Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Geçerliliği

Makaleler/Gayrimenkul Hukuku/Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Geçerliliği
Yazar: Coşkun Genç
Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

 

Eser sözleşmesi, borçlar hukukunun şekil serbestisi ilkesine tabidir: kural olarak sözlü bir anlaşmayla dahi geçerli biçimde kurulabilir. Buna karşılık uygulamada en sık görülen türü olan arsa payı karşılığı (kat karşılığı) inşaat sözleşmesi, içinde taşınmaz mülkiyetinin devri borcunu barındırdığı için resmî şekle tabidir ve noterde düzenleme biçiminde yapılmadıkça baştan geçersizdir. Ancak bu geçersizlik mutlak bir çıkmaz değildir: Yargıtay, edimlerin büyük ölçüde ifa edildiği hâllerde geçersizliği ileri sürmeyi hakkın kötüye kullanılması sayarak sözleşmeyi ayakta tutmaktadır. Bu rehberde, İstanbul'da inşaat ve gayrimenkul hukuku alanında çalışan LimanLegal Hukuk Bürosu olarak şekil şartını, istisnalarını ve geçerliliğin diğer koşullarını kanun metinleri ve güncel Yargıtay içtihadı ışığında ele alıyoruz.

 

Kısa cevaplar

·       Kural şekil serbestisidir. TBK m. 12/I uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Eser sözleşmesi de kural olarak şekle tabi değildir.

·       Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi istisnadır. TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu Kanunu m. 26 ve Noterlik Kanunu m. 60 uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Noter onaylama (tasdik) yeterli değildir.

·       Adi yazılı sözleşme baştan geçersizdir ve bu geçersizlik hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.

·       İki istisna vardır. (i) Yüklenici edimini tamamen veya reddolunmayacak oranda yerine getirmişse, (ii) sözleşmeye dayalı olarak tapuda pay devri yapılmışsa, artık geçersizlik ileri sürülemez. Dayanağı 30.09.1988 tarihli, 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararıdır.

·       Ölçü "reddolunmayacak oran"dır. Yargıtay uygulamasında %90 seviyesindeki inşaat bu eşiği aşmış sayılmakta; %42–%45 gibi düşük seviyeler ise aşmamaktadır.

·       Paylı mülkiyette tüm paydaşlar taraf olmalıdır (TMK m. 692). Bir paydaşın katılmaması, noterde düzenlenmiş sözleşmeyi dahi geçersiz kılar.

·       Ek sözleşme tuzağına dikkat. Resmî şekilde yapılan sözleşmeye adi yazılı ek protokolle yeni ve ağır yükümlülük (örneğin cezai şart) eklenemez; TBK m. 13 uyarınca değişiklik de aynı şekle tabidir.

·       Ön sözleşme de aynı şekle tabidir (TBK m. 29/II). Adi yazılı "ön protokol" ile resmî şekilli bir sözleşme taahhüt edilemez.

·       Diğer geçerlilik şartları: ehliyet ve tasarruf yetkisi, edimin başlangıçtaki imkânsız olmaması, sözleşmenin kanuna, ahlaka ve adaba aykırı olmaması (TBK m. 27).

·       Kamu ihalelerinde ayrı rejim: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m. 57 uyarınca noterlikçe tescil zorunlu iken, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m. 46 uyarınca ihale dokümanında aksi belirtilmedikçe noter tescili zorunlu değildir.

 

Kanuni Çerçeve

I. Genel kural (Sözleşmelerin şekli) — TBK m. 12

Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.

Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.

 

a. Kapsamı (Yazılı şekil) — TBK m. 13

Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır.

Bu kural, yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri hakkında da uygulanır.

 

2. İradi şekil — TBK m. 17

Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz.

Herhangi bir belirleme olmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır.

 

1. Hukukî işlem (Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması) — TMK m. 706

Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.

Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tâbidir.

 

A. Şekil (Taşınmaz satışı) — TBK m. 237

Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.

Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.

Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

 

Neden Resmî Şekil? İç İçe Geçmiş İki Sözleşme

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin şekle tabi olmasının nedeni, sözleşmenin karma niteliğidir. Yargıtay'ın yerleşik formülüne göre burada iki sözleşme iç içedir: biri hiçbir şekle bağlı olmayan "inşaat sözleşmesi", diğeri ise resmî biçimde yapılması gereken "mülkiyeti nakil borcu doğuran sözleşme". Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu çerçeveyi güncel bir kararında şöyle özetlemiştir:

 "Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri tapuda arsa payı devrini de içerdiğinden Türk Medeni Kanununun 706/1, Türk Borçlar Kanunun 237, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılması zorunlu olup, resmi şekilde yapılması geçerlilik koşulu olup sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekmektedir. Ancak adi yazılı şekilde yapılmış olmakla birlikte, bu sözleşmeye dayalı olarak tapuda pay devrinin yapılması ya da edimlerin büyük oranda tamamlanmış olması halinde artık şekil eksikliğini ileri sürmek Türk Medeni Kanununun 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması sayılacağından, sözleşmenin geçersizliği iddia veya savunmasına değer verilmeyerek sözleşme geçerli kabul edilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekecektir." 

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 16.09.2025 tarihli, E. 2025/375, K. 2025/2944 sayılı karar

 

Madde 26 (kısmen) — 2644 sayılı Tapu Kanunu

Mülkiyete, mülkiyetin gayrı ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında bunlardan birinin veya bir kaçının o gayrimenkul üzerinde mevcut veya inşa edilecek binanın, muayyen bir katından veya dairesinden yahut müstakillen istimale elverişli bir bölümünden munhasıran istifadesini temin gayesiyle Medeni Kanunun 753 üncü maddesi hükümlerine göre irtifak hakkı tesisine veya tesisi vadine mütedair resmi senetler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından tanzim edilir.

[…] Noterlik Kanununun 44 üncü maddesinin (B) bendi mucibince noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri de taraflardan biri isterse gayrimenkul siciline şerh verilir.

Şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse işbu şerh tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından re'sen terkin olunur.

 

Noterlerin genel olarak yapacakları işler — 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 60 (kısmen)

Noterlerin görevleri:

1. Yapılması kanunla başka bir makam, merci veya şahsa verilmemiş olan her nevi hukuki işlemleri düzenlemek,

2. Kanunlarda resmi olarak yapılmaları emredilen ve mercileri belirtilmemiş olan bütün hukuki işlemleri bu kanun hükümlerine göre yapmak,

3. (Değişik: 23/6/2022-7413/11 md.) Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmak ve bu sözleşmeyi taraflardan birinin talep etmesi, harç ve giderleri ödemesi hâlinde tapu bilişim sistemi vasıtasıyla tapu siciline şerh vermek, taşınmaz satış sözleşmesi yapmak,

 

Güncel düzenleme — 2022 yılındaki noterlik reformu. 23.06.2022 tarihli ve 7413 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle Noterlik Kanunu m. 60/3 değiştirilmiş; noterlere taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapma yetkisine ek olarak taşınmaz satış sözleşmesi yapma ve tapu bilişim sistemi üzerinden tapu siciline şerh verme yetkisi tanınmıştır. Bu düzenleme, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin noterde düzenlenmesine ilişkin yerleşik uygulamayı değiştirmez; ancak sözleşmenin tapuya şerhi ve devir aşamasının yürütülmesi bakımından pratikte yeni bir kanal açmıştır. Sözleşmenin şerh edilmesi ise geçerlilik şartı değildir; şerh, hakkı sonraki maliklere karşı ileri sürülebilir kılan bir güçlendirmedir.

 

"Düzenleme" ile "onaylama" arasındaki fark hayati önemdedir

Noterde yapılan her işlem resmî şekil şartını karşılamaz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu ayrımı açıkça vurgulamaktadır:

 "Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri tapuda arsa payı devrini de içerdiğinden sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanunu'nun 706/I, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılması zorunlu olup, resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur. Noterde düzenleme şeklinde yapılması gereken sözleşme, noterde yapılmakla birlikte kanunun aradığı şekle uygun olmaksızın onaylama şeklinde yapılmışsa, bu sözleşme de geçerli olmayacaktır." 

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 14.05.2024 tarihli, E. 2023/558, K. 2024/1478 sayılı karar

 

Sözleşmenin yapılış biçimi

Sonuç

Sözlü

Geçersiz (inşaat kısmı bakımından şekle tabi değilse de mülkiyet devri kısmı geçersizdir)

Adi yazılı (taraflar arasında imzalanmış matbu sözleşme)

Geçersiz — ancak istisnalar saklıdır

Noterde imza onaylama (tasdik) şeklinde

Geçersiz — noterde yapılmış olması yeterli değildir

Noterde düzenleme şeklinde

Geçerli

Tapu müdürlüğünde resmî senet biçiminde

Geçerli

 

Şekle Aykırılığın Sonucu: Kesin Hükümsüzlük

6098 sayılı TBK'nın 12/II hükmü, şekle aykırılığın sonucunu, doktrinde yaşanan tartışmaları da göz önüne almak suretiyle açıkça ifade etmektedir: "Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz." Bu hükme göre, kendisi için öngörülen şekle uyulmadan yapılan eser sözleşmesi geçersiz kabul edilecektir.

Türk doktrin ve uygulamasında hakim olan görüş, butlan görüşüdür. Klasik görüş olarak nitelenen bu görüşe göre, söz konusu geçersizlikten kural olarak butlan müeyyidesini anlamak gerekir. Şekil eksikliği sebebiyle bâtıl olan sözleşme, başından itibaren hüküm ve sonuç, özellikle borç ve hak doğurmayacaktır. Hakim, sağlık kabulüne müsait olmayan şekil noksanlığı, dosyada görülür görülür görülmez yargılamanın her safhasında taraflar ileri sürmeseler bile re'sen göz önüne almak zorundadır.

Sözleşmenin kurucu unsurlarının bulunmasının bir sonucu olarak, sözleşme kurulmuş olmakla birlikte geçersiz kabul edilecektir. Çünkü bâtıl bir sözleşmede taraflar yine de karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini açıklamışlardır. Ancak, kanunun zorunlu kıldığı biçimde açıklanması gereken taraf iradeleri öngörülen şekilde açıklanmadığı için, sözleşme bâtıldır.

İstisna: Geçersizliğin İleri Sürülememesi (MK m. 2)

Kendisi için öngörülen resmî şekle uyulmadan yapılan eser sözleşmeleri bâtıldır. Ancak, şekle aykırılığın sonucunun butlan olmasına rağmen, bazı durumlarda bu geçersizliğin ileri sürülemeyeceği, doktrin ve yargı kararlarında açıkça ifade edilmektedir. Somut olaylarda, verilen sözlerin, iyi niyet kurallarının adalet duygularını ağır şekilde çiğnenebilmesi adalet duygularını ağır şekilde örseleyebilmektedir. Bu sebeple şekle aykırılıktan doğan butlan müeyyidesinden kurtulmak veya bu müeyyideyi hafifletmek imkânının bulunup bulunmadığı önemli bir konudur.

I. Dürüst davranma — TMK m. 2

Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

 

Şekil eksikliği sebebiyle geçersizliğin ileri sürülmesinin MK m. 2'ye göre dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması teşkil etmesi durumunda, geçersizliğin ileri sürülemeyeceği doktrin ve yargı kararlarında açıkça ifade edilmektedir. Şekle aykırı olarak yapılan sözleşmede öngörülen karşılıklı edimler taraflarca yerine getirilmişse, sonradan taraflardan birinin bunun geçersizliğini ileri sürerek, verdiği şeyi, aldığı şeyi verilmek suretiyle iadesini istemesi dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil eder.

İki istisna ve dayanağı: 30.09.1988 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı

Yargıtay uygulaması, şekil zorunluluğunun iki istisnasını yerleşik hâle getirmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin bu formülü en açık biçimde ortaya koyduğu kararında şöyle denilmektedir:

 "Ancak, şekil koşuluna uygun olmadığı için geçersiz olan arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin fiilen hayata geçirildiği, tarafların edimlerini ağırlıkla yerine getirdiğinin anlaşıldığı durumlarda bu sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülememesi gerekir. Şekil zorunluluğunun birinci istisnası; 'sözleşme adi yazılı şekilde olsa bile, yüklenici edimini (bina meydana getirme borcunu) tamamen veya reddolunmayacak oranda yerine getirmişse, arsa sahibi artık bu sözleşmenin geçersizliğini ileri süremez' kuralıdır. Zira böyle bir davranış, TMK'nın 2. maddesinde tanımlanan 'Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz' kuralına aykırı düşer. İkinci istisnası ise; 'sözleşmeyle yükleniciye bedel olarak verilmesi kararlaştırılan taşınmazın devrine ilişkin yüküm, taşınmaz tapuda yükleniciye devredilerek gerçekleşmişse, başlangıçta geçersiz olan sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyecek hale gelmesidir.' Gerek, edimlerin karşılıklı olarak tümüyle veya önemli oranda yerine getirilmesi ve gerekse şekil koşuluna uyulmadan yapılan sözleşmeye rağmen, arsa payının tapuda yükleniciye geçirilmesi halinde şekil eksikliğinin ileri sürülememesi kuralı, dayanağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 30.09.1988 tarih, 1987/2-1988/2 sayılı kararının gerekçesinden almaktadır." 

— Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 21.05.2014 tarihli, E. 2014/431, K. 2014/3955 sayılı karar

 

"Reddolunmayacak oran" nedir? Uygulamadaki eşik

İstisnanın uygulanabilmesi için inşaatın hangi seviyeye ulaşmış olması gerektiği, somut olaya göre belirlenir. Yargıtay kararlarında kullanılan ölçüt, inşaatın "en az kullanılabilir derecede tamamlanmış" veya "çok büyük bir bölümünün yapılmış" olmasıdır. Uygulamadan iki karşıt örnek:

Seviye

Sonuç

Karar

%90 seviyesinde inşaat + üçüncü kişilere tapu devirleri

Geçersizliğin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır; sözleşme geçerli sayılır

6. HD, 14.05.2024, E. 2023/558, K. 2024/1478

%93–94 seviyesinde inşaat

Şekil noksanlığının ileri sürülmesi MK m. 2 ile bağdaşmaz

15. HD, 26.11.1988, E. 3464, K. 4433

Yüklenicinin üstlendiği işin toplam alana oranı %63; bunun %42,5'i tamamlanmış; tapu devri de yok

İstisnalardan hiçbiri gerçekleşmediğinden sözleşme geçersizdir; taraflar aldıklarını iade eder

23. HD, 17.05.2013, E. 2013/1829, K. 2013/3285

İnşaat tamamlanmış

Adi yazılı sözleşme geçerli hâle gelmiştir

23. HD, 31.01.2019, E. 2016/2313, K. 2019/232

 

Uygulamada en sık yapılan hata: Adi yazılı bir sözleşmeye dayanarak dava açan taraf, yalnızca "inşaat epeyce ilerlemişti" demekle yetinmektedir. Oysa mahkeme, istisnanın uygulanabilmesi için fiziki tamamlanma oranını bilirkişi incelemesiyle saptamak zorundadır. Bu nedenle dava açılmadan önce, mümkünse HMK m. 400 vd. uyarınca delil tespiti yaptırılarak inşaat seviyesinin belgelenmesi, sonraki aşamada belirleyici olmaktadır. Aynı şekilde, yüklenici lehine yapılmış tapu devirleri, tapu kayıtları ve akit tabloları eksiksiz celbedilmelidir.

 

Tapu devri, sözleşmeyi tek başına geçerli hâle getirir

İkinci istisna, birinciden daha kesin bir sonuç doğurur: inşaatın seviyesi ne olursa olsun, arsa payının tapuda yükleniciye devredilmiş olması sözleşmeyi geçerli kılar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025 tarihli bir kararında:

 "Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, taşınmaz mülkiyetinin nakli borcunu da içerdiğinden, kural olarak noterde düzenlenme şeklinde yapılmalıdır. Resmi şekilde yapılmayan sözleşmeler geçersizdir. Ancak yükleniciye bedel olarak devredilmesi taahhüt edilen taşınmaz tapuda yükleniciye devredilmiş ise, diğer bir anlatımla tapu devri yapılarak şekil eksikliği giderilmiş ise başlangıçta geçersiz olan sözleşme geçerli hale gelir. […] Sözleşme bu haliyle geçersiz ise de aradan bir hafta geçtikten sonra […] sözleşmeye konu taşınmazları 12.02.2018 tarihinde yüklenici şirkete tapuda devretmiştir. Bu durumda […] arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini benimsediği ve yükleniciye tapu devri yapılmakla sözleşmenin geçerli hale geldiği kabul edilmelidir." 

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 11.11.2025 tarihli, E. 2025/1168, K. 2025/3804 sayılı karar

 

Geçersizliğe sebep olan taraf geçersizliği ileri süremez

Şekil noksanlığına karşı tarafı aldatarak veya bu noksanlığı bilerek sebep olan taraf, daha sonra bu noksanlığa dayanarak sözleşmenin butlanını ileri süremez. Şekle aykırılığı amaca aykırı olması hâlinde de durum böyledir. Çünkü bu hâllerde de şekil noksanlığını ileri sürmek hakkın kötüye kullanılmasını oluşturmaktadır.

Aynı şekilde, sözleşmede edimler tamamen ifa edilmemiş olmalarına rağmen, sözleşmenin yapılmasından sonra davranışları ile sözleşmedeki taahhütlerin ifa edileceğine ilişkin karşı tarafta büyük bir güven uyandırmış ve karşı tarafın kendisine düşen edimin büyük bir bölümünün yerine getirilmesini sağlayan tarafın, şekil eksikliği nedeniyle sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesi, çelişkili davranış yasağına aykırılık oluşturabilir.

Ek Sözleşme ve Ön Sözleşmenin Şekli

Şekle bağlı sözleşmenin değiştirilmesi

Kanun tarafından şekle bağlı yapılmaları öngörülmüş olan bazı eser sözleşmelerinde, tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında değişiklik yapmak istemeleri durumunda da öngörülen şekle uyulması zorunludur (TBK m. 13). Sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, resmî şekilde düzenlenen bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine adi yazılı bir "anlaşma" ile cezai şart eklenmesini geçersiz saymıştır:

 "[…] olarak yapılması gerektiği düzenlenen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de aynı şekle uyulmasında zorunluluk bulunmaktadır. Somut olayda resmi şekilde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ek olarak düzenlenen 08/02/2016 tarihli adi yazılı sözleşmede, asıl sözleşmedeki yükümlülüklere ek olarak sözleşmeye aykırılık halinde ceza-i şart ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ek sözleşme kapsamında yapılan bu düzenlemenin tamamlayıcı yan hüküm niteliğinde değil, taraflardan birine fazladan ek ve ağır yükümlülükler yükler nitelikte olması nedeniyle, şekil şartına uyulmaksızın yapılan adi yazılı ek sözleşmenin geçerli olduğundan bahsedilemez. Bu durumda, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ceza-i şart da istenemeyecektir." 

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 01.03.2023 tarihli, E. 2022/1033, K. 2023/812 sayılı karar

 

Buna karşılık doktrinde, sözleşme metni ile çelişmeyen, esaslı noktaları değiştirmeyen ve tarafların durumlarını ağırlaştırmayan değişikliklerin şekle uyulmadan yapılmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir. Örneğin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi ile müteahhidin paylaşım oranının, sözleşmenin teslim zamanının değiştirilmesine ilişkin veya sözleşmeye cezai şart ilave eden, cezai şartı artıran ek anlaşmaların öngörülen yasal şekle uygun olarak yapılması gerekirken, inşaat mahal listesi değişikliklerinin, öngörülen cezai şartı azaltan değişikliklerin, şekle uyulmadan yapılması mümkündür.

Ön sözleşme de aynı şekle tabidir

IV. Önsözleşme — TBK m. 29

Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir.

Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.

 

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, tarafların ileride noter huzurunda "Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımlı Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalayacaklarını kararlaştırdıkları adi yazılı ön sözleşmeyi geçersiz saymıştır:

 "Tarafların ileride yapacakları asıl sözleşme 'Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımlı Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi' olup, TBK'nın 29. maddesi uyarınca bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin yapılacak ön sözleşmeler ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin mülkiyeti nakil borcu doğurması sebebiyle 6098 sayılı TBK'nın 237, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca resmi biçimde yapılması geçerlilik şartıdır. Taraflar arasındaki 11.08.2008 tarihli Ön Sözleşmenin TBK'nın 29/2 maddesi uyarınca resmi şekilde yapılması gerekli iken, adi yazılı şekilde yapılmış olup, bu nedenle yapılan Ön Sözleşme geçersizdir." 

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 20.05.2025 tarihli, E. 2024/2883, K. 2025/2079 sayılı karar

 

Şekil Serbestisinin Diğer İstisnaları: Kamu İhaleleri

Sözleşme yapılmasında müteahhit veya müşterinin görev ve sorumluluğu — 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m. 57

Sözleşme yapılması gerekli olan hallerde müteahhit veya müşteri 31 inci maddeye göre onaylanan ihale kararının veya Maliye Bakanlığının vizesi gereken hallerde bu vizenin yapıldığının bildirilmesini izleyen günden itibaren 15 gün içinde geçici teminatı kesin teminata çevirerek noterlikçe tescil edilmiş sözleşmeyi, idareye vermek zorundadır.

Satışlara ilişkin ihalelerde müşterinin aynı süre içinde ihale bedelini ve müşteriye ait bulunan vergi, resim ve harçları yatırması, diğer giderleri ödemesi gerekir.

Bu zorunluluklara uyulmadığı takdirde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale bozulur ve varsa geçici teminat gelir kaydedilir.

 

İhalenin sözleşmeye bağlanması — 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m. 46

(Değişik birinci fıkra: 30/7/2003-4964/28 md.) Yapılan bütün ihaleler bir sözleşmeye bağlanır. Sözleşmeler idarece hazırlanır ve ihale yetkilisi ile yüklenici tarafından imzalanır. Yüklenicinin ortak girişim olması halinde, sözleşmeler ortak girişimin bütün ortakları tarafından imzalanır. İhale dokümanında aksi belirtilmedikçe sözleşmelerin notere tescili ve onaylattırılması zorunlu değildir.

İhale dokümanında belirtilen şartlara aykırı sözleşme düzenlenemez.

 

Görüldüğü üzere iki kamu ihale rejimi bu noktada birbirinden ayrılmaktadır: 2886 sayılı Kanun'a tabi işlerde noterlikçe tescil zorunlu iken, 4734 sayılı Kanun'a tabi işlerde ihale dokümanında aksi öngörülmedikçe noter tescili aranmaz.

Geçerliliğin Diğer Şartları

1. Ehliyet ve tasarruf yetkisi

Eser sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesinin diğer şartı da tarafların sözleşme yapma ehliyetlerinin ve tasarruf yetkilerinin bulunmasıdır. Tarafların tam olarak fiil ehliyetine sahip olmaları durumunda hiçbir onaya ihtiyaç duyulmadan geçerli sözleşme yapmaları mümkündür. Tarafların sınırlı ehliyetsiz olmaları ya da kendilerine yasal danışman atanması durumunda ise kanuni temsilci ya da yasal danışmanlarının onayını almaları zorunludur.

2. Edimin ifasının imkânsız olmaması

Sözleşmenin yapıldığı anda, edimin ifası objektif olarak imkânsız ise, sözleşme geçerli olarak kurulamayacaktır (TBK m. 27). Buradaki imkânsızlık başlangıçtaki imkânsızlıktır. Sözleşme yapılırken mevcut olan imkânsızlığın akdin geçerliliğine etki edebilmesi için, bunun objektif imkânsızlık olması gerekir; yani imkânsızlık herkes için olmalıdır. Sadece borçlu için imkânsızlığı ifade eden sübjektif imkânsızlık durumunda, sözleşme geçerli olarak kurulmuş olacaktır.

Sözleşmenin geçersizliğine neden olan imkânsızlık fiili imkânsızlık olabileceği gibi, hukuki bir imkânsızlık da olabilir. Uygulamadan örnekler:

·       Bir kamu malının satılması

·       Üzerinde inşaat imkânı bulunmayan bir parsel üzerinde inşaat yapımının üstlenilmesi

·       Ruhsat alınmasının mümkün olmadığı parsel üzerinde inşaat sözleşmesinin yapılması

·       Parsel tevhidinin imkânsızlığı

·       Yeşil alan üzerinde inşaat yapılmasının kararlaştırılması

Sözleşme yapılırken imkânsız olan edimin, sonradan şartların değişmesi ile mümkün hâle gelmesi, sözleşmeye geçerlilik kazandırmayacaktır. Buna karşılık, sözleşmenin kurulması sırasında edimin ifası mümkün olmakla birlikte, sonradan imkânsız hâle gelmişse, bu durum sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyecektir.

3. Kanuna, genel ahlaka ve adaba aykırı olmama

II. Kesin hükümsüzlük — TBK m. 27

Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.

 

Doktrin ve içtihatlarda temel alınan ve genel ahlaka aykırılık sonucunu doğuran ilke, "özgürlüklerin aşırı derecede ihlâli"dir. Borçlunun özgürlüklerini aşırı ölçüde sınırlandıran sözleşmeler ahlaka aykırı olarak kabul edilirler. Borçlunun özgürlüklerinin aşırı derecede sınırlanıp sınırlanmadığının belirlenmesinde; taahhüdün yoğunluğu, taahhüdün süresi, taahhüdün konusu olan değerler, edim–karşı edim dengesi, borçlunun kişisel durumu, açıkça üstün ve güçlü olanın durumu, karar verme özgürlüğünün ihlali, ekonomik özgürlüğün ihlali, aşırı ekonomik taahhütler ölçü olarak kullanılabilir.

"Kelepçeleme sözleşmeleri": Alacaklının borçluyu sınırsız keyfiyetine tabi kılarak, kişilerin hem hareket özgürlüklerini hem de ekonomik özgürlüklerini aşırı ihlal eden sözleşmeler için doktrinde "cendere sözleşmeleri", "kelepçeleme sözleşmeleri" veya "boğucu sözleşmeler" terimleri kullanılmaktadır. Bir eser sözleşmesinde, bir tarafın eseri dilediği zaman teslim edebileceği, dilediği zaman tek taraflı irade açıklaması ile feshedebileceği, paylaşım oranını ve teslim edilecek daireleri tek taraflı olarak belirleyebileceğinin kararlaştırılması; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranışı hâlinde "yaptığı işlerin tamamının hiçbir karşılık ödenmeksizin iş sahibine geçeceği, yüklenicinin hiçbir hak talep edemeyeceği" şeklinde cezai şart kararlaştırılması durumlarında açıkça ahlaka aykırılık söz konusudur.

 

Paylı Mülkiyet: Kim Taraf Olmalıdır?

d. Olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar — TMK m. 692

Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.

Paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuşsa, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar.

 

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024 tarihli bir kararında, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflarından biri olmayan bir malikin sözleşmeye onay vermemesi nedeniyle sözleşmenin geçerli olarak kurulmadığı yönündeki kararı, "TMK 692. maddesi gereğince sözleşmenin geçersiz olduğunun tespit edilmiş olunmasına göre" onamıştır (6. HD, 03.07.2024, E. 2023/603, K. 2024/2419). Bu karar, noterde düzenlenmiş bir sözleşmenin dahi taraf eksikliği nedeniyle geçersiz sayılabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Uygulama Rehberi: Şekil Kontrol Listesi

1.     Sözleşme taşınmaz mülkiyeti devri borcu içeriyor mu? İçeriyorsa resmî şekil zorunludur; içermiyorsa şekil serbestisi geçerlidir.

2.     Noterde "düzenleme" mi, "onaylama" mı? Noterde imza onaylama biçiminde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şekil yönünden geçersizdir.

3.     Tapu kayıtlarını çıkarın. Sözleşme tarihindeki malik listesini, paylı mı elbirliği mi mülkiyet olduğunu ve pay oranlarını netleştirin.

4.     Tüm paydaşları sözleşmeye taraf yapın. TMK m. 692 uyarınca bir paydaşın dahi eksikliği sözleşmeyi geçersiz kılar.

5.     Vekâletle imza atılıyorsa yetkiyi denetleyin. Vekâletnamede taşınmaz satışı, arsa payı devri, kat irtifakı kurma ve inşaat sözleşmesi yapma yetkilerinin açıkça yer alması gerekir.

6.     Sözleşmeyi tapuya şerh ettirin. Tapu Kanunu m. 26 uyarınca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri taraflardan biri isterse tapu siciline şerh verilir; şerhten itibaren beş yıllık süreyi takip edin.

7.     Ek protokolleri de resmî şekilde yapın. Paylaşım oranı, teslim zamanı ve cezai şart eklemesi/artırımı içeren değişiklikler noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır.

8.     "Ön protokol" düzenlemeyin. TBK m. 29/II uyarınca ön sözleşme de asıl sözleşmenin şekline tabidir; adi yazılı ön protokol geçersizdir.

9.     Ruhsat ve imar durumunu sözleşme öncesinde inceleyin. Ruhsat alınması mümkün olmayan bir parselde inşaat taahhüdü başlangıçtaki imkânsızlık nedeniyle sözleşmeyi geçersiz kılar.

10.   Cezai şartın ölçüsüne dikkat edin. "Yapılan işlerin tamamının bedelsiz olarak arsa sahibine geçeceği" türü hükümler ahlaka aykırılık nedeniyle geçersiz sayılabilir.

11.   Geçersizlik riski varsa inşaat seviyesini belgeleyin. Delil tespiti ile fiziki tamamlanma oranı saptanmalı; yükleniciye yapılan tapu devirleri ve akit tabloları toplanmalıdır.

12.   Geçersizlik ileri sürülecekse çelişkili davranıştan kaçının. Sözleşmenin ifasına yıllarca ses çıkarmayıp sonradan şekil eksikliğini ileri sürmek, hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.

Delil Kontrolü

Delil

Açıklama

Sözleşme aslı ve noter yevmiye kaydı

Sözleşmenin düzenleme mi onaylama mı olduğunu gösterir. Noter dosyasından örnek celbi, şekil tartışmasının merkezindedir.

Tapu kaydı, akit tablosu ve takyidat belgesi

Sözleşme tarihindeki malikleri, sonraki devirleri ve şerh bulunup bulunmadığını gösterir. İkinci istisnanın ispatı bu belgelerle yapılır.

Bilirkişi raporu / delil tespiti dosyası

İnşaatın fiziki tamamlanma oranını saptar. "Reddolunmayacak oran" istisnasının uygulanabilmesi için zorunludur.

Yapı ruhsatı, yapı tatil tutanağı, iskân belgesi

İnşaatın hukuka uygunluğunu ve seviyesini gösterir; imkânsızlık tartışmalarında da belirleyicidir.

Vekâletname

Temsil yetkisinin kapsamını gösterir; yetkisiz temsil hâlinde sözleşme askıda hükümsüzdür.

Ek protokoller ve yazışmalar

Değişikliklerin şekle uygunluğu ile çelişkili davranış iddiasının değerlendirilmesinde kullanılır.

Ödeme belgeleri

Geçersizlik hâlinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade hesabında esas alınır.

 

Önemli: Bu yazıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel hukuki görüş yerine geçmez. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde şekle ilişkin eksikliklerin çoğu zaman sözleşme imzalanmadan önce önlenebileceğini; buna karşılık geçersizliğin ileri sürülüp sürülemeyeceğinin somut olayın belge yapısına ve inşaatın fiziki seviyesine bağlı olduğunu hatırlatırız. Somut durumunuza özgü değerlendirme için bir avukattan destek almanızı öneririz.

  

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Hukuki Destek — LimanLegal Hukuk Bürosu

Şekil, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde en pahalı hatanın yapıldığı alandır: noterde imzalanmış olması sözleşmeyi geçerli kılmaz, "düzenleme" biçimi ve tüm paydaşların katılımı aranır. Buna karşılık geçersiz görünen bir sözleşme, inşaatın seviyesi veya tapu devri nedeniyle ayakta kalabilir. Hangi tarafta olursanız olun, bu değerlendirme dosyanın belge yapısına dayanır.

İstanbul Kartal'da bulunan LimanLegal Hukuk Bürosu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin hazırlanması ve müzakeresi, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, tapu iptali ve tescil ile fesih ve tazminat süreçlerinde hem arsa sahiplerine hem yüklenicilere hukuki destek sunmaktadır.

Hemen İletişime Geçin — https://www.limanlegal.com/iletisim