Adalet Bakanı, Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Hukuki Süreçlerde Aile Danışmanlığı Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayında, boşanma ve velayet süreçlerinde çocukları korumaya yönelik destek mekanizmalarının güçlendirileceğini söyledi. Bakan, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine dayanarak boşanma davalarının ortalama görülme süresinin 2020 yılında 199 gün, 2025 yılında ise 163 gün olduğunu açıkladı. Paylaşılan verilere göre 2024 yılında 326.069, 2025 yılında 309.479 boşanma davası açıldı; 2026 yılında 8 Ekim itibarıyla açılan dava sayısı 242.722 oldu. Aynı tarih itibarıyla 2026 yılında 235.187 boşanma dosyasında karar verildi ve Türkiye genelinde henüz sonuçlanmamış 139.541 boşanma davası bulunuyor.
Boşanma ve velayet davası açmayı düşünen ya da davası süren ebeveynler ile bu davalardan etkilenen çocuklar konuyla doğrudan ilgilidir. Aile mahkemesi hâkimleri, aile hukuku alanında çalışan avukatlar ve aile danışmanlığı hizmeti veren kurumlar da açıklanan hedeflerin uygulamaya yansımasını izleyecektir.
Açıklamada aile politikalarının hukuki temeli olarak Anayasa'nın 41. maddesi gösterildi. Bu madde, ailenin ve özellikle anne ile çocukların korunması konusunda devlete görev yüklemektedir. Açıklamada ayrıca 2024/6 sayılı Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Genelgesi ile bu çerçevedeki vizyon belgesi ve eylem planına atıf yapıldı.
Açıklamanın merkezinde çocuğun üstün yararı ilkesi, yani çocuğu ilgilendiren her kararda çocuğun menfaatinin öncelikli tutulması yer almaktadır. Bakanlığa göre çekişmeli boşanma davalarında, yani tarafların boşanma veya sonuçları üzerinde anlaşamadığı davalarda, hukuki uyuşmazlığın çözülmesi iletişim sorunlarını kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır. Aile ve ebeveyn danışmanlığı bu noktada yargısal süreci tamamlayan bir destek olarak tanımlandı. Açıklamada bu hizmetlerin kişileri belirli bir karara yönlendirmeyi veya mahkemenin yerine geçmeyi amaçlamadığı vurgulandı.
Açıklama yeni bir kanun ya da yönetmelik değişikliği değildir ve bir yürürlük tarihi içermemektedir. Bu nedenle mevcut boşanma ve velayet davalarındaki usulün şimdilik değişmediği değerlendirilebilir. Bakanlık, danışmanlık hizmetlerini mahkemelerin iş yükünü ve uyuşmazlıkların yeniden ortaya çıkma riskini azaltabilecek tamamlayıcı bir yaklaşım olarak gördüğünü belirtti.
Danışmanlık hizmetlerinin hangi davalarda, hangi aşamada ve isteğe bağlı mı yoksa zorunlu mu sunulacağı açıklamada belirtilmedi. Bu soruların ileride çıkabilecek bir düzenlemeyle netleşmesi beklenebilir.
- Açıklama bir politika hedefidir ve boşanma ya da velayet davalarında yeni bir yükümlülük veya süre getirmemektedir.
- 163 günlük süre ülke geneline ait bir ortalamadır; tek bir davanın ne kadar süreceği dosyanın niteliğine ve tarafların tutumuna göre değişebilir.
- Aile danışmanlığından yararlanılması, velayet ve diğer talepler hakkında karar verme yetkisini mahkemeden almaz.
Boşanma davam ne kadar sürer?
Bakanlık verilerine göre boşanma davalarının ortalama görülme süresi 2025 yılında 163 gün oldu. Bu süre bir ortalamadır ve her dosya için geçerli değildir. Davanın anlaşmalı veya çekişmeli olması, delil durumu ve mahkemenin iş yükü süreyi etkileyebilir.
Boşanırken aile danışmanlığına katılmak zorunda mıyım?
Açıklamada aile danışmanlığını zorunlu kılan bir düzenleme duyurulmadı. Bakanlık yalnızca bu hizmetlerin güçlendirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Hizmetin nasıl ve kimlere sunulacağının ileride çıkabilecek düzenlemelerle belli olması beklenebilir.
Aile danışmanı çocuğumun velayeti hakkında karar verebilir mi?
Hayır, velayet hakkında karar verme yetkisi mahkemededir. Açıklamaya göre danışmanlık hizmetlerinin amacı kişileri belirli bir karara yönlendirmek veya mahkemenin yerine geçmek değildir. Bu hizmetler, ebeveynlerin çatışmayı azaltmasına ve çocuk odaklı iletişim kurmasına destek olmayı amaçlamaktadır.
ChatGPT
Gemini
Claude
Grok
Perplexity