22 Ekim 2026 gündeminden

İstanbul Barosu yönetimine verilen beraat kararına karşı savcılığın istinaf başvurusu esastan reddedildi

Hukuk Gündemi/İstanbul Barosu yönetimine verilen beraat kararına karşı savcılığın istinaf başvurusu esastan reddedildi
Yayın tarihi: •Hazırlayan: Av. Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle
Kaynak: İstanbul Barosunun 21 Ekim 2026 tarihli “İstanbul Barosuna Bir Kez Daha Beraat!” başlıklı duyurusu, https://istanbulbarosu.org.tr/haber/istanbul-barosuna-bir-kez-daha-beraat.
Ne oldu

İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, Suriye'nin kuzeyindeki bir operasyona ilişkin açıklamaları nedeniyle basın ve yayın yoluyla terör propagandası yapmak ve basın ve yayın yoluyla yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak suçlamalarıyla yargılandı. Silivri'de görülen davada İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, isnat edilen suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin oybirliğiyle beraatine karar verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, savcılığın istinaf nedenlerini yerinde görmedi ve başvuruyu Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddetti. İstanbul Barosu, kararı 21 Ekim 2026 tarihli duyurusuyla kamuoyuna açıkladı.

Kimi etkiler

Karar, doğrudan İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerini ilgilendiriyor. Kamuoyuna yönelik açıklama yapan baro yönetimleri ve diğer meslek kuruluşlarının yöneticileri de kararın sonuçlarını izleyebilir.

Hukuki mahiyeti

Daire, kararını Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayandırdı. İstinaf, ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hem maddi olay hem de hukuk yönünden yeniden incelenmesidir. Söz konusu hüküm, bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararında usule veya esasa ilişkin hukuka aykırılık, delil ya da işlem eksikliği ve ispat değerlendirmesinde hata bulunmadığını saptadığında başvuruyu esastan reddetmesini öngörür.

İlk derece mahkemesi, isnat edilen suçların unsurlarının oluşmadığına, yani yasada tarif edilen suç tipinin somut olayda gerçekleşmediğine karar vermişti. Daire bu değerlendirmeyi hukuka uygun buldu ve savcılığın ileri sürdüğü istinaf nedenlerini kabul etmedi. Esastan ret, bölge adliye mahkemesinin ilk derece hükmünü bozmadan ve yeni bir hüküm kurmadan geçerli bırakması anlamına gelir.

Kararla birlikte, Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkındaki beraat hükmü ikinci derece denetimden geçmiş oldu. İstanbul Barosu, kararı savunma hakkı, ifade özgürlüğü ve baroların bağımsızlığı bakımından önemli bir kazanım olarak nitelendirdi. Baro, kararın İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesi süren görevden alma davası açısından da önem taşıdığını belirtti. Ancak ceza kararının bu hukuk davasına etkisinin, o davanın kendi dayanakları çerçevesinde değerlendirileceği düşünülebilir.

Duyuruda Dairenin karar tarihi, esas ve karar numarası ile kararın kesin olup olmadığına ilişkin bilgi yer almıyor. Kararın Yargıtay önüne götürülüp götürülemeyeceği, temyize açık kararları düzenleyen hükümler ve isnat edilen suçların cezaları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir. Gerekçeli kararın tam metni erişilebilir olduğunda, Dairenin ifade özgürlüğüne ilişkin ayrı bir değerlendirme yapıp yapmadığı da görülebilecektir.

Olay

İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, Suriye'nin kuzeyindeki bir operasyona ilişkin açıklamaları nedeniyle basın ve yayın yoluyla terör propagandası yapmak ve basın ve yayın yoluyla yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak suçlamalarıyla yargılandı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların oybirliğiyle beraatine karar verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu kararı istinafa taşıdı.

Gerekçe

Daire, ilk derece kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığını tespit etti. Delillerde ve yargılama işlemlerinde eksiklik olmadığını, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin de yerinde olduğunu belirtti. Savcılığın ileri sürdüğü istinaf nedenlerini yerinde görmedi.

Sonuç

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi. Böylece ilk derece mahkemesinin beraat hükmü değişmeden geçerli kaldı.

Dikkat edilmesi gerekenler
  • Duyuruda kararın kesinleşip kesinleşmediği belirtilmediğinden, kesinleşme durumunun karar metni ve tebliğ kayıtları üzerinden ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
  • Yönetim kurulu üyeleri hakkındaki görevden alma davası ceza davasından ayrı bir hukuk davasıdır ve istinaf incelemesi sürmektedir; beraat kararının bu davaya etkisi henüz belli değildir.
  • Meslek kuruluşlarının basın ve yayın yoluyla yaptığı kamusal açıklamalar ceza soruşturmasına konu olabildiğinden, açıklama metinlerinin hukuki değerlendirmeden geçirilmesi yerinde olur.
Sık sorulanlar

İstinaf başvurusunun esastan reddedilmesi ne anlama geliyor?

Bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını hukuka uygun bulduğu ve aynen geçerli bıraktığı anlamına gelir. Daire, bu dosyada usul ve esas yönünden hukuka aykırılık, delil eksikliği veya ispat hatası bulunmadığını belirtti. Bu nedenle yeni bir hüküm kurulmadı ve beraat hükmü değişmedi.

Beraat kararı artık kesinleşti mi?

Duyuruda bu konuda açık bir bilgi bulunmuyor. Bölge adliye mahkemesi kararlarının bir kısmı kesin niteliktedir, bir kısmına karşı ise Yargıtaya temyiz yoluyla başvurulabilir. Kesinleşme durumu, isnat edilen suçlar ve temyize ilişkin kurallar dikkate alınarak karar metni üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.

Ceza davasında beraat etmem, hakkımda açılan görevden alma gibi bir hukuk davasını kendiliğinden sona erdirir mi?

Kendiliğinden sona erdirmez, çünkü hukuk davası ayrı bir mahkemede ve kendi dayanaklarıyla görülür. Ceza mahkemesinin suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki tespiti hukuk davasında önemli bir unsur olarak ileri sürülebilir. Bu tespitin hukuk davasının sonucuna nasıl etki edeceği ise o davadaki iddialara ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu, LimanLegal Hukuk Bürosu. Bu sayfadaki bilgiler resmî mevzuata, Resmî Gazete'ye, yüksek mahkeme kararlarına, kurul bültenlerine ve kurum açıklamalarına dayanmaktadır. Basın kaynaklarına yalnızca resmî açıklamaların erişilebilir kaydı olarak atıf yapılmıştır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. İçeriklere dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek sonuçlardan LimanLegal Hukuk Bürosu sorumlu değildir. Somut olayınıza ilişkin profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Etiketler:Anayasa Mahkemesi663 sayılı KHK md. 45/Abireysel başvurutanık sorgulama hakkıetkili başvuru hakkıeğitim hakkıKVKK md. 12piyasa dolandırıcılığı