Mevcut Hukuki Düzenleme
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesinin 1. fıkrası'na göre; ihtirazi kayıtla ödenen gümrük vergilerinin mükelleflere iadesine karar verilmesi durumunda, mükellef tarafından ihtirazı kayıtla ödenen gümrük vergisi ve bu vergiye bağlı olarak ödenen gecikme faizi yahut gecikme zammı mükellefe kanuni faiz oranı ile beraber ödenmektedir. Ancak, 31/12/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2023/165 Esas ve 2025/165 Karar sayılı ilamı ile bu hükümde yer alan “kanuni faiz” ibaresi Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Somut Norm Denetiminin Gerekçeleri ve Anayasal Aykırılıklar
İstanbul 8. Vergi Mahkemesi tarafından yapılan iptal başvurusunda; Devlet'in kamu alacaklarını tahsil ederken uyguladığı gecikme faizi oranları ile mükellefe yapılacak iadelerde esas alınan kanuni faiz oranı arasındaki fahiş nisbi farka dikkat çekilmiştir. İptal başvurusu yoluna başvuran mahkeme, bu durumun aşağıdaki anayasal ilkeleri zedelediğini ileri sürmüştür:
-
Eşitlik İlkesi (m. 10): Devlet ile vatandaş arasındaki mali yükümlülüklerdeki asimetrik uygulama.
-
Mülkiyet Hakkı (m. 35): Alacağın enflasyon karşısında erimesi neticesinde mülkiyetin özüne dokunulması.
-
Hak Arama Hürriyeti ve Mahkemeye Erişim Hakkı (m. 36): Düşük faiz oranının yargı yoluna başvurmayı caydırıcı bir unsura dönüşmesi.
Yüksek Mahkeme’nin Değerlendirmesi ve Doktriner Atıflar
Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünü tesis ederken 2024/24 Esas ve 2025/164 Karar sayılı emsal kararına atıfta bulunarak mülkiyet hakkının korunmasında devletin "pozitif yükümlülüklerini" vurgulamıştır. Mahkeme’nin iptal kararında öne çıkan hukuki tespitler şunlardır:
-
Enflasyonist Ortamda Değer Kaybı: Faiz, salt bir gecikme tazminatı değil, aynı zamanda mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen bir alacağın ekonomik konjonktür ve enflasyon karşısında aşınmasını önleyen koruyucu bir mekanizmadır.
-
Ölçülülük ve Telafi Edilebilirlik: Mevcut "kanuni faiz" oranı paradaki değer kaybını karşılamaktan uzak olup, mükellefin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi telafi edebilecek nitelikten yoksundur.
-
Mali Denge ve Kamu Yararı: Devletin alacağını tahsil ederken uyguladığı yüksek oranlar karşısında, iade işlemlerinde düşük oran uygulaması "aşırı bir külfet" teşkil ederek birey ile kamu yararı arasındaki adil dengeyi bozmaktadır.
Kararın Yürürlüğü ve Sonuç
Anayasa Mahkemesi, iptal kararının doğuracağı hukuki boşluğun kamu düzenini sarsmaması ve yasama organına Anayasal ilkelere uygun yeni bir düzenleme yapma imkanı tanınması amacıyla, iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetmiştir. Buna göre söz konusu "kanuni faiz" ibaresi 01/10/2026 tarihinden itibaren yürürlükten kalkmış olacaktır.