Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 19 Şubat 2026 tarihli kararında, ceza infaz kurumlarının mahpuslara ait veya mahpuslara gönderilen yayın ve belgeleri alıkoymasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi. Mahkeme, kurumların bu yayınlara el koymasının kanuni dayanağı bulunmadığını tespit etti. Aynı konuda daha önce yapısal sorun tespit ettiği için de pilot karar usulünü uyguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 6 Ekim'de yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle EK-1 listesindeki işletmelerin ayda en az iki iş günü, EK-2 listesindeki işletmelerin ise ayda en az bir iş günü çevre yönetimi hizmeti almasını zorunlu tuttu. Millî Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı da aynı gün, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında özel meslekî ve teknik Anadolu liseleri ile Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, İslahiye ve Nurdağı'daki bazı özel okullar için verilecek eğitim desteğini belirleyen iki tebliğ yayımladı.
TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni 6 Ekim'de görüşecek. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 5 Ekim'de 2027 yılı iş planı için kamuoyu görüşü almaya başladı ve görüşlerin 31 Ekim 2026'ya kadar iletilmesini istedi. 6 Ekim 2026 tarihli ve 33392 sayılı Resmî Gazete'de bir yönetmelik değişikliği, iki tebliğ, sekiz işkolu tespit kararı ve on Anayasa Mahkemesi kararı yayımlandı.
Başvurucular, çeşitli ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olarak bulunan kişilerdir. Bu kişilere ait olan ya da posta veya kargoyla gönderilen kitap, gazete, dergi ve yazılı belgeler, kurum idarelerince terör örgütü propagandası, müstehcenlik, kurum güvenliği veya sakıncalı içerik gerekçeleriyle kendilerine verilmemiş ve emanete alınmıştır. Başvurucuların infaz hâkimliklerine yaptığı şikâyetler reddedilmiş, ağır ceza mahkemelerine yaptıkları itirazlar da kabul edilmemiştir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 19 Şubat 2026 tarihinde ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ve pilot karar usulünün uygulanmasına karar vermiş; karar 6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve aynı gün basın duyurusuyla kamuoyuna açıklanmıştır.
Kimi etkiler
Karar, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluları, bu kişilere posta veya kargoyla kitap, gazete ve dergi gönderen aile üyelerini ve yakınlarını doğrudan ilgilendirmektedir. Ceza infaz kurumu idareleri, infaz hâkimlikleri ve itirazları inceleyen ağır ceza mahkemeleri de kararın uygulayıcıları arasındadır.
Hukuki mahiyeti
Kararın dayanağı, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğüdür. Mahkeme incelemesini, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 3., 35. ve 62. maddeleri üzerinden yapmıştır. Kanun'un 62. maddesi, hükümlülerin mahkemelerce yasaklanmamış süreli ve süresiz yayınlardan, yani gazete, dergi ve kitap gibi yayınlardan, bedelini ödeyerek yararlanma hakkını düzenlemektedir.
Mahkeme, konuyu iki ayrı yönden değerlendirmiştir. Birincisi, mahpuslara ait olup kurumca ele geçirilen belgelerdir; Mahkemeye göre ne 62. madde ne de 35. madde ve bunlara dayanan ikincil mevzuat, kurum idaresine bu belgelere el koyma yetkisi vermektedir. İkincisi, dışarıdan gönderilen yayınlardır; Mahkemeye göre Kanun'daki "hükümlüye verilmez" ifadesi, verilmeyen yayının nasıl saklanacağını veya hangi usule tabi olacağını göstermediği için kurumlara el koyma yetkisi tanıdığı şeklinde yorumlanamaz. Kurumların "muhafaza altına alma", "emanete kaldırma", "arşive kaldırma" gibi birbirinden farklı ifadeler kullandığı ve bunların hukuki sonucunun belirsiz olduğu tespit edilmiş, iki durumda da müdahalenin kanuni dayanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkeme, daha önce aynı konuda çok sayıda ihlal kararı verdiğini ve önceki iki kararında yapısal sorun, yani tekil olaylardan değil uygulamanın kendisinden kaynaklanan sorun tespit ettiğini hatırlatmıştır. Buna rağmen yayınların kuruma kabulünde yeknesak, hakkaniyete uygun ve etkin bir denetim mekanizması kurulmadığını belirlemiştir. Bu nedenle pilot karar usulü, yani aynı yapısal sorundan doğan çok sayıda başvuruyu tek bir karar üzerinden ele alma yöntemi uygulanmıştır. Kararın, infaz kurumlarındaki yayın denetimi uygulamasında ve infaz hâkimliklerinin şikâyetleri inceleme biçiminde değişikliğe yol açması beklenebilir.
Basın duyurusu bağlayıcı değildir ve kararın içerdiği ayrıntılı tedbirleri göstermemektedir. İdareye veya yasama organına hangi sürede hangi adımların atılması gerektiği, benzer bekleyen başvuruların nasıl sonuçlandırılacağı ve tazminat gibi giderimlerin kapsamı kararın tam metninden izlenmelidir. Kanuni düzenleme yapılıp yapılmayacağı ise henüz belirsizdir.
Dikkat edilmesi gerekenler
Basın duyurusu bağlayıcı olmadığından, somut uyuşmazlıklarda 33392 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararın tam metni esas alınmalıdır.
Bir yayının mahpusa verilmemesi veya alıkonulması kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet ve ağır ceza mahkemesine itiraz yollarının izlenmesi, ileride yapılabilecek bir bireysel başvurunun ön koşulu olarak önem taşır.
Kurum kararlarında kullanılan "emanete alma" veya "muhafaza altına alma" gibi ifadelerin, Anayasa Mahkemesine göre kanuni dayanaktan yoksun olabileceği şikâyet dilekçelerinde ayrıca belirtilmelidir.
Sık sorulanlar
Cezaevindeki yakınıma gönderdiğim kitap ona verilmezse ne yapabilirim?
Kurum kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulabilir. Şikâyetin reddi hâlinde karara karşı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Anayasa Mahkemesi, bu kararda başvuru konusu olaylarda yayınlarla ilgili Kanun'un 3. ve 62. maddeleri ile kendi içtihadındaki ilkelere göre bir değerlendirme yapılmadığını tespit etmiştir. Bu tespitin şikâyet ve itiraz dilekçelerinde dayanak olarak kullanılması değerlendirilebilir.
Kurum, verilmeyen kitabımı emanette veya arşivde tutabilir mi?
Anayasa Mahkemesine göre mevcut mevzuat bu yönde bir yetki tanımamaktadır. Mahkeme, Kanun'un 62. maddesindeki "hükümlüye verilmez" ifadesinin yayına el koyma veya onu alıkoyma yetkisi anlamına gelmediğini belirtmiştir. Mahpusa ait belgelere el konulmasını öngören başka bir hukuki norm da bulunmadığı sonucuna varmıştır.
Bu karar cezaevlerindeki uygulamayı hemen değiştirir mi?
Karar, uygulamadan kaynaklanan yapısal bir sorun tespit etmekte ve pilot karar usulünü uygulamaktadır. Ancak basın duyurusu, idarenin veya yasama organının hangi süre içinde hangi tedbirleri alacağını göstermemektedir. Uygulamanın nasıl değişeceği, kararın tam metnine ve sonrasında atılacak idari ya da yasal adımlara bağlıdır.
Çevre yönetimi hizmetinde işletmelere asgari aylık süre, danışmanlık firmalarına yeni şartlar getirildi
Kaynak: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, 6 Ekim 2026 tarihli ve 33392 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır (https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261006-1.htm).
Ne oldu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2022 tarihli Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te kapsamlı değişiklikler yaptı. Değişiklik Yönetmeliği, 6 Ekim 2026 tarihli ve 33392 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı ve aynı gün yürürlüğe girdi. Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin EK-1 listesindeki işletmeler artık ayda en az iki iş günü, EK-2 listesindeki işletmeler ile bu listelerin dışında kalıp hizmet alan işletmeler ise ayda en az bir iş günü çevre yönetimi hizmeti alacak. Çevre danışmanlık firmalarının yeterlik belgesi şartları ağırlaştırıldı, asgari ücret esaslı yeni bir asgari fiyat hesabı getirildi ve hizmet almayan işletmeler ile bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen firmalar için idari para cezası öngören bir ek madde eklendi.
Kimi etkiler
Değişiklik, çevre izni veya çevre izin ve lisans belgesi kapsamında çevre yönetimi hizmeti alması gereken işletmeleri doğrudan etkiler. Çevre danışmanlık firmaları, bu firmaların ortakları ve yöneticileri ile çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip mühendisler de yeni yükümlülüklerle karşı karşıyadır.
Hukuki mahiyeti
Değişiklik, çevre mevzuatı ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği uyarınca çevre yönetimi hizmetinin usul ve esaslarını düzenleyen Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te yapıldı. Yeni ek 1. maddeyle yaptırımlar, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (m) bentlerine bağlandı. Danışmanlık firmalarının bildirim yükümlülüğü ise aynı Kanun'un ek 2. maddesinin birinci fıkrasına dayandırıldı.
Yönetmelik, işletmelerdeki eksiklikleri iki gruba ayırdı. Aykırılık, yani çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan ya da gerekli çevre izni veya lisansı alınmadan faaliyet gösterilmesi gibi temel izin eksiklikleri için danışmanlık firması, tespitten itibaren 30 gün içinde resmî başvuru süreci başlatılmazsa yetkili makama bildirimde bulunacak. Uygunsuzluk, yani çevre mevzuatındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde ise işletmeye 90 günlük giderme süresi tanınacak, sonrasında en geç 10 gün içinde bildirim yapılacak. Danışmanlık firması yeterlik belgesi için en az beş tam zamanlı personel bulunması, bunların beşte dördünün çevre mühendisi olması, yedi, beş ve üç yıl tecrübeli birer personel istihdam edilmesi, Çevre Mühendisleri Odası büro tescil belgesi alınması ve ortaklık paylarının yüzde ellisinden fazlasının yeterlik belgeli kişilere ait olması şartları arandı.
Aylık asgari hizmet bedeli, katma değer vergisi hariç olarak, net asgari ücretin EK-1 listesindeki işletmeler için dörtte üçü, EK-2 listesindeki işletmeler için yarısı esas alınarak hesaplanacak. Bu tutara, belgede yer alan her izin veya lisans konusu için Bakanlıkça belirlenen birim fiyatın yüzde beşi eklenecek. Bu nedenle uygulamada mevcut danışmanlık ücretlerinin yeni hesaplamaya göre gözden geçirilmesi gerekebilir. Ayrıca yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi ya da son dört yılda 200 ceza puanına ulaşılması hâlinde yeterlik belgeleri iki yıl süreyle iptal edilecek.
Bakanlık, kirlilik riski ve kapasite gibi ölçütlere göre bir komisyon aracılığıyla işletmelerin aylık hizmet sürelerini değiştirebilecek. Bu yetkiye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenip internet sayfasında yayımlanacağından, hangi işletmelerin süresinin değiştirileceği bu düzenlemeyle netlik kazanacaktır. Aylık faaliyet raporlarının elektronik ortama geçiş tarihi de Bakanlığın duyurusuna bırakılmıştır.
Dikkat edilmesi gerekenler
Yürürlük tarihinden önce yapılmış danışmanlık sözleşmeleri, ücret asgari fiyatın altındaysa en geç 1 Ocak 2027 tarihine kadar yeni tarifeye göre yenilenmelidir.
Mevcut çevre danışmanlık firmaları, Çevre Mühendisleri Odası büro tescil belgesi şartını 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren sağlamak zorundadır.
Ortaklık yapısı değişen danışmanlık firmaları, değişikliğin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanmasından itibaren en geç 30 gün içinde ortaklık şartının sağlandığını sistem üzerinden bildirmelidir.
Sık sorulanlar
İşletmem ayda kaç gün çevre yönetimi hizmeti almak zorunda?
İşletmeniz Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin EK-1 listesindeyse ayda en az iki iş günü hizmet almanız gerekir. EK-2 listesindeyseniz ya da listelerde yer almadığınız hâlde hizmet alıyorsanız asgari süre ayda bir iş günüdür. Bakanlık, risk ve kapasite değerlendirmesiyle bu süreleri ileride değiştirebilir.
Danışmanlık firmamla yaptığım mevcut sözleşmeyi yenilemem gerekir mi?
Sözleşmedeki ücret yeni asgari fiyatın altındaysa sözleşmeyi en geç 1 Ocak 2027 tarihine kadar yenilemeniz gerekir. Ücret asgari fiyata eşit veya daha yüksekse yenilemeye gerek yoktur. Asgari fiyat, net asgari ücret ve belgenizdeki izin veya lisans konularının sayısı esas alınarak hesaplanır.
Çevre yönetimi hizmeti almazsam ne olur?
Hizmet almayan işletmelere Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi uyarınca idari para cezası verilir. Denetimde hizmete ilişkin bilgi, belge ve raporları sunmamanız da aynı maddenin (g) bendi kapsamında ayrı bir idari para cezasına yol açar. Ayrıca tespit edilen izin eksiklikleri için 30 gün içinde resmî başvuru sürecini başlatmazsanız danışmanlık firmanız durumu yetkili makama bildirmekle yükümlüdür.
Bakanlıklar, özel meslek liseleri ve bazı illerdeki özel okullar için 2026-2027 eğitim desteğini belirledi
Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında organize sanayi bölgeleri içinde ve dışında açılan özel meslekî ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören veya görecek öğrencilere ve Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illeri ile Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki özel okullarda öğrenim gören, önceki yıllarda destek kapsamına alınıp öğretim kademesini tamamlamayan öğrencilere eğitim ve öğretim desteği verilmesine ilişkin iki tebliği, Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, Sayı 33392, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261006-4.htm ve https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261006-3.htm.
Ne oldu
Millî Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı, 6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı için iki ortak tebliğ yayımladı. İlk tebliğ, organize sanayi bölgelerinin içinde ve dışında açılan özel meslekî ve teknik Anadolu liselerinde okuyan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilere verilecek desteğin alan ve dallarını belirliyor; destek tutarları, tebliğdeki iki ayrı tabloda 9, 10, 11 ve 12. sınıflar için alanlara göre ayrı ayrı gösteriliyor. İkinci tebliğ, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illeri ile Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki özel okullarda 2023-2024 tebliği çerçevesinde destek kapsamına alınmış ve kademesini henüz tamamlamamış öğrencilere yönelik desteği düzenliyor. Her iki tebliğ de yayımı tarihinde yürürlüğe girdi ve yalnızca 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı için geçerli.
Kimi etkiler
Organize sanayi bölgelerinin içinde veya dışında faaliyet gösteren özel meslekî ve teknik Anadolu liseleri, bu okullarda okuyan öğrenciler ve velileri doğrudan etkileniyor. Ayrıca adı geçen dört il ile iki ilçedeki özel okulların 4., 8. ve 12. sınıflarında okuyan ve daha önce destek kapsamına alınmış öğrenciler ile bu okulların işletenleri de düzenlemenin kapsamında yer alıyor.
Hukuki mahiyeti
Meslekî ve teknik liselere ilişkin tebliğin dayanağı, özel öğretim kurumlarını düzenleyen 5580 sayılı Kanun'un 12. maddesinin üçüncü ile altıncı fıkraları arasındaki hükümlerdir. Belirli illerdeki özel okullara ilişkin tebliğ ise aynı Kanun'un ek 1. maddesine dayanıyor. Her iki tebliğ, Millî Eğitim Bakanlığının özel öğretim kurumlarına ilişkin yönetmeliğinin, destek tutarlarının ortak tebliğle belirleneceğini öngören hükümleri uyarınca çıkarıldı.
Meslekî ve teknik liseler bakımından Kanun'un 12. maddesine göre öğrenci başına destek tutarı, resmî okulda okuyan bir öğrencinin okul türüne göre Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçemez. Yönetmeliğin ek 1. maddesi, bu okullardaki desteği bazı şartlara bağlıyor. Bu şartlar arasında öğrencinin eğitim yılının başlamasından en geç otuz gün içinde okula kaydının veya naklinin yapılmış olması ve devamsızlıktan başarısız duruma düşmemesi bulunuyor. İkinci tebliğ ise yeni öğrencileri kapsamıyor ve yalnızca 2023-2024 tebliğiyle kapsama girmiş öğrencilerin 4., 8. ve 12. sınıflardaki desteğini belirliyor.
Uygulamada meslekî ve teknik liselerin, öğrencinin alan ve dalının tebliğ tablolarında yer alıp almadığını ve kayıt tarihinin otuz günlük süreye uyup uymadığını kontrol etmesi beklenebilir. Kanun, gerçek dışı beyanla fazla ödeme alınmasını ağır bir yaptırıma bağlıyor. Bu durumda fazla ödenen tutar, ödeme tarihinden itibaren hesaplanan gecikme zammıyla birlikte bir ay içinde geri istenir; gecikme zammı, kamu alacağının geç ödenmesi nedeniyle eklenen ek bedeldir. Fiilin tekrarlanması hâlinde kurum açma izni de iptal edilir.
Meslekî ve teknik liselere ilişkin Yönetmelik hükmü, tebliğin her yıl mayıs ayında hazırlanacağını öngörüyor; ancak bu yılki tebliğ ekim ayında yayımlandı. Eğitim yılı başladıktan sonra yayımlanan tutarların, dönem başında yapılan kayıt ve ücret sözleşmelerine nasıl yansıyacağı uygulamada soru doğurabilir. Ödeme usullerini belirleme yetkisi Millî Eğitim Bakanlığına bırakıldığı için ayrıntıların ilerleyen dönemde Bakanlık düzenlemeleriyle netleşmesi beklenebilir.
Dikkat edilmesi gerekenler
Meslekî ve teknik liselerde desteğe esas kayıt veya nakil işleminin, eğitim ve öğretim yılının başlamasından itibaren en geç otuz gün içinde yapılmış olması gerekir.
Gerçek dışı beyanla fazla ödeme alınırsa tutarın gecikme zammıyla birlikte bir ay içinde ödenmesi istenir; ödenmeyen tutar vergi daireleri tarafından takip edilir.
Fiilin tekrarlanması hâlinde okulun kurum açma izni iptal edilir; bu nedenle okulların öğrenci bildirimlerini dikkatle denetlemesi önem taşır.
Sık sorulanlar
Çocuğum özel bir meslek lisesinde okuyor, bu destekten yararlanabilir mi?
Tebliğ ve Yönetmeliğe göre çocuğunuz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysa ve okuduğu alan veya dal tebliğ tablolarında yer alıyorsa destekten yararlanabilir. Bunun için kaydının veya naklinin eğitim yılının başlamasından itibaren en geç otuz gün içinde yapılmış olması gerekir. Ayrıca okula devam etmesi ve devamsızlık nedeniyle başarısız sayılmaması şarttır.
Hatay'daki özel okula bu yıl yeni kayıt yaptırdık, destek alabilir miyiz?
Yeni kayıtlar bu tebliğin kapsamında değildir. Tebliğ yalnızca 2023-2024 eğitim yılı tebliği çerçevesinde destek kapsamına alınmış ve kademesini henüz tamamlamamış öğrencileri kapsıyor. Bu öğrencilerin de 2026-2027 yılında 4., 8. veya 12. sınıfta okuyor olması gerekiyor.
Okul yanlış bilgi verip fazla destek alırsa ne olur?
Fazla ödenen tutar, ödeme tarihinden itibaren hesaplanan gecikme zammıyla birlikte bir ay içinde geri istenir. Bu süre içinde ödenmeyen tutarlar vergi daireleri tarafından takip edilerek tahsil edilir. Kanuna göre aynı fiilin tekrarlanması hâlinde kurumun açma izni de iptal edilir.
DiğerKanun teklifi · Devam ediyor
Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi bugün TBMM komisyonunda görüşülecek
Kaynak: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Komisyon Gündemleri sayfası, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunun 6 Ekim 2026 tarihli toplantı gündemi, https://www.tbmm.gov.tr/Gundem/KomisyonGundemleri.
Ne oldu
Türkiye Büyük Millet Meclisi Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, 6 Ekim 2026 günü saat 15.00'te toplanacak. Toplantı, Halkla İlişkiler Binası 1. kattaki 3 numaralı toplantı salonunda yapılacak. Komisyonun gündeminde Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi yer alıyor. Meclisin yayımladığı gündem kaydı, teklifin içeriğine ve madde metnine ilişkin bilgi içermiyor.
Kimi etkiler
Teklifin adı, düzenlemenin Türkiye'de hizmet veren yabancı dijital konaklama platformlarını doğrudan ilgilendirebileceğini gösteriyor. Bu platformlar üzerinden konut veya oda kiraya veren ev sahiplerinin ve konaklama işletmelerinin de süreçten etkilenmesi beklenebilir.
Hukuki mahiyeti
Kanun tekliflerinin Mecliste görüşülme usulü, Anayasa'nın 88. maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ile düzenlenir. Bu usule göre teklifler, Genel Kurulda görüşülmeden önce ilgili ihtisas komisyonunda, yani konusuna göre yetkili daimi komisyonda incelenir.
Kaynakta yalnızca teklifin adı ve komisyon toplantısının zamanı yer alıyor. Teklifin hangi yükümlülükleri, yaptırımları veya tanımları getirdiği bu kayıttan anlaşılamıyor. Bu nedenle mevcut aşamada yürürlükteki hukukta bir değişiklik bulunmuyor.
Komisyon görüşmesi, teklif metninin değiştirilebileceği bir aşamadır. Komisyonun kabul ettiği metin, bir raporla birlikte Genel Kurula sunulur. Platformların ve ev sahiplerinin, komisyon raporu yayımlandığında nihai metne yakın hükümleri görebileceği değerlendirilebilir.
Teklifin yürürlük tarihi, geçiş süreleri ve mevcut kısa süreli kiralama düzenlemeleriyle ilişkisi henüz belirsizdir. Bu konuların, komisyon raporu ve Genel Kurul görüşmeleriyle netlik kazanması beklenir.
Dikkat edilmesi gerekenler
Teklif henüz kanunlaşmadığı için bugün itibarıyla yeni bir yükümlülük doğmamıştır.
Yabancı dijital konaklama platformları üzerinden faaliyet gösterenlerin, komisyon raporunu ve Genel Kurul sürecini izlemesi yerinde olacaktır.
Teklifin kanunlaşması hâlinde, öngörülecek yürürlük ve uyum sürelerinin iş planlarında dikkate alınması önerilir.
Sık sorulanlar
Evimi yabancı bir platform üzerinden kiraya veriyorum, bugünden itibaren bir yükümlülüğüm var mı?
Hayır, bu teklif nedeniyle bugün için yeni bir yükümlülüğünüz yoktur. Teklif yalnızca komisyon gündemine alınmıştır ve henüz kanunlaşmamıştır. Yükümlülükler ancak kanun Resmî Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girdikten sonra doğar.
Teklifin içeriğini nereden öğrenebilirim?
Teklifin metni, Türkiye Büyük Millet Meclisi internet sitesindeki kanun teklifleri bölümünden izlenebilir. Komisyon görüşmeleri tamamlandığında hazırlanan komisyon raporu da aynı sitede yayımlanır. Rapor, teklifin komisyonda kabul edilen son hâlini gösterir.
Komisyondan sonra süreç nasıl ilerler?
Komisyonun kabul ettiği metin, Genel Kurulda görüşülür. Genel Kurulda kabul edilen kanun Cumhurbaşkanına gönderilir ve Cumhurbaşkanınca Resmî Gazete'de yayımlanır. Yürürlük tarihi, kanunun kendi hükümlerine göre belirlenir.
DiğerDuyuru · Devam ediyor
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 2027 yılı iş planı için 31 Ekim 2026'ya kadar sektörden görüş istedi
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 5 Ekim 2026 tarihinde 2027 yılı iş planına ilişkin kamuoyu görüşü almaya başladı. Kurum, gündemine alarak değerlendirmeyi, düzenlemeyi veya üzerinde çalışmayı düşündüğü temel konu başlıklarını yıllık iş planlarıyla sektöre duyuruyor. 2027 yılı başlıkları belirlenirken sektörün görüşlerinin de dikkate alınabilmesi için bir görüş bildirim formu yayımlandı. Duyuruya göre belge, 5 Ekim 2026 ile 31 Ekim 2026 tarihleri arasında askıda kalacak.
Kimi etkiler
Duyuru, BTK'nın faaliyet alanındaki bilgi teknolojileri ve iletişim sektörünün temsilcilerine yöneliktir. Kurumun 2027 yılında ele alacağı konuları etkilemek isteyen işletmeler ve sektör kuruluşları bu süreçle doğrudan ilgilidir.
Hukuki mahiyeti
Duyuru, belirli bir kanun maddesine atıf yapmamaktadır. Süreç, BTK'nın gündemindeki temel konu başlıklarını her yıl bir iş planıyla sektöre duyurma uygulamasına dayanmaktadır. Burada söz konusu olan, bağlayıcı bir düzenleme değil, düzenleme öncesi bir görüş alma aşamasıdır.
Kurum, 2027 yılında gündemine alacağı başlıkları belirlemeden önce sektörden öneri toplamaktadır. Görüşler, duyuru ekindeki görüş bildirim formu doldurularak iletilmektedir. Belgenin askıda kalması, yani görüşe açık olarak yayımda tutulması, 31 Ekim 2026 tarihinde sona erecektir.
Bu aşamada iletilen öneriler, Kurumun 2027 yılında hangi konularda düzenleme veya çalışma yapacağını etkileyebilir. Duyuruda görüşlerin dikkate alınabileceği ifade edildiğinden, önerilerin iş planına girmesinin bir zorunluluk olmadığı değerlendirilebilir. Bununla birlikte süreç, sektörün sorunlarını erken aşamada Kurumun gündemine taşıması için önemli bir fırsat sunmaktadır.
Dikkat edilmesi gerekenler
Görüş ve öneriler en geç 31 Ekim 2026 tarihine kadar iletilmelidir.
Duyuruya göre form, hem yazılı olarak BTK'ya hem de duyuruda belirtilen e-posta adreslerine elektronik ortamda gönderilmelidir.
Görüşlerin duyuru ekindeki görüş bildirim formu kullanılarak hazırlanması gerekmektedir.
Sık sorulanlar
BTK'nın 2027 iş planına nasıl öneri sunabilirim?
Duyuru ekindeki görüş bildirim formunu doldurarak öneri sunabilirsiniz. Form, BTK'ya yazılı olarak ve duyuruda belirtilen e-posta adreslerine elektronik ortamda gönderilmelidir. Başvuruların 31 Ekim 2026 tarihine kadar yapılması gerekmektedir.
Önerim mutlaka iş planına alınır mı?
Hayır, duyuruda önerilerin iş planına alınacağına dair bir taahhüt yer almamaktadır. Kurum, görüşlerin konu başlıkları belirlenirken dikkate alınabilmesi amacıyla bu süreci başlatmıştır. Bu nedenle nihai kararın Kuruma ait olduğu değerlendirilebilir.
Son tarihi kaçırırsam ne olur?
Duyuruya göre belge 31 Ekim 2026 tarihine kadar askıda kalacaktır. Bu tarihten sonra iletilen görüşlerin değerlendirmeye alınıp alınmayacağı duyuruda belirtilmemiştir. Bu nedenle başvurunun süre dolmadan yapılması önerilir.
Resmî Gazete'de bugün — 6 Ekim 2026, Sayı 33392
Bugünkü sayıda genel nitelikte düzenleme yer alıyor. Sayının girişleri:
Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya İlleri ile Gaziantep İlinin İslahiye ve Nurdağı İlçelerindeki Özel Okullarda Öğrenim Gören ve Önceki Yıllarda Eğitim ve Öğretim Desteği Kapsamına Alınıp Öğretim Kademesini Tamamlamayan Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ
2026-2027 Eğitim Öğretim Yılında Organize Sanayi Bölgeleri İçinde ve Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Meslekî ve Teknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören/Görecek Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ
Anayasa Mahkemesinin 8/1/2026 Tarihli ve 2021/56755 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 8/1/2026 Tarihli ve 2023/91027 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 19/2/2026 Tarihli ve 2019/789 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 19/2/2026 Tarihli ve 2020/9501 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 19/2/2026 Tarihli ve 2021/24997 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 2/4/2026 Tarihli ve 2025/57667 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 12/5/2026 Tarihli ve 2022/102726 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 2/7/2026 Tarihli ve 2021/29752 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 2/7/2026 Tarihli ve 2022/75743 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesinin 2/7/2026 Tarihli ve 2023/31244 Başvuru Numaralı Kararı
a - Yargı İlânı
b - Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
c - Çeşitli İlânlar
T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
Resmî Gazete'de ayrıca Anayasa Mahkemesinin dokuz bireysel başvuru kararı yayımlandı; belgeler taranmış görüntü olduğundan içerikleri incelenemedi.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), fon soruşturmasına ilişkin basındaki iddialara yanıt verdi ve 2026'nın ilk dokuz ayında 948 milyon TL idari para cezası uyguladığını, 174 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Ticaret Bakanlığına göre 2026'nın ilk dokuz ayında piyasa denetimlerinde yaklaşık 2,6 milyar TL idari para cezası uygulandı; Rekabet Kurumu ise aynı dönemde 255 firmaya toplam 20,5 milyar TL ceza verdi.
Basına yansıyan bilgiye göre Rekabet Kurulu, orta yoğunlukta lif levha (MDF) ve yonga levha sektöründe Orman Genel Müdürlüğü (OGM) odun ihalelerindeki danışıklı hareket, yani teşebbüsler arası gizli koordinasyon iddiasına ilişkin soruşturmada sözlü savunma toplantısı yaptı.
Basına yansıyan bilgiye göre Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) görme engelli adaylara farklı sınavlarda aynı ek süreyi tanımasını ayrımcılık olarak değerlendirdi.
Takvim — yaklaşan tarihler
31 Ekim 2026
BTK 2027 yılı iş planına yönelik görüş ve öneri bildirimi için son gün
Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu, LimanLegal Hukuk Bürosu. Bu sayfadaki bilgiler resmî mevzuata, Resmî Gazete'ye, yüksek mahkeme kararlarına, kurul bültenlerine ve kurum açıklamalarına dayanmaktadır. Basın kaynaklarına yalnızca resmî açıklamaların erişilebilir kaydı olarak atıf yapılmıştır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. İçeriklere dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek sonuçlardan LimanLegal Hukuk Bürosu sorumlu değildir. Somut olayınıza ilişkin profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.