Hukuk Gündemi · 7 Ekim 2026

Hukuk Gündemi/7 Ekim 2026
Yayın tarihi: •Hazırlayan: Av. Coşkun Genç•Kapsam: 7 Ekim tarihli Resmî Gazete ve 6 Ekim gelişmeleri
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle
Günün özeti

Cumhurbaşkanı, 6 Ekim 2026 tarihli ve 11845 sayılı Kararla Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik'te değişiklik yaptı. 7 Ekim 2026'da yürürlüğe giren değişiklikle yönetmeliğin 5. maddesindeki kimlik tespiti eşikleri iki katına çıkarıldı. Aynı değişiklikle finansal kuruluşların, internet veya mobil kanal üzerinden ya da kayıtlı cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifreyle doğrulama yaptıklarında imza örneği almayabilecekleri kabul edildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı da 7 Ekim'de Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği'ni yayımlayarak 2016 tarihli önceki yönetmeliği yürürlükten kaldırdı.

Adalet Bakanı, 6 Ekim'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 85 şüphelinin tutuklandığını ve 207 kişi hakkında işlem yapıldığını açıkladı. İstanbul Barosu da 6 Ekim'de yayımladığı duyuruyla Brüksel Barosu ile bir kardeş baro sözleşmesi imzaladığını bildirdi. Bunların dışında 6 Ekim'de hukuk gündeminde az sayıda gelişme yaşandı. 7 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete'de bu iki yönetmeliğin yanı sıra iki acele kamulaştırma kararı, iki arazi toplulaştırması kararı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığına ilişkin bir personel yönetmeliği ve Dokuz Eylül Üniversitesine ilişkin iki yönetmelik yayımlandı.

Öne çıkanlar

  1. Aklama yönetmeliğindeki kimlik tespiti eşikleri 7 Ekim'de iki katına çıktı; 185.000 Türk lirası olan tutar 370.000 Türk lirasına yükseldi.
  2. Engelli bakım merkezlerinin açılışı beş aşamaya bağlandı; faaliyetteki merkezlere bina şartlarını uyumlu hâle getirmek için iki yıl süre verildi.
  3. Adalet Bakanı, 6 Ekim'de fon soruşturmasında 85 şüphelinin tutuklandığını ve 207 kişi hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
DiğerCeza HukukuYönetmelik · Yürürlükte

Aklama yönetmeliğinde tutar eşikleri iki katına çıktı, SMS doğrulamada imza şartı esnetildi

Kaynak: Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Cumhurbaşkanı Kararı, 7 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete, Karar Sayısı 11845, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261007-9.pdf.
Ne oldu

Cumhurbaşkanı, 6 Ekim 2026 tarihli ve 11845 sayılı Kararla Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik'te değişiklik yaptı. Değişiklik, 7 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin 5. maddesindeki 185.000 Türk lirası tutarı 370.000 Türk lirasına, aynı maddedeki 15.000 Türk lirası tutarları ise 30.000 Türk lirasına çıkarıldı; 24. ve 24/A maddelerindeki 15.000 Türk lirası tutarları da 30.000 Türk lirası oldu. Ayrıca finansal kuruluşların, belirli elektronik doğrulama yöntemlerini kullandıklarında imza örneği almayabilecekleri kabul edildi ve denetim raporlarına ilişkin yeni bir fıkra eklendi.

Kimi etkiler

Değişiklik, bankalar başta olmak üzere internet ve mobil kanallardan hizmet veren finansal kuruluşları ve bu kuruluşların müşterilerini doğrudan ilgilendirir. Aklamayla mücadele mevzuatı kapsamındaki diğer yükümlüler de yeni tutar eşikleri ve değişen denetim raporu usulü nedeniyle etkilenir.

Hukuki mahiyeti

Değişikliğin dayanağı, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 27. maddesidir. Değiştirilen metin, 10 Aralık 2007 tarihli ve 2007/13012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan yönetmeliktir. Bu yönetmelik, yükümlü olarak adlandırılan kurum ve kişilerin, yani aklamayla mücadele kapsamında belirli tedbirleri almak zorunda olanların görevlerini ayrıntılı biçimde düzenler.

Yönetmeliğin 5. maddesi, müşterinin kimliğinin hangi işlem tutarlarında tespit edileceğini belirler. Bu maddedeki eşikler iki katına çıkarıldı; 24. ve 24/A maddelerindeki 15.000 Türk lirası tutarları da 30.000 Türk lirasına yükseltildi. 16. maddeye eklenen cümlelerle finansal kuruluşlar, internet veya mobil kanal üzerinden ya da müşterinin kayıtlı ve önceden doğrulanmış cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifre, yani SMS OTP ile doğrulama yaptığında imza örneği almayabilir. Bunun için doğrulamanın işlemin niteliğine ve risk düzeyine uygun olması, işlemi yapanın daha önce kimliği tespit edilmiş müşteri olduğuna yeterli güvence vermesi ve yetkisiz işlemlere karşı uygun güvenlik tedbirleri içermesi gerekir.

38. maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, 3. maddenin birinci fıkrasının (f) bendi dışındaki yükümlüler için yalnızca yükümlülük uyum denetimi raporu düzenlenecek. Denetimde ihlal tespit edilirse bu ihlaller aynı rapora yazılacak ve rapor, yükümlülük ihlali inceleme raporunun yerine de geçecek. Eşiklerin yükseltilmesiyle daha düşük tutarlı işlemlerde kimlik tespiti yükümlülüğünün doğmayacağı ve uygulamada işlem yükünün azalacağı değerlendirilebilir.

İmza örneği alınmamasının bir zorunluluk değil, bir imkân olarak düzenlendiği görülmektedir. Hangi doğrulama yönteminin risk düzeyine uygun sayılacağı konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı veya ilgili kurum tarafından ayrıca açıklama yapılması beklenebilir. Yetkisiz kişilerin müşteri adına işlem yapması hâlinde finansal kuruluşun güvenlik tedbirlerinin yeterliliği, sorumluluk tartışmalarında belirleyici olabilir.

Dikkat edilmesi gerekenler
  • Değişiklikler 7 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, yükümlülerin iç prosedürlerini ve sistemlerindeki tutar eşiklerini gecikmeden güncellemesi gerekir.
  • SMS OTP ile doğrulamada imza örneği alınmayacaksa, finansal kuruluşun yöntemin risk düzeyine uygun olduğunu ve yetkisiz işlemlere karşı yeterli güvenlik tedbiri aldığını belgeleyebilmesi önem taşır.
  • Müşterilerin, doğrulama kodlarının gönderildiği cep telefonu numarasını güncel tutması ve kodları kimseyle paylaşmaması, yetkisiz işlem riskini azaltmak için önemlidir.
Sık sorulanlar

Bankada işlem yaparken artık imza atmam gerekmeyecek mi?

Bazı durumlarda gerekmeyebilir. Düzenleme imza örneği alınmasıyla ilgilidir; finansal kuruluş, internet veya mobil kanal üzerinden ya da kayıtlı ve daha önce doğrulanmış cep telefonunuza gönderilen tek kullanımlık kodla doğrulama yaparsa imza örneği almayabilir. Ancak bu bir imkândır ve kuruluş, işlemin risk düzeyine göre imza istemeye devam edebilir.

Kimlik tespiti eşikleri ne kadar değişti?

Yönetmeliğin 5. maddesindeki eşikler iki katına çıkarıldı. 185.000 Türk lirası olan tutar 370.000 Türk lirasına, 15.000 Türk lirası olan tutarlar ise 30.000 Türk lirasına yükseltildi. 24. ve 24/A maddelerindeki 15.000 Türk lirası tutarları da 30.000 Türk lirası oldu.

Telefonuma gelen kodla benim adıma başkası işlem yaparsa ne olur?

Yönetmelik, doğrulama yönteminin yetkisiz kişilerin müşteri adına işlem yapması riskine karşı uygun güvenlik tedbirleri içermesini şart koşmaktadır. Bu nedenle finansal kuruluşun aldığı tedbirlerin yeterliliği, olası bir uyuşmazlıkta incelenecek konular arasında yer alabilir. Somut olayda sorumluluğun kime ait olacağı, olayın koşullarına göre değerlendirilir.

İdare HukukuYönetmelik

Özel engelli bakım merkezlerinin açılış, denetim ve ücret esasları yeni yönetmelikle belirlendi

Kaynak: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği, Resmî Gazete, 7 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı nüsha, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261007-4.htm.
Ne oldu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı, Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği'ni 7 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımladı. Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Aynı konuyu düzenleyen ve 4 Kasım 2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan önceki yönetmelik yürürlükten kaldırıldı. Yeni metin, merkezlerin açılışını, personel standartlarını, Bakanlık tarafından yapılan ücret ödemelerini, denetimi ve yaptırımları 89 madde ve bir geçici madde ile düzenliyor.

Kimi etkiler

Engelli bireylere yatılı, gündüzlü veya evde bakım hizmeti veren gerçek kişiler, şirketler, vakıflar ve dernekler ile açılış başvurusu devam eden merkezlerin kurucuları doğrudan etkileniyor. Bu merkezlerde çalışan sorumlu müdürler ve personel ile bakım hizmeti alan engelli bireyler ve aileleri de yeni kurallara tabidir.

Hukuki mahiyeti

Yönetmelik, Sosyal Hizmetler Kanunu'nun 4., 34., 35., 35/A, 35/B, 35/C ve ek 7. maddelerine dayanıyor. Engelliler Hakkında Kanun'un 6. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 71. ve 508. maddeleri de dayanak olarak gösterildi. Sosyal Hizmetler Kanunu'nun ek 7. maddesi, bakıma muhtaç engelli bireylerin özel merkezlerdeki bakım ücretinin Bakanlık tarafından karşılanmasının yasal temelini oluşturuyor.

Yeni merkez açılışı başvuru, konum uygunluk, ön izin, açılış onayı ve faaliyet izni olmak üzere beş aşamaya bağlandı. Başvuru kabul belgesinden sonra konum uygunluk belgesi için 18 ay, bu belgeden sonra ön izin için yine 18 ay süre öngörüldü. Ön izinden sonra tapu veya kira sözleşmesi üç ay içinde sunulmalıdır. Hizmete başlamak için en az bir meslek personeli, bir sağlık personeli, dört bakıcı personel, bir temizlik personeli ve üç nöbet sorumlusu istihdam edilmesi zorunlu tutuldu.

Bakanlık ödemeleri gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımına, yani kamu maaş hesabında kullanılan katsayı sistemine bağlandı; yatılı bakımda engelli birey başına aylık 20.000, gündüzlü tam gün bakımda ve günde üç saatlik evde bakımda ise 10.000 gösterge rakamı esas alınıyor. Bakım hizmetleri kalite standartlarına (BHKS), yani Bakanlığın merkezleri puanladığı kalite ölçeğine göre 60 ve üzeri puan alan yatılı merkezlere ayrıca teşvik ödenebiliyor. Ancak bakım ücreti ile teşvikin toplamı iki net asgari ücreti geçemiyor. BHKS puanı 60'ın altındaki merkezlere, ücreti Bakanlıkça karşılanan yeni engelli birey yerleştirilmiyor.

Denetimler sonucunda uyarı ve süre verilmesi, idari para cezası ve kapatma yaptırımları uygulanabiliyor. Bir yıl içinde beş kez idari para cezası alan merkez kapatılıyor ve kurucusunun yeni merkez açmasına izin verilmiyor. Yönetmelikte sayılan suçlar bakımından kurucu veya sorumlu müdür hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, yani mahkûmiyet hükmünün belirli şartlarla açıklanmaması da onayın iptaline yol açıyor. İdari para cezası ile uyarı ve süre verilmesini gerektiren fiiller yönetmeliğin eklerinde sayılıyor; uygulama ayrıntılarının ise Bakanlığın yayımlayacağı açılış ve uygulama rehberleriyle netleşmesi beklenebilir.

Dikkat edilmesi gerekenler
  • Faaliyetteki merkezler, bina fiziki şartlarını en geç iki yıl içinde yeni yönetmeliğe uygun hâle getirmelidir; aksi hâlde bu merkezlere engelli birey yerleştirmesi yapılmaz.
  • Faaliyetteki merkezler, yaş ve cinsiyet gruplarına göre yeni planlamayı 1 Ocak 2028 tarihine kadar tamamlamalıdır.
  • Denetim tutanağına itiraz, imza sırasında şerh düşülerek yapılmalıdır; destekleyici belgeler yedi gün içinde, yaptırım hakkındaki savunma ise tebliğden itibaren yedi iş günü içinde il müdürlüğüne verilmelidir.
Sık sorulanlar

Merkezim zaten faaliyette, yeni yönetmelik bana da uygulanır mı?

Evet, faaliyetteki merkezler de yeni yönetmeliğe tabidir. Ancak bu merkezlerden konum uygunluk belgesi istenmez. Bina fiziki şartlarının iki yıl içinde uygun hâle getirilmesi gerekir. Mevcut yatılı merkezlerde yatak odaları en fazla dört kişilik olabilir.

Açılış başvurum devam ediyorsa hangi kurallar geçerli olur?

Bu, başvurunun hangi aşamada olduğuna bağlıdır. Bina inşaatı tamamlanma aşamasına gelmişse veya bina tefriş aşamasındaysa açılış işlemleri eski yönetmeliğe göre yürütülür. Yalnızca arsa temin edilmişse ya da tadilata başlanmamışsa süreç konum uygunluk aşamasından itibaren yeni yönetmeliğe göre devam eder. Tadilat veya proje aşamasındaki başvurular ise ön izin aşamasından başlar.

Merkezim hangi durumlarda doğrudan kapatılabilir?

Kurucu veya sorumlu müdür, merkezde hizmet alan kişilere zarar veren eylemler nedeniyle cezalandırılırsa merkez kapatılır. Faaliyet izni olmadan hizmete başlanması, izinsiz nakil veya devir yapılması ve gerçeğe aykırı belge sunulması da doğrudan kapatma sebebidir. Bu şekilde merkezi kapatılan kurucunun yeniden merkez açmasına izin verilmez.

Ceza HukukuBakanlık açıklaması · Devam ediyor

Adalet Bakanı fon soruşturmasında 85 şüphelinin tutuklandığını ve mal varlıklarının dondurulduğunu açıkladı

Kaynak: Adalet Bakanlığı basın sitesinde 6 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan, Adalet Bakanının Anadolu Ajansı Editör Masası'nda yaptığı değerlendirmelere ilişkin haber metni, https://basin.adalet.gov.tr/adalet-bakani-akin-gurlek-anadolu-ajansi-editor-masasi-na-konuk-oldu ile Sermaye Piyasası Kurulunun 6 Ekim 2026 tarihli Basın Açıklaması, https://www.spk.gov.tr/duyurular/basin-duyurulari/2026/basin-aciklamasi_06102026.
Ne oldu

Adalet Bakanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasının, Ağustos 2026'da yazılan müzekkere, yani resmî yazı üzerine Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) verdiği soruşturma izniyle başladığını 6 Ekim 2026'da açıkladı. Bakan, SPK'nın 17 Eylül'de fonların tasfiyesine karar verdiğini, bunun üzerine Başsavcılığın önleyici tedbirleri aldığını belirtti. Açıklamaya göre 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı ve çok sayıda gerçek kişi ile şirketin mal varlığı donduruldu; ayrıca yurt dışına çıkış yasakları konuldu, taşınmazlara ve portföy ile fon yöneticilerinin mal varlıklarına el konuldu, bazı şüpheliler ise firari durumda. SPK ise aynı gün yayımladığı açıklamada, 2026 yılı başından bu yana 174 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve bu duyuruların 96'sının fonlarla ilgili işlemlere dayandığını bildirdi.

Kimi etkiler

Soruşturma kapsamındaki fonlara yatırım yapmış bireysel yatırımcılar, bu fonları yöneten portföy ve fon yöneticileri ile kısa sürede olağan dışı kazanç sağladığı tespit edilen gerçek kişiler ve şirketler bu gelişmeden doğrudan etkilenmektedir. Mal varlığı dondurulan kişilerle ticari ilişkisi bulunan üçüncü kişiler de dolaylı olarak etkilenebilir.

Hukuki mahiyeti

Açıklamadan, soruşturmanın SPK'nın soruşturma iznine bağlı sermaye piyasası suçlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu suçlarda Cumhuriyet savcılığı kendiliğinden soruşturma başlatamamaktadır. Soruşturma yapılabilmesi için önce SPK'nın soruşturma izni vermesi, yani savcılığa yazılı olarak başvurması gerekmektedir. Bakanın açıklaması da Başsavcılığın ancak bu izinden sonra harekete geçebildiğini doğrulamaktadır.

Açıklamada, tutuklamanın yanında mal varlıklarının dondurulması, tapu kayıtlarına tedbir konulması ve yurt dışına çıkış yasağı gibi koruma tedbirlerine, yani yargılamanın sonucunu güvence altına alan geçici önlemlere başvurulduğu belirtildi. Bakan, yurt dışına yapılmak istenen 40 milyon Türk liralık bir havalenin engellendiğini ve İsviçre'ye aktarılan paraların geri getirilmesi için adli süreç başlatıldığını da aktardı. Ayrıca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) nezdinde gönüllü iade için bir hesap açıldığı ve beş kişinin bu hesaba ödeme yaptığı ifade edildi.

Bakan, Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer alan etkin pişmanlık hükmüne, yani suçtan sonra zararı gideren kişiye ceza indirimi sağlayan düzenlemeye de değindi. Açıklamaya göre zararın iki katının karşılanması yalnızca bir indirim sebebidir ve soruşturmanın kapanması sonucunu doğurmaz. Zararı giderenler hakkında da işlem yapılacağı vurgulandı. Bakan ayrıca SPK'nın iyi niyetli yatırımcıların 1 milyon Türk lirasına kadar olan paralarının iadesine karar verdiğini hatırlattı.

İadenin hangi şartlarla ve hangi usulle yapılacağı kaynak metinlerde ayrıntılı olarak yer almamaktadır. Bakanın açıklamasına göre Devlet Denetleme Kurulu kurumların ihmalinin bulunup bulunmadığını incelemekte olup ihmal, kusur veya kasıt tespit edilirse kurumlar hakkında da çalışma yapılacaktır. SPK, Borsa İstanbul uyarılarının dikkate alınmadığı yönündeki basın iddiasına karşı bu bildirimlerin sayısının gerçeği yansıtmadığını açıklamıştır. Bu konudaki tespitlerin Devlet Denetleme Kurulu incelemesiyle netleşmesi beklenebilir.

Dikkat edilmesi gerekenler
  • Bakanın açıklamasına göre zararın giderilmesi soruşturmayı sona erdirmez; zararın iki katının karşılanması yalnızca bir ceza indirimi sebebidir.
  • Mal kaçırmanın önlenmesi için tedbirler alınmış olup açıklamaya göre tedbir altındaki varlıkların yurt dışına aktarılmasına yönelik girişimler engellenmektedir.
  • İyi niyetli yatırımcılar için açıklanan 1 milyon Türk lirasına kadar iadenin şartları, SPK'nın resmî kararlarından takip edilmelidir.
Sık sorulanlar

Bu fonlarda yatırımım var, paramı geri alabilir miyim?

Bakanın açıklamasına göre SPK, iyi niyetli yatırımcıların 1 milyon Türk lirasına kadar olan paralarının iadesine karar vermiştir. İadenin başvuru usulü ve şartları kaynak metinlerde yer almamaktadır. Bu nedenle SPK'nın konuya ilişkin resmî duyurularının takip edilmesi uygun olur.

Elde ettiğim kazancı iade edersem hakkımdaki soruşturma kapanır mı?

Bakanın açıklamasına göre hayır, zararın giderilmesi soruşturmayı kapatmaz. Bakan, zararın iki katının karşılanmasının Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki etkin pişmanlık kapsamında yalnızca cezada indirim sebebi olduğunu belirtmiştir. Zararı gideren kişiler hakkında da işlem yapılacağını ifade etmiştir.

Savcılık bu suçlar için neden SPK'nın iznini bekledi?

Bakanın da belirttiği gibi, sermaye piyasası suçlarında savcılık SPK'nın soruşturma izni olmadan kendiliğinden soruşturma başlatamamaktadır. Bakanın açıklamasına göre Başsavcılık Ağustos 2026'da SPK'ya yazı yazmış ve soruşturma izni bu yazı üzerine verilmiştir. Soruşturma ve koruma tedbirleri de bu izinden sonra başlamıştır.

DiğerDuyuru

İstanbul Barosu ile Brüksel Barosu avukat ve stajyer değişimini öngören kardeş baro sözleşmesi imzaladı

Kaynak: İstanbul Barosu, "Brüksel Barosu ile Kardeş Baro Anlaşması İmzalandı" başlıklı duyuru, 6 Ekim 2026, https://istanbulbarosu.org.tr/haber/bruksel-barosu-ile-kardes-baro-anlasmasi-imzalandi.
Ne oldu

İstanbul Barosu, 6 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı duyuruyla Brüksel Barosu ile 22 Eylül 2026 tarihinde Brüksel'de bir Kardeş Baro Sözleşmesi imzaladığını açıkladı. Sözleşme, Brüksel Barosu Yönetim Kurulu toplantısı sırasında iki baronun başkanları ve Brüksel Barosu başkan yardımcısı tarafından imzalandı. Metin, mesleki gelişmelerin paylaşılmasını, eğitim etkinlikleri hakkında karşılıklı bilgilendirmeyi ve avukat ile stajyer avukat değişimlerinin teşvik edilmesini öngörüyor. Aynı gün Brüksel'deki Avukatlar Evi'nde, baroların hukuk devletinin savunulmasındaki rolünü İstanbul Barosu örneği üzerinden ele alan bir konferans düzenlendi.

Kimi etkiler

Sözleşme, öncelikle İstanbul Barosuna ve Brüksel Barosuna kayıtlı avukatları ve stajyer avukatları ilgilendiriyor. Diğer baronun bulunduğu ülkede mesleki faaliyet göstermeyi düşünen avukatlar da sözleşmede öngörülen destekten yararlanabilecek.

Hukuki mahiyeti

Duyuruda, sözleşmenin dayandığı belirli bir kanun maddesine yer verilmiyor. Metin, Fransızca adıyla "Convention de Jumelage", yani iki meslek kuruluşu arasında kurulan bir kardeş kuruluş ilişkisi olarak tanımlanıyor. Bu niteliğiyle sözleşme, bir mevzuat düzenlemesi değil, iki baronun kendi aralarında üstlendiği kurumsal bir iş birliği taahhüdü olarak değerlendirilebilir.

Duyuruya göre sözleşme, avukatlık mesleğinin icrasına ilişkin hukuki, mali, sosyal, meslek etiği ve yargı alanlarındaki gelişmelerin paylaşılmasını, eğitim ve bilimsel etkinlikler hakkında karşılıklı bilgilendirmeyi, diğer baroda faaliyet göstermek isteyen avukatlara meslek kuralları ve mevzuat yükümlülükleri konusunda destek sağlanmasını ve avukat ile stajyer avukat değişimlerinin teşvikini öngörüyor. Değişimlerin gözlem ziyaretleri ve diğer baronun eğitim ve etkinliklerine katılım yoluyla yapılması planlanıyor. Ayrıca iki baronun yönetim kurulları düzeyinde düzenli görüşmeler yapılması kararlaştırıldı.

Uygulamada sözleşme, iki baro üyelerinin karşı ülkedeki meslek kuralları ve uygulamalar hakkında kurumsal kanaldan bilgi edinebilmesine imkân tanıyabilir. Değişim programına katılım, özellikle Belçika veya Avrupa Birliği hukukuyla bağlantılı dosyalarda çalışan avukatlar için mesleki deneyim fırsatı sunabilir. Ancak duyuruda, sözleşmenin bir avukata diğer ülkede avukatlık yapma yetkisi verdiğine ilişkin bir düzenleme yer almıyor.

Değişim programının uygulama esaslarının iki baro tarafından ortak mutabakatla daha sonra belirlenmesi planlanıyor. Bu nedenle başvuru şartları, süreler, katılımcı sayısı ve masrafların kim tarafından karşılanacağı gibi konular duyuruda yer almıyor. Bu ayrıntıların ilerleyen dönemde barolar tarafından duyurulması beklenebilir.

Dikkat edilmesi gerekenler
  • Değişim programının uygulama esasları henüz belirlenmediğinden, katılmak isteyen avukat ve stajyer avukatların İstanbul Barosunun ileride yapacağı duyuruları takip etmesi gerekir.
  • Duyuruda sözleşmenin Belçika'da avukatlık yapma yetkisi sağladığına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, yurt dışında mesleki faaliyet planlayan avukatların ilgili ülkenin kayıt ve yetki kurallarını ayrıca incelemesi gerekir.
Sık sorulanlar

İstanbul Barosuna kayıtlı stajyer avukatım, Brüksel'e değişim programıyla gidebilir miyim?

Sözleşme stajyer avukat değişimini teşvik etmeyi hedefliyor, ancak duyuruda henüz bir başvuru imkânından söz edilmiyor. Değişim programının uygulama esaslarının iki baro tarafından ortak mutabakatla belirlenmesi planlanıyor. Başvuru şartları ve takvim bu esaslar açıklandıktan sonra netleşecek.

Bu sözleşme sayesinde Belçika'da avukatlık yapabilir miyim?

Duyuruda sözleşmenin böyle bir çalışma yetkisi öngördüğüne dair bir ifade yer almıyor. Sözleşme, diğer baroda faaliyet göstermek isteyen avukatlara meslek kuralları ve mevzuat yükümlülükleri konusunda destek sağlanmasını düzenliyor. Belçika'da avukatlık yapabilmek için ayrıca o ülkenin kayıt kurallarına uymak gerekir.

Değişim programı hangi faaliyetleri kapsayacak?

Değişimlerin gözlem ziyaretleri ve diğer baronun eğitim ve etkinliklerine katılım yoluyla yapılması öngörülüyor. Duyuruda, bir büroda ya da kurumda fiilen çalışma şeklinde bir değişimden söz edilmiyor. Programın ayrıntılı içeriği uygulama esaslarıyla belirlenecek.

Resmî Gazete'de bugün — 7 Ekim 2026, Sayı 33393

Bugünkü sayıda genel nitelikte düzenleme yer alıyor. Sayının girişleri:

  • İzmir İlinde Bulunan Bazı Yerlerde Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Yapılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11841)
  • Kırklareli İlinde Bulunan Bazı Yerlerde Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Yapılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11842)
  • İyidere Ayrım-İkizdere-İspir Yolu Projesi (Km:40+700-59+090 Arası) Kapsamında Ekli Krokide Gösterilen Güzergâha Rastlayan Kesimde Araziye Girilerek Yol Yapım Çalışmalarının Tamamlanması Amacıyla İhtiyaç Duyulan Taşınmazlar ile Üzerlerindeki Müştemilatın Karayolları Genel Müdürlüğü Tarafından Acele Kamulaştırılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11843)
  • Aydın Çıldır Havalimanı Geliştirme Projesi İşi Kapsamında Bazı Taşınmazlar ile Üzerlerindeki Muhdesatın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) Tarafından Acele Kamulaştırılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11844)
  • Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Karar Sayısı: 11845)
  • Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği
  • Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Personelinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
  • a - Yargı İlânları
  • b - Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
  • c - Çeşitli İlânlar
  • T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
Sayının tamamı için: resmigazete.gov.tr

Kısa notlar

  • Rize'de İyidere Ayrım-İkizdere-İspir Yolu Projesi ve Aydın Çıldır Havalimanı Geliştirme Projesi için, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine göre acele kamulaştırma kararları verildi. Acele kamulaştırma, olağan kamulaştırma süreci tamamlanmadan taşınmaza el konulmasına imkân veren istisnai bir usuldür.
  • İzmir Tire'de ve Kırklareli'de bazı yerleşim yerlerinde, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un ek 9. maddesi uyarınca zorunlu arazi toplulaştırması yapılmasına karar verildi.
  • Basında yer alan habere göre Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi.
  • Basında yer alan habere göre fon işlemlerinden etkilenen yatırımcıların 1 milyon Türk lirasına kadar olan varlıklarının tasfiyesini öngören 10 maddelik geçici bir kanun teklifinin TBMM'ye sunulması planlanıyor.
  • Hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan Üçlü Danışma Kurulu, yeni nesil çalışma modellerine ilişkin mevzuat düzenlemelerini görüşmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında toplandı.
Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu, LimanLegal Hukuk Bürosu. Bu sayfadaki bilgiler resmî mevzuata, Resmî Gazete'ye, yüksek mahkeme kararlarına, kurul bültenlerine ve kurum açıklamalarına dayanmaktadır. Basın kaynaklarına yalnızca resmî açıklamaların erişilebilir kaydı olarak atıf yapılmıştır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. İçeriklere dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek sonuçlardan LimanLegal Hukuk Bürosu sorumlu değildir. Somut olayınıza ilişkin profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.