Doktor Hatası (Malpraktis) Davası

Makaleler/Ceza Hukuku/Doktor Hatası (Malpraktis) Davası

Hekim tüm özen ve dikkati göstermiş olsa bile, tıbbi müdahaleler her zaman belirli riskler taşır ve bu riskler bazen kaçınılmaz sonuçlara yol açabilir. Bazı durumlarda ise doktor, müdahale sırasında oluşan komplikasyonları zamanında fark edemeyebilir ya da ihmali ve yetersizliği nedeniyle istenmeyen sonuçlar doğabilir. Bu durumda doktorun cezai sorumluluğu gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, tıbbi uygulamalar sırasında taksirle ölüme sebebiyet verilmesi durumunda iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası, taksirle yaralama meydana gelmişse üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilebilir.

Doktor hatası (malpraktis) davasını simgeleyen resim

Tıp’ta Ceza Hukuku

Tıp ceza hukuku, tıbbi uygulamalardan kaynaklanan hukuka aykırı fiillerin ceza hukuku kapsamında değerlendirilmesidir. Suçun oluşması için maddi ve manevi unsurların bir arada bulunması gerekir. Hekimler genellikle malpraktis nedeniyle taksirle öldürme, yaralama ve görevi kötüye kullanma suçlarından sorumlu tutulurlar. Bazı durumlarda kasten öldürme veya kasten yaralama gibi daha ağır suçlar da devreye girebilir. Türk Ceza Kanunu'na göre, bir suç daha ağır bir cezayı gerektiriyorsa, daha hafif olan suça ek ceza verilmez.

Kompli̇kasyon ve Malprakti̇s Ayrımı 

Malpraktis, hekimin kusuru nedeniyle oluşan zarar anlamına gelirken, komplikasyon hekimin tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen meydana gelebilecek olumsuz durumları ifade eder. Malpraktis durumunda hekim veya sağlık personeli sorumlu tutulur ve tazminata mahkum edilir. Ancak komplikasyon durumunda hekim ceza davasında beraat eder ve hastanın açtığı tazminat davası reddedilir.

Komplikasyon ile ilgili iki önemli unsur vardır: komplikasyon aydınlatması ve komplikasyon yönetimi.

  • Komplikasyon aydınlatması, hekimin tıbbi müdahaleden önce hastayı olası komplikasyonlar hakkında bilgilendirip, hastanın onayını alması anlamına gelir. Hekim bu aydınlatmayı yapmazsa, hastaya komplikasyon nedeniyle zarar gelse bile, aydınlatma eksikliği nedeniyle kusurlu kabul edilir.

  • Komplikasyon yönetimi, hekimin komplikasyonlara hazırlıklı olup gerekli tedbirleri alması, müdahale sırasında ekipmanları hazır bulundurması ve komplikasyonları önleyici veya hafifletici işlemleri yapmasını kapsar. Eğer hekim bu hazırlıkları yapmaz ve komplikasyonun zararını önleyebilecekken önlemeyip zararın artmasına neden olursa, mahkeme tarafından kusurlu sayılabilir.

Malpraktis neticesinde iki temel suçun oluşabilme imkanı bulunmaktadır.

Doktor Hatası Nedeniyle Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme

Türk ceza hukukuna göre, bir suçun varlığından bahsedebilmek için maddi ve manevi unsurların bir arada bulunması gereklidir. Taksirle ölüme sebebiyet verme suçunda, maddi unsur ölüm olayının gerçekleşmesidir. Manevi unsur ise ölümün, doktorun mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemesi sonucu ortaya çıkmış olmasıdır. Hekimin cezalandırılabilmesi için, ölümün doktorun ihmali nedeniyle meydana geldiğinin tespit edilmesi gerekir. Taksirle öldürme suçu için öngörülen ceza, iki ile altı yıl arasında değişmektedir.

TCK’da ayrıca nitelikli haller düzenlenmiştir. Buna göre, suç birden fazla kişinin ölümüne veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa, ceza on beş yıla kadar hapis cezasına kadar çıkarılabilir.

Doktor Hatası Nedeniyle Taksirle Yaralamaya Sebebiyet Verme

Bu suçun maddi unsuru, hastanın yaralanmasıdır. Yaralanmanın hekimin mesleki sorumluluklarını yeterince yerine getirmemesi nedeniyle oluşması ise suçun manevi unsurunu oluşturur. Bilinçli taksir dışındaki bu suçun takibi, mağdurun şikâyetine bağlıdır, yani hekime karşı işlem başlatılabilmesi için mağdurun şikâyet etmesi gerekir. Basit durumda, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası öngörülmüştür. Türk Ceza Kanunu’nda, mağdurun bedenine daha ciddi zararlar verdiği durumlarda daha ağır cezalar verilebileceği belirtilmiş olup, suç için özel bir hafifletici sebep bulunmamaktadır.

Yanlış Tedavi Yapan Doktor Nereye Şikayet Edilir?

Doktor hatasından kaynaklanan tam yargı davaları, idare mahkemelerinde açılır. Yetkili mahkeme, yanlış tıbbi uygulamanın gerçekleştiği yerdeki idare mahkemesidir.

Malpraktis Sonrası Soruşturma Süreci

Tıbbi müdahale sonucu hasta veya yakınları, doktorların veya sağlık çalışanlarının hatalı veya ihmalkar davranışlarından dolayı zarar gördüğünde, cezai sorumluluk çerçevesinde Cumhuriyet Savcılıklarına şikayette bulunabilirler. Malpraktis nedeniyle yapılan şikayet üzerine savcılık, soruşturma izni almak için ilgili sağlık çalışanının bağlı bulunduğu kuruma başvurur. Bu süreç, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’a dayanarak yürütülür.

Savcılık, soruşturma izni aldıktan sonra suç ve delil araştırması yapar ve gerekirse soruşturmayı tamamlar. Eğer yeterli suç şüphesi bulunmazsa, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir. Ancak suç şüphesi yeterliyse, iddianame hazırlanarak mahkemeye sunulur ve yargılama süreci başlar. Mahkeme, suçun tespit edilmesi durumunda cezaya hükmeder, suçun işlenmediği kanaatine varılırsa sanık beraat eder.

Doktorlar, görevleri dolayısıyla işledikleri suçlar için idari makamların iznine tabi olarak yargılanabilirler. Bu izin verildiğinde soruşturma süreci başlar. İzin verilmezse, bu karara itiraz hakkı mevcuttur.

Malpraktis Davasında Zamanaşımı

Malpraktis ceza davalarında taksirle yaralama suçu şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, suçun işlenmesinden ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Ancak suç bilinçli taksirle işlenmişse, şikâyet gerekmez ve savcılık re’sen soruşturma başlatır. Taksirle yaralama suçu için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Yanlış Tanı Koyan Doktor Ceza Alır mı?

Evet, doktor, yanlış tedaviler sonucu oluşan zararlar nedeniyle hem tazminat sorumluluğu (özel hukuk) hem de ceza hukuku sorumluluğu (hapis, adli para cezası veya diğer cezai yaptırımlar) ile karşı karşıya kalabilir.

Malpraktis Davalarında Tazminatı Kim Öder?

Kurulun iddiayı malpraktis olarak kabul etmesi durumunda, vatandaş tarafından açılan dava sonucunda tazminata hükmedilirse, hekimin hatası kasıtlı olmadığı sürece tazminatın tamamı devlet tarafından karşılanacaktır.

Malpraktiste Arabuluculuk Zorunlu mu?

Malpraktis davaları, somut olayın özelliklerine göre tüketici mahkemesi veya asliye ticaret mahkemelerinde açılabilir. Her iki durumda da, tıbbi kötü uygulama veya tıbbi uygulama hatası nedeniyle açılacak tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir.

Görevi Kötüye Kullanma

Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirmemesi veya ihmal etmesi durumunda oluşur. Bu suç, malpraktis durumlarıyla birlikte ceza yargılamasına konu olabilir ve aynı zamanda hukuki sorumluluk çerçevesinde hukuk davasına da sebep olabilir. Görevi kötüye kullanma suçu, kasten işlenen bir suçtur, ancak özel bir kast aranmaz; bilerek ve isteyerek görevini yapmama yeterlidir. Örneğin, bir hekimin acil bir müdahale yapmadan hastayı başka bir hastaneye sevk etmesi bu suç kapsamında değerlendirilebilir.

Suçun oluşması için bir zararın meydana gelmesi gerekmektedir. Bu zarar, mağduriyet veya kamu zararı şeklinde olabilir. Cezası ihmal durumunda 3 aydan 1 yıla kadar, kasten işlenirse 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Suç şikayete tabi değildir, ancak 8 yıl dava zamanaşımı süresi vardır. Ayrıca, bu suç için adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi kararı verilebilir.