nasıl çözüleceği, yapılması beklenen yasal düzenlemeye bağlı görünmektedir.

Anayasa Mahkemesinde benzer bir başvurum var, ne olacak?

Aynı konudaki başvuruların incelenmesi, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren bir yıl süreyle ertelendi. Ertelenen başvuruların numaraları Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde ilan edilecektir. Bu süre içinde sorun ilgili mercilerce çözülmezse benzer başvuruların topluca karara bağlanması mümkün olacaktır.

Cezaevi idaresi artık hiçbir yayını vermeyi reddedemez mi?

Hayır, karar yayınların denetimini ortadan kaldırmaz. 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesi, kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen içerik taşıyan yayınların mahpusa verilmemesini hâlâ öngörmektedir. Mahkemenin tespit ettiği sorunlar, verilmeyen yayınların sonrasında hangi işleme tabi tutulacağının ve mahpuslara ait dokümanların alınmasının kanunda düzenlenmemiş olması ile yayın denetiminde Mahkeme içtihadındaki ölçütlerin uygulanmamasıdır.

Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu, LimanLegal Hukuk Bürosu. Bu sayfadaki bilgiler resmî mevzuata, Resmî Gazete'ye, yüksek mahkeme kararlarına, kurul bültenlerine ve kurum açıklamalarına dayanmaktadır. Basın kaynaklarına yalnızca resmî açıklamaların erişilebilir kaydı olarak atıf yapılmıştır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. İçeriklere dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek sonuçlardan LimanLegal Hukuk Bürosu sorumlu değildir. Somut olayınıza ilişkin profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Etiketler:Anayasa m. 26Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 62pilot kararifade özgürlüğü2872 sayılı Çevre Kanunu m. 20çevre yönetimi hizmeti5580 sayılı Kanun m. 12BTK