Türk hukukunda kripto varlığın tek bir tanımı yoktur; birbirinden farklı iki tanım aynı anda yürürlüktedir. 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun'la Sermaye Piyasası Kanunu'na eklenen tanım kapsayıcıdır: bir varlığın kripto varlık sayılması için değer veya hak ifade edebilmesi yeterlidir. Buna karşılık Merkez Bankası'nın 2021 tarihli Yönetmeliği'ndeki tanım dışlayıcıdır: bir varlık itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı sayılıyorsa, o Yönetmelik bakımından kripto varlık değildir. Bu ayrım teorik bir incelik değildir; bir uyuşmazlıkta hangi kanunun, hangi otoritenin ve hangi yaptırımın devreye gireceğini doğrudan belirler. Bu rehberde, İstanbul'da bilişim ve sermaye piyasası hukuku alanında çalışan LimanLegal Hukuk Bürosu olarak, kripto varlık kavramını hem teknik hem hukuki yönüyle ele alıyoruz.
Kısa cevaplar
- Kanuni tanım: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 3/1-(bb) uyarınca kripto varlık, "dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları" ifade eder.
- İkinci bir tanım daha vardır. TCMB'nin Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği m. 3/1'deki tanım, itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı niteliğindeki varlıkları kapsam dışında bırakır.
- Her iki tanımın ortak paydası: kripto varlık bir gayri maddi varlıktır. Kanun koyucu, kripto varlığı bilinçli olarak "para" veya "menkul kıymet" kategorisine yerleştirmemiştir.
- Blokzincir ile kripto varlık aynı şey değildir. Blokzincir bir kayıt teknolojisidir; her blokzincir kripto varlık barındırmaz, her kripto varlık da madencilikle üretilmez.
- Dağıtık olmak ile merkezi olmamak farklı kavramlardır. Dağıtıklık verinin nerede tutulduğuyla, merkezsizlik kimin karar verdiğiyle ilgilidir. Bir blokzincir dağıtık olduğu hâlde merkezi yönetilebilir.
- Teknik olarak "transfer" bir devir değildir. Blokzincirde varlık bir yerden bir yere taşınmaz; kayıt üzerinde tasarruf yetkisinin kime ait olduğu değişir. Bu tespit, zilyetlik ve teslim tartışmalarının kalbindedir.
- Gizli anahtar (özel anahtar) belirleyicidir. Kripto varlık üzerinde fiilî hâkimiyet, anahtarı elinde bulundurana aittir. "Anahtarın yoksa varlığın da yok" sözü hukuken de büyük ölçüde doğrudur.
- Mevzuat "token" kavramını da tanımlamıştır. III-35/B.2 sayılı Tebliğ m. 4/1-(u) uyarınca token, kendine ait bir dağıtık defter ağı bulunmaksızın mevcut bir ağ üzerinde akıllı sözleşmelerle oluşturulan kripto varlıkları ifade eder.
- Nitelendirme zamanla değişebilir. Bir kripto varlığın bugün sermaye piyasası aracı sayılmaması, yarın da sayılmayacağı anlamına gelmez; nitelendirme somut olayın özelliklerine göre yapılır.
Kanuni Çerçeve: İki Tanım, İki Amaç
Türk hukukunda kripto varlığa ilişkin ilk yasal metin bir kanun değil, bir yönetmelikti. Merkez Bankası, 16.04.2021 tarihli ve 31456 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasını yasaklarken, uygulama amacıyla sınırlı bir tanım getirdi. Üç yıl sonra, 7518 sayılı Kanun'la Sermaye Piyasası Kanunu'na eklenen tanım ise bambaşka bir amaca hizmet ediyor: kripto varlık hizmet sağlayıcılarını gözetim ve denetim altına almak.
Kısaltmalar ve tanımlar — 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 3/1
aa) (Ek:26/6/2024-7518/1 md.) Cüzdan: Kripto varlıkların transfer edilebilmesini ve bu varlıkların ya da bu varlıklara ilişkin özel ve açık anahtarların çevrim içi veya çevrim dışı olarak depolanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem ya da uygulamaları,
bb) (Ek:26/6/2024-7518/1 md.) Kripto varlık: Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları,
cc) (Ek:26/6/2024-7518/1 md.) Kripto varlık hizmet sağlayıcı: Platformları, kripto varlık saklama hizmeti sağlayan kuruluşları ve bu Kanuna dayanılarak yapılacak düzenlemelerde kripto varlıkların ilk satış ya da dağıtımı dâhil olmak üzere kripto varlıklarla ilgili olarak hizmet sağlamak üzere belirlenmiş diğer kuruluşları,
çç) (Ek:26/6/2024-7518/1 md.) Kripto varlık saklama hizmeti: Platform müşterilerinin kripto varlıklarının veya bu varlıklara ilişkin cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanmasını, yönetimini veya Kurulca belirlenecek diğer saklama hizmetlerini,
dd) (Ek:26/6/2024-7518/1 md.) Platform: Kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer, bunların gerektirdiği saklama ve belirlenebilecek diğer işlemlerin bir veya daha fazlasının gerçekleştirildiği kuruluşları,
Ödemelerde kripto varlıkların kullanılmaması — TCMB Yönetmeliği m. 3
(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade eder.
(2) Kripto varlıklar, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamaz.
(3) Kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılmasına yönelik hizmet sunulamaz.
İki tanım arasındaki fark nerede?
| Ölçüt | SPKn m. 3/1-(bb) | TCMB Yönetmeliği m. 3/1 |
|---|---|---|
| Yürürlük | 02.07.2024 (7518 s.K.) | 30.04.2021 |
| Amaç | Hizmet sağlayıcıları lisanslamak ve denetlemek | Ödemeler alanını korumak |
| Yaklaşım | Kapsayıcı — "değer veya hak ifade edebilen" her gayri maddi varlık | Dışlayıcı — para, ödeme aracı ve sermaye piyasası aracı niteliğindekiler hariç |
| Oluşturulma biçimi | "elektronik olarak oluşturulup saklanabilen" | "sanal olarak oluşturulup" |
| Ortak unsur | Dağıtık defter teknolojisi veya benzeri bir teknoloji + dijital ağlar üzerinden dağıtım + gayri maddi varlık | |
| Pratik sonucu | Bir varlık hem sermaye piyasası aracı hem kripto varlık olabilir (SPKn m. 13, m. 35/B f. 6) | Sermaye piyasası aracı sayılan varlık, Yönetmeliğin ödeme yasağı kapsamında değildir |
Uygulamadaki sonucu: Bir dilekçede yalnızca "kripto varlık" demek yetmez. Hangi tanıma dayandığınızı belirtmezseniz, karşı taraf diğer tanımı öne sürerek uyuşmazlığı farklı bir mevzuat rejimine taşıyabilir. Örneğin bir tokenin sermaye piyasası aracına özgü haklar sağladığı kabul edilirse, TCMB Yönetmeliği'ndeki ödeme yasağı tartışması ile Sermaye Piyasası Kanunu'nun izinsiz halka arz hükümleri birbirinden ayrışır.
Blokzincir ve Dağıtık Defter: Hukukçunun Bilmesi Gereken Teknik Çekirdek
Kanun metni "dağıtık defter teknolojisi" ifadesini tanımsız kullanmaktadır. Bu boşluğu Danıştay 10. Dairesi, Merkez Bankası Yönetmeliği'nin iptali istemiyle açılan davalarda verdiği 28.05.2025 tarihli kararlarda doldurmuştur:
"Dağıtık defter teknolojisi birden çok düğüm ve birden çok katılımcı tarafından yönetilen merkezi olmayan bir veritabanıdır (Antal vd., 2021). Dağıtık defter teknolojisinde eşler arası ağ olmalı, katılımcılar bulunmalı, konsensüs mekanizmaları kullanılmalı ve değiştirilemezlik sağlanmalıdır (Kannengießer, Lins, Dehling ve Sunyaev, 2020). Eşler arası ağ, ağda bulunan taraflar merkezi bir otoriteye gerek kalmadan aracısız işlem yapabilmektedir. […] Katılımcılar, ağdaki işlemleri kaydeden, doğrulayan, paylaşan ve senkronize eden bilgisayarlardır. Konsensüs mekanizmaları, dağıtık defter teknolojisinde ağa veri ekleyen bir merkezi otorite olmadığı için veri ekleme için bir uzlaşma algoritması kullanılması gereklidir. Bu sayede ağdaki kötü niyetli kişilerin ağı bozma çabaları engellenmektedir. […] Blockchain ise Türkçe anlamı blokzincir olup dağıtık defter teknolojisini kullanarak birbirine bağlantılı bloklardan oluşan zincirler olarak düşünülmelidir. Her bir blok birbirine şifreleme yöntemi ile bağlanmaktadır. Bloklar Ağ katılımcıları onay verdiğinde zincire değiştirilmemek üzere eklenmektedir." — Danıştay 10. Dairesi, 28.05.2025 tarihli, E. 2021/3158, K. 2025/2777 sayılı karar
1. Veri, ağ ve kriptografi
Hukukçunun bu alanda hata yapmamak için bilmesi gereken üç temel kavram vardır. Veri, bilginin makine tarafından işlenebilecek biçimde kodlanmış hâlidir; ISO/IEC 2382 serisi standartlar veriyi, iletim, yorum ve işleme için elverişli, yeniden yorumlanabilir bir temsil olarak ele alır. Ağ, birbirine bağlanabilen cihazların aralarında iletişim kurmasını sağlayan bağlantı ve kaynaklar bütünüdür. Kriptografi ise bir veri kümesini, yalnızca doğru anahtarı elinde bulunduran kişinin geri çevirebileceği anlamsız bir diziye dönüştüren matematiksel yöntemdir. Anahtarı olmayan için o dizi bir şey ifade etmez; işte kripto varlıkta "sahiplik" duygusunu üreten şey de tam olarak budur.
2. Üç ağ modeli ve hukuken önemli farkları
| Ağ modeli | Nasıl çalışır? | Hukuken neden önemli? |
|---|---|---|
| Merkezi ağ (centralized) | Bütün kullanıcılar tek bir sunucuya bağlanır; veri de karar da orada toplanır. Alışılmış çevrim içi servisler bu modelde çalışır. | Muhatap bellidir. Bilgi ve belge talebi, tedbir ve haciz tek bir tüzel kişiye yöneltilebilir. |
| Merkezi olmayan ağ (decentralized) | Karar verme yetkisi tek elde toplanmaz; birden çok katılımcı arasında paylaştırılmıştır. | Sorumluluğun kime ait olduğu tartışmalı hâle gelir; "kime dava açılacak" sorusu doğar. |
| Dağıtık ağ (distributed) | Kayıtların tamamı tek bir yerde değil, ağdaki her düğümde (node) aynı anda ve aynı içerikle tutulur. | Kayıt her düğümde kopyalandığından müdahale güçleşir; bu özellik kamu sicillerinde kullanılabilmesinin de temelidir. |
Sık yapılan hata: "Dağıtık" ile "merkeziyetsiz" aynı şey değildir. Dağıtıklık bir depolama sorusudur: kayıt kaç yerde tutuluyor? Merkeziyetsizlik ise bir yetki sorusudur: deftere yeni satır eklenmesine kim karar veriyor? Kayıtları binlerce düğümde tutan, ancak zincire hangi verinin ekleneceğine tek bir şirketin karar verdiği bir sistem dağıtıktır, fakat merkeziyetsiz değildir. Uyuşmazlıkta sorumluluğun kime yöneltileceğini belirleyen de bu ikinci sorudur.
3. Blok yapısı, hash ve zaman damgası
Bir blokzinciri, sayfaları birbirine mühürlenmiş bir defter gibi düşünebiliriz. İşlemler tek tek değil, gruplar hâlinde — yani bloklar hâlinde — deftere geçirilir ve her blok bir öncekinin ardına eklenir. Her bloğun iki katmanı vardır:
- Blok başlığı (block header): Bloğun kimlik kartıdır. İçinde zaman damgası, bloktaki işlem sayısı ve bloğu önceki bloklara bağlayan hash değerleri bulunur.
- İşlem kayıtları (transactions): Bloğa yazılmış işlemlerin kendisi.
Zincirin ilk halkasına başlangıç bloğu (genesis block) denir. Hash, herhangi bir uzunluktaki veriden sabit uzunlukta, o veriye özgü bir parmak izi üretir. Bu parmak izinin iki özelliği hukuken önemlidir: aynı veriden her zaman aynı hash üretilir ve hash'ten geriye giderek veriye ulaşmak hesaplama bakımından mümkün değildir. Bu nedenle bir kaydın sonradan değiştirilip değiştirilmediği, hash karşılaştırmasıyla saniyeler içinde gösterilebilir — bu da blokzincir kayıtlarını delil değeri bakımından güçlü kılar.
Zaman damgası ise elektronik bir kaydın hangi anda oluştuğunu şüpheye yer bırakmayacak biçimde tespit etmeye yarar ve belgenin ispat gücünü artırır. Zincirdeki her yeni blok kendini bir öncekinin hash'ine bağladığı için, geçmişteki tek bir kaydı değiştirmek isteyen kişinin ondan sonraki bütün blokları yeniden hesaplaması gerekir. Pratikte geçmişi değiştirmeyi imkânsıza yakın kılan şey budur.
4. Mutabakat yapısı: işlemi kim doğrular?
Merkezî bir otorite bulunmayan bir sistemde "bu işlem gerçekten geçerli mi?" sorusunu kim cevaplar? Bu sorunun cevabı mutabakat yapısıdır (consensus mechanism). Ağa yeni bir kayıt eklenmeden önce katılımcıların, o işlemin kurallara uygun olduğu konusunda ortak bir sonuca varması gerekir; mutabakat yapısı, bu ortak sonuca hangi kurallarla ulaşılacağını belirleyen algoritmadır. Manipülasyonu engelleyen ve sistemi bir bankaya ihtiyaç duymadan çalışır kılan mekanizma budur.
| Mutabakat yöntemi | Mantığı | Örnek / not |
|---|---|---|
| İş ispatı (proof of work) | Sisteme eklenecek bir sonraki blok, verinin dijital hesaplamalar yoluyla aranmasıyla gerçekleşir. Bu işleme madencilik, işlemi yapan katılımcılara madenci denir. | Bitcoin blokzinciri bu yapıyı kullanır. Yeni blok, ağ kullanıcılarının onayıyla geçerli hâle gelir; sistem, hash değerini ilk bulan madenciye komisyon öder. |
| Pay ispatı (proof of stake) | Doğrulama işleminin çoğunluk tarafından değil, önceki ağ mensupları tarafından gerçekleştirildiği bir yapıdır. | Enerji tüketimi bakımından iş ispatından belirgin şekilde farklıdır. |
Yaygın bir yanlış: "Her kripto varlık madencilikle üretilir" ifadesi doğru değildir. Bütün blokzincirler bünyesinde kripto varlık barındırmak zorunda değildir; bir blokzincir kripto varlık barındırsa bile, tüm kripto varlıklar yine de madencilik ile üretilmiyor olabilir. Nitekim mevcut bir ağ üzerinde akıllı sözleşmelerle oluşturulan tokenlar madencilikle üretilmez.
5. Açık anahtar, gizli anahtar ve cüzdan
Blokzincirde kullanılan şifreleme, birbirini tamamlayan iki anahtardan oluşur. Bu ikili, imzalama ve imzanın doğrulanması işini bölüştürür: imzayı gizli anahtar atar, imzanın doğruluğunu açık anahtar gösterir.
- Açık (genel) anahtar: Ağdaki herkesin görebileceği, harf ve rakamlardan oluşan bir adres gibidir. İki işi vardır: ağ üzerinde bir adresi işaret etmek ve eşi olan gizli anahtarla atılmış imzayı doğrulamak. Bunu bir IBAN'a benzetmek yanlış olmaz — paylaşılmasında sakınca yoktur.
- Gizli (özel) anahtar: Kullanıcının işlemi dijital olarak imzalamasını sağlayan anahtardır ve tek başına tasarruf yetkisi verir. Mevzuattaki karşılığı nettir: özel anahtar, "cüzdanlardan transfer hakkı sağlayan gizli anahtar"dır (III-35/B.2 sayılı Tebliğ m. 4/1-(o)). Bu anahtarı elinde bulunduran, varlığı harcayabilir; kaybeden ise fiilen erişimini yitirir.
Mevzuat cüzdan teknolojilerini de ikiye ayırmıştır:
Tanımlar — III-35/B.2 sayılı Tebliğ m. 4/1
s) Sıcak cüzdan: Kripto varlık hizmet sağlayıcıların müşterilerinin kripto varlık transferlerini karşılamak için kullandıkları, internete bağlı olan ve soğuk cüzdan özelliği göstermeyen cüzdan teknolojisini,
ş) Soğuk cüzdan: Kripto varlığın kontrolünü sağlayan anahtarların fiziksel, idari ve teknik bilgi güvenliği kontrolleri ile korunduğu, işlem onaylama ve işlem imzalama gibi kritik işlemlerin yetkili personel müdahalesiyle fiziki veya teknik hava boşlukları ile internetten izole edilmiş ortamlarda yapılmasına olanak sağlayan cüzdan teknolojisini,
u) Token: Kendine ait bir dağıtık defter ağı bulunmaksızın, mevcut bir dağıtık defter teknolojisi üzerinde akıllı sözleşmeler yardımıyla oluşturulan, belirli bir ekosistem içinde değer, hizmet veya hakkı temsil eden kripto varlıkları,
e) Çok taraflı eşik kriptografisi: Kripto varlığın kontrolünü sağlayan özel anahtarın kriptografik yöntemlerle birden fazla taraf arasında paylaştırılmasını sağlayan, belirlenmiş sayıda tarafın işlem yapması ile imzalama ve sair faaliyetlerin gerçekleşebildiği teknikleri,
Kripto Varlık "Transfer" Edildiğinde Hukuken Ne Olur?
Uygulamada en çok yanlış anlaşılan nokta budur. Diyelim ki (G), (A)'ya 10 bitcoin "göndermek" istiyor. (G)'nin yapması gereken şey, (A)'nın açık adresini yazmak ve bu talimatı kendi gizli anahtarıyla dijital olarak imzalamaktır. Ancak bu talimatın sonuç doğurabilmesi için, (G)'nin gerçekten 10 bitcoin üzerinde tasarruf yetkisi bulunduğunun ağ tarafından doğrulanması gerekir; doğrulama da mutabakat yapısı üzerinden yapılır.
Buradan çıkan sonuç, eşya hukuku bakımından kritiktir. Blokzincirde hiçbir şey bir yerden bir yere taşınmaz. Ortada bir kutu, bir dosya ya da bir jeton yoktur; yalnızca defterdeki kaydın kime bağlı olduğu vardır. Ağın onayıyla olan biten şudur: bir kayıt, artık (G) değil (A) tarafından harcanabilir hâle gelir. Yani elden ele geçen bir nesne değil, bir kayıt üzerindeki tasarruf yetkisi el değiştirir. Benzetmek gerekirse, iki müşteri arasında banka üzerinden yapılan havalede de kasadan kasaya banknot taşınmaz; banka yalnızca kime ne kadar borçlu olduğunu yeniden yazar.
Neden önemli? Türk Medeni Kanunu m. 763 uyarınca taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Blokzincirde fiziksel bir teslim olmadığı gibi, teknik anlamda bir "taşıma" da yoktur. Kripto varlığın devriyle artık gönderenin değil, alıcının blokzincirdeki ilgili kripto varlık kaydı üzerinde değişiklik yapma yetkisi bulunur. Bu tespit, kripto varlığın eşya sayılıp sayılamayacağı tartışmasının merkezindedir; ayrıntısı için kripto varlık eşya mıdır başlıklı rehberimize bakabilirsiniz.
Blokzincir Türleri: Açık, Özel, İzne Tabi ve İzne Tabi Olmayan
Blokzincirler iki ayrı ölçüte göre sınıflandırılır ve bu iki ölçüt birbirinden bağımsız çalışır; birinin cevabı diğerini belirlemez.
| Ayrım ölçütü | Türler | Anlamı |
|---|---|---|
| Katılıma göre | Açık (public) / Özel (private) | Açık zincire dileyen herkes erişebilir; özel zincire ise yalnızca belirlenmiş kişi veya grup girebilir. Bitcoin blokzinciri açık zincirin tipik örneğidir. |
| Kontrole göre | İzne tabi (permissioned) / İzne tabi olmayan (permissionless) | Buradaki izin, ağa girmeye değil ağda ne yapabildiğine ilişkindir: işlem başlatma ve onaylama yetkisi izne bağlanabilir. |
Bu iki ölçütün birbirinden bağımsız olması, uygulamada gözden kaçan bir sonuç doğurur: izne tabi bir zincirin özel olması şart değildir. Herkesin okuyabildiği, ancak yalnızca belirlenmiş katılımcıların işlem yazabildiği açık bir zincir pekâlâ mümkündür. İzne tabi yapılarda karar yetkisi çoğunlukla önceden tanımlanmış özel bir mekanizmaya bırakılır — ki bu, hukuken muhatap bulunabilmesi bakımından önemli bir farktır.
Kamu sicillerinde kullanım: karşılaştırmalı örnekler
Ağa müdahalede bulunmanın zor olması, verilerin değiştirilmesini oldukça güç hâle getirir. Bu özellik, dağıtık ağ teknolojisinin kamu sicillerinde kullanılmasına imkân verir. Uluslararası uygulamada:
- Estonya Cumhuriyeti, elektronik vatandaşlık hizmetlerinde Keyless Signature Infrastructure (KSI) adını taşıyan sistemle vatandaşlık bilgilerinin tutulmasında ve doğrulanmasında bu teknolojiden yararlanmakta; aynı zamanda e-business register ve e-tax isimli diğer uygulamalarında da kullanmaktadır.
- Gürcistan'da mevcut elektronik tapu sistemine bir blokzincir sistemi entegre edilmesiyle kayıtlardaki işlemlerin değiştirilmezliği sağlanmaya çalışılmıştır.
Kripto Varlıkların Doğuşu: Ecash'ten Bitcoin'e
Kripto varlıkların hikâyesi, aslında elektronik ödeme arayışının hikâyesidir. 1995 yılında David Chaum ve kurucusu olduğu DigiCash, Ecash adlı sistemi hayata geçirdi. Amaç iddialıydı: bankalar, müşteriler ve üye iş yerleri arasında internet üzerinden hem güvenli hem de anonim ödeme yapılabilmesi.
Sistem şöyle işliyordu: kullanıcı kendi bilgisayarında bir sanal cüzdan (cyber wallet) oluşturuyor, banka hesabından bu cüzdana bankaca üretilmiş e-token ya da e-coin aktarıyor ve bu değerleri kabul eden satıcılardan alışveriş yapabiliyordu. Ecash'i bitiren şey ise bir tasarım açığıydı: aynı elektronik birimin birden fazla kez harcanmasının önüne geçilemedi. Literatürde çift harcama (double spending) olarak anılan bu sorun çözülemeyince sistem beklenen başarıyı yakalayamadı ve bir süre sonra kapandı.
Aradan on üç yıl geçtikten sonra, 2008'de Satoshi Nakamoto takma adını kullanan ve kimliği bugün hâlâ bilinmeyen kişi ya da kişiler, Bitcoin Ödeme Sistemi'ni tanıtan bir çalışma yayımladı. Önerilen model, güvenilir bir aracıya bağlı kalmak yerine kriptografik yöntemlerle tarafların doğrudan birbirine bağlanabildiği eşler arası (peer to peer) bir ödeme düzeniydi. Ecash'i bitiren çift harcama sorunu, bu modelde mutabakat yapısı sayesinde aşıldı.
Bitcoin'in dayandığı blokzincir mantığının ödeme dışındaki alanlara da taşınabileceği kısa sürede fark edildi ve bu arayışın ürünü olarak Ethereum ortaya çıktı. Ethereum'u bitcoin blokzincirinden ayıran temel özellik, zincir üzerinde akıllı sözleşme (smart contract) çalıştırılabilmesidir. Yazılımcılar bu sayede kendi kripto varlıklarını da token biçiminde üretebilir hâle gelmiştir.
Terminoloji notu: Büyük harf ile yazılan Bitcoin ağ ve teknolojiyi, küçük harf ile yazılan bitcoin ise para birimini ifade eder. Para birimi genellikle btc olarak kısaltılır; bazı borsalarda ISO 4217 standardına uygun önerilen para birimi kodu olan XBT de kullanılır. Bir bitcoin sekiz basamağa kadar bölünebilir; en küçük birimine satoshi denir.
Uluslararası Kuruluşların Tanımları
Kripto varlıklar ilk olarak alternatif bir elektronik ödeme sistemi sunmak amacıyla yaratılmış olduğundan, birçok uluslararası kuruluş tarafından para benzeri kripto varlıkların tanımı yapılmıştır:
| Kuruluş | Yaklaşımı |
|---|---|
| Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) | Öne çıkardığı unsurlar şunlardır: içsel bir değer taşımaması, değerinin yalnızca arz ve talepten doğması, aracıya ya da taraflar arasında güven ilişkisine gerek kalmadan eşler arası gönderilip alınabilmesi, dağıtık defter teknolojisine dayanması ve merkezî bir kişi ya da kurum tarafından yönetilmemesi. |
| Dünya Bankası | Para benzeri kripto varlıkları bağımsız bir kategori saymaz; bunları kriptografi tekniklerinden yararlanan ve mutabakat sistemiyle çalışan dijital paraların bir alt kümesi olarak konumlandırır. |
| Avrupa Bankacılık Otoritesi (EBA) | Sanal parayı, bir devlet tarafından çıkarılmamış ve herhangi bir itibari para birimine bağlı olmamakla birlikte değişim aracı olarak kullanılabilen, elektronik ortamda saklanıp aktarılabilen dijital bir değer simgesi olarak ele alır. |
| Avrupa Merkez Bankası (ECB) | Ölçütü, varlığın reel ekonomiyle ilişkisidir. Üç grup belirler: (i) yalnızca kapalı bir sistemde işleyen ve dışarıda karşılığı olmayanlar, (ii) reel ekonomiye tek yönlü bağlananlar, (iii) reel ekonomiye çift yönlü çevrilebilenler. |
| OECD | Ulusal ve uluslararası düzeydeki çok sayıda çalışmaya karşın, kripto varlıkların tamamını kapsayan bir sınıflandırma yönteminin hâlâ bulunmadığını tespit etmektedir. |
Avrupa Birliği: MiCA ile getirilen üçlü kategori
Avrupa Birliği, kripto varlık piyasalarına ilişkin (AB) 2023/1114 sayılı Tüzük (Markets in Crypto-Assets Regulation – MiCA) ile kapsamlı bir rejim kurmuştur. Tüzük, 9 Haziran 2023 tarihinde Avrupa Birliği Resmî Gazetesi'nde yayımlanmış; varlığa referanslı tokenlar ve elektronik para tokenlarına ilişkin III. ve IV. Başlıklar 30 Haziran 2024, diğer hükümlerin büyük kısmı ise 30 Aralık 2024 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır (MiCA m. 149).
MiCA, kripto varlıkları üç ana kategoriye ayırır: asset-referenced token (varlığa referanslı token), e-money token (elektronik para tokenı) ve bu iki kategoriye girmeyen diğer kripto varlıklar. Türk hukuku MiCA'nın bu kategorik ayrımını benimsememiş; bunun yerine tek ve geniş bir kripto varlık tanımı ile hizmet sağlayıcı odaklı bir lisans rejimi tercih etmiştir.
Peki Kripto Varlık Hangi Hukuki Kategoriye Girer?
Kripto varlıklar ekonomik bir değer teşkil etmektedir; bu sebeple piyasa tarafından kendilerine ekonomik bir değer atfedilmektedir. Ancak bir varlığın hukuk tarafından korunması için ekonomik bir değeri olması yeterli değildir. Kripto varlıkların üzerinde gerçekleştirilecek işlemlerin hukuki olarak anlam ifade edebilmesi için bunların hak kategorilerinden birine dâhil ediliyor olması gerekir.
Hak, hukuken korunan ve sahibine bu korunmadan yararlanma yetkisi tanınan menfaattir. İleri sürülebileceği çevre açısından haklar, mutlak haklar ve nisbi haklar olarak ayrılır. Mutlak haklar, herkese karşı ileri sürülebilen ve herkes tarafından ihlali mümkün olan haklardır. Eşya üzerindeki mutlak haklar ayni hak görünümünde ortaya çıkar; ayni hak, sahibine konusu olan eşya üzerinde doğrudan doğruya hâkimiyet yetkisi verir.
Kripto varlıkların bu çerçevede nereye oturduğu, Türk hukukunda hâlâ tartışmalıdır ve mevzuat bu soruyu bilinçli olarak açık bırakmıştır. Kanun koyucu, kripto varlığı ne "para" ne "menkul kıymet" ne de "eşya" olarak tanımlamış; onu gayri maddi varlık üst başlığı altında konumlandırmıştır. Bu tercihin sonuçlarını serimizin diğer yazılarında ele alıyoruz.
Uygulama Rehberi: Bir Kripto Varlık Uyuşmazlığında İlk Kontrol Listesi
- Hangi tanım uygulanacak? Uyuşmazlık ödemeler alanına mı, sermaye piyasası mevzuatına mı ilişkin? SPKn m. 3/1-(bb) mi, TCMB Yönetmeliği m. 3/1 mi?
- Varlık native mi, token mi? Kendi dağıtık defter ağı var mı, yoksa mevcut bir ağ üzerinde akıllı sözleşmeyle mi oluşturulmuş? Bu, proje sahibinin ve akıllı sözleşme kodunun sorumluluğunu etkiler.
- Varlık sermaye piyasası aracına özgü haklar sağlıyor mu? Ortaklık, kâr payı, alacak hakkı gibi haklar veriyorsa rejim tamamen değişir (SPKn m. 35/B f. 6).
- Anahtarlar kimde? Müşterinin kendi cüzdanında mı, platformda mı, yetkili saklama kuruluşunda mı? Fiilî hâkimiyetin kimde olduğu, sorumluluk zincirinin ilk halkasıdır.
- Karşı taraf lisanslı mı? Kuruluş, Sermaye Piyasası Kurulu'ndan faaliyet izni almış bir kripto varlık hizmet sağlayıcı mı, yoksa yurt dışında yerleşik bir platform mu?
- İşlem kayıtları alındı mı? Cüzdan adresleri, işlem hash'leri, zaman damgaları, platform kayıtları ve IP kayıtları en başta talep edilmelidir; blokzincir kaydı silinmez ancak platform kaydı kaybolabilir.
- Süreler işliyor mu? Tedbir ve delil tespiti talepleri, kripto varlığın niteliği gereği hızla karar verilmesi gereken taleplerdir.
- Hangi mahkeme görevli? Uygulamada asliye hukuk – asliye ticaret – tüketici mahkemesi ayrımı tartışmalıdır; taraf sıfatı ve talebin hukuki sebebi bu ayrımı belirler.
Kripto Varlık Uyuşmazlıklarında Hukuki Destek — LimanLegal Hukuk Bürosu
Kripto varlık uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen, çoğu zaman teknik ayrıntı değil; varlığın doğru nitelendirilmesi, uygulanacak mevzuatın doğru seçilmesi ve teknik delilin zamanında güvence altına alınmasıdır. Bu üç eşiğin kaçırılması, esasen haklı bir talebi dahi sonuçsuz bırakabilir.
İstanbul Kartal'da bulunan LimanLegal Hukuk Bürosu, kripto varlık platformlarıyla yaşanan uyuşmazlıklarda, dijital varlıkların tespiti ve korunmasında, bilişim suçlarında ve sermaye piyasası mevzuatına uyum süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Hemen İletişime GeçinSıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kripto varlık nedir?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 3/1-(bb) uyarınca kripto varlık, "dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları" ifade eder. Bu tanım 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun ile eklenmiştir.
Türk hukukunda kripto varlığın kaç tanımı vardır?
İki tanım aynı anda yürürlüktedir. Birincisi Sermaye Piyasası Kanunu m. 3/1-(bb)'deki kapsayıcı tanımdır. İkincisi, TCMB'nin Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği m. 3/1'deki dışlayıcı tanımdır; bu tanım itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilen varlıkları kapsam dışında bırakır. Hangi tanımın uygulanacağı, uyuşmazlığın alanına göre belirlenir.
Blokzincir ile kripto varlık aynı şey midir?
Hayır. Blokzincir bir kayıt teknolojisidir; kripto varlık ise bu teknoloji üzerinde oluşturulan gayri maddi bir varlıktır. Bütün blokzincirler bünyesinde kripto varlık barındırmak zorunda değildir. Blokzincir, dağıtık defter teknolojisinin bir alt türüdür; her dağıtık defter teknolojisi blokzincir değildir, ancak her blokzincir dağıtık defter teknolojisinden yararlanır.
Dağıtık olmak ile merkezi olmamak arasındaki fark nedir?
Dağıtık olmak, verilerin tek bir merkezde değil sistemde yer alan birden çok düğümde depolanmasını ifade eder. Merkezi olmama ise verinin ve veri tabanına yapılacak eklemelerin tek bir merkezi aktörün kontrolünde olmamasıdır. Bir blokzincirde veri tabanına yapılacak eklemelere bir kişi veya grup yönetici olarak karar veriyorsa, o blokzincir dağıtıktır ancak merkeziyetsiz değildir.
Hash değeri nedir ve neden önemlidir?
Hash, gönderilecek bir verinin ya da iletinin özgün bir biçimde kısaltılarak yeni bir versiyonunun elde edilmesidir; hesaplanmış bir veri değerinin özünü oluşturur. Hash tek taraflıdır: çıktı hash değerinin bilinmesi, girdi verilerinin yeniden oluşturulmasını hesaplama açısından mümkün kılmaz. Bu özellik, blokzincir kayıtlarının sonradan değiştirilmesini pratikte imkânsız hâle getirir ve kayıtların delil değerini güçlendirir.
Mutabakat yapısı (consensus) nedir?
Mutabakat yapısı, ağdaki işlemlerin doğrulanmasında kullanılan bir doğrulama yöntemidir. Blokzincir ağına yeni eklenecek bir veri olduğunda bunun işlenebilmesi için ağ üzerindeki katılımcıların, işlemin geçerli bir işlem olduğu hakkında fikir birliği sağlaması gerekir. Bitcoin blokzinciri iş ispatı (proof of work) yapısını kullanır; iş ispatı dışında pay ispatı (proof of stake) gibi başka yöntemler de mevcuttur.
Gizli anahtar ile açık anahtar arasındaki fark nedir?
Açık (genel) anahtar, ağ içindeki herkes tarafından görülebilen ve bilinmesi mümkün olan, rakamlardan oluşan bir adres gibi düşünülebilecek anahtardır; blokzincir ağındaki bir adresi göstermek ve eşi olan gizli anahtarı doğrulamak işlevlerini görür. Gizli (özel) anahtar ise blokzincir üzerindeki işlemlerin gerçekleştirilmesinde kullanıcının işlemi dijital olarak imzalamasında kullanılır. III-35/B.2 sayılı Tebliğ m. 4/1-(o) özel anahtarı "cüzdanlardan transfer hakkı sağlayan gizli anahtarlar" olarak tanımlar.
Kripto varlık transferi hukuken bir devir midir?
Teknik olarak blokzincir sisteminde bir hesaptan diğer hesaba aktarım veya transfer söz konusu değildir. Ağ kullanıcılarının tasdik etmesiyle, ağdaki bir kayıt bir başka kayıtla değiştirilir; kripto varlığın devriyle artık gönderenin değil alıcının, blokzincirdeki ilgili kripto varlık kaydı üzerinde değişiklik yapma yetkisi bulunur. Bu tespit, taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devrini arayan TMK m. 763 karşısında önemli bir tartışma doğurur.
Sıcak cüzdan ile soğuk cüzdan arasındaki fark nedir?
III-35/B.2 sayılı Tebliğ m. 4/1-(s) uyarınca sıcak cüzdan, kripto varlık hizmet sağlayıcıların müşterilerinin transferlerini karşılamak için kullandıkları, internete bağlı olan cüzdan teknolojisidir. Soğuk cüzdan ise aynı Tebliğ m. 4/1-(ş) uyarınca anahtarların fiziksel, idari ve teknik bilgi güvenliği kontrolleriyle korunduğu, kritik işlemlerin internetten izole edilmiş ortamlarda yapılmasına olanak sağlayan cüzdan teknolojisidir. Tebliğ m. 26/6 uyarınca saklama kuruluşlarının sıcak cüzdan büyüklüğünün toplam müşteri varlığının %5'ine kadar olması esastır.
Token ile kripto varlık aynı şey midir?
Token, kripto varlığın bir alt türüdür. III-35/B.2 sayılı Tebliğ m. 4/1-(u) uyarınca token, "kendine ait bir dağıtık defter ağı bulunmaksızın, mevcut bir dağıtık defter teknolojisi üzerinde akıllı sözleşmeler yardımıyla oluşturulan, belirli bir ekosistem içinde değer, hizmet veya hakkı temsil eden kripto varlıkları" ifade eder. Kendi ağına sahip kripto varlıklar (doğal/native kripto varlıklar) ise bu tanımın dışındadır.
Açık blokzincir ile izne tabi blokzincir arasındaki fark nedir?
Bunlar iki farklı ölçüte göre yapılan iki ayrı sınıflandırmadır. Açık (public) – özel (private) ayrımı katılıma ilişkindir: açık blokzincir herkesin erişimine açıkken, özel blokzincir sadece belirli kişi veya grubun erişimine olanak verir. İzne tabi (permissioned) – izne tabi olmayan (permissionless) ayrımı ise kontrole ilişkindir. İzne tabi blokzincirlerin özel olması gerekmez; açık bir blokzincir de izne tabi olabilir, bu durumda herkes blokzincire erişebilir ancak ağda işlem yapamaz.
Bitcoin nasıl ortaya çıktı?
2008 yılında Satoshi Nakamoto mahlası ile hâlen kimliği bilinmeyen kişi veya kişiler tarafından Bitcoin Ödeme Sistemi'ni tanıtan bir makale yayınlanmıştır. Makalede, geleneksel bir aracı ile işlem yapmaktansa kriptografik şifreleme teknikleri yardımıyla eşler arası (peer to peer) alternatif bir elektronik ödeme sistemi önerilmiştir. Öncesinde 1995 yılında David Chaum ve şirketi DigiCash tarafından geliştirilen Ecash sistemi, çift harcama (double spending) problemini çözemediği için başarıya ulaşamamış; bu sorun bitcoin sisteminde çözülmüştür.
Her kripto varlık madencilikle mi üretilir?
Hayır. Bütün blokzincirler bünyesinde kripto varlık barındırmak zorunda değildir; bir blokzincir kripto varlık barındırsa bile tüm kripto varlıklar madencilik ile üretilmiyor olabilir. Örneğin mevcut bir dağıtık defter ağı üzerinde akıllı sözleşmeler yardımıyla oluşturulan tokenlar madencilikle üretilmez. Madencilik, iş ispatı (proof of work) mutabakat yapısına özgü bir süreçtir.
Blokzincir kamu sicillerinde kullanılabilir mi?
Teknik olarak evet ve dünyada uygulamaları vardır. Estonya Cumhuriyeti, Keyless Signature Infrastructure (KSI) adını taşıyan sistem ile vatandaşlık bilgilerinin tutulmasında ve doğrulanmasında bu teknolojiyi kullanmakta; ayrıca e-business register ve e-tax uygulamalarında da yararlanmaktadır. Gürcistan'da ise mevcut elektronik tapu sistemine bir blokzincir sistemi entegre edilmesiyle kayıtlardaki işlemlerin değiştirilmezliği sağlanmaya çalışılmıştır. Türk hukukunda ise bir sicil niteliği kazandırılması için yasal düzenleme gerekeceği doktrinde ifade edilmektedir.
Avrupa Birliği'nde kripto varlıklar nasıl düzenleniyor?
Avrupa Birliği, (AB) 2023/1114 sayılı MiCA Tüzüğü ile kapsamlı bir rejim kurmuştur. Tüzük 9 Haziran 2023'te Resmî Gazete'de yayımlanmış; varlığa referanslı tokenlar ve elektronik para tokenlarına ilişkin III. ve IV. Başlıklar 30 Haziran 2024, diğer hükümlerin büyük kısmı ise 30 Aralık 2024 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır (MiCA m. 149). MiCA üçlü bir kategori kullanırken Türk hukuku tek ve geniş bir tanım ile hizmet sağlayıcı odaklı bir lisans rejimi tercih etmiştir.
Kripto varlık uyuşmazlığında ilk olarak ne yapmalıyım?
Öncelikle teknik delili güvence altına almak gerekir: cüzdan adresleri, işlem hash'leri, zaman damgaları, platform hesap kayıtları, e-posta ve SMS bildirimleri ile IP kayıtları en kısa sürede temin edilmelidir. Blokzincir kaydı silinmez; ancak platform nezdindeki kayıtlar ve iletişim verileri zamanla erişilemez hâle gelebilir. Ardından karşı tarafın lisanslı bir kripto varlık hizmet sağlayıcı olup olmadığı tespit edilmeli ve talebin hukuki sebebi ile görevli mahkeme buna göre belirlenmelidir.
Önemli: Bu yazıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Kripto varlık uyuşmazlıklarında varlığın nitelendirilmesinin uygulanacak mevzuatı, görevli otoriteyi ve yaptırım rejimini doğrudan belirlediğini; teknik delilin zamanında toplanmaması hâlinde sonradan giderilemeyen kayıplar doğabileceğini hatırlatırız. Somut durumunuza özgü değerlendirme için bir avukattan destek almanızı öneririz.
Kaynaklar ve dayanaklar
— 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 3, 13, 35/B, 35/C (mevzuat.gov.tr)
— Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik, RG 16.04.2021/31456 (mevzuat.gov.tr)
— Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ (III-35/B.2), RG 13.03.2025/32840
— Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-35/B.1), RG 13.03.2025/32840
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 762, 763 (mevzuat.gov.tr)
— Danıştay 10. Dairesi, 28.05.2025, E. 2021/3158, K. 2025/2777
— Danıştay 10. Dairesi, 28.05.2025, E. 2021/3724, K. 2025/2776
— Regulation (EU) 2023/1114 on Markets in Crypto-Assets (MiCA), OJ 9.6.2023, Art. 149
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için LimanLegal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
ChatGPT
Gemini
Claude
Grok
Perplexity