Üniversite Hastanelerine Dava Açma Rehberi

Makaleler/İdare Hukuku/Üniversite Hastanelerine Dava Açma Rehberi
•Yazar: Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Üniversite Hastanelerine Dava Açma Rehberi: Görevli Mahkeme, Davalı İdare, Süreler ve Yargı Kararları

Av. Coşkun GENÇ · LimanLegal Hukuk Bürosu · 30 Ekim 2026 · Okuma süresi: yaklaşık 30 dakika

Kısa cevap: Devlet üniversitesi hastanesinde hatalı tedavi, geç teşhis veya organizasyon eksikliği nedeniyle uğranılan zarar için dava, hekime değil üniversiteye (rektörlüğe) karşı, idare mahkemesinde tam yargı davası olarak açılır. Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vakıf üniversitesinin kendi hastanesi için de aynı yolu kabul etmektedir. Dava açmadan önce, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde üniversiteye yazılı başvuru yapılır (İYUK m. 13). Üniversite başvuruyu reddederse veya otuz gün içinde cevap vermezse, altmış gün içinde dava açılır. Sağlık Bakanlığı ile üniversitenin birlikte kullandığı eğitim ve araştırma hastanelerinde, müdahaleyi yapan personel Bakanlık kadrosundaysa davalı Sağlık Bakanlığıdır. Yanlış idareye başvurmak ve yanlış davalı göstermek davanın reddine yol açabilir. Bu yüzden ilk iş, hastanenin kime bağlı olduğunu ve müdahaleyi kimin yaptığını belgelemektir.

Kısa cevaplar

  • Davalı: Devlet üniversitesi hastanesinde üniversite rektörlüğü. Hastanenin ve başhekimliğin üniversiteden ayrı tüzel kişiliği yoktur.
  • Hekime dava: Görev sırasında yapılan tıbbi müdahale nedeniyle hekime doğrudan tazminat davası açılamaz; dava idareye açılır, idare hekime rücu edebilir (Anayasa m. 129/5; Yargıtay HGK 2022).
  • Vakıf üniversitesi hastanesi: İdari yargı (Uyuşmazlık Mahkemesi 28.11.2022; Yargıtay 3. HD 25.12.2025). Vakıf üniversitesiyle işbirliği protokolü olan özel hastanede ise adli yargı.
  • Birlikte kullanım hastanesi: Müdahaleyi Bakanlık personeli yaptıysa davalı Sağlık Bakanlığıdır (Danıştay 10. Daire 2021).
  • Süreler: İdareye başvuru 1 yıl / her hâlde 5 yıl; idarenin cevap süresi 30 gün; dava süresi 60 gün. Bedensel zararda süre kural olarak kesin sağlık raporuyla başlar.
  • Yetkili mahkeme: Zarara yol açan eylemin yapıldığı, yani hastanenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi (İYUK m. 36).
  • Onam: Hizmet kusuru bulunmasa bile aydınlatılmış onam alınmamışsa Danıştay manevi tazminata hükmetmektedir.
  • Faiz: Yerleşik içtihatta idareye başvuru tarihinden işler; 31 Temmuz 2026’dan sonraki olaylarda çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma için TBK m. 55/3 ayrıca uygulanır.
  • Ceza soruşturması: Devlet üniversitesi personeli için 2547 sayılı Kanun m. 53; vakıf üniversitesi ve diğer kurumların sağlık meslek mensupları için Mesleki Sorumluluk Kurulu izni (3359 sayılı Kanun ek m. 18).

Üniversite hastanesine hangi durumlarda dava açılabilir?

Devlet üniversiteleri Anayasa’ya göre kamu tüzel kişiliğine sahiptir ve üniversite hastanesi, üniversitenin sağlık uygulama ve araştırma merkezi olarak kamu hizmeti yürütür. Bu nedenle hastanede verilen sağlık hizmetinden doğan zarar, idarenin sorumluluğu kapsamında değerlendirilir. Anayasa’nın 125. maddesi bu sorumluluğun temelidir:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 125 — Yargı yolu (birinci ve son fıkralar)

İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Danıştay, idarenin bu sorumluluğunun dayanağı olan hizmet kusurunu şöyle tanımlar:

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte…Danıştay 10. Daire, E. 2023/2291, K. 2025/7163, T. 31.12.2025

Uygulamada üniversite hastanelerine karşı açılan tam yargı davaları çoğunlukla şu olaylara dayanır:

  • Hatalı tıbbi müdahale: ameliyatın tıp biliminin güncel gereklerine uygun yapılmaması. Danıştay, nöromonitörizasyon kullanılmadan yapılan omurilik cerrahisini hizmet kusuru saymıştır (Danıştay 10. Daire, E. 2023/2291, K. 2025/7163).
  • Geç teşhis, geç müdahale ve geç sevk: gereken muayenenin zamanında yapılmaması veya hastanın uygun merkeze gecikmeyle ulaştırılması.
  • Organizasyon eksikliği: servisler arası koordinasyonun, nöbet ve randevu düzeninin, cihaz ve personel planlamasının aksaması. Bu durumda tek tek hekimlerin kusuru aranmaz.
  • Aydınlatılmış onamın alınmaması: müdahale tıbben doğru olsa bile hastanın riskler hakkında bilgilendirilmemesi.
  • Hasta haklarının ihlali: tıbbi kayıtların verilmemesi, mahremiyetin ihlali gibi durumlar. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 43, kamu kurumuna karşı tazminat davasının İYUK usulüne göre açılacağını açıkça belirtir.

Yalnızca ödenen hizmet bedelinin geri istenmesi farklı bir uyuşmazlıktır ve yargı yolu ayrıca değerlendirilmelidir. Örneğin Uyuşmazlık Mahkemesi, vakıf üniversitesine ödenen tedavi bedelinin iadesi ve bu süreçteki manevi zarar istemini özel hukuk uyuşmazlığı sayarak adli yargıya bırakmıştır (Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2023/278, K. 2023/419, T. 19.06.2023).

Devlet, vakıf ve birlikte kullanım hastanesi: dava hangi mahkemede açılır?

Devlet ve vakıf üniversitesi hastanesine dava idare mahkemesinde rektörlüğe açılır; protokollü özel hastanede adli yargı ve arabuluculuk gerekir.
Tablo: Üniversite hastanesi türüne göre görevli yargı ve davalı (Kaynak: İYUK m. 2, 13; Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay kararları).

Görevli yargı yolunu, hastanenin adı değil hukuki bağlılığı belirler. “Üniversite” adı taşıyan bir hastane devlet üniversitesine, vakıf üniversitesine, Sağlık Bakanlığı ile birlikte kullanım protokolüne veya bir özel şirkete ait olabilir. Aşağıdaki tablo dört durumu yan yana gösterir:

Üniversite hastanesi türüne göre dava yolu
Hastane türüGörevli yargıDavalıDava öncesi zorunlu adım
Devlet üniversitesi hastanesiİdare mahkemesi, tam yargı davası (İYUK m. 2/1-b)Üniversite rektörlüğüÜniversiteye başvuru (İYUK m. 13)
Vakıf üniversitesinin kendi hastanesiİdare mahkemesi (Uyuşmazlık Mahkemesi 2022; Yargıtay 3. HD 2025)Vakıf üniversitesiÜniversiteye başvuru (İYUK m. 13)
Birlikte kullanımdaki eğitim ve araştırma hastanesiİdare mahkemesiMüdahaleyi Bakanlık personeli yaptıysa Sağlık BakanlığıBakanlığa başvuru (İYUK m. 13)
Vakıf üniversitesiyle işbirliği protokolü olan özel hastaneAdli yargı (Uyuşmazlık Mahkemesi 2024 ve 2026)Hastaneyi işleten şirketTüketici mahkemesinde arabuluculuk dava şartı (TKHK m. 73/A)

Devlet üniversitesi hastanesi: idari yargı

Uyuşmazlık Mahkemesi, devlet üniversitesine bağlı bir fakültede yapılan tedaviden doğan zararın tazmini davasında görevli yargı yerini şöyle belirlemiştir:

… Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne idari yönden bağlı olan Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin, kamu hizmetini yürüttüğü sırada kişilere verdiği zararın tazmini istemiyle açılan bu davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının bendi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevlidir.Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2024/496, K. 2025/25, T. 07.01.2025

Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı arasındaki görev uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer (Anayasa m. 158). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin devlet üniversitesi diş hekimliği fakültesindeki estetik implant işini eser sözleşmesi sayıp adli yargıyı görevli gördüğü oy çokluğuyla verilmiş bir kararı bulunsa da (E. 2023/2494, K. 2024/4448, T. 27.11.2024), Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 2025 tarihli kararı benzer bir olayda idari yargıyı görevli kabul etmiştir.

Vakıf üniversitesi hastanesi: Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay ne diyor?

Vakıf üniversitelerinin hastanelerine karşı açılan davalarda uzun süre farklı kararlar verildi. Bugün ağırlıklı görüş, bu hastanelerin de kamu tüzel kişiliğinin parçası olduğu ve tıbbi müdahaleden doğan zararın idari yargıda görülmesi gerektiğidir. Uyuşmazlık Mahkemesi, iki vakıf üniversitesi hastanesine karşı açılan davada oy birliğiyle şunu söylemiştir:

Vakıf üniversiteleri, devlet tarafından, kanunla ve kamu tüzel kişisi olarak kurulmaktadır. Kanunla kurulma zorunluluğunun doğal sonucu olan “kamu tüzel kişiliği” niteliği, üniversitelerin yapısına has bir özellik olduğundan, vakıflar tarafından kurulan üniversitelerin ve bu üniversitelere bağlı kurumların, örneğin tıp fakültesi veya araştırma hastanelerinin de kamu tüzel kişiliğine sahip olduğu açıktır.Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2022/118, K. 2022/663, T. 28.11.2022

Tüketici davalarına bakan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de aynı sonuca ulaşarak tüketici mahkemesinin esastan verdiği kararı bozmuştur:

Buna göre kamu tüzel kişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamu hizmeti sundukları tartışmasız olan vakıf üniversitesi hastanesinin, Devlet üniversitesi hastanesi gibi sağlık hizmetinin sunulmasından kaynaklanan zararlardan sorumlu olup olmadığına idari yargı yerince hizmet kusuru ilkesi kapsamında incelenerek karar verilmesi gerekir.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2754, K. 2025/6487, T. 25.12.2025

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de vakıf üniversitesi hastanesine karşı davaların idari yargıda görülmesi gerektiğini ve vakıf üniversitesinde görev yapan hekimin kamu görevlisi sayıldığını kabul eden istinaf kararını onamıştır (E. 2024/2798, K. 2025/16805, T. 16.12.2025). Buna karşılık Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, estetik bir işlemde vakıf üniversitesi hastanesini 6502 sayılı Kanun anlamında sağlayıcı sayarak tüketici mahkemesini görevli görmüştür (E. 2022/9, K. 2022/285, T. 26.01.2022). Bu farklılık nedeniyle, adli yargıda dava açılmış ve görevsizlik kararı verilmişse idari yargıdaki süreler dikkatle izlenmelidir: İYUK m. 9’a göre görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir ve İYUK m. 13/2’ye göre bu durumda ayrıca idareye başvuru şartı aranmaz.

Vakıf üniversitesiyle işbirliği protokolü olan özel hastane

Bir özel hastanenin vakıf üniversitesiyle işbirliği (afiliasyon) protokolü imzalaması, o hastaneyi üniversite hastanesine dönüştürmez. Uyuşmazlık Mahkemesi bu hastanelerde verilen hizmetten doğan zarar için, hastaneyi işleten ticari şirket yönünden adli yargıyı görevli kabul etmektedir:

…adı geçen vakıf üniversitesi ile arasındaki işbirliği protokolünün özel hastanedeki sağlık hizmetini tek başına 'kamu hizmeti' niteliğine dönüştürmeyeceği…Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2026/120, K. 2026/120, T. 09.03.2026 (oy çokluğuyla; aynı yönde E. 2024/316, K. 2024/308, T. 07.10.2024)

Bu durumda dava, özel hastanelere ilişkin kurallara göre tüketici mahkemesinde açılır ve arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Özel hastane davalarının ayrıntıları için Malpraktis Davaları: Özel Hastaneye ve Üniversite Hastanesine Karşı Dava başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Birlikte kullanımdaki eğitim ve araştırma hastanesi

Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler ile üniversitelerin tıp fakülteleri, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesine göre aynı tesisi birlikte kullanabilir. Bu hastanelerde hem Bakanlık hem de üniversite kadrosundaki personel çalışır; ancak tesis Bakanlık mevzuatına göre işletilir:

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m. 9 (ilgili cümleler)

Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir.

Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir.

Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür.

Danıştay, böyle bir hastanede Bakanlık personelinin yaptığı müdahale nedeniyle hem üniversiteye hem Bakanlığa açılan davada üniversitenin davalı konumundan çıkarılmasını istemiştir:

…davacılardan ...'a yönelik müdahalelerin, anılan idareler tarafından birlikte kullanım kapsamındaki Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan personel tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından, bozma kararı sonrasında Bölge İdare Mahkemesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Uşak Üniversitesi Rektörlüğü davalı konumundan çıkarılıp, dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekmektedir.Danıştay 10. Daire, E. 2020/2211, K. 2021/2715, T. 27.05.2021

Müdahaleyi üniversite kadrosundaki bir öğretim üyesinin yaptığı durumlar için Danıştay’ın bu konuyu açıkça çözen bir kararına ulaşamadık. Bu belirsizlik nedeniyle, birlikte kullanım hastanesinde müdahaleyi kimin yaptığı net değilse başvurunun hem Sağlık Bakanlığına hem de üniversite rektörlüğüne yapılması, süre kaybı riskini azaltır.

Davalı kim olmalı: hastane, başhekimlik, rektörlük mü, hekim mi?

Üniversite hastanesinin ve başhekimliğin üniversiteden ayrı bir tüzel kişiliği yoktur. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na göre kamu tüzel kişiliği üniversiteye aittir ve üniversiteyi rektör temsil eder (m. 3/d ve m. 13). Bu nedenle hem idareye başvuru hem de dava, hastanenin bağlı olduğu üniversitenin rektörlüğüne yöneltilir. Danıştay, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki ameliyat nedeniyle Sağlık Bakanlığına karşı açılan davada şunu söylemiştir:

Öte yandan; zarara neden olduğu ileri sürülen ameliyatın Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirildiği, idari başvurunun da aynı Üniversiteye yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda Ege Üniversitesi Rektörlüğünün hasım mevkiine alınması gerekmektedir.Danıştay 10. Daire, E. 2019/6002, K. 2021/2543, T. 24.05.2021

İYUK m. 15/1-c, yanlış hasım gösterilen davada dilekçenin gerçek hasma tebliğini öngörür. Ancak bu imkân her zaman kurtarıcı değildir. Hacettepe Üniversitesi hastanesindeki olay için başvuru da dava da Sağlık Bakanlığına yöneltildiğinde, Danıştay davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kararı onamıştır (Danıştay 10. Daire, E. 2019/11425, K. 2022/2858, T. 30.05.2022). İstanbul Üniversitesi’nden ayrılan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi gibi durumlarda da husumet, hastanenin bugün bağlı olduğu İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne yöneltilmiştir (Danıştay 10. Daire, E. 2019/5446, K. 2022/2711, T. 24.05.2022).

Hekime doğrudan dava açılabilir mi?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 129 (beşinci fıkra)

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 13 (birinci fıkra, ilk cümle)

Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kamu hastanesinde görev yapan hekimlere karşı adli yargıda açılan tazminat davasında husumetin idareye ait olduğunu belirtmiştir:

…davalı ...’nın görevi dışında kalan kişisel kusuruna dayanılmadığına, eylemin görev sırasında ve görevle ilgili olmasına ve hizmet kusuru niteliğinde bulunmasına göre, eldeki davada husumet kamu görevlisine değil, idareye düşmektedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2927, K. 2022/56, T. 25.01.2022

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de görev sırasında yapılan hatalı müdahale iddiasında, hekime karşı açılan davanın kast ve kusur araştırılmadan husumet yokluğundan reddedileceğini kabul etmektedir (E. 2022/13000, K. 2023/525, T. 17.01.2023). Daire, kişisel kusuru “kamu hizmeti ile ilgisi olmayan kamu görevlisinin özel hayatı ile tamamen özel tutum ve davranışlarından kaynaklanan bir kusur” olarak tanımlar (E. 2024/14478, K. 2025/16777, T. 15.12.2025). Muayene, teşhis ve tedavi sırasında yapılan hatalar bu kapsama girmez.

İdare tazminatı ödedikten sonra hekime rücu edip etmeyeceği ayrı bir süreçtir. 3359 sayılı Kanun ek m. 18/2’ye göre rücu konusunda Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu karar verir; devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından ise nihai kararı, Kurul kararını ve varsa kesinleşmiş ceza mahkemesi kararını dikkate alarak altı ay içinde üniversite verir. Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin tıbbi kötü uygulama sigortası yaptırması zorunludur (1219 sayılı Kanun ek m. 12). Bu süreçler hastanın tazminat hakkını etkilemez; hasta yalnızca idareye karşı dava açar.

Dava açmadan önce üniversiteye nasıl başvurulur?

Hastanedeki tıbbi müdahale bir idari eylemdir. İdari eylemden doğan zararın tazmini için doğrudan dava açılamaz; önce ilgili idareye başvurulması gerekir:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13 — Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması

1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.

2. Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.

İdarenin cevap süresi 7331 sayılı Kanunla 2021’de altmış günden otuz güne indirilmiştir. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 43, başvuruda maddi ve manevi tazminat tutarlarının ayrı ayrı gösterilmesini ister. Başvuru dilekçesinde şunlar yer almalıdır:

  • Hastanın kimlik bilgileri, başvuranın hastayla ilişkisi (hasta, eş, çocuk, anne, baba) ve vekil varsa vekâletname,
  • Tedavinin yapıldığı hastane, servis ve tarihler; olayın kısa ve kronolojik anlatımı,
  • İdarenin hizmet kusuru olduğu düşünülen noktalar (geç teşhis, hatalı müdahale, onam eksikliği, organizasyon aksaklığı),
  • Maddi tazminat (tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat tutarlarının ayrı ayrı gösterilmesi,
  • Tutarlara başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istendiği,
  • Ekler: epikriz, ameliyat notu, onam formları, raporlar, faturalar ve varsa savcılık dosyasındaki bilirkişi raporu.

Başvuruyu teslim tarihini ispatlayacak şekilde yapın: rektörlük evrak kaydından alınan sayı, iadeli taahhütlü posta veya kayıtlı elektronik posta. Hastanenin hasta hakları birimine yapılan şikâyet farklı bir yoldur; Hasta Hakları Yönetmeliği m. 42/C’ye göre tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular Hasta Hakları Kurulu tarafından değerlendirilmez. Bu nedenle hasta hakları başvurusu İYUK m. 13’teki tazminat başvurusunun yerine geçmeyebilir; süreyi korumak için ayrıca rektörlüğe tazminat başvurusu yapılmalıdır.

Süreler: bir yıl, beş yıl, otuz gün ve altmış gün ne zaman başlar?

Üniversite hastanesine dava süreleri: 1 yıl içinde idareye başvuru, 30 gün cevap, sonra 60 gün içinde dava, kararın tebliğinden itibaren 30 gün istinaf.
Şema: Üniversite hastanesine karşı tam yargı davasında süreler (Kaynak: İYUK m. 7, 13, 45).

Üniversite hastanesine karşı davada sürenin tek bir başlangıç tarihi yoktur; dört aşama birbirini izler. İlk aşamada idareye başvuru süresi, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıldır. Danıştay, bedensel zararlarda öğrenme tarihini tedavinin tamamlanıp kesin sağlık raporunun alındığı tarih olarak kabul eder:

İdari eylemlerin neden olduğu bedensel zararların, tedavi sürecinin tamamlanıp kesin sağlık raporunun alındığı tarihte öğrenilmiş sayılması, Kanun'da öngörülen sürenin kesin raporun ilgiliye verildiği tarihte işlemeye başlatılması gerektiği Danıştay'ın yerleşik içtihatlarındandır.Danıştay 10. Daire, E. 2020/899, K. 2022/4627, T. 20.10.2022

Danıştay, Ege Üniversitesi hastanesindeki bir ameliyatta da beş yıllık sürenin ameliyat tarihinden hesaplanmasını yanlış bulmuş; kesin nitelikte olmayan rapora dayanılarak açılan davanın süresinde olduğunu kabul etmiştir (Danıştay 10. Daire, E. 2019/6002, K. 2021/2543, T. 24.05.2021). Kusuru ortaya koyan Adli Tıp veya bilirkişi raporunun öğrenilmesi de süreyi başlatabilir. Bu rapor çoğu zaman ceza soruşturmasında alınır; bu nedenle raporun size tebliğ edildiği veya dosyadan öğrendiğiniz tarihi not edin.

Dikkat: Başvurudan sonra idare otuz gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır ve altmış günlük dava süresi bu otuz günün bittiği tarihten başlar. Danıştay, zımni ret üzerine süresinde dava açmayan kişinin daha sonra yeniden başvurarak süreyi canlandıramayacağını kabul etmiştir (Danıştay 10. Daire, E. 2021/6707, K. 2023/124, T. 16.01.2023). İdarenin geç gelen cevabını beklemeyin; takviminizi başvuru tarihine göre kurun.

İkinci aşamada idare, başvuruyu otuz gün içinde cevaplamalıdır. Üçüncü aşamada başvuru açıkça reddedilirse ret yazısının tebliğini izleyen günden, cevap verilmezse otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde dava açılır (İYUK m. 7 ve 13). Son aşamada, idare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir (İYUK m. 45).

Hangi idare mahkemesinde dava açılır?

İdari yargıda yetki kamu düzenindendir (İYUK m. 32/2); yanlış yerde açılan dava, yetkili mahkemeye gönderilir ancak zaman kaybettirir. İdari sözleşmeler dışındaki tam yargı davalarında yetkili mahkeme İYUK m. 36’da sırasıyla belirlenmiştir:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 36 — Tam yargı davalarında yetki

İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla:

a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,

b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,

c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer.

İdari mahkemesidir.

Üniversite hastanesindeki tıbbi müdahale bir idari eylem olduğundan, dava kural olarak hastanenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Hastanın ikamet ettiği yer farklıysa bu, yetkiyi değiştirmez. 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda, konusu 486.000 Türk lirasını aşmayan tam yargı davaları tek hâkimle görülür (2576 sayılı Kanun m. 7/1-a).

Hizmet kusuru nasıl ispatlanır, bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?

Tıbbi müdahalenin tıp kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı teknik bir sorudur ve idare mahkemesi bunu bilirkişi incelemesiyle belirler (İYUK m. 31 yollamasıyla HMK hükümleri). Davanın sonucunu çoğu zaman bilirkişi raporu belirlediği için, raporun kim tarafından ve nasıl hazırlandığı önemlidir. Danıştay’ın üniversite hastaneleriyle ilgili kararlarından çıkan ölçütler şunlardır:

  • Heyetin uzmanlık alanı olayla uyumlu olmalıdır. Kalp rahatsızlığına ilişkin bir olayda heyette kardiyoloji uzmanı bulunmaması nedeniyle rapor yetersiz bulunmuştur (Danıştay 10. Daire, E. 2019/11380, K. 2023/6495, T. 06.11.2023, Akdeniz Üniversitesi acil servisi).
  • Rapor, davalı üniversite dışından alınmalıdır. Dicle Üniversitesi dosyasında rapor, Dicle ve Gazi üniversiteleri dışındaki bir üniversitenin en az üç öğretim üyesinden oluşan heyetinden istenmiştir (Danıştay 10. Daire, E. 2023/2291, K. 2025/7163).
  • Raporlar çelişiyorsa Adli Tıp Üst Kurulundan yeni rapor alınmalıdır. Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu ile iki üniversitenin raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır (Danıştay 10. Daire, E. 2021/1193, K. 2024/4355, T. 30.10.2024).
  • Rapor gerekçeli olmalı ve iddiaları tek tek karşılamalıdır. Danıştay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ölçütlerine atıfla yalnızca suçlanan idarenin veya hekimin ifadelerine dayanan ve gerekçe içermeyen raporun güvenilir olmadığını belirtmiştir (Danıştay 10. Daire, E. 2021/3230, K. 2023/9268, T. 28.12.2023).

Anayasa Mahkemesi de üniversite hastanesindeki gecikmiş teşhis nedeniyle yapılan bireysel başvuruda, gerekçesiz Adli Tıp raporuna dayanılmasını ihlal sebebi saymıştır:

Her ne kadar ATK raporunda yapılan müdahale ve işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, ilgili hekime ve hastaneye kusur atfedilemeyeceği belirtilmiş ise de, gerekçe içermeyen ve genel nitelikteki bu ifadeler başvurucuların somut iddialarını karşılamaktan uzaktır.Anayasa Mahkemesi, Engin Karabaşlar ve Esra Karabaşlar, B. No: 2016/4790, T. 04.07.2019, § 46

Bilirkişi incelemesinin sağlıklı yapılabilmesi tıbbi kayıtlara bağlıdır. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16’ya göre hasta, sağlık durumuyla ilgili dosyayı ve kayıtları doğrudan veya vekili ya da kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Hastanın ölümü hâlinde yasal mirasçılar, veraset ilamını sunarak sağlık verilerini tek başlarına alabilir (Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik m. 11). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mehmet Ulusoy ve Diğerleri/Türkiye kararında (B. No: 54969/09, T. 25.06.2019) tıbbi dosyanın kaybolmasını ve aynı hastaneden bilirkişi görevlendirilmesini ayrıca eleştirmiştir.

Randevu ve sevk düzenindeki aksaklıklar da incelenir. Danıştay, üniversite hastanesinde aciliyet değerlendirmesi yapılmadan poliklinik sekreterince ileri bir tarihe randevu verilmesinin hizmet kusuru veya organizasyon bozukluğu sayılıp sayılmayacağı konusunda Adli Tıp Üst Kurulundan açıklama alınması için kararı bozmuştur (Danıştay 10. Daire, E. 2022/5447, K. 2025/4536, T. 14.10.2025).

Aydınlatılmış onam ve komplikasyon idari yargıda nasıl değerlendirilir?

Komplikasyon, tıp kurallarına uygun yapılan bir müdahalede de ortaya çıkabilen ve önceden öngörülen bir risktir. Danıştay, komplikasyon gelişmesini tek başına hizmet kusuru saymaz; ancak hasta bu risk hakkında bilgilendirilmemişse manevi tazminata hükmeder:

…davacıda gelişen hasarın cerrahi girişimin komplikasyonu olarak kabul edilmesi karşısında, davacıda meydana gelen hasarın oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açıkça ortaya konulamadığından maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamakla birlikte, ameliyattan önce risklerin anlatılıp yazılı onamın alınmamış olması durumunda, … davacının aydınlatılarak onay verme hakkı elinden alınmış olacağından bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan manevi zararın … makul bir miktarın ödenmesine hükmedilmesi suretiyle karşılanması gerekecektir.Danıştay 10. Daire, E. 2019/6479, K. 2020/4305, T. 27.10.2020

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ile ilgili bir dosyada Danıştay, bilirkişi incelemesinde hizmet kusuru tespit edilmese bile yazılı onamın alınmamasının davacılarda endişe ve üzüntüye yol açacağını ve manevi tazminat isteminin bu yönden de değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Danıştay 10. Daire, E. 2021/3230, K. 2023/9268, T. 28.12.2023). Onam formunun varlığı da yeterli değildir: yeterli ayrıntı ve açıklama içermeyen matbu bir formun aydınlatılmış onam niteliğinde olmadığı kabul edilmiştir (Danıştay 10. Daire, E. 2023/5843, K. 2024/3121, T. 18.09.2024). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Altuğ ve Diğerleri/Türkiye kararında, tedavinin öngörülemeyen bir risk taşıdığı durumlarda hekimlerin hastayı önceden bilgilendirmesi gerektiğini vurgulamıştır (B. No: 32086/07, T. 30.06.2015, § 72).

Buna karşılık geçerli bir aydınlatılmış onam alınmış ve müdahale tıp kurallarına uygun yapılmışsa, gelişen komplikasyon nedeniyle tazminat istemi reddedilmektedir (Danıştay 10. Daire, E. 2022/8804, K. 2023/960, T. 07.03.2023).

Hangi tazminatlar istenebilir, faiz ne zaman başlar?

Tam yargı davasında maddi ve manevi tazminat birlikte istenebilir. Maddi tazminat; tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücü kaybını ve ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatını kapsar. Bu kalemler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun bedensel zarara ilişkin hükümlerine göre hesaplanır; TBK m. 55/2 bu hükümlerin idari eylemlerden doğan bedensel zararlarda da uygulanacağını açıkça belirtir. Manevi tazminatı hastanın kendisi ve ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınları isteyebilir. Danıştay manevi tazminat miktarının belirlenmesinde şu ölçütü kullanır:

…takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte … hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.Danıştay 10. Daire, E. 2021/3230, K. 2023/9268, T. 28.12.2023

Faizin başlangıcı konusunda Danıştay’ın yerleşik içtihadı idareye başvuru tarihidir:

İdari işlem ve eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin, dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir istemde bulunulmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır.Danıştay 10. Daire, E. 2022/1529, K. 2025/1453, T. 06.03.2025

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, dava sırasında miktar artırımı yapıldığında artırılan tutara da dava dilekçesindeki tutarla aynı tarihten faiz işletileceğine karar vermiştir (E. 2021/5, K. 2024/2, T. 24.10.2024; Resmî Gazete 16.04.2025, sayı 32872). Bu nedenle başvuru ve dava dilekçesinde faizin başvuru tarihinden istendiği açıkça yazılmalıdır.

2026 yılında yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı için yeni bir kural getirmiştir:

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 55/3 (Ek fıkra: 16/7/2026-7589/18 md.)

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesine göre bu kural, 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen zarar doğuran olaylara uygulanır; daha önceki olaylarda eski kurallar uygulanmaya devam eder. TBK m. 55/2 nedeniyle hükmün idari eylemlerden doğan bedensel zararları da kapsayacağı açıktır; ancak Danıştay’ın bu yeni kuralı idareye başvuru tarihine ilişkin içtihadıyla nasıl birlikte uygulayacağı henüz kararlarla netleşmemiştir.

Hekim hakkında ceza şikâyeti: soruşturma izni kimden alınır?

Tıbbi müdahale aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçunu oluşturabilir. Kamu görevlisi olan sağlık personeli hakkında görevleriyle ilgili suçlardan dolayı soruşturma yapılması, kural olarak bir idari merciin iznine bağlıdır (Anayasa m. 129/6). İzin mercii, hekimin çalıştığı kuruma göre değişir:

Sağlık personeli hakkında soruşturma izni
PersonelUygulanacak usulİtiraz mercii
Devlet üniversitesi öğretim elemanları ve üniversitenin 657 sayılı Kanun’a tabi memurları2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 53/cDanıştay (örnek: Danıştay 1. Daire, E. 2023/423, K. 2023/439)
Vakıf üniversitelerinde çalışan hekim ve sağlık meslek mensupları3359 sayılı Kanun ek m. 18: Mesleki Sorumluluk Kurulu izniAnkara Bölge İdare Mahkemesi
Kamu ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekim ve sağlık meslek mensupları3359 sayılı Kanun ek m. 18: Mesleki Sorumluluk Kurulu izniAnkara Bölge İdare Mahkemesi

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m. 18 (birinci fıkra, ilk iki cümle ve son cümle)

Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. (…) Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

Devlet üniversitesi hastanesinde görev yapan öğretim üyesi, araştırma görevlisi, hemşire ve hasta bakıcılar hakkında rektörlükçe oluşturulan kurulun kararının 2547 sayılı Kanun m. 53 uyarınca Danıştay’da incelendiği bir örnek, Danıştay 1. Dairesinin 21.03.2023 tarihli kararıdır (E. 2023/423, K. 2023/439). Mesleki Sorumluluk Kurulu kararlarına itirazın Danıştay’a değil Ankara Bölge İdare Mahkemesine yapılacağı da Danıştay 1. Dairesince belirtilmiştir (E. 2023/467, K. 2023/368, T. 09.03.2023). Yargıtay 12. Ceza Dairesi, ek m. 18 kapsamındaki bir hekim hakkında soruşturma izni alınmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddedilmesini, dosyanın Mesleki Sorumluluk Kuruluna gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle hukuka aykırı bulmuştur (E. 2023/6125, K. 2024/3608, T. 03.07.2024).

Ceza dosyası ile tam yargı davası birbirinden bağımsızdır; ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verilmesi tazminat davasını kendiliğinden sona erdirmez. Ancak ceza dosyasında alınan Adli Tıp raporu, idareye başvuru süresinin başlangıcını etkileyebileceği ve tam yargı davasında delil olarak kullanılabileceği için iki süreç birlikte planlanmalıdır. Taksirle yaralamada şikâyet süresi ve ceza boyutunun ayrıntıları için Malpraktis Davaları: Özel Hastaneye ve Üniversite Hastanesine Karşı Dava başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Karar sonrası: istinaf, temyiz ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

İdare mahkemesinin kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir (İYUK m. 45/1). Konusu belirli bir tutarı aşmayan tam yargı davalarında idare mahkemesi kararı kesindir; bu sınır 2024’te 31.000 Türk lirası olarak belirlenmiş ve İYUK ek m. 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yolu ise konusu belirli bir tutarı aşan tam yargı davalarında açıktır (İYUK m. 46/1-b; 2024’teki tutar 920.000 Türk lirası). Yeniden değerleme oranlarına göre 2026 için bu tutarlar sırasıyla 55.000 ve 1.661.000 Türk lirasıdır. İstinaf ve temyiz sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır (İYUK ek m. 1/2).

Tıbbi ihmal iddialarında yargılamanın uzun sürmesi, başlı başına bir hak ihlali sebebidir. Anayasa Mahkemesi, Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesinde ölen hastanın yakınlarının başvurusunda şunu söylemiştir:

Tıbbi ihmal iddiasıyla açılan tazminat talepli davalar yönünden etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü, özellikle yargılamanın makul sürede tamamlanmasını gerektirir. … Dolayısıyla gecikme için inandırıcı ve makul gerekçeler bulunmadığı sürece yargılamaların uzunluğu, yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerin ihlaline neden olacaktır.Anayasa Mahkemesi, Sadık Yılmaz ve Diğerleri, B. No: 2020/24134, T. 30.10.2024, § 18

Anayasa Mahkemesi bu dosyada altı yıl sekiz ay süren yargılamayı makul bulmamış ve itirazları karşılayan ek rapor alınmamasını da eleştirmiştir. Başka bir kararında ise tazminatın nasıl hesaplanacağının kural olarak derece mahkemelerinin takdirinde olduğunu, ancak bariz takdir hatası veya keyfîlik hâlinde müdahale edebileceğini belirtmiştir (Elif Eylül Tunç ve Diğerleri, B. No: 2019/11781, T. 17.11.2022, § 34). Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 sayılı Kanun m. 47/5).

Üniversite hastanesine dava açarken adım adım ne yapmalı?

Üniversite hastanesine dava için adımlar: hastanenin bağlılığını ve personelin kadrosunu belirleyin, dosyayı isteyin, rektörlüğe başvurun, süreleri izleyin.
Kontrol listesi: Üniversite hastanesine dava açarken izlenecek adımlar (Kaynak: İYUK m. 13, 36; Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16).
  1. Hastanenin hukuki bağlılığını belirleyin: devlet üniversitesi, vakıf üniversitesi, birlikte kullanım protokolü veya özel hastane. Hastane ruhsatı, fatura ve epikriz üzerindeki kurum adı ipucu verir.
  2. Müdahaleyi yapan personelin kadrosunu öğrenin: özellikle birlikte kullanım hastanelerinde üniversite veya Bakanlık kadrosu davalıyı değiştirir.
  3. Tıbbi dosyanın tamamını yazılı olarak isteyin: epikriz, ameliyat notu, hemşire gözlem formları, onam formları, görüntüleme ve laboratuvar sonuçları (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16).
  4. Süre takvimini çıkarın: olay tarihi, kesin rapor tarihi, varsa Adli Tıp raporunun öğrenildiği tarih; bir yıllık ve beş yıllık sınırlar.
  5. Rektörlüğe (veya Bakanlığa) yazılı tazminat başvurusu yapın: maddi ve manevi tutarları ayrı ayrı gösterin, faizi başvuru tarihinden isteyin, teslim belgesini saklayın.
  6. Otuz günlük cevap süresini izleyin: cevap gelmezse otuzuncu günün bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde dava açın.
  7. Davayı hastanenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açın: davalı olarak rektörlüğü (veya Bakanlığı) gösterin.
  8. Bilirkişi raporunu denetleyin: heyetin uzmanlık alanını, davalı üniversiteden bağımsızlığını ve iddialarınızı tek tek karşılayıp karşılamadığını kontrol edin; gerekirse Adli Tıp Üst Kurulundan rapor isteyin.
  9. Ceza şikâyetini ayrıca değerlendirin: izin merciini (2547 m. 53 veya Mesleki Sorumluluk Kurulu) ve ceza dosyasındaki raporun tam yargı davasındaki etkisini birlikte planlayın.

En sık yapılan üç hata: devlet üniversitesi hastanesi için Sağlık Bakanlığına başvurmak, hekime karşı adli yargıda dava açmak ve idarenin cevabını beklerken altmış günlük dava süresini kaçırmak. Üçü de davanın esasına girilmeden reddine yol açabilir.

LimanLegal Hukuk Bürosu: üniversite hastaneleri ve tam yargı davalarında hukuki destek

LimanLegal Hukuk Bürosu, Av. Coşkun GENÇ (İstanbul Barosu, Sicil No: 71680) yönetiminde, İstanbul Kartal Cevizli’deki bürosundan üniversite ve kamu hastanelerindeki tıbbi müdahalelerden doğan zararlar için hasta ve hasta yakını vekilliği yürütmektedir.

  • Büro: LimanLegal Hukuk Bürosu — sorumlu avukat Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu, Sicil No: 71680
  • Adres: Hukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No:66/A, D:15, 34865 Kartal/İstanbul
  • Telefon: +90 540 097 1035 · İletişim: limanlegal.com/iletisim · info@limanlegal.com
  • Hizmet bölgesi: İstanbul geneli; Kartal, Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Ümraniye, Üsküdar, Pendik, Tuzla; İstanbul idare mahkemeleri. Dosya incelemesi ve idareye başvurular ülke genelindeki hastalar için de yürütülebilir.
  • Bu konudaki hizmetler: hastanenin hukuki bağlılığının ve doğru davalının belirlenmesi; süre takviminin çıkarılması; rektörlüğe veya Bakanlığa tazminat başvurusu; idare mahkemesinde tam yargı davası; bilirkişi ve Adli Tıp raporlarına itiraz; istinaf ve temyiz; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru; ceza şikâyeti ve soruşturma izni sürecinin takibi.
  • İlgili yazılarımız: Malpraktis Davaları: Özel Hastaneye ve Üniversite Hastanesine Karşı Dava; 12. Yargı Paketi: 7589 Sayılı Kanun Madde Madde Ne Getirdi?

Hiçbir avukat sonucu garanti edemez; sonuç, tıbbi kayıtlara, bilirkişi raporlarına ve sürelerin zamanında takibine bağlıdır. Hangi büroyla çalışırsanız çalışın, avukatın baro kaydını kontrol edin ve ücret konusunda yazılı sözleşme yapın.

Yazar Hakkında

Av. Coşkun GENÇ, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No: 71680) bir avukattır ve LimanLegal Hukuk Bürosu’nun kurucusudur. Tazminat hukuku, idari yargıdaki tam yargı davaları, ceza hukuku ve bilişim hukuku alanlarında dava ve soruşturma dosyaları yürütmekte; yasal değişiklikleri ve yüksek yargı kararlarını vatandaşların anlayabileceği bir dille limanlegal.com’da yayımlamaktadır.

Üniversite hastanesindeki tedavi sonrası haklarınızı birlikte değerlendirelim

Epikriz, onam formları ve raporlarınızı gönderin; hastanenin kime bağlı olduğunu, kime başvurmanız gerektiğini ve sürelerinizi birlikte belirleyelim.

İdareye başvuru süresi bir yıldır ve dava süresi zımni retten sonra kendiliğinden işler. LimanLegal Hukuk Bürosu, İstanbul Kartal’daki bürosundan bu süreçte sizinle birlikte hareket eder.

Hemen İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Üniversite hastanesine dava nerede açılır?

Devlet üniversitesi hastanesindeki tıbbi müdahaleden doğan zarar için dava, hastanenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde tam yargı davası olarak açılır (İYUK m. 2/1-b ve 36). Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vakıf üniversitesinin kendi hastanesi için de idari yargıyı görevli kabul etmektedir. Vakıf üniversitesiyle yalnızca işbirliği protokolü olan özel hastanelerde ise dava adli yargıda, tüketici mahkemesinde açılır.

Üniversite hastanesindeki doktora dava açabilir miyim?

Görev sırasında yapılan muayene, teşhis ve tedavi nedeniyle hekime doğrudan tazminat davası açılamaz. Anayasa m. 129/5 ve 657 sayılı Kanun m. 13 gereği dava idareye, yani üniversiteye açılır; idare ödediği tazminat için hekime rücu edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 25.01.2022 tarihli kararında bu durumda husumetin hekime değil idareye düştüğünü belirtmiştir.

Üniversite hastanesine karşı davada davalı kim gösterilir?

Hastanenin ve başhekimliğin ayrı tüzel kişiliği olmadığı için davalı, hastanenin bağlı olduğu üniversitenin rektörlüğüdür. Sağlık Bakanlığı ile birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerinde müdahaleyi Bakanlık personeli yaptıysa davalı Sağlık Bakanlığıdır. Danıştay, devlet üniversitesi hastanesindeki olay için Bakanlığa açılan davanın incelenmeksizin reddini onamıştır.

Vakıf üniversitesi hastanesine hangi mahkemede dava açılır?

Uyuşmazlık Mahkemesi 28.11.2022 tarihli kararında vakıf üniversitelerine bağlı hastanelerin de kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu ve tıbbi uygulamadan doğan zararın idari yargıda görüleceğini belirtmiştir. Yargıtay 3. ve 4. Hukuk Daireleri Aralık 2025 kararlarında aynı görüşü benimsemiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin estetik işlemlerde tüketici mahkemesini görevli gören farklı kararları da bulunduğundan, görevsizlik kararı verilirse süreler dikkatle izlenmelidir.

Üniversite hastanesine dava açma süresi ne kadardır?

Önce, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde üniversiteye başvurulur (İYUK m. 13). Üniversite başvuruyu reddederse ret yazısının tebliğinden, otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde dava açılır. Danıştay bedensel zararlarda öğrenme tarihini kural olarak kesin sağlık raporunun alındığı tarih kabul eder.

Dava açmadan önce üniversiteye başvurmak zorunlu mu?

Evet. Tıbbi müdahale idari eylem olduğundan, dava açmadan önce ilgili idareye başvurmak İYUK m. 13 gereği zorunludur. Başvuruda maddi ve manevi tazminat tutarları ayrı ayrı gösterilmeli ve faizin başvuru tarihinden istendiği yazılmalıdır. Yalnızca davanın önce adli yargıda açılıp görev yönünden reddedildiği durumlarda bu başvuru şartı aranmaz (İYUK m. 13/2).

Üniversite hastanesine karşı davada arabuluculuk gerekir mi?

Hayır. İdare mahkemesinde açılan tam yargı davalarında dava şartı olarak arabuluculuk yoktur; bunun yerine idareye başvuru yapılır. Arabuluculuk, tüketici mahkemesinde görülen davalarda dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m. 73/A). Bu nedenle vakıf üniversitesiyle protokolü olan özel hastaneye karşı açılacak davada arabulucuya başvurulması gerekir.

Rıza formu imzaladıysam üniversite hastanesine dava açabilir miyim?

Açabilirsiniz. Rıza formu, müdahalenin tıp kurallarına uygun yapılmadığı durumlarda idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Danıştay, yeterli ayrıntı ve açıklama içermeyen matbu formun aydınlatılmış onam niteliğinde olmadığını kabul etmiştir. Hizmet kusuru bulunmasa bile geçerli onam alınmamışsa manevi tazminata hükmedilmektedir.

Üniversite hastanesine karşı tazminat davasında faiz ne zamandan işler?

Danıştay’ın yerleşik içtihadına göre yasal faiz, idareye başvuru tarihinden; başvuruda faiz istenmemişse dava tarihinden işler. Miktar artırımı yapılırsa artırılan tutara da aynı tarihten faiz işletilir (Danıştay İBK, E. 2021/5, K. 2024/2). 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylarda çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatları için TBK m. 55/3’teki yeni faiz kuralı da uygulanır.

Devlet üniversitesi hastanesindeki doktor hakkında suç duyurusunda soruşturma izni kimden alınır?

Devlet üniversitesi öğretim elemanları ve memurları hakkında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 53’teki özel soruşturma usulü uygulanır ve itirazlar Danıştay’da incelenir. Vakıf üniversiteleri ile kamu ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler için ise soruşturma iznini Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu verir; bu kararlara karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir (3359 sayılı Kanun ek m. 18).

Önemli: Bu yazı 30 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve yüksek mahkeme kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her tıbbi dosyanın olguları farklıdır; yargı yolunun, davalının ve sürelerin belirlenmesi için bir avukattan destek alın.


Kaynaklar ve dayanaklar
— Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 125, 129, 130, 158 (mevzuat.gov.tr)
— 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 7, 9, 13, 15, 31, 32, 36, 45, 46, ek m. 1 (mevzuat.gov.tr)
— 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 3, 13, 53 (mevzuat.gov.tr)
— 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m. 9, ek m. 18 (mevzuat.gov.tr)
— 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 13 (mevzuat.gov.tr)
— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 55 (mevzuat.gov.tr)
— 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun m. 7 (mevzuat.gov.tr)
— 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ek m. 12 (mevzuat.gov.tr)
— Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16, 42/C, 43 (mevzuat.gov.tr)
— Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik m. 11 (mevzuat.gov.tr)
— Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2022/118, K. 2022/663, T. 28.11.2022; E. 2023/278, K. 2023/419, T. 19.06.2023; E. 2024/316, K. 2024/308, T. 07.10.2024; E. 2024/496, K. 2025/25, T. 07.01.2025; E. 2026/120, K. 2026/120, T. 09.03.2026
— Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2927, K. 2022/56, T. 25.01.2022
— Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2754, K. 2025/6487, T. 25.12.2025
— Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13000, K. 2023/525, T. 17.01.2023; E. 2024/14478, K. 2025/16777, T. 15.12.2025; E. 2024/2798, K. 2025/16805, T. 16.12.2025
— Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/9, K. 2022/285, T. 26.01.2022; E. 2023/2494, K. 2024/4448, T. 27.11.2024
— Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6125, K. 2024/3608, T. 03.07.2024
— Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 2021/5, K. 2024/2, T. 24.10.2024
— Danıştay 1. Daire, E. 2023/423, K. 2023/439, T. 21.03.2023; E. 2023/467, K. 2023/368, T. 09.03.2023
— Danıştay 10. Daire, E. 2019/6002, K. 2021/2543, T. 24.05.2021; E. 2020/2211, K. 2021/2715, T. 27.05.2021; E. 2019/6479, K. 2020/4305, T. 27.10.2020; E. 2020/899, K. 2022/4627, T. 20.10.2022; E. 2019/5446, K. 2022/2711, T. 24.05.2022; E. 2019/11425, K. 2022/2858, T. 30.05.2022; E. 2021/6707, K. 2023/124, T. 16.01.2023; E. 2022/8804, K. 2023/960, T. 07.03.2023; E. 2019/11380, K. 2023/6495, T. 06.11.2023; E. 2021/3230, K. 2023/9268, T. 28.12.2023; E. 2023/5843, K. 2024/3121, T. 18.09.2024; E. 2021/1193, K. 2024/4355, T. 30.10.2024; E. 2022/1529, K. 2025/1453, T. 06.03.2025; E. 2022/5447, K. 2025/4536, T. 14.10.2025; E. 2023/2291, K. 2025/7163, T. 31.12.2025
— Anayasa Mahkemesi, Engin Karabaşlar ve Esra Karabaşlar, B. No: 2016/4790, T. 04.07.2019; Elif Eylül Tunç ve Diğerleri, B. No: 2019/11781, T. 17.11.2022; Sadık Yılmaz ve Diğerleri, B. No: 2020/24134, T. 30.10.2024
— Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Altuğ ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 32086/07, T. 30.06.2015; Mehmet Ulusoy ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 54969/09, T. 25.06.2019